Geri Dön

Çocukluk çağı kronik böbrek hastalarında arteriyel damar sertliğinin değerlendirilmesi

Evaluation of arterial stiffness in patients with chronic kidney disease of childhood

  1. Tez No: 736157
  2. Yazar: HASAN GÖZEN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. OSMAN BAŞPINAR
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kardiyoloji, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Nefroloji, Cardiology, Child Health and Diseases, Nephrology
  6. Anahtar Kelimeler: Arteryel oklüzif hastalıklar, Ateroskleroz, Böbrek hastalıkları, Böbrek yetmezliği-kronik, Ekokardiyografi, Nabız, Chronic Kidney Disease, Arterial Stiffness, Pulse Wave Velocity, Strain Echocardiography, Arterial occlusive diseases, Atherosclerosis, Kidney diseases, Kidney failure-chronic, Echocardiography, Pulse
  7. Yıl: 2022
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Gaziantep Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Kronik böbrek hastalığı (KBH), glomerüler filtrasyon hızında düşmenin sonucu olarak böbreğin sıvı solüt dengesini ayarlamada ve metabolik-endokrin fonksiyonlarında, kronik ve ilerleyici bozulma hali olarak tanımlanabilir. KBH'ın en önemli morbitide ve mortalite nedenlerinden olan kardiyovasküler hastalık ve kardiyovasküler hastalığı erken evrede belirlemek için de en iyi belirteçlerinden olan arteryel damar sertliğinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Çalışmamızda pediyatrik yaş grubunda kronik böbrek hastalarında osilometrik yöntem kullanarak arteriyel sertlik riskini saptamak ayrıca KBH süresinin ve evresinin ve arteriyel sertlik riskini arttıran parathormon, kalsiyum, fosfor, kolesterol, kilo gibi risk faktörlerinin etkisini araştırmak hedeflenmiştir. Araştırmaya Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Nefroloji Polikliniğinde KBH tanısı ile takipli SDBH tanısı almış ve periton diyalizi yapılan 17 hasta ile hemodiyaliz yapan 9 hasta, GFR değeri 15-60 ml/dk/1.73 m2 arasında olan ve evre 3-4 KBH tanısı ile takipli 7 hasta olmak üzere toplam 33 çocuk hasta ve Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları polikliniğine başvuran bilinen ciddi veya kronik bir hastalığı bulunmayan, çalışmanın yapıldığı dönemde ilaç kullanımı olmayan hastalardan yaş ve vücut kitle indeksi gözetilerek seçilen 34 sağlam çocuk yer aldı. Hasta grubunun laboratuar sonuçları arşivden elde edildi. Tüm olguların nabız dalga hızı analizi otomatik osilometrik cihaz (Mobil-O-Graph, IEM) ile yapıldı. Aynı gün içerisinde tüm olguların tek kullanıcı tarafından Vivid E9 XD Clear ekokardiyografi cihazı ile 2D ekokardiyografi ve 3D/4D strain ekokardiyografi görüntülemeleri yapıldı. Görüntülerin işlenmesi EchoPAC yazılımı ile gerçekleştirildi. Hasta ve kontrol grupları arasında yaş ortalamaları (12.45±3.02 vs 13.21±2.45) ve cinsiyet oranları (K/E=17/17 vs K/E=18/15) açısından anlamlı fark yok iken (sırasıyla p=0.268 ve p=0.710), VKİ düzeyleri (16.94±3.14 vs 20.82±3.98, p<0.001), kilo SDS [-2.24 (-7.21-1.29) vs-0.24 (-2.74-2.89), p<0.001] ve boy SDS [-2.57 (-6.72-2.07) vs -0.16 (-2.12-2.48), p<0.001] değerleri arasında anlamlı fark vardı. Kan basıncı ve kalp hızı değerlerine bakıldığında; hasta grubunda sistolik (SKB), diastolik (DKB) ve ortalama (OAB) kan basıncı değerlerinin (126.78±20.78, 84.21±19.26 ve 103.48±18.13) kontrol grubuna göre (112.58±10.18, 66.88±6.36 ve 87.91±6.54) yüksek olduğu ve aradaki farkların istatistiksel olarak anlamlı olduğu saptandı (sırasıyla p=0.001, p<0.001, p<0.001). Grupların osilometrik yöntemle ölçülen değerleri arasında hasta grubunda NDH, çevresel direnç ve yükseltme indeksi değerlerinin [5.02±0.69, 36.15±12.83 ve 1687.70±240.57],kontrol grubuna göre [4.56±0.32, 29.88±9.03 ve 1538.87±176.64] istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek olduğu tespit edildi (sırasıyla p=0.001, p=0.025 ve p=0.005). Hasta grubunda NDH ile SKB, DKB, OAB değerleri arasında pozitif yönde, çok yüksek/mükemmel derecede kuvvetli, istatistiksel olarak anlamlı korelasyonlar olduğu belirlendi (sırasıyla r=0.984, p<0.001, r=-0.674, p<0.001 ve r=-0.897, p<0.001). Augmentasyon indeksi ile DKB ve OAB değerleri arasında pozitif yönde, orta derecede kuvvetli, istatistiksel olarak anlamlı korelasyonlar olduğu belirlendi (sırasıyla r=0.422, p=0.014 ve r=0.347, p=0.048). Ekokardiyografi parametrelerinde ED MassI (2B) ve ES MassI (2B) değerlerinin hasta grubunda [sırasıyla 110.0 (72.0-44.0) ve 101.0 (76.0-158.0)], kontrol grubuna göre [sırasıyla 79.0 (53.0-112.0) ve 83.0 (53.0-118.0)] istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek olduğu tespit edildi (sırasıyla, p<0.001 ve p<0.001). Yine hasta grubunda MV E Vel (2B) ve MV A Vel (2B) değerlerinin [sırasıyla 1.1 (0.7-1.45) ve 0.69 (0.47-1.01)], kontrol grubuna göre [sırasıyla 1.0 (0.46-1.5) ve 0.52 (0.29-0.82)] istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek olduğu tespit edildi (sırasıyla, p=0.010 ve p=0.001). Strain ekokardiyografi ölçümlerinde LS ve AS değerlerinin hasta grubunda [-10.0 (-20.0- -1.0) ve -16.0 (-27.0 - 0.0)], kontrol grubuna göre [-7.0 (-14.0 - -4.0) ve -12.5 (-25.0 - 6.0)] daha düşük düzeylerde olduğu, aradaki farkların istatistiksel olarak anlamlı olduğu belirlendi (sırasıyla p=0.007 ve p=0.019). Ancak RS ve CS değerlerinde istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmadı. Arteriyel sertlik parametrelerinde hasta grubunda nabız dalga hızı, çevresel direnç ve yükseltme indeksi değerlerinin kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek olduğu tespit edildi. Sistolik ve diyastolik fonksiyonların değerlendirildiği ekokardiyografik ölçümler arasında hasta ve kontrol grubu arasında diyastolik fonksiyonların bozulmaya başladığını gösteren MV A Vel ve MV E Vel değerlerinde istatistiksel olarak anlamlı fark olduğu görüldü. Yaptığımız çalışma kronik böbrek hastalığına sahip çocuklarda arteriyel sertliğin meydana gelebileceğini ve arteriyel sertliği ölçmede osilometrik cihazların kullanım ve uygulanabilirlik açısından kolaylığını ve bu yöntemin klinik takipte kullanılabileceğini ortaya koymuş oldu. Bulduğumuz sonuçlardan bir diğeri de LV kütlesi, kütle indeksinin artmış olduğu, LS ve AS değerlerinin anlamlı yüksek olduğu ancak global strainin de etkilenmediğidir bunun sebebinin de ejeksiyon fraksiyonunun ve sistolik fonksiyonların henüz bozulmamış olması olabileceği düşünülmektedir. Anahtar Kelimler: Kronik Böbrek Hastalığı, Arteriyel Sertlik, Nabız Dalga Hızı, Strain Ekokardiyografi

Özet (Çeviri)

Chronic kidney disease (CKD) can be defined as a chronic and progressive deterioration in the regulation of fluid solute balance and metabolic-endocrine functions of the kidney as a result of a decrease in glomerular filtration rate. Cardiovascular disease, which is one of the most important causes of morbidity and mortality in CKD, and arterial stiffness, which is one of the best markers to determine cardiovascular disease at an early stage, should be evaluated. In our study, it was aimed to determine the risk of arterial stiffness using oscillometric method in patients with chronic kidney disease in the pediatric age group, and to investigate the effects of CKD duration and stage and risk factors such as parathormon, calcium, phosphorus cholesterol, and weight that increase the risk of arterial stiffness. In this study, 33 patients who were diagnosed with CKD in the Pediatric Nephrology Outpatient Clinic of Gaziantep University which 17 patients of ESRD who underwent peritoneal dialysis, 9 patients who underwent hemodialysis and 7 patients GFR between 15-60 ml/min/1.73 m2 and had diagnosis of stage 3-4 CKD were included in the study. 34 healthy children were selected by considering age and body mass index, who applied to Gaziantep University Faculty of Medicine Pediatric Health and Diseases outpatient clinic, which did not have a known serious or chronic disease and were not using medication at the time of the study. Laboratory results of the patient group were obtained from the archive. Pulse wave velocity analysis of all cases was performed with an automatic oscillometric device (Mobil-O-Graph, IEM). On the same day, 2D echocardiography and 3D/4D strain echocardiography imaging were performed by same physician with Vivid E9 XD Clear echocardiography device. Processing of images was performed with EchoPAC software. While there was no significant difference between the patient and control groups in terms of mean age (12.45±3.02 vs 13.21±2.45) and gender ratios (F/M=17/17 vs F/M=18/15) (p=0.268 and p=0.710, respectively), there was a significant difference between, BMI levels (16.94±3.14 vs 20.82±3.98, p<0.001), weight SDS [-2.24 (-7.21-1.29) vs-0.24 (-2.74-2.89), p<0.001] and height SDS [-2.57 (- 6.72-2.07) vs-0.16 (-2.12-2.48), p<0.001]. Considering the blood pressure and heart rate values; The systolic (SBP), diastolic (DBP) and mean (MAP) blood pressure values (126.78±20.78, 84.21±19.26 and 103.48±18.13) in the patient group were higher than the control group (112.58±10.18, 66.88±6.36 and 87.91±6.54). And the differences were found to be statistically significant (p=0.001, p<0.001, p<0.001, respectively). Among the values measured by the oscillometric method of the groups, the PWV, peripheral resistance and augmentation index values [5.02±0.69, 36.15±12.83 and 1687.70±240.57] in the patient group, compared to the control group [4.56±0.32, 29.88±9.03 and 1538.87±176.64] were found to be significantly high (p=0.001, p=0.025 and p=0.005, respectively). It was determined that there were positive, statistically significant, very high/excellently strong correlations between PWV and SBP, DBP, MAP values in the patient group (r=0.984, p<0.001, r=-0.674, p<0.001 ve r=-0.897, p<0.001, respectively).It was determined that there were positive, moderately strong and statistically significant correlations between the augmentation index and DBP and MAP values (r=0.422, p=0.014 and r=0.347, p=0.048, respectively). In echocardiography parameters, ED MassI (2B) and ES MassI (2D) values were 110.0 (72.0-44.0) and 101.0 (76.0-158.0, respectively) in the patient group, compared to the control group [79.0 (53.0-112.0) and 83.0 (53.0-118.0, respectively))] were found to be statistically significantly higher (p<0.001 and p<0.001, respectively). Also, the MV E Vel (2B) and MV A Vel (2B) values in the patient group [1.1 (0.7-1.45) and 0.69 (0.47-1.01), respectively), compared to the control group [1.0 (0.46-1.5) and 0.52 (0.29-, respectively)]. 0.82)] was found to be statistically significantly higher (p=0.010 and p=0.001, respectively). In strain echocardiography measurements, LS and AS values were found to be lower in the patientgroup [-10.0 (-20.0- -1.0) and-16.0 (-27.0- 0.0)] than in the control group [-7.0 (-14.0- -4.0) and-12.5 (-25.0-) 6.0)], and the differences were statistically significant (p=0.007 and p=0.019, respectively). However, no statistically significant difference was found in the RS and CS values. In arterial stiffness parameters, pulse wave velocity, peripheral resistance and augmentation index values in the patient group were found to be statistically significantly higher than in the control group. Among the echocardiographic measurements evaluating systolic and diastolic functions, there was a statistically significant difference between the patient and control groups in the values of MV A Vel and MV E Vel, which indicate that diastolic functions began to deteriorate. There was no statistically significant difference between the patient and control groups in echocardiographic measurements evaluating systolic and diastolic functions. Our study revealed that arterial stiffness can occur in children with chronic kidney disease, and that oscillometric devices are easy to use and applicable in measuring arterial stiffness, and that this method can be used in clinical follow-up. Another result we found is that LV mass, mass index increased, LS and AS values were significantly higher, but global strain was also not affected, and it is thought that this may be due to the fact that ejection fraction and systolic functions are not yet impaired.

Benzer Tezler

  1. İleri evre kronik böbrek hastalığında erken kardiyovasküler hastalık ve erken yaşlanmayı etkileyen faktörler

    Early cardiovascular disease and premature aging in advanced chronic kidney disease: Contributing factors

    DİLŞAD KİZİR ERAVŞAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NUR CANPOLAT

  2. Çocuklardaki maskeli hipertansiyon sıklığı ve hedef organ hasarı ile ilişkisi

    Frequency of masked hypertension in children and relationship with end-organ injury

    SEÇİL CONKAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    NefrolojiEge Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SEVGİ MİR

  3. Çocukluk çağı tip 1 diyabetli hastalarda erken nefropati ve endotel disfonksiyon bulguları

    Early diabetic nephropathy and endothelial dysfunction in children with type 1 diabetes mellitus

    FATMA SERCAN AYNACI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıÇukurova Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AYSUN KARABAY BAYAZIT

  4. Çocukluk çağı kronik böbrek hastalarında eser element düzeylerinin değerlendirilmesi

    Evaluation of trace element levels in chronic kidney patients in childhood

    ALİ MURATOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıGaziantep Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    ÖĞR. GÖR. BELTİNGE DEMİRCİOĞLU KILIÇ

  5. Çocukluk çağı kronik böbrek yetmezlikli hastalarda kardiyovasküler rik faktörlerinin tespiti ve renalaz ile ilişkisinin değerlendirilmesi

    Evaluation of cardiovaskuler risk factors and the relationship between renalase in chronic kidney patients in childhood

    ZEYNEP GÖKTÜRK ERDOĞAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıGaziantep Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ BELTİNGE DEMİRCİOĞLU KILIÇ