Geri Dön

Urban cultures as reflected in Eastenders

Eastenders'da şehir kültürleri

  1. Tez No: 73676
  2. Yazar: BURCU HARMANKAYA
  3. Danışmanlar: YRD. DOÇ. DR. CAN ABANAZIR
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: İngiliz Dili ve Edebiyatı, Radyo-Televizyon, English Language and Literature, Radio and Television
  6. Anahtar Kelimeler: Diziler, Eastenders, Kentsel kültür, Kültür, Pembe diziler, Televizyon, Televizyon dizileri, Serials, Eastenders, Urban culture, Culture, Soap operas, Television, Television serials
  7. Yıl: 1998
  8. Dil: İngilizce
  9. Üniversite: Hacettepe Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: İngiliz Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

11 ÖZET 1930'lann başında Amerikan ve İngiliz radyolarında yayınlanan onbeşer dakikalık programlar biçiminde ortaya çıkan soap operalar, 1950'li yılların başlarında televizyona aktarıldı. Soap operaların tipik karakterleri, her bölüm sonundaki sonuca ulaşmayan dönüm noktalan görsel ve işitsel basın tarafından keşfedilmedi. Bu formül, daha önce ondokuzuncu yüzyılda Charles Dickens'ın romanları ile Harlequin beyaz dizilerinde denenmiş ve okuyucu tarafından büyük beğeni ile karşılanmıştı. Radyodaki“soap opera”lar (“pembe diziler”) bu formül ile şekillenmişti. Kısıtlı bir toplum içerisindeki farklı cinsiyetler arasındaki ilişkiler seyircinin kendisini ekranda algıladıklarıyla özdeşleştirmesi ve sürekli gerilim unsuru da izleyicinin ilgisini sürekli bir biçimde devam ettiriyordu. Günümüz soap operalarında da açıkça görülebileceği gibi, bu klasik oluşum televizyon pembe dizilerinde de sürdürülmektedir. İngiltere'de BBC'nin yanı sıra tamamıyla reklamla finanse edilen ITV'nin 1954 yılında kurulması ile televizyon kanalları arasında daha önce ülkede bu alanda emsali görülmemiş bir rekabet ortaya çıktı. Bu rekabet, seyirciler tarafından beğenilmesi kuvvetle muhtemel yüksek kaliteli programların doğmasına olanak verdi. Bunlar arasında en önemlisi, biçem olarak Amerika Birleşik Devletlerinden ithal edilen pembe diziler oldu. İngiliz seyircisi soap operaları kısa bir süre içerisindeIll benimsedi, çünkü ülkede daha önce yayınlanmış olan Mills & Boon romanlarında bu biçemi özümsemiş bulunmaktaydılar. 1960'lı yıllarda yayınlanmaya başlayan Coronation Street şu ana kadar en popüler soap opera olma ünvanını elinde bulunduran ve en uzun süre yayınlanmış olan dizi konumundadır. Soap opera özelliklerinin yanı sıra Coronation Street kendi dalında çok önemli sayılabilecek bir adım da atmıştı. Dizi, işçi sınıfını merkez alarak, konu bakımından aşk ve ihanetle özdeşleşmiş pembe dizilerin ötesinde dönemin toplumsal meselelerini de irdeliyordu. ITV'nin bu büyük atağı karşısında uzun bir süre sessiz kalan BBC, 1980'li yılların başında yepyeni bir pembe dizi yayınlama karan aldı. EastEnders adlı bu yeni dizide Coronation Street ile benzeşen bir biçem uygulamaya konulmuştu. Pembe dizi karakteristiklerinin yanısıra, 80'li yılların işçi sınıfının konuları toplumsal gerçekçilik ile yansıtılıyordu. Halen BBC televizyonunda gösterilen ve büyük beğeni ile izlenen EastEnders'ın gerçekçi yaklaşımı gençlik arasında ortaya çıkan akımlara bağlı olarak müzik, moda, uyuşturucu kullanımı, ailesel ve toplumsal yapıda görülen ve seyircinin günlük yaşamında sıkça karşılaştığı AİDS, homoseksüellik ve etnik ayrımcılık konularına ağırlıklı olarak yer vermektedir.

Özet (Çeviri)

XV ABSTRACT Soap operas, which emerged as fifteen-minute programmes on American and British radio channels were transmitted to television in the beginnings of 1950s. However, the soap opera features such as stereotypical characters, climaxes never reaching to a resolution had not been discovered by the media. This simple formula of the soap operas was borrowed from Charles Dickens' episode novels of nineteenth century and the popular Harlequin Romances of twentieth century that was favoured immensely by the readers. Moreover, the soap operas on the radio were shaped by this formula. The sense of identification with the characters and the relations between the different sexes in a certain community plus the ongoing suspense attracted the audience. As it can be clearly observed, the classic format continues on television soap operas. In Britain, the emergence of ITV in 1954 encouraged a competition between the channel and the BBC. This competition gave way to the new programmes, which had higher probability of being appreciated by the audience. One of the most important of all among these genres was the soap opera that was borrowed from the United States by its format. The British audience favoured soap operas in a short period as they had already been accustomed to the format through the British version of Harlequins: Mills and Boon.V Coronation Street started to be broadcasted in the beginnings of the sixties and is still the most popular and longest-running soap opera ever. Coronation Street took a huge step in its own genre: the serials' main concern was working class and along with typical subject matters of soap operas like love and betrayal, there have been social issues screened on Coronation Street. After a long while, the BBC decided to create a rival to Coronation Street in mid-eighties. The format of EastEnders was obviously similar to Coronation Street. It reflected the social issues of 1980s working class in a soap opera genre. The realistic approach ofEastEnders that is still being aired on BBC keeps on attracting wide audiences through concentrating on youth cultures concerning music, fashion, drug abuse, furthermore the issues of AIDS, homosexuality and ethnic discrimination.

Benzer Tezler

  1. Kentsel mekanda konut sorununa bir çözüm olarak gecekonduların değerlendirilmesi

    The Evaluation of squatter settlements as a solution to housing problem in urban space

    HALİL DİNÇEL

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1989

    Mimarlıkİstanbul Teknik Üniversitesi

    PROF. DR. GÜLSÜN SAĞLAMER

  2. Yerli televizyon dizilerinde kentsel mekânın sunumu (Kadın dizisi örneği)

    The representation of urban space in domestic televisionseries: Examplication of“Woman”tv series

    PERVİN ULUDAĞ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Radyo-TelevizyonMarmara Üniversitesi

    Radyo Televizyon ve Sinema Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ GÖKSEL AYMAZ

  3. Bir müşterekleşme pratiği olarak Türkiye'de günümüz sanatı kolektifleri: Zero Movement örneği

    Contemporary art collectives in Turkey as a practice of commoning: The case of Zero Movement

    EZGİ CEREN TUNCAELLİ ÇAKMAK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Sosyolojiİstanbul Teknik Üniversitesi

    Sanat Tarihi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. EBRU BELGİN YETİŞKİN DOĞRUSÖZ

  4. Vahşiden marjinale Peru yerli kimliğinin edebiyatta“öteki”olarak temsili

    From wild to marginal, representation of Peruvian indigenous identity as“the other”in literature

    GÜLŞAH PİLPİL YÖNEY

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Batı Dilleri ve EdebiyatıAnkara Üniversitesi

    Batı Dilleri ve Edebiyatları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET NECATİ KUTLU

  5. Denim kumaşın lif sanatında metropol yapılar üzerinden çözümlenmesi

    An analytical exploration of denim fabric in fiber art through the lens of metropolitan structures

    AHMET DEMİR

    Sanatta Yeterlik

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Güzel SanatlarAtatürk Üniversitesi

    Resim Ana Sanat Dalı

    DOÇ. DR. EVREN KAVUKCU