Geri Dön

İnek sütü protein alerjisi tanılı 4-10 yaş arası çocuklarda gastrointestinal semptomların incelenmesi

In children between 4-10 years diagnosed with cow's milk protein allergy examination of gastrointestinal symptoms

  1. Tez No: 761082
  2. Yazar: OZAN NECATİ EREL
  3. Danışmanlar: PROF. NEVİN UZUNER
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Fonksiyonel Gastrointestinal Hastalık, İnek Sütü Protein Alerjisi, Roma III Kriterleri, Belirti ve semptomlar, Besin alerjisi, Gastrointestinal sistem, Hipersensitivite, Süt, Çocuklar, İnek sütü, Cow's milk protein allergy, functional gastrointestinal disease, Rome III criteria, Signs and symptoms, Food hypersensitivity, Gastrointestinal system, Hypersensitivity, Milk, Children, Cow milk
  7. Yıl: 2022
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Dokuz Eylül Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Çocuk Allerjisi Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Çocukluk çağında gıda alerjisi sıklığı, yapılan çalışmalarda %4,5-6 olarak bildirilmekte %1,8-7,5'e kadar farklı sıklıklarda inek sütü protein alerjisi bildirilmektedir. İnek sütü protein alerjisinde (İSPA) doğru tanı koymak, büyüme gelişme döneminde olan çocuklara gereksiz eliminasyon diyeti kısıtlamaları yapılmaması açısından önemlidir. Çalışmamızın amacı, inek sütü protein alerjisi tanısı ile izlenmiş ve inek sütünü tolere edip tüketebilen çocuklarda gastrointestinal semptomları değerlendirmek ve fonksiyonel bağırsak hastalıklarının insidansını belirlemektir. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız, Dokuz Eylül Üniversitesi Nevvar Salih İşgören Çocuk Hastanesi Çocuk Alerji ve İmmünoloji Kliniği'nde 2015-2017 yılları arasında inek sütü protein alerjisi tanısı ile izlenmiş ve inek sütünü tolere edip tüketebilen yaşları 4 ile 10 arasında değişen 61 çocuk üzerinde yapılmıştır. Bu çocuklarda gastrointestinal semptomların varlığı, fonksiyonel gastrointestinal hastalıklarının prevalansı ve bu hastalıkları etkileyen risk faktörlerini belirlemek, demografik özelliklerini ortaya çıkarmak amacıyla çocuk hastaların aileleriyle yüz yüze, telefon veya e-posta aracılığıyla görüşmek suretiyle Roma III kriterlerini içeren Pediatrik Gastrointestinal Semptomlar anketi uygulanmıştır. Ayrıca, çocuklara ait laboratuvar bulguları (deri prick test, total IgE, tam kan sayımı) hasta dosyalarından ve hastane sistemine ait kayıtlardan elde edilmiştir. Bulgular: Çalışmaya alınan çocukların 35'i (%57,4) erkek, 26'sı (%42,6) kız olarak saptanmıştır. Çocukların mevcut yaşlarının ortalaması 5,9 ± 1,3 yıl, ortancası 6 (4–10) idi. Deri prick testinin (DPT) sonucuna ulaşılan 47 çocuktan (%77) 31'inin (%50,8) deri prick testleri pozitif (3 mm ve üzeri) olarak belirlendi. 61 çocuk üzerinde yapılan çalışmalar sonucunda 19 çocukta (%31,1) fonksiyonel gastrointestinal hastalık saptandı. Bu çalışmanın sonucunda 3 çocuğa irritabl bağırsak sendromu (%4,9), 3 çocuğa fonksiyonel karın ağrısı (%4,9), 8 çocuğa fonksiyonel kabızlık (%13), 1 çocuğa sıklık kusma sendromu (%1,6), 9 çocuğa fonksiyonel dispepsi (%14,7) tanısı konuldu. Tanı konulan çocukların 5 tanesinde (%26) ise birden fazla fonksiyonel gastrointestinal hastalık saptandı. Çocukların %42'sinde karın ağrısı saptandı. Karın ağrısı olan çocukların %58'i ağrının yeri olarak üst ve alt karnı, %19'u alt karın ağrısını, %23'ü ise üst karın ağrısını tarif etti. Çocukların %34'ünün karın ağrılarının dışkılamayla gerilediği veya kaybolduğu görüldü. Deri prick test pozitifliği, eosinofil ve total IgE yüksekliği ile hastaların karın ağrısı bulguları karşılaştırıldığında yapılan ki-kare testlerinin sonuçları 0.05'in üstünde bulundu. Buna dayanarak deri prick test pozitifliği, eozinofil ve total IgE yüksekliği ile karın ağrısı ve cinsiyet arasında bir ilişki bulunmadığı anlaşıldı. Çocuklardaki gastrointestinal yakınmaların sıklığı karşılaştırıldığında hastalarda %34,4 sıklıkta üst karın ağrısı, %32,2 sıklıkta alt karın ağrısı, %44,3 dışkı kaçırma, %34'ünde kabızlık, %70,5'inde geğirme, %93,4'ünde flalutans (gaz çıkarma), %29,5'inde karın gerginliği, %16,4'ünde gurklama (hava yutma), %19,7'sinde kusma, %21,3'ünde ise regürjitasyon görülmüştür. Sonuç: İnek sütü protein alerjisi tanısı ile izlenmiş ve inek sütünü tolere edip tüketebilen çocukların %31,1'inde fonksiyonel gastrointestinal hastalık saptanmıştır. Bu durum literatür ile kıyaslandığında genel olarak toplumla benzerlik gösterdiği ancak yapılan çalışmalar ve bizim çalışmamızın neticesinde inek sütü protein alerjisinin bu hastalıklar için önemli bir risk faktörü olduğu söylenebilir. Çocuk alerji polikliniklerinde besin alerjisi tanısıyla takip edilen hastalarda gastrointestinal semptomların sorgulanmasının uzun dönemde birçok açıdan önemli bir kazanç sağlayacaktır.

Özet (Çeviri)

Objective: The frequency of foodallergy in childhood has beenreported as 4,5- 6% and cow's milk protein allergy has been reported at different frequencies up to 1,8- 7,5%. It is important to make a correct diagnosis in cow'smilk protein allergy (CMPA) in order not to make unnecessary elimination diet restrictions in children who are in the growth and development period. The aim of our study was to evaluate the gastrointestinal symptoms and to determine the incidence of functional bowel diseases in children followed up with the diagnosis of cow's milk protein allergy. Materials and Methods: Our study was carried out on 61 children aged between 4 and 10 who were followed up with the diagnosis of cow's milk protein allergy in Dokuz Eylül University Nevvar Salih İşgören Children's Hospital, Department of Pediatric Allergy and Immunology between 2015 and 2017 and can tolerate and consume cow's milk. In order to determine the presence of gastrointestinal symptoms, the prevalence of functional gastrointestinal diseases, the risk factors affecting these diseases, and to reveal the demographic characteristics of these children, the Pediatric Gastrointestinal Symptoms Questionnaire, which includes the Rome III criteria, was applied by interviewing the families of the pediatric patients face-to-face, by telephone or e-mail. In addition, laboratory findings of children (skin prick test, total IgE, complete blood count) were obtained from patient files and hospital system records. Results: The children included in the study, 35 (57,4%) were boys and 26 (42,6%) were girls. The mean age of the children was 5,9 ± 1,3 years, with a median of6(4–10). Skin prick test (DPT) results of 47 (%77) children were obtained. The skin vi prick tests of 31 (50,8%) of them were positive (3 mm and above). As a result of studies conducted on 61 children, functional gastrointestinal disease was found in 19 children (31,1%). As a result of this study, 3 children with irritable bowel syndrome (4,9%), 3 children with functional abdominal pain (4,9%), 8 children with functional constipation (13%), 1 child with cyclic vomiting syndrome (1,6%), and 9 children with a diagnosis of functional dyspepsia (14,7%) was made. More than one functional gastrointestinal disease was found in 5 (26%) of the diagnosed children. Abdominal pain was detected in 42% of the patients. The children with abdominal pain, 58% described the upper and lower abdomen as the location of the pain, 19% described lower abdominal pain, and 23% described upper abdominal pain. It was observed that 34% of the children had their abdominal pain regressed or disappeared with defecation. When the skin prick test positivity, eosinophil and total IgE elevation were compared with the abdominal pain findings of the patients, the results of the chi-square tests were found to be above 0,05. Based on this, it was understood that there was no relationship between skin prick test positivity, eosinophil and total IgE elevation, abdominal pain and gender. When the frequency of side effects in the patients was compared, upper abdominal pain in 34,4%, lower abdominal pain in 32,2%, stool incontinence in 44,3%, constipation in 34%, belching in 70,5%, flatulence in 93,4%, abdominal tension in 29,5%, gurgling (swallowing air) in 16,4%, vomiting in 19,7%, regurgitation in 21,3% were observed. Conclusion: Functional gastrointestinal disease was detected in 31,1% of the patients followed up with the diagnosis of cow's milk protein allergy. When this situation is compared with the literature, it can be said that it is generally similar to the society, but as a result of the studies and our study, cow's milk protein allergy is an important risk factor for these diseases. Questioning gastrointestinal symptoms in patients followed up with a diagnosis of food allergy in pediatric allergy out patient clinics will provide an important benefit in many respects in the long run.

Benzer Tezler

  1. İnek sütü allerjisi olan çocuklarda yoğurt ile yükleme testi

    Yoghurt loading test in children with cow's milk allergy

    EVRİM ÖZEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıGaziantep Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ERCAN KÜÇÜKOSMANOĞLU

  2. inek sütü protein alerjisi olan çocuklarda serum zonulin düzeyinin değerlendirilmesi

    Evaluation of serum zonulin level in children with cow's milk protein allergy

    YASEMİN TUNA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MAŞALLAH BARAN

  3. 1-12 ay arası süt çocuklarının defekasyon paterni ve fonksiyonel gastrointestinal hastalıkların bu yaş grubunda görülme sıklığı

    Defecting patern and functional gastrointestinal diseases in children between 1-12 months

    BETÜL YILDIRIM

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    UZMAN ÖZLEM ERDEDE

    UZMAN NEVZAT AYKUT BAYRAK

  4. Bebeklik döneminde besin ilişkili alerji tanısı alan ve tedavide eliminasyon diyeti uygulanan çocukların başvuru anında ve takip süresi sonunda büyüme ve gelişmelerinin değerlendirilmesi

    Evaluation of the growth and development of children who diagnosed food-related allergy in infant period and was applied to the treatment of an elimination diet, at the time of application and after the follow-up period

    GÖKHAN BİRŞEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. GÜNSEL KUTLUK

  5. Besin alerjisi olan çocukların klinik ve laboratuvar özellikleri

    Clinical and laboratory features of children WiTH food allergy

    NAHIDA JABRAYILOVA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Allerji ve İmmünolojiMersin Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. TUĞBA ARIKOĞLU