Geri Dön

Doğum eyleminin ikinci evresinde tam servikal dilatasyonda sezaryen doğum yapan gebelerde maternal ve fetal komplikasyonların araştırılması

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 770528
  2. Yazar: MEHMET KAĞAN PAKDİL
  3. Danışmanlar: PROF. DR. HÜSEYİN LEVENT KESKİN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
  6. Anahtar Kelimeler: Tam servikal dilatasyonda sezaryen, sezaryen komplikasyonları, acil sezaryen, acil olmayan sezaryen, maternal morbidite, fetal morbidite, Dilatasyon, Doğum, Gebelik, Morbidite, Sezaryen operasyonu, Cesarean of full cervical dilatation, cesarean complications, emergency cesarean section, non-emergency cesarean, maternal morbidity, fetal morbidity, Dilatation, Delivery, Pregnancy, Morbidity, Cesarean section
  7. Yıl: 2022
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Ankara Bilkent Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Literatürde acil sezaryenler ile elektif sezaryenlerin maternal ve fetal yönden karşılaştırıldığı ve acil sezaryenlerde maternal ve fetal morbiditenin daha fazla olduğunu ortaya koyan çalışmalar mevcuttur. Çalışmanın amacı doğumun ikinci evresinde yapılan sezaryen doğumların fetal ve maternal komplikasyonlar yönünden olumsuz sonuçlar meydana getirebileceğini göstermektir. Gereç ve Yöntem: T.C. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ankara Şehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği'nde longitudinal (prospektif + retrospektif) kohort araştırması türünde olan tez çalışmamızda 01/09/2019-01/01/2022 tarihleri arasında aktif doğum eyleminin 2.evresinde (tam servikal dilatasyonda) acil sezaryen ile doğumu gerçekleştirilen 50 olgu çalışma grubu olarak alındı. Çalışma grubunun sonuçlarının karşılaştırılabilmesi amacıyla 1:2 oranında (çalışma grubunun olgu sayının 2 katı kadar) aktif doğum eyleminin 1.evresinde acil sezaryen ile doğumu gerçekleştirilen 100 olgu ile 1:2 oranında elektif sezaryen ile doğum gerçekleştirilen 100 olgunun sonuçları incelendi. Bulgular: Grupların demografik verileri incelendiğinde elektif sezaryen uygulanan grupta yaş ortalamasının aktif eylemde sezaryen uygulananlardan belirgin olarak daha yüksek olduğu, ancak ilk sezaryenini aktif eylemin 1.evresinde veya 2.evresinde uygulananlarda ise ortalama yaşların benzer olduğu görüldü (p=1.000). Benzer şekilde, median gravida değeri ise yine elektif sezaryen uygulanan grupta diğerlerine göre belirgin şekilde yüksek saptanırken (p<0.001) diğer iki grup arasında ise fark izlenmedi (p=1.000). Grupların diğer demografik verileri incelendiğinde ise; VKİ, parite ve abortus değerleri ile eğitim düzeyleri ve sigara kullanma oranları ise her üç grupta da benzerdi (p=0.829). Sezaryen için uygulanan anestezi şekli incelendiğinde; 2.evrede sezaryen uygulanan olguların %40'ında (n=20) genel anestezi uygulanırken, 1.evrede sezaryen uygulananların %15'inde (n=15), elektif sezaryen uygulananların ise %3'ünde (n=3) genel anestezi uygulanmıştır (p<0.001). Sonuç: Acil sezaryenler, elektif sezaryenlerle karşılaştırıldığında postoperatif dönemde hemoglobin düzeyinde azalma, 1. dk ve 5. dk Apgar skorlarında düşüklük, maternal ve fetal artmış komplikasyonlarla birliktedir. Sezaryen kararının yerinde ve zamanında verilmesi ile acil durumlarda karşılaşılacak negatif faktörlerin belirli düzeyde minimalize edilmesi sağlanabilir. Kordon prolapsusu, fetal distres, dekolman plasenta gibi öngörülemeyen olgular maternal ve fetal morbidite ve mortalite açısından risk altındadır ve bu vakalar postoperatif süreçte çok daha sıkı takip edilmelidir.

Özet (Çeviri)

Background: There are studies in the literature comparing emergency cesarean and elective cesarean sections in terms of maternal and fetal aspects and that maternal and fetal morbidity is higher in emergency cesarean sections. The aim of the study is to show that cesarean deliveries in the second stage of labor may cause negative results in terms of fetal and maternal complications Materials and Methods: In our thesis study, which is a longitudinal (prospective + retrospective) cohort study in the Department of Obstetrics and Gynecology, University of Health Sciences, Ankara City Hospital, between 01/09/2019 and 01/01/2022, emergency cases in the 2nd stage of active labor (in full cervical dilatation) 50 cases delivered by cesarean section were taken as the study group. In order to compare the results of the study group, the results of 100 cases delivered by emergency cesarean section in the first stage of active labor at a ratio of 1:2 (twice the number of cases in the study group) and of 100 cases delivered by elective cesarean section at a ratio of 1:2 were examined. Results: Compared to elective cesarean sections, emergency cesarean sections are associated with a decrease in hemoglobin levels in the postoperative period, low Apgar scores at the 1st and 5th minutes, and increased maternal and fetal complications. By making the cesarean section decision on time and in place, it can be ensured that the negative factors that will be encountered in emergency situations are minimized to a certain extent. Unpredictable cases such as cord prolapse, fetal distress, abruptio placentae are at risk in terms of maternal and fetal morbidity and mortality, and these cases should be followed more closely in the postoperative period. Conclusion: When the demographic data of the groups were examined, it was seen that the mean age in the group who underwent elective cesarean section was significantly higher than those who underwent cesarean section in active labor, but the mean ages were similar in those who underwent the first cesarean section in the 1st or 2nd stage of active labor (p=1.000). Similarly, the median gravida value was found to be significantly higher in the elective cesarean group compared to the others (p<0.001), but no difference was observed between the other two groups (p=1.000). When the other demographic data of the groups are examined; BMI, parity and abortion values, education levels and smoking rates were similar in all three groups (p=0.829). When the anesthesia method applied for cesarean section is examined; General anesthesia was applied in 40% (n=20) of the cases who underwent cesarean section in the 2nd stage, general anesthesia was applied in 15% (n=15) of those who underwent cesarean section in the 1st stage and in 3% (n=3) of those who underwent elective cesarean section. (p<0.001).

Benzer Tezler

  1. İntrapartum ultrasonografik verilerin doğumun ikinci evresi uzamış gebelerde obstetrik sonuçları öngörme gücünün araştırılması

    Evaluation of power of intrapartum ultrasonography topredict obstetric outcomes in pregnant women with A prolonged second stage of labor

    SİBEL ÜSTÜNEL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. EMİN ÜSTÜNYURT

  2. Ovulasyon indüksiyonu tedavisinde folliküler gelişimin ultrasonografik takibi

    Başlık çevirisi yok

    MERİH BAYRAM

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Kadın Hastalıkları ve DoğumGazi Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MÜLAZIM YILDIRIM

  3. Landsat uydusu aracılığı ile elde edilen görüntülerin sınıflandırılmaları ve bunlara ilişkin bilgisayar programlarının hazırlanması

    Başlık çevirisi yok

    G. FERZAN KÜÇÜKA

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Bilgisayar Mühendisliği Bilimleri-Bilgisayar ve KontrolEge Üniversitesi

    Bilgisayar Bilimleri ve Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HALİS PÜSKÜLCÜ

  4. Türkiye'de serebral hareket bozukluklarının etiyolojisi epidemiyolojisi ve bazı klinik özellikleri

    Başlık çevirisi yok

    AŞER BENSUSAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı