Geri Dön

Total larenjektomi sonrası konuşma protezi kullanan hastalarda voice onset time değerleri

Voice onset time in patients using speech prosthesis after total laryngectomy

  1. Tez No: 772811
  2. Yazar: ELAD AZIZLI
  3. Danışmanlar: PROF. ÖZGÜR YİĞİT
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kulak Burun ve Boğaz, Otorhinolaryngology (Ear-Nose-Throat)
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2012
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bakanlığı
  10. Enstitü: İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kulak Burun Boğaz ve Baş-Boyun Cerrahisi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Ses, normalde akciğerlerden gelen hareketli hava kitlesinin vokal korda çarparak vokal kordların vibrasyonuyla oluşur. Vokal kordlardan daha yukarı seviyelerindeki larenks yapıları rezonatör olarak görev görür. Oluşan ses dil, dişler, dudaklar ve yumuşak damağın artikülasyon rolü görmesiyle anlaşılır hale gelir. Larenjektomi sonrasında hiyoid kemiğin ve larenksin alınması ile dil kökünün pozisyonu değişir. Larenksin yerini ise farengoözofageal segment alır. Total larenjektomili hastada vibrasyon görevini farengo-özofageal (FÖ) segment yapar. FÖ segment, özefagusun üst ucu ile hipofarenksin birleştiği yerdedir. Bu bölge krikofarengeal ve konstriktör kas tarafından oluşturulur. Normalde üst ösefageal sfinkteri oluşturan bu yapılar total larenjektomili hastalarda vibratuar segmenti sağlar. FÖ segment ile akciğerler arasında hava akımı sağlanamazsa ses oluşumu da sağlanamaz. Çalışmamız total larenjektomi sonrası konuşma protezi kullanarak fonasyon sağlayan olguların ses ve artikülasyon kalitesindeki bilinen farklılığının plosif ses yapılarında da varlığını incelemek için yapılmıştır. Bu incelemenin akustik analiz parametrelerinden birisi olan voice onset time (VOT) değerlerinin ölçülmesi ile yapılması planlanmıştır. Total larenjektomi yapılmış konuşma protezi kullanan ve normal glottik fonasyon sağlayan olguların plosif ve ünlü seslerin ardışık kullanımının değerlendirilmesinde VOT sınırlı bir veri sağlamaktadır. Aynı zamanda bu çalışma, konuşma protezi kullanan total larenjektomize ve normal glottik fonasyon yapan olguların, plosif seslerle oluşturdukları artikülasyonlarla birlikte bu artikülasyonların kalitesinde /ka/ sesi dışında bir değişme olmadığını göstermektedir. Ölçülen bu değerlerin standartizasyonu ve klinik pratikte kullanımı amaçlı çalışmanın daha geniş vaka serileri ile desteklenmesi gerekmektedir.

Özet (Çeviri)

Voice is a product of the vibrating true vocal folds that occurs by multiplying the mass of moving air from the lungs to the true vocal folds . Supraglottic parts of the larynx act as a resonator. Voice becomes understandable due to the articulation role of tongue, teeth, lips and soft palate. The position of the tongue base changes after laryngectomy due to removed larynx and hyoid bone. Pharyngoeosophagial (PE) segment that is located between the hypopharynx and the upper part of the eosophagus, takes place of the larynx after total laryngectomy procedure. This region is constructed by the cricopharyngeal and the pharyngeal constrictor muscles. Normally, these structures make up the upper eosophagial sphincter but in total laryngectomees this part acts as a vibratory segment. If sufficient air flow can not be achieved in this segment, voice also could not be produced. Aim of our study was to evaluate the plossive voice differences in total laryngectomised patients using voise prosthesis. We use Voice Onset Time (VOT) that is one of the acoustic analyses parametres. VOT provides a limited data in the evaluation of the consecutive use of the plossive and vowel in total laryngectomees with voice prosthesis and control group with normal glottic phonation. Also we find no difference between articulation quality of plossives except /ka/ when compared in total laryngectomees with voice prosthesis and control group with normal glottic phonation. Study must be supported by a larger case series for the standardization of this data and for the use of these values in clinical practice.

Benzer Tezler

  1. Testosteron dihidrotestosteron ve östrojenin benign prostat hiperplazisindeki etyolojik rolleri

    The roles of testosterone, dihydrotestosterone and estradiole on the etiology of benign prostatic hyperplasia

    HALUK TOKUÇOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    ÜrolojiGazi Üniversitesi

    Üroloji Ana Bilim Dalı

  2. Dokuma kumaşlarda örgü tipinin ham kumaşın boyutları ve geometrik özellikleri üzerindeki etkilerinin araştırılması

    Başlık çevirisi yok

    EMEL ÖNDER

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Tekstil ve Tekstil MühendisliğiEge Üniversitesi

    Tekstil Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. GÜNGÖR BAŞER

  3. İki katlı pamuk ipliklerinden dokunan kumaşlarda örgüye bağlı olarak maksimum atkı sıklığının değişimi üzerinde bir araştırma

    Başlık çevirisi yok

    MELTEM ASLI NARTER

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Tekstil ve Tekstil MühendisliğiEge Üniversitesi

    Tekstil Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. GÜNGÖR BAŞER

  4. Sanayi politikaları ve planlı dönemde imalat sanayine etkileri

    Başlık çevirisi yok

    AHMET CAFOĞLU

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    EkonomiGazi Üniversitesi

    Endüstri Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. YALÇIN EROL