Effect of hydroxyurea treatment on inflammatory markers in BCR-ABL negative myeloproliferative neoplasia patient group
BCR-ABL negatif myeloproliferatif neoplazi hasta grubunda hidroksiüre tedavisinin inflamatuar marker ve indeksler üzerine etkisi
- Tez No: 775242
- Danışmanlar: DOÇ. DR. OSMAN YOKUŞ, UZMAN İSTEMİ SERİN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: İç Hastalıkları, Hematoloji, Internal diseases, Hematology
- Anahtar Kelimeler: Myeloproliferatif neoplazi, hidroksiüre, inflamasyon, Lösemi, Lösemi-miyeloid-kronik-BCR-ABL pozitif, Miyeloproliferatif hastalıklar, Neoplazmlar, Hydroxyurea, Leukemia, Leukemia-myelogenous-chronic-BCR-ABL positive, Myeloproliferative disorders, Neoplasms, Inflammation
- Yıl: 2023
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Kronik myeloproliferatif neoplaziler (KMPN), kemik iliğindeki myeloid seri hücre dizilerinde görülen, anormal klonal proliferasyonla karakterize hastalık grubudur. Bu hastalıklar köken aldığı hücre serisine göre kronik myeloid lösemi (KML), polistemi vera (PV), esansiyel trombositemi (ET), primer myelofibrozis (PMF) şeklinde isimlendirilir. Philadelphia kromozomu (Ph) ve BCR-ABL geninin keşfi sonrasında KML dışındaki hastalıklar BCR-ABL negatif MPN şeklinde gruplandırılmıştır. Başta janus kinaz-2 (JAK-2) olmak üzere, trombopoetin reseptörü (MPL) ve kalretikülin (CALR) mutasyonları bu hastalarda sık görülür. Myeloproliferatif neoplazilerin progresyon ve konstitüsyonel semptomlarında kronik inflamasyon önemli rol oynar. Biz de çalışmamızda BCR-ABL negatif MPN hasta grubunda sitoredüktif tedavide sık kullanılan oral kemoterapötik bir ajan olan hidroksiürenin inflamasyon üzerine etkisini araştırmayı amaçladık. Metod: PV, ET, PMF ve diğer (sınıflandırılamayan) olarak gruplandırılan BCR-ABL negatif MPN'li hastalar; tanı, tanı yaşı, cinsiyet, genetik mutasyon ve tedavi rejimleri kaydedildikten sonra 0-3-6 ve 12.aylardaki lökosit, nötrofil, trombosit, lenfosit, c reaktif protein (CRP) ve laktat dehidrogenaz enzim (LDH) değerleri karşılaştırıldı. Hidroksiüre tedavisi alan hasta grubunda lökosit, nötrofil, CRP, LDH ile nötrofil lenfosit oranı (NLO), sistemik immün inflamatuar indeks (SIII) gibi inflamatuar göstergelerinin değişimleri incelendi. Bulgular: Çalışmamıza alınan 298 olgunun 177 tanesi erkek (%59,4), 121 tanesi kadın cinsiyetindeydi (%40,6). 97 hasta PV (%32,55), 105 hasta ET (%35.23), 26 hasta PMF (%8,72), 70 hasta ise sınıflandırılamayan (%23,49) tanı grubundaydı. 144 hastanın genetik mutasyonlarına ulaşılabilinmiş olup ET grubunda 1 hasta MPL, sınıflandırılamayan grupta ise 1 hasta CALR mutasyonuna sahipken kalan 142 hasta JAK-2 mutasyonuna sahipti. Median yaş değerleri PV için 54, ET için 59, PMF için 61,5 bulunmuştur. iv Araştırmaya alınan 298 hastanın %53'ü, sitoredüktif tedavi alan hastaların ise %92'si hidroksiüre tedavisi almaktaydı. ET grubunda 10 hasta (%3,36) anegralid tedavisi alırken PV, PMF ve sınıflandırılamayan grupta birer hasta ruksolitinib ile takip edilmekteydi. Hidroksiüre tedavisi alan hastalarda lökosit ve nötrofil değerlerinde 0-3, 0-6 ve 0-12. aylar arasında anlamlı düşüş saptandı (p<0,001). Yine hidroksiüre tedavisi alan hasta grubunda 0 ile 3 (p=0,001) ve 0 ile 6. aylar arasında (p=0,01) NLO'da anlamlı düşüş saptanırken, SIII'e bakıldığında 0-3,0-6,0-12. aylarda anlamlı gerileme saptanmıştır (p<0,001). Sistemik immün inflamatuar indeksteki düşüş, nötrofil lenfosit oranına göre istatistiksel açıdan daha anlamlı bulundu. CRP ve LDH değerlerinde ise herhangi bir anlamlı değişim saptanmadı. Sonuç: Çalışmamıza alınan hasta gruplarının demografik özelliklerine bakıldığında PV hastalarının erkek, ET hastalarının ise kadın yoğunlukta olması, hastalarda en sık görülen genetik mutasyonun Jak-2 olması literatürle uyumlu bulunmuştur. Hidroksiüre tedavisi alan hasta grubunda nötrofil, lökosit, NLO ve SIII'de anlamlı düşüş saptanmasına rağmen bu düşüşe CRP ve LDH değerlerinin eşlik etmediği görülmüştür. Bu sebepten hidroksiürenin inflamasyon üzerine baskılayıcı etkisinden bahsetmek için elimizde yeterli veri yoktur. Ek olarak tedavinin yan etkisi olarak; nötrofil ve trombosit sayısında myelosupresyona bağlı düşüş görüldüğü de bilinmektedir. Eldeki veriler bu indeks ve markerlardaki anlamlı düşüşün, tedavinin myelosupresif etkisi mi yoksa inflamasyon üzerine olası baskılayıcı etkisi mi ayrımı için yetersizdir. Hidroksiürenin inflamasyon üzerine etkisinden bahsedebilmek için bu çalışmaya inflamatuar ve anti inflamatuar sitokin değişimleri de dahil edilerek, genişletilmiş hasta grubunda tekrarlanması gerektiği kanaatine varılmıştır.
Özet (Çeviri)
Aim: Chronic myeloproliferative neoplasms (CMPN) are group of disease that begin with a abnormal mutation in a myeloid stem cells in a bone marrow. These diseases are named as polycythemia vera (PV), essential thrombocythemia (ET), primary myelofibrosis (PMF), chronic myeloid leukemia (CML) according to the myeloid cell line from which they originate. After the discovery of Philadelphia Chromosome (Ph), diseases except for CML were grouped as BCR-ABL negative MPN. Janus-kinase 2 (JAK-2), thrombopoietin receptor (MPL) and calreticulin (CALR) mutations are common in these patients. Chronic inflammation plays an crucial role in both progression and constitutional symptoms of myeloproliferative neoplasms. In our study, we wanted to show the possible effect of hydroxyurea on inflammation in the cytoreductive treatment of BCR-ABL negative MPN. Method: BCR-ABL negative myeloproliferative neoplasm were grouped as PV, ET, PMF and others. Firstly patients recorded according to diagnosis, age of diagnosis, gender, genetic mutations and treatment regimens and then leukocyte, neutrophil, thrombocyte, c reactive protein (CRP) and lactate dehydrogenase enzyme (LDH) values at 0-3-6 and 12.months were compared. The changes in inflammatory indicators such as leukocytes, neutrophils, CRP, LDH, neutrophil- lymphocyte ratio (NLR) and systemic immüne inflammatory index were examined in the patients who treated with hydroxyurea. Findings: Total of 298 patients, 177 man (%59,4) and 121 women (%40,6) were included in our study. While 70 patients unclassifiable group (%23,49), 97 patients were in the PV (%32,55), 105 patients in ET (%35,23) and 26 patients in the PMF diagnosis group (%8,72). Genetic mutations of only 144 patients were found. In ET group, 1 patient had the MPL mutation and in the unclassified group 1 patient had the CALR mutation while the vi remaining 142 patients had the JAK-2 mutation. Median age values were 54 for PV, 59 for ET and 61.5 for PMF patients. 53 percent of total patients and 92 percent of patients who had cytoreductive therapy regimen were receiving hydroxyurea therapy. While 10 patients (%3,36) in the ET group were treated with anegralide, one patient each in the PV, PMF and unclassified group was followed up with ruxolitinib. There was a considerable decrease neutrophil and leukocyte values between 0-3,0-6 and 0-12 months in patients receiving hydroxyurea treatment (p<0,001). Also in the same group, significant decrease in NLR was detected between 0-3 and 0-6 months (p=0,001 and p=0,01). When the systemic immüne inflammatory index was examined, a significant regression was found between 0-3, 0-6 and 0-12 months (p<0,001). While the decrease in the systemic immune inflammatury index was found to be more evident then the neutrophil lymphocyte ratio. No major decrease was seen in the CRP and LDH values. Result: When we compared our study with the literature, it was found that PV patients mostly male, ET patients mostly female and the JAK-2 mutation was seen in most of the patients, which all were compatible with the literatüre. In the patient group receiving hydroxyurea treatment significant decreases were found in neutrophils, leukocytes, NLR and SIII values but it is difficult to interpret these decreases as the effect of hydroxyurea on inflammation because of the fact that hydroxurea has side effects such as neutropenia and thrombocytopenia. As a result, we think that the study should be evaluated together with cytokines in a larger patient group in order to mention the effect of hydroxyurea on inflammation. Key words; Myeloproliferative neoplasm, hydroxyurea, inflammation
Benzer Tezler
- İzmir'de bazı yolların kapatılarak yaya bölgeleri oluşturma da kent peyzajını geliştirme açısından yeniden planlanması üzerinde araştırmalar
Başlık çevirisi yok
BAHAR TÜRKYILMAZ
Yüksek Lisans
Türkçe
1985
Şehircilik ve Bölge PlanlamaEge ÜniversitesiŞehir ve Bölge Planlama Ana Bilim Dalı
- Diesel motorları yakıt püskürtme sistemlerinin dinamik simülasyonu
Başlık çevirisi yok
İRFAN KARAGÖZ
Yüksek Lisans
Türkçe
1986
Makine MühendisliğiUludağ ÜniversitesiMakine Mühendisliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. OĞUZ BORAT
- Doğuştan kalça çıkıklı hastalarda kalça patolojilerinin bilgisayarlı tomografi ile değerlendirilmesi
Başlık çevirisi yok
NECDET ŞÜKRÜ ALTUN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1987
Ortopedi ve TravmatolojiGazi ÜniversitesiOrtopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
PROF.DR. ORHAN ASLANOĞLU
- Makro besin elementlerinin (NPK) İzmir'de Mayıs ayında açığa dikilen 4-6 cm çevre büyüklüğündeki Gladiolus cinsine ait“hunting song”ve“Novalüx”kültür çeşitlerinin yumrularının gelişmeleri üzerine etkileri
Başlık çevirisi yok
TAHA ALİ AMEN
Yüksek Lisans
Türkçe
1985
ZiraatEge ÜniversitesiPeyzaj Mimarlığı Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ADNAN HATİPOĞLU
- Dokuma kumaşlarda örgü tipinin ham kumaşın boyutları ve geometrik özellikleri üzerindeki etkilerinin araştırılması
Başlık çevirisi yok
EMEL ÖNDER
Yüksek Lisans
Türkçe
1985
Tekstil ve Tekstil MühendisliğiEge ÜniversitesiTekstil Mühendisliği Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. GÜNGÖR BAŞER
- Samsun ve çevresinde tarla sarmaşığı (conuolvulus arvensis L.)'na karşı biyolojik savaşa esas olacak fauna tespiti
Investigations on the insect fauna of the field binweed (Conuolvulus arvensis L.) related to its biological control in Samsun Province
YASEMİN UFUK GERMAN