Tekrarlayan gebelik kaybının tiroid fonksiyon testleri ve anti-TPO sonuçları ile ilişkisi
Relationship between recurrent pregnancy loss with thyroid function tests and anti-TPO results
- Tez No: 779145
- Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ GÜNTER DİLSİZ, PROF. DR. ÜLKÜ ÖZMEN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Aile Hekimliği, Obstetrics and Gynecology, Family Medicine
- Anahtar Kelimeler: Tekrarlayan Gebelik Kaybı, Tiroid Fonksiyon Testleri, Anti Tiroid Peroksidaz Antikor, Abortus-tekrarlayan, Antikorlar, Gebelik, Otoantikorlar, Peroksidaz, Tiroid bezi, Recurrent Pregnancy Loss, Thyroid Function Tests, Anti Thyroid Peroxidase Antibody, Abortion-habitual, Antibodies, Pregnancy, Autoantibodies, Peroxidase, Thyroid gland
- Yıl: 2022
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Bu çalışmanın amacı, tekrarlayan gebelik kaybı (TGK) vakalarının tiroid fonksiyon testleri ve anti tiroid peroksidaz (anti-TPO) sonuçları ile normal sağlıklı gebelik ve doğum öyküsü olan kadınların sonuçları karşılaştırılarak TGK'nın tiroid hormonları ve anti-TPO ile ilişkisini gözlemlemektir. Gereç ve Yöntem: Çalışma, 01/01/2018-01/10/2022 tarihleri arasında Bülent Ecevit Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği'ne başvuran hastalar retrospektif yöntemle incelenerek toplam 103 hasta ile yapılmıştır. ACOG, ASRM ve ESHRE' nin son kılavuzlarındaki TGK tanımı referans alınmıştır. İki ya da daha fazla gebelik kaybı olan TGK tanılı 53 hasta vaka grubunu; anti-TPO testi yapılmış, başka tanılı hastalığı bulunmayan, hiç düşüğü olmayan ve en az bir sağlıklı doğum yapmış kadınların dâhil edildiği 50 hasta kontrol grubunu oluşturmuştur. TGK için tiroid disfonksiyonu dışında diğer etiyolojik faktörleri bulunduran hastalar çalışmaya dâhil edilmemiştir. Bulgular: Vaka grubu ve kontrol grubu arasında demografik özelliklerde; yaş ve VKİ parametrelerinde anlamlı fark saptanmamıştır (p>0,05). Vaka grubunda gravida sayısı 3,9±1,9, parite sayısı 1,2±1,4 olarak, kontrol grubunda hem gravida hem de parite sayısı 1,6±0,7 olarak bulunmuştur. Gruplar arasında gravida ve parite sayıları için anlamlı fark saptanmıştır (p<0,05). Vaka grubundaki hastaların %22,6' sının geçmişte hipotiroidi tanısı olduğu, %37,7' sinde gebelikte subklinik hipotiroidi veya hipotiroidi tanısı konulduğu, kontrol grubundaki hastaların ise %58' inde gebelikte subklinik hipotiroidi tanısı olduğu saptanmıştır. Gruplar arasında gebelikte subklinik hipotiroidi tanısı olması açısından anlamlı fark bulunmuştur (p:0,04). Vaka grubunun % 30,2' sinde, kontrol grubundaki hastaların ise %58' inde levotiroksin kullanımı olduğu ve gruplar arasında levotiroksin kullanımı açısından anlamlı fark saptanmıştır (p:0,008). Vaka ve kontrol gruplarında TSH, sT4, sT3 değerleri karşılaştırılmış; vaka grubunda 2,5±1,7 olan TSH değeri, 2,1±0,8 değerinde olan kontrol grubuna göre yüksek bulunsa da bu parametrelerde gruplar arasında anlamlı fark saptanmamıştır (p>0,05). Vaka grubunda anti-TPO pozitifliği %24,5 oranında, kontrol grubunda ise %4 oranında bulunarak gruplar arasında anti-TPO pozitifliği açısından anlamlı fark saptanmıştır (p: 0,008). Buna göre TGK tanılı kadınlarda, normal sağlıklı gebelik sonuçları olan kadınlara göre anti-TPO pozitifliğinin 7,8 kat daha fazla görüldüğü tespit edilmiştir (OR:7,8 95%CI:1,6-36,6). Sonuçlar: TGK olan kadınlarda kontrol grubuna göre TSH, sT4, sT3 değerlerinde anlamlı fark saptanmamıştır. TGK olan kadınlarda anti-TPO pozitifliği kontrol grubuna göre anlamlı derecede yüksek saptanmıştır (p: 0,008). Çalışmamızda anti-TPO pozitifliğinin, tiroid hormon değerlerinden bağımsız olarak TGK ile ilişkili olduğu sonucuna ulaştık.
Özet (Çeviri)
Aim: The aim of this study is to observe the relationship between recurrent pregnancy loss (RPL) with thyroid hormones and anti-thyroid peroxidase (anti-TPO) by comparing the thyroid function tests and anti-TPO results of RPL cases with the results of women with a normal healthy pregnancy and delivery history. Materials and Methods: The study was conducted with a total of 103 patients, who applied to the Gynecology and Obstetrics Clinic of Bülent Ecevit University Faculty of Medicine between 01/01/2018-01/10/2022, by retrospective analysis. The definition of RPL in the latest guidelines of ACOG, ASRM and ESHRE is taken as reference. The case group of 53 patients with a diagnosis of RPL who had two or more pregnancy losses; The control group consisted of 50 patients who were tested for anti-TPO, had no other diagnosed disease, had no miscarriage, and had at least one healthy birth. Patients with etiological factors other than thyroid dysfunction for RPL were not included in the study. Results: There was no significant difference in age and BMI parameters between the case group and control group (p>0.05). Gravida number was 3.9±1.9, parity number 1.2±1.4 in the case group, and both gravida and parity numbers were 1.6±0.7 in the control group. There was a significant difference between the groups for gravida and parity numbers (p<0.05). It was determined that 22.6% of the patients in the case group were diagnosed with hypothyroidism in the past, 37.7% were diagnosed with subclinical hypothyroidism or hypothyroidism during pregnancy, and 58% of the patients in the control group were diagnosed with subclinical hypothyroidism during pregnancy. There was a significant difference between the groups in terms of having a diagnosis of subclinical hypothyroidism during pregnancy (p:0.04). It was found that 30.2% of the case group and 58% of the patients in the control group used levothyroxine, and a significant difference was found between the groups in terms of levothyroxine use (p:0.008). TSH, fT4, fT3 values in the case and control groups were compared; although the TSH value of 2.5±1.7 in the case group was found to be higher than that of the control group, which was 2.1±0.8, there was no significant difference between the groups in these parameters (p> 0.05). Anti-TPO positivity was found at a rate of 24.5% in the case group and 4% in the control group, with a significant difference between the groups in terms of anti-TPO positivity (p: 0.008). Accordingly, it was determined that anti-TPO positivity was 7.8 times more common in women with a diagnosis of RPL than in women with normal healthy pregnancy outcomes (OR:7.8 95%CI:1.6-36.6). Conclusion: There was no significant difference in TSH, fT4, fT3 values in women with RPL compared to the control group. Anti-TPO positivity was found to be significantly higher in women with RPL compared to the control group (p: 0.008). In our study, we concluded that anti-TPO positivity was associated with RPL, independent of thyroid hormone values.
Benzer Tezler
- Açıklanamayan tekrarlayan gebelik kaybı ve tiroid disfonksiyonu olan kadınların sonraki gebelikleri ve yenidoğan sonuçlarına etkisi
Effects of thyroid disfunction on women with unexplai̇ned recurrent pregnancy loss on subsequent pregnanci̇es and neonatal outcomes
YASEMİN ALBAYRAK KAYA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. PINAR KUMRU
- Development of mirna biomarkers for the differentiation between gingivitis and periodontitis: A pilot study
Gingivitis ve periodontitis ayrımı için mirna biyobelirteçlerinin geliştirilmesi: Pilot çalışma
DHAFIR LATIEF FAYADH FAYADH
Doktora
İngilizce
2023
BiyokimyaSüleyman Demirel ÜniversitesiKimya Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MUSTAFA CALAPOĞLU
- Bursa Uludağ Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalında başlanan gebelik kaybı yönetim algoritmasının canlı doğum sonuçları üzerindeki etkisinin araştırılması
Live birth results of pregnancy loss management algorithm started at Bursa Uludag University, Department of Obstetrics and Gynecology
ÖMER ÇAĞATAY MESUT
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
Kadın Hastalıkları ve DoğumBursa Uludağ ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
PROF. DR. GÜRKAN UNCU
- Otoantikor pozitifliği ile tekrarlayan gebelik kayıpları arasındaki ilişki
Relationship between autoantibodies and recurrent pregnancy loss
SEZCAN MÜMÜŞOĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2010
Kadın Hastalıkları ve DoğumHacettepe ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
PROF. DR. M.SİNAN BEKSAÇ
- Tekrarlayan gebelik kaybı olan hastalarda glutatyon S-transferaz (GST) polimorfizminin bir risk faktörü olarak araştırılması
Investigation of glutathione s-transferase (GST) polymorphism as A risk factor in patient s with recurrent pregnancy lost(rpl)
NEJMİYE AKKUŞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2015
GenetikCumhuriyet ÜniversitesiTıbbi Genetik Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. HANDE KÜÇÜK KURTULGAN