Geri Dön

Tekrarlayan gebelik kayıpları olan hastaların serum endokan ve doku faktörü düzeylerinin belirlenmesi

Determination of the levels of serum endocan and serum tissue factor amongst the patients experiencing repeated pregnancy loss patients

  1. Tez No: 780711
  2. Yazar: AYLİN ÇAKIROĞLU ESER
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. ERBİL ÇAKAR
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
  6. Anahtar Kelimeler: Abortus, Abortus-tekrarlayan, Endokan, Gebelik, Risk faktörleri, Abortion, Abortion-habitual, Endocan, Pregnancy, Risk factors
  7. Yıl: 2023
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu çalışmanın amacı tekrarlayan gebelik kaybı (TGK) olan hastalarda serum endokan ve doku faktörü düzeylerinin belirlenmesidir. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya; 18-40 yaş arasında TGK tanısı almış, maternal ve paternal karyotip analizleri normal, histerosalpingografi (HSG) çektirmiş, aktif enfeksiyöz hastalığı veya kronik hastalığı olmayan, edinsel trombofili testleri normal, gebe veya lohusa olmayan, en son abortunun üzerinden en az 3 ay geçmiş 60 gönüllü katılmıştır. Kontrol grubuna 18-40 yaş arasında olan, kronik hastalığı olmayan, ≥ 2 çocuğu olan ve ≤1 abortu olan 20 gönüllü katıldı. Bulgular: TGK hasta grubunda serum endokan ve doku faktörü düzeyleri kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı şekilde daha yüksek bulundu (her ikisi için p<0,001). Son gebeliği canlı doğum ile sonuçlanan TGK hastaları (n=15) ile kontrol grubu arasında serum endokan ve doku faktörü düzeyleri açısından anlamlı fark bulunmadı (sırasıyla; p=0,114 ve p=0,479). Son gebeliği abort ile sonuçlanan TGK hastalarının (n=45) serum endokan ve doku faktörü düzeyleri kontrol grubundan daha yüksek saptandı (her ikisi için p<0,001). Gebelik kayıpları preimplantasyon dönemde olan TGK hastalarında (n=9) serum endokan düzeyi kontrol grubuna göre daha yüksek iken serum doku faktörü düzeylerinde farklılık bulunmadı (sırasıyla; p<0,001 ve p=0,127). Gebelik kayıpları embriyonik/fetal dönemde olan TGK hastalarında (n=36) serum endokan ve doku faktörü düzeyleri kontrol grubuna (n=20) göre daha yüksek bulundu (p<0,001). Sonuç: TGK olan hastalarda serum doku faktörü ve endokan düzeylerinin yüksek olduğu görüldü. Ancak, son gebeliği canlı doğum ile sonuçlanan TGK hastalarında (n=15) serum endokan ve doku faktör düzeylerinde yükseklik görülmedi. Serum endokan ve/veya doku faktör düzeylerine gebelik ve gebelik sonrasında belli periyotlarda bakılarak, bu markerların gebeliğin prognozunu ön görmede kullanılabilirliğinin değerlendirildiği bir çalışma yapılabilir. Gebelik kayıpları preimplantasyon döneminde olan hastalarda serum doku faktör düzeyinde artış görülmemesine rağmen serum endokan düzeyinde artış bulundu. Bu sonuç bize preimplantasyon dönemde gebelik kayıpları olan hastalarda pıhtılaşma bozukluklarından daha çok immunoinflammatuar mekanizmaların etkili olduğunu düşündürdü. Bu konuda daha büyük örneklemli ve kapsamlı çalışmalara ihtiyaç vardır.

Özet (Çeviri)

Aim: The aim of this study was to determine of tissue factor and endocan levels in serum in repeated pregnancy loss (RPL) patients. Methods: Sixty volunteers, ages 18 to 40, with recurrent pregnancy loss, normal maternal and paternal karyotype analyses, hysterosalpingography (HSG), no active infection or chronic disease, normal acquired thrombophilia tests, not pregnant or in puerperium, and at least 3 months since the last abortion, participated in the study. Twenty volunteers, ages 18 to 40, no active infection or chronic disease, ≥2 children and ≤1 abortion, participated in the study. Results: Serum endocan and tissue factor levels in the RPL patient group were found to be significantly higher than in the control group (p≤0.001 for both). There was no significant difference in serum endocan and tissue factor levels between RPL patients whose last pregnancy resulted in live birth (n=15) and the control group (respectively, p=0.114 and p=0.479). Serum endocan and tissue factor levels of RPL patients whose last pregnancy resulted in abortion (n = 45) were discovered to be higher than in the control group (p≤0.001 for both). In the RPL patients whose pregnancy losses were in the preimplantation period (n=9), serum endocan level was higher than in the control group, while there was no difference in serum tissue factor levels (respectively, p<0.001 and p=0.127). RPL patients who experienced pregnancy losses during the embryonic or fetal period (n=36) had substantially greater serum levels of tissue factor and endocan than the control group (n=20) (p≥0.001 for both). Conclusion: It was observed that serum tissue factor and endocan levels were high in patients with RPL. However, there was no increase in serum endocan and tissue factor levels in RPL patients whose last pregnancy resulted in a live birth. A research measuring serum endocan and/or tissue factor levels during pregnancy and at certain times following pregnancy can be done to evaluate usefulness of these indicators in predicting the prognosis of pregnancy. Although there was no increase in serum tissue factor level in patients with pregnancy losses during the preimplantation period, an increase in serum endocan level was found. This result made us think that immunoinflammatory mechanisms are more effective than coagulation disorders in patients with pregnancy losses during the preimplantation period. There is a need for larger sample and comprehensive studies on this subject.

Benzer Tezler

  1. Açıklanamayan tekrarlayan gebelik kayıpları olan hastalarda serum sestrin protein düzeyinin incelenmesi

    Analysis of serum sestrin protein level in patients with unexplained recurrent pregnancy loss

    ÖMER FARUK TOTO

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. İSMAİL ÖZDEMİR

  2. Tekrarlayan gebelik kayıplarında (RPL) serum HIF1-alfa düzeyinin değerlendirilmesi

    Evaluation of serum HIF1-a levels in recurrent pregnancy loss cases

    ELİF CANKURTARAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Histoloji ve Embriyolojiİstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi

    Histoloji ve Embriyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. TÜLAY İREZ

  3. Otoantikor pozitifliği ile tekrarlayan gebelik kayıpları arasındaki ilişki

    Relationship between autoantibodies and recurrent pregnancy loss

    SEZCAN MÜMÜŞOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    Kadın Hastalıkları ve DoğumHacettepe Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. M.SİNAN BEKSAÇ

  4. Birinci ve ikinci trimester maternal serum homosistein seviyeleri ve uterin arter doppler ultrason ölçümleri ile anormal plasentasyonun ilişkisi

    The association between abnormal plasentation and first and second trimester maternal serum homocysteine levels and doppler ultrasound of uterine artery

    CEMİL KAYMAZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2007

    Kadın Hastalıkları ve DoğumDokuz Eylül Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NAMIK DEMİR

  5. 12 hafta ve üzeri intrauterin fetal ölümle sonuçlanan gebeliklerde ilk trimester tarama testinde kullanılan PAPP-A ve serbest β-HCG değerlerinin kötü fetal prognozu belirlemedeki rolü

    The role of papp-a and free β-HCG values used in the first trimester screening test in the determination of possible fetal prognosis as intrauterin fetal death (≥12 week)

    ZAHİDE ASOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. EMRAH TÖZ