Primer ve metastatik karaciğer kanserlerinde radyofrekans ablasyon tedavi sonuçları
Results of radiofrequency ablation treatment in primary and metastatic liver cancer
- Tez No: 787504
- Danışmanlar: PROF. DR. CÜNEYT AYTEKİN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Radyoloji ve Nükleer Tıp, Radiology and Nuclear Medicine
- Anahtar Kelimeler: radyofrekans ablasyon-girişimsel radyoloji-karaciğer kanseri, radiofrequency ablation-interventional radiology-liver cancer
- Yıl: 2011
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Başkent Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Radyoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
ÖZET Bu çalışmada amacımız, primer veya metastatik karaciğer kanserleri olan hastalarda radyofrekans ablasyon (RFA) tedavisinin etkinliğini retrospektif olarak değerlendirmekti. Hepatosellüler karsinom, günümüzde dünyada en yaygın beşinci malign tümördür. Bununla birlikte, karaciğer zengin kanlanması nedeniyle gastrointestinal sistemden kaynaklanan kanserlerin hematojen yolla en sık metastaz yaptığı organdır. Karaciğerde metastatik tümörlerin sıklığı primer karaciğer tümörlerinden yirmi kat fazladır. Karaciğer kanserlerinin tedavisinde, cerrahi rezeksiyon küratif kabul edilen ve tercih edilen tedavi yöntemidir. Bununla birlikte çoğu zaman bu hastalarda, tümöral lezyonların sayı ve dağılımları, karaciğer fonksiyonlarının belirgin bozuk olması ve eşlik eden diğer sistemik sorunlar cerrahi rezeksiyon şansını azaltmaktadır. Cerrahi tedavi uygulanamayan hastalar için RFA tedavisi alternatif bir tedavi yöntemi olarak kullanılmaktadır. Kliniğimizde radyofrekans ablasyon tedavisi uygulanmış 35 hasta çalışmaya dahil edildi ve retrospektif olarak değerlendirildi. Hastaların cinsiyet, yaş, takip ve sağkalım süreleri gibi demografik verileri kaydedildi. Lezyon büyüklüğü ve sayısı, lezyonun yerleşim yeri, lezyonun primer ya da metastatik olduğu, lezyonun etyolojik nedeni gibi klinik ve radyolojik değerlendirme sonuçları kaydedildi. Hastaların tedavi sonrası lezyonlarında rezidü varlığı, lokal tümör büyümesi ve yeni lezyon oluşumu da takip edildi. Radyofrekans ablasyon işlemlerinin tamamı, Girişimsel Radyoloji Ünitesi doktorları tarafından, rutin cerrahi sterilizasyon kurallarına uyularak, Anestezi ve Reanimasyon klinik doktorlarınca uygulanan sedasyon altında, uygun teknik ile yapıldı. Hastalar yaşa göre 65 yaş ve altı Grup I, 65 yaş üstü ise Grup II olarak gruplandırıldı. Lezyon büyüklüğü 25 mm ve altında olan hastalar Grup A, 26 mm ile 40 mm arasında olanlar Grup B, 41 mm ve üstü lezyonlar ise Grup C olarak değerlendirildi. Ayrıca lezyonlar metastatik ve primer olarak, hastalarda lezyon sayısına göre tek ya da multipl lezyonlu hastalar şeklinde gruplara ayrılarak değerlendirme yapıldı. Hastalarda ortaya çıkan lokal tümör büyümesi ve yeni lezyon oluşumu ile bu hastaların sağkalım sürelerine etki edebilecek faktörler değerlendirildi.Primer ve metastatik karaciğer kanseri nedeniyle 35 hastanın ilk uygulamada toplam 51 lezyonuna RFA tedavisi uygulandı. Hastaların ortalama yaşı 69.6 ± 12.09 (42-87) idi. Hastaların takip süreleri 4 ay ile 48 ay arasında değişmekteydi ve ortalama takip süresi 16.2 ± 9.9 ay idi. Toplam 51 lezyonunun 19'u (%37.3) primer, 32'si (%62.7) ise metastatik lezyondu. Otuz beş hastanın 51 lezyonunun ortalama lezyon büyüklüğü 23.7 ± 13.9 (5-72) mm olarak bulundu. Radyofrekans ablasyon tedavisi sonrası takip sırasında sadece bir lezyonunda (%1.9) tedavi edilen alanda rezidü saptandı. Çalışmanın yapıldığı tarihler arasında hastaların 13'ü (%37.1) ex olmuştu. Hastaların 12. ve 24. aylarda genel sağkalım değerleri sırasıyla %78.1 ve %46.8 idi. Sağkalıma, ileri yaşın (p<0.05), lokal tümör büyümesinin (p<0.05) ve yeni lezyon oluşumunun (p<0.01) olumsuz etkisi saptandı. Takipte 51 lezyonun 9'unda (%17.6) lokal tümör büyümesi görüldü. Ortalama lokal tümör büyüme süresi 9.67 ± 6.42 aydı. Lokal tümör büyümesi ile ilgili yapılan değerlendirmede sadece lezyon büyüklüğünün (p=0.056), lokal tümör büyümesine etkisinin olduğu saptandı. Yirmi iki hastada (%62.8) ise takiplerinde farklı bir karaciğer bölgesinde yeni bir lezyon geliştiği görüldü. Yeni lezyon oluşan hastaların, yeni lezyon oluşum süreleri ortalama 11.0 ± 2.9 aydı. Hastaların ileri yaşta olmalarının (p<0.01) ve primer lezyonlu hastaların Child-Pugh evrelerinin evre B olmasının (p<0.05), yeni lezyon oluşumuna etkisinin olduğu saptandı. RFA işlemi sonrası bir hastada kolesistit, iki hastada ise intraperitoneal minimal hemoraji gelişti. RFA tedavisi sağlam karaciğer dokusunun korunması, tedavinin direk tümöre yönelik olması, mortalite ve morbiditenin diğer tedavilere kıyasla az olması sebebiyle karaciğer tümörlerinin tedavisinde günümüzde güvenle uygulanabilen bir yöntemdir.
Özet (Çeviri)
ABSTRACT Results of radiofrequency ablation treatment in primary and metastatic liver cancer The aim of this present study was to retrospectively evaluate the efficiency of radiofrequency ablation (RFA) treatment in patients with primary and metastatic liver cancer. Hepatocellular carcinoma (HCC) is currently the fifth most common malignant tumor in the world. Nevertheless, the liver is the most frequent organ for metastases of gastrointestinal origin via the hematogenous route because of its rich blood supply. In the liver, metastatic tumors are encountered at a rate of 20/1 when compared to primary liver tumors. Surgical resection is the accepted choice of treatment in liver cancers. However, the number and distribution of tumoral lesions, the significant disturbance of liver functions, and associating other systemic problems decrease the chance of surgical resection more often than not. RFA treatment is used as an alternative in patients who can not be treated surgically. A total of 35 patients who had undergone RFA in the present Clinic was included and evaluated retrospectively. Demographic data like gender, age, and duration of follow-up and survival were recorded. Results of clinical and radiological evaluation, such as the number and magnitude of lesions, localization, primary or metastatic features, and etiologic reason were also recorded. After treatment, the presence of residual lesions, local tumor progression and new lesion development were followed. All RFA procedures were performed by the doctors of the present Interventional Radiology Unit, in accordance with rules of routine surgical sterilization, with the appropriate technique, and under the sedation performed by the doctors of the Anesthesia and Reanimation Clinic. Patients were grouped according to their ages as Group I being 65 years old or younger and Group II being over 65 years old. Patients with lesions 25 mm or smaller were further categorized as Group A, lesions between 26 mm and 40 mm as Group B, and lesions 41 mm or larger as Group C. Also, lesions were evaluated as metastatic or primary, along with the classification of patients with single or multiple lesions. Local tumor progression, new lesion development, and factors that could affect duration of survival were evaluated. A total of 51 lesions of 35 patients were performed RFA treatment for primary or metastatic liver cancer. The mean age of patients was 69.6 ± 12.09 (range: 42-87) years old. The duration of follow-up was between 4 and 48 months and the mean duration of follow-up was 16.2 ± 9.9 months. Of these 51 lesions, 19 (37.3%) was primary and 32 (62.7%) was metastatic. The mean magnitude of these 51 lesions encountered in 35 patients was found as 23.7 ± 13.9 (5-72) mm. During the follow-up after RFA treatment, the residual tumor was determined in the treatment area in only one (1.9%) lesion. At the dates the present study was performed, 13 (37.1%) patients had died. The survival rates of patients at the 12th and 24th months were 78.1%and 46.8%, respectively. The negative effects of advanced age (p<0.05), local tumor progression (p<0.05), and new lesion development (p<0.01) were established on survival. During follow-up, local tumor progression was encountered in 9 lesions out of 51 (17.6%). Mean duration of local tumor progression was 9.67 ± 6.42 months. Evaluations of local tumor progression showed that only the magnitude of lesions affected this parameter (p=0.056). During follow-up, development of a new lesion at a separate liver region was seen in 22 (62.8%) patients. In these patients with new lesions, mean duration of new lesion development was 11.0 ± 2.9 months. Factors affecting new lesion development were determined as advanced age (p<0.01) and the Child-Pugh grade B in the primary lesion (p<0.05). Following RFA, one patient had cholecystitis while intraperitoneal minimal hemorrhage was encountered in two patients. As RFA treatment protects intact liver tissues, directly targets the tumor, and the mortality and morbidity rates are lower when compared to other treatments, it is currently considered safe for the treatment of liver tumors.
Benzer Tezler
- Kolon kanserlerinin yerleşim yerlerine göre, demografik, genetik, patolojik özelliklerinin ve tedavi seçiminin karşılaştırılmasının retrospektif analizi
Retrospective analysis of comparison of demographic, genetic, pathologic features and treatment choice of colon cancer according to tumor localization
EZGİ SEZEN DANACI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2018
OnkolojiUludağ Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ERDEM ÇUBUKÇU
- Bipolar radyofrekans cihazı (habıb®) yardımlı karaciğer rezeksiyonları
The feasibility of hepatic resections using a bipolar radiofrequency device (habib®)
OSMAN CİVİL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2012
Genel CerrahiSağlık BakanlığıGenel Cerrahi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. METİN KEMENT
PROF. DR. MUSTAFA ÖNCEL
- Primer ve metastatik karaciğer tümörlerinde radyoembolizasyon tedavisinin etkinliğinin değerlendirilmesi
Evaluation of the efficacy of radioembolization in primary and metastatic liver malignencies
ECE BURCU AYDEMİR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2010
Radyoloji ve Nükleer TıpHacettepe ÜniversitesiRadyoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. BORA PEYNİRCİOĞLU
- Metastatik karaciğer kanserlerinde sonografik görünümün değerlendirilmesi
Başlık çevirisi yok
DURSUN KADİR BAHAR
- Primer ve metastatik meme karsinomlarında GCDFP-15, CK7 ve CK20'nin boyanma özelliklerive matastatik karsinomlarda ayırıcı tanıdaki değeri(141 Olgu)
The staging features of GCDFP-15, CK7, CK20 in primary end metastastic breast cancers and its value in differential diagnosis of metastatic carcinomas
MEHTAP ÜNLÜ