Geri Dön

Sıçanlarda göğüs ön duvarına verilen radyoterapinin stromal vasküler fraksiyon enjekte edilen latissimus dorsi kası üzerine etkisi

The effect of radiotherapy given to the anterior chest wall on stromal vascular fraction injected latissimus dorsi muscle in rats

  1. Tez No: 808622
  2. Yazar: ARDA SOYLU
  3. Danışmanlar: PROF. DR. MEHMET DADACI
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi, Plastic and Reconstructive Surgery
  6. Anahtar Kelimeler: Cerrahi flepler, Cerrahi-plastik, Göğüs, Göğüs cerrahisi, Hayvan deneyleri, Latissimus dorsi, Radyoterapi, Rekonstrüktif cerrahi, Stromal vasküler fraksiyon, Sıçanlar, Surgical flaps, Surgery-plastic, Thorax, Thoracic surgery, Animal experimentation, Latissimus dorsi, Radiotherapy, Reconstructive surgical, Stromal vascular fraction, Rats
  7. Yıl: 2023
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Necmettin Erbakan Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Toraks bölgesinin rekonstrüksiyonunda latissimus dorsi kas flebi uzun zamandır kullanılmaktadır. Yara yatağının enfektif olması, onkolojik süreçlerden sonra bu bölgeye verilen radyoterapi bu kas flebini kullanırken karşılaşılabilecek zorluklardan birkaçını oluşturmaktadır. Özellikle radyoterapinin olumsuz lokal yan etkilerini gidermek ve yara iyileşmesine yardımcı olmak adına birçok tedavi stratejisi sunulmasına rağmen; kesin bir tedavi modalitesi bulunmamaktadır. Mezenkimal kök hücreler trofik faktörler salgılayarak yara iyileşmesini ve doku rejenerasyonunu indükleyen bağ dokunun temel yapıtaşlarından biridir. Çalışmamızda mezenkimal kök hücreden zengin stromal vasküler fraksiyon latissimus dorsi kasına enjekte edilerek; radyoterapinin latissimus dorsi kas flebi üzerinde oluşturabileceği yan etkilerdeki değişikliği histopatolojik ve elektrofizyolojik olarak araştırmayı hedefledik. Materyal ve Metot: Bu çalışma, her grupta 10 (n=10) sıçan olmak üzere 3 grup oluşturularak 30 adet sıçan üzerinde gerçekleştirildi. Sıçanların omentum yağ dokusu alınarak Histoloji Anabilim Dalı tarafından mezenkimal kök hücreden zengin stromal vasküler fraksiyon hücresel pelleti elde edildi. Bu hücresel pellet cerrahi ekip tarafından göğüs ön duvarına getirilen latissimus dorsi kasına homojen olarak intramusküler enjekte edildi. Grup I: Göğüs ön duvarındaki cilt altı poşa nörovasküler bağlantısı korunan latissimus dorsi kası transpoze edildi; Grup II: Göğüs ön duvarındaki cilt altı poşa nörovasküler bağlantısı korunarak transpoze edilen latissimus dorsi kasına; transpoze edildikten 10 gün sonra tek fraksiyonda 20 Gy'lik eksternal radyoterapi uygulandı; Grup III: Göğüs ön duvarındaki cilt altı poşa nörovasküler bağlantısı korunarak transpoze getirilen latissimus dorsi kasına stromal vasküler fraksiyon enjekte edildi. Bu işlemden 10 gün sonra tek fraksiyonda 20 Gy'lik eksternal radyoterapi uygulandı. Cerrahi işlemleri takip eden 3. ayda her üç grubun transpoze edilen latissimus dorsi kaslarının EMG testi ile ampitüd ve latans parametreleri hesaplandı. Sıçanlar sakrifiye edildikten sonra göğüs ön duvarına getirilen latissimus dorsi kasından alınan örnekler histopatolojik incelemelerle değerlendirildi. Bulgular: Çalışmaya alınan ratlara uygulanan işlemler sonrası EMG'de latans ve amplitüd parametreleri değerlendirildi. Grup I ratlara ait latans ortanca değeri 1,09 (0,96-1,35), Grup II 1,05 (0,91-1,45), Grup III 1,08 (0,81-1,59) olarak belirlendi. Grup I ratlara ait amplitüd ortanca değeri 7,14 (2,49-11,55), Grup II 3,65 (2,12-16,20), Grup III 7,10 (2,60-22,96) olarak belirlendi EMG sonuçlarının Grup I ve Grup II arasında dağılımı istatistiksel olarak benzer tespit edildi (p>0,05). EMG parametrelerinin Grup II ve Grup III arasında dağılımında istatistiksel olarak anlamlı düzeyde fark belirlenmedi (p>0,05). Histopatolojik parametrelerin grup içindeki ortalamaları ele alınarak gerçekleştirilen karşılaştırmalarda atrofi ve fibrozis derecesi Grup I'de Grup II'ye göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde düşük belirlendi (p değerleri sırasıyla; p=0,019; p=0,015). Grup I ve Grup II arasında vaskülarizasyon, yağlı değişiklik, inflamasyon verilerinin dağılımında istatistiksel olarak anlamlı düzeyde fark belirlenmedi (p>0,05). Grup III'te Grup II'ye göre atrofi ve fibrozis derecesi istatistiksel olarak anlamlı düzeyde düşük belirlendi (p değerleri sırasıyla; p=0,007; p=0,029). Grup II ve Grup III arasında vaskülarizasyon, yağlı değişiklik, inflamasyon verilerinin dağılımında istatistiksel olarak anlamlı düzeyde fark belirlenmedi (p>0,05). Sonuç: Bu çalışmada deneysel model üzerinde stromal vasküler fraksiyon enjekte edilen latissimus dorsi kasının radyoterapinin oluşturduğu atrofi ve fibrozis histopatolojik parametreleri açısından etkinliğinin arttığını gösterdik. Göğüs ön duvarı yumuşak doku rekonstrüksiyonunda stromal vasküler fraksiyon klinik uygulanmasının radyoterapinin oluşturabileceği yan etkilerin azaltılması üzerine olumlu katkıları ileri araştırmalarla desteklenebilir.

Özet (Çeviri)

Objective: The use of the latissimus dorsi muscle flap in the reconstruction of thoracic region had been mentioned since the ancient times. The infectivity of the wound bed and the effects of radiotherapy given to this region after oncological processes are some of the difficulties that may be encountered while using this muscle flap. Although many treatment strategies have been described to enhance wound healing by eliminate the negative local effects of radiotherapy, there is no consensus regarding the definite treatment modality. Mesenchymal stem cells are one of the basic building blocks of the connective tissue and responsible of releasing several trophic factors which induce wound healing and tissue regeneration. In this study, we aimed to investigate the resistance of mesenchymal stem cell- enriched latissimus dorsi muscle flap against the adverse side effects of radiation in terms of histopathological and electrophysiological evaluations. Materials and Methods: This study was carried out on 30 rats by forming 3 groups with 10 (n=10) rats in each group. After the omental adipose tissue of the rats was taken, cellular pellets of mesenchymal stem cell- enriched stromal vascular fraction was obtained by the Department of Histology. This cellular pellet was homogeneously injected into the latissimus dorsi muscle, which was brought to the anterior chest wall by the surgical team. Group I: The latissimus dorsi muscle was transposed to the subcutaneous pocket on the anterior chest wall, with the preservation of the neurovascular connections. Group II: after transposing the latissimus dorsi muscle to the subcutaneous pocket on the anterior chest wall, 20 Gy external radiotherapy was applied in a single fraction 10 days after the transposition. Group III: after transposing the latissimus dorsi muscle to the subcutaneous pocket on the anterior chest wall, Stromal vascular fraction was injected into the transposed muscle. 10 days after this procedure, external radiotherapy of 20 Gy was applied in a single fraction. At the postoperative 3rd month, amplitude and latency values of all the muscles in the 3 groups were obtained by EMG test. After the rats were sacrificed, samples taken from the latissimus dorsi muscle were evaluated by histopathological examinations. The median latency values were: 1.09 (0.96-1.35), 1.05 (0.91-1.45) and1.08 (0.81-1.59) for Group I, II and III, respectively. However, the median amplitude values were: 7.14 (2.49-11.55), 3.65 (2.12-16.20) and 7.10 (2.60-22.96) for Group I, II and III, respectively. The distribution of EMG results between Group I and Group II was found to be statistically similar (p>0.05). There was no statistically significant difference in the distribution of EMG parameters between Group II and Group III (p>0.05) Results: The degree of atrophy and fibrosis were found to be statistically significantly lower in Group I compared to Group II in the comparisons made by considering the averages of histopathological parameters within the groups (p=0.019; p=0.015, respectively). There was no statistically significant difference between Group I and Group II in terms of vascularization, fatty change and inflammation (p>0.05). The degree of atrophy and fibrosis were found to be statistically significantly lower in Group III compared to Group II (p=0.007; p=0.029, respectively). There was no statistically significant difference between Group II and Group III in terms of vascularization, fatty change and inflammation (p>0.05). Conclusions: It was revealed by histopathological evaluation that stromal vascular fraction- enriched latissimus dorsi muscle gained resistance against radiotherapy-induced atrophy and fibrosis in this experimental study. The positive effects of clinical application of stromal vascular fraction in soft tissue reconstruction of the anterior chest wall on reducing the side effects of radiotherapy can be supported by further research.

Benzer Tezler

  1. Atherosklerotik kalp hastalıklarında risk faktörleri

    Risk factors in the coronary artery disease

    MURAT SUHER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    KardiyolojiGazi Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

  2. Acil yardım ve tedavi hastanelerinin idari mali ve teknik yönden planlaması

    Başlık çevirisi yok

    SERVET OKUYUCU

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    HastanelerGazi Üniversitesi

    Kazalarda Acil Yardım ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HİKMET PEKCAN

  3. Çinkonun eritrosit membran akışkanlığına etkisi

    Başlık çevirisi yok

    ABDURRAHMAN ŞERMET

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    BiyokimyaAkdeniz Üniversitesi

    Fizyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. GÜLSEN ÖNER

  4. Diyabetus mellitus'da gözlenen mikrovasküler komplikasyonların prostaglandinler ile olan ilişkisi

    The Relation of microvaskular complications observed in diabetes mellitus with prostoglandins

    CANAN NEBİGİL

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Eczacılık ve FarmakolojiCumhuriyet Üniversitesi

    Farmakoloji Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. YUSUF SARIOĞLU