Akut sakroiliit tanısında farklı yağ baskılama sekanslarının, diffüzyon ağırlıklı görüntüleme ve kontrastlı incelemenin yeri ve laboratuvar verileri ile korelasyonu
The role of different fat suppression sequences, diffusion weighted imaging and contrast enhanced imaging in the diagnosis of acute sacroiliitis and correlation with laboratory data
- Tez No: 811759
- Danışmanlar: PROF. DR. HATİCE TUBA SANAL
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Radyoloji ve Nükleer Tıp, Radiology and Nuclear Medicine
- Anahtar Kelimeler: Ankilozan spondilit, sakroiliit, SPAIR, STIR, TIRM, yağ baskılama, C reaktif protein, Difüzyon manyetik rezonans görüntüleme, Manyetik rezonans görüntüleme, Sakroiliyak eklem, Spondilit-ankilozan, Çökeltme, Ödem, Ankylosing spondylitis, fat suppression, sacroiliitis, SPAIR, STIR, TIRM, C reactive protein, Diffusion magnetic resonance imaging, Magnetic resonance imaging, Sacroileitis, Sacroiliac joint, Spondylitis-ankylosing, Sedimentation, Edema
- Yıl: 2023
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Gülhane Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Radyoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Akut sakroiliit olgularında farklı yağ baskılama sekanslarının ödemi ortaya koymada farklılık gösterip göstermediği, 1.5 T ve 3T cihazlar arasında ödemi ayırt etmede farklılık olup olmadığı, farklı yağ baskılama sekanslarında kontrast/sinyal gürültü oranları (CNR ve SNR) ile laboratuvar verileri (sedimentasyon ve C reaktif protein) arasında korelasyon olup olmadığı, sakroiliak eklem değişikliklerini ortaya koymada diffüzyon ağırlıklı görüntüleme ve kontrast madde kullanımının tanıya katkısının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve yöntem: Retrospektif olarak yapılan çalışmaya 2016-2021 yılları arasında herhangi bir ön tanı ile sakroiliak ekleme yönelik MR görüntüleme (1.5 ve 3T) yapılmış olgulardan ankilozan spondilit tanısı almış 413 hasta dahil edildi. Bu hastaların görüntülemelerinde kullanılan farklı yağ baskılamalı (TSE-TIRM [STIR] ve SPAIR), varsa difüzyon ağırlıklı ve iv kontrast madde sonrası görüntülerinde, CNR ve SNR değerleri hesaplandı. Olguların çekimden önceki son bir ayda alınmış sedimentasyon ve C-reaktif protein değerlerine bakıldı. Değerler arası korelasyonlar Spearman Korelasyon analizi ile değerlendirildi, p<0,05 anlamlı olarak kabul edildi. Bulgular: 1.5 T cihazlarda elde olunan görüntülerde SPAIR ve STIR sekansları karşılaştırıldığında, SPAIR sekansında kemik iliği ödemini gösteren lezyondan alınan ölçümlerde ortalama sinyal intensite değerleri belirgin yüksek bulundu (4.1 kat). Ancak hem CNR hem de SNR medyan değerleri STIR sekansında (sırasıyla 35.5 ve 65.3), SPAIR sekansına göre (sırasıyla 26.4 ve 48.4) daha yüksekti. 1.5 ve 3 T görüntülerinde SPAIR sekansı için SNR ve CNR değerleri kıyaslandığında 3T cihazdaki SNR ve CNR değeri (sırasıyla 75.6 ve 47.1), 1.5 T cihaza göre (sırasıyla 48.4 ve 26.4) daha yüksek bulundu. Laboratuvar verileri için yalnızca 1.5 T cihazdaki STIR sekansından yapılan SNR ölçümü ile CRP değerleri arasında pozitif yönde anlamlı çok zayıf ilişki saptandı (p<0.05). Diğer sekanslardaki sayısallaştırılmış ödem intensiteleri (CNR ve SNR) ile laboratuvar değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki görülmedi. STIR sekansından ölçülen CNR ve SNR değerleri ile (sırasıyla 39.6 ve 64.7) kontrastlı serilerden ölçülen CNR ve SNR değerleri (sırasıyla 39.7 ve 80) kıyaslandığında ise kontrastlı serilerden yapılan ölçümlerde numerik olarak hafif yükseklik izlenmekle birlikte iki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı fark görülmedi (sırasıyla p değeri 0.9 ve 0.1). Bir hastada olan diffüzyon ağırlıklı görüntüde aktif lezyonda belirgin diffüzyon kısıtlılığı izlenmedi. Sonuç: SPAIR'deki periartiküler ödem intensitesi değerleri STIR'dekine göre daha yüksek olduğundan, SPAIR sekansı sakroiliak MR incelemede rutinde kullanılan STIR sekansına alternatif olabilir. Lezyonun görünürlülük ölçüsünü sayısallaştırarak değerlerin birbirleri ve eski çalışmalar ile karşılaştırılmasına olanak sağlayan CNR ve SNR değerlerindeki literatürler arasındaki farklılığa çok parametreli gürültü değerlerindeki değişkenlik ve çekim parametrelerinin (TR / TE, bant genişliği, kullanılan yüzey coilleri, eksitasyon numarası, kesit kalınlığı, FOV vb. gibi) etki ettiği düşünülmekte olup kılavuzlarda standardize edilerek asgarilerin belirlenmesi gerektiği düşünülmektedir. 1.5 T'da SPAIR sekansı ödemi seçmede yeterli olup sakroiliit olguları için 3T cihaz bir tercih kriteri oluşturmayabilir. STIR sekansı ve kontrastlı seriler arasında kemik iliği ödemini göstermede anlamlı fark olmayıp incelemelerde yağ baskılama sekanslarının yeterli olacağı düşünülmektedir.
Özet (Çeviri)
Aim: The aim of this study was to determine in detecting edema whether different fat suppression sequences differ, whether there is a difference between 1.5 T and 3T devices, whether there is a correlation between contrast/signal to noise ratios (CNR and SNR) in different fat suppression sequences and laboratory data (sedimentation and C reactive protein), and to evaluate the contribution of diffusion weighted imaging and contrast agent use to the diagnosis of sacroiliac joint changes in patients with acute sacroiliitis. Materials and Methods: The retrospective study included 413 patients diagnosed with ankylosing spondylitis who underwent MR imaging (1.5 and 3T) of the sacroiliac joint with any prediagnosis between 2016 and 2021. Contrast/signal-to-noise ratios (CNR and SNR) were calculated for the different fat-suppressed (TSE-TIRM [STIR] and SPAIR), diffusion-weighted and iv post-contrast images (if available) of these patients. Sedimentation and C-reactive protein values obtained in the last month before the scan were analyzed. Correlations between values were evaluated by Spearman correlation analysis, p<0.05 was considered significant. Results: When SPAIR and STIR sequences were compared in the images obtained on 1.5 T devices, the median signal intensity values were significantly higher in the SPAIR sequence (4.1 times) in the measurements taken from the lesion showing bone marrow edema. However, both CNR and SNR median values were higher in STIR sequence (35.5 and 65.3, respectively) than in SPAIR sequence (26.4 and 48.4, respectively). When SNR and CNR values for SPAIR sequence were compared in 1.5 and 3 T images, SNR and CNR values were higher in the 3 T device (75.6 and 47.1, respectively) than in the 1.5 T device (48.4 and 26.4, respectively). For laboratory data, only very weak positive correlation was found between SNR measurement from the STIR sequence on the 1.5 T device and CRP values (p<0.05). There was no statistically significant correlation between edema intensity quantified (CNR and SNR) in other sequences and laboratory values. When the CNR and SNR values measured from the STIR sequence (39.6 and 64.7, respectively) were compared with the CNR and SNR values measured from the contrast-enhanced series (39.7 and 80, respectively), no statistically significant difference was observed between two groups (p value 0.9 and 0.1, respectively), although a slight numerical increase was observed in the measurements made from the contrast-enhanced series. Diffusion-weighted image in one patient showed no significant diffusion restriction in the active lesion. Conclusion: Since median values of periarticular edema intensity in SPAIR are higher than in STIR, SPAIR sequence may be an alternative to the STIR sequence routinely used in sacroiliac MR examination. It is thought that the variability in multi-parameter noise values and acquisition parameters (such as TR/TE, bandwidth, surface coils used, excitation number, slice thickness, FOV, etc.) affect the difference between the literature in CNR and SNR values, which quantify the visibility of the lesion and allow comparison of the values with each other and with previous studies, and it is thought that the minimum values should be standardized in the guidelines. SPAIR sequence at 1.5 T is sufficient to detect edema and 3T device may not be a preference criterion for sacroiliitis cases. There is no significant difference between STIR sequence and contrast-enhanced series in showing bone marrow edema and it is thought that fat suppression sequences will be sufficient in examinations.
Benzer Tezler
- Entezit-ilişkili artrit tanılı hastalarda sakroiliit ve enteziti saptamada fizik muayene ve radyolojik görüntülemelerin(manyetik rezonans görüntüleme, ultrasonografi, direkt grafi)etkinliğinin karşılaştırılması
Comparison of the efficacy of physical examination and radiological imaging(magnetic resonance imaging, plain radiography) in detecting sacroiliitis andenthesitis in patients with entesitis-related arthritis
BESTE AKDENİZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2019
Romatolojiİstanbul Üniversitesi-CerrahpaşaÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ÖZGÜR KASAPÇOPUR
- Behçet Hastalığı'nda MEFV genindeki mutasyonların sıklığı ve klinik bulgularla ilişkisi
The frequency of MEFV gene mutations and assosiation between clinical symptoms in Behçet's Disease
AYTEN YAZICI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2009
RomatolojiKocaeli Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. AYŞE ÇEFLE
- Non-radyografik aksiyel spondiloartrit hastalarında serum endokan düzeyi ile hastalık aktivitesi ve fonksiyonel durumu arasındaki ilişki
The relationship between serum endocan level and disease activity and functional status in patients with non-radiographic axial spondyloarthrit
AHMED SİNAN ALPAYDIN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
Fiziksel Tıp ve RehabilitasyonAydın Adnan Menderes ÜniversitesiFiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı
PROF. DR. YASEMİN TURAN
- Çocuklarda akut stres hiperglisemisinde hormonal değişikliklerin ve kısa süreli prognozun incelenmesi
Başlık çevirisi yok
AYGÜN DİNDAR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1987
Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. HÜLYA GÜNÖZ
- Kaza sonucu meydana gelen akut zehirlenmeler ve ilaç zehirlenmeleri
Başlık çevirisi yok
SELMA YURTDAŞ
Yüksek Lisans
Türkçe
1987
Eczacılık ve FarmakolojiGazi ÜniversitesiKazaların Çevresel ve Teknik Araştırması Ana Bilim Dalı (disiplinlerarası)
PROF. DR. ORHAN ASLANOĞLU