Ankara Şehir Hastanesi'nde, Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon polikliniklerinde ilgili branş uzman hekimi tarafından tanı konulan ve takip edilen lipödemli hastalarda metabolik sendrom görülme sıklıklarının incelenmesi: Yaşam kalitesi ve fonksiyonel durum ile ilişkisi
Investigation of the prevalence of metabolic syndrome in patients with lipedema diagnosed and followed up by a specialist physician of the relevant branch in physical medicine and rehabilitation outpatient clinics at Ankara City Hospital: its relationship with quality of life and functional status
- Tez No: 815962
- Danışmanlar: PROF. DR. PINAR BORMAN, DOÇ. DR. İRFAN ŞENCAN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Aile Hekimliği, Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon, Family Medicine, Physical Medicine and Rehabilitation
- Anahtar Kelimeler: Fonksiyonel yetkinlik, Lenfödem, Lipödem, Metabolik sendrom, Obezite, Yaşam kalitesi, Functional competency, Lymphedema, Lipoedema, Metabolic syndrome, Obesity, Quality of life
- Yıl: 2023
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Ankara Bilkent Şehir Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Bu çalışmanın amacı, lipödemde metabolik sendromun görülme sıklığını, yaşam kalitesi ve fonksiyonel durum üzerine etkisini ve jinekoid vücut yağ dağılımının metabolik bozukluklarla ilişkisini değerlendirmektir. Gereç ve yöntem: Tek merkezli, gözlemsel ve kesitsel olarak yapılan bu çalışmaya Kasım 2022-Ocak 2023 ayları içerisinde Ankara Şehir Hastanesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Hastanesi lenfödem polikliniğine başvuran 18 yaş ve üstü lipödem tanılı 150 kadın hasta dâhil edildi. Lenfödem ve kanser cerrahi öyküsü olan hastalar ise çalışma harici bırakıldı. Çalışmaya dâhil edilen tüm deneklerin sosyo-demografik ve klinik verileri kaydedildi. Bu çalışmada Türkçe versiyonu geçerlilik ve güvenilirlik onayı olan; lenfödem yaşam kalite ölçeği (LYMQOL-Bacak) ve alt ekstremite fonksiyonel durum skalası (LEFS) kullanıldı. Veri toplama araçları olarak dijital tartı, metre ve terzi mezurası kullanılarak vücut ağırlığı, boy, vücut kitle indeksi (VKİ), bel-kalça oranı (WHR), bel-boy oranı (WHtR), bilateral ekstremite çevrelerini içeren antropometrik ölçümler yapıldı ve ofis ortamında manuel cıvalı tansiyon aleti ve parmak ucu nabız ölçer kullanılarak tüm hastaların vital bulguları kaydedildi. Çalışmaya dâhil edilen tüm hastalara metabolik sendrom açısından değerlendirme, Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği (TEMD) 2019, Obezite Tanı ve Tedavi Kılavuzu'nda geçen güncel metabolik sendrom tanı kriterlerine göre yapıldı. Bu kılavuzda yer alan; diabetes mellitus veya bozulmuş glukoz toleransı veya insülin direnci varlığında; sistolik kan basıncının 130 mmHg üstü, diastolik kan basıncı 85 mmHg üstü veya antihipertansif ilaç kullanımı, serum trigliserid değerinin 150 mg/dl üzeri veya serum HDL kolesterol değerinin 50 mg/dl altı, VKİ' nin 30 kg/m² veya bel çevresinin 90 cm ve üstü olarak belirlenen abdominal obezite, hipertansiyon ve dislipidemi kriterlerinden en az ikisini karşılayan hastalara metabolik sendrom tanısı konuldu. Bulgular: Çalışmaya lipödem tanısı olan 150 kadın dâhil edildi. Lipödem tipi sıklıkla; Tip 2 ve Tip 4; lipödem evresinin ise çoğunlukla Evre 2 olduğu gözlendi. Deneklerin çoğunluğu obez (%76) ve VKİ'nin ortalama değeri 34,65 kg/m² idi. Çalışmaya dâhil edilen lipödemli kadınlarda en sık eşlik eden hastalıklar; kalp damar hastalıkları, kolesterol yüksekliği, HT, tiroid bozuklukları, obezite ve osteoartrit idi. Araştırmaya dâhil edilen 150 lipödem tanılı kadınların sadece 41'ine metabolik sendrom tanısı konuldu. Lipödemli kadınlarda metabolik sendrom sıklığının %27,3 olduğu gözlendi. Metabolik sendrom (MetS) tanısı konulan kadınların tümü obez ve VKİ ≥ 30 kg/m² idi. VKİ (p=0,001), WHtR (p<0,001), WHR (p<0,001), sağ kol çevresi (p=0,001), sol kol çevresi (p=0,001), sağ uyluk çevresi (p=0,038) ve sol uyluk çevre (p=0,045) uzunlukları; MetS olan grupta, MetS olmayan gruba göre daha fazla olduğu gözlenmiştir. MetS olan grupta eğitim düzeyi çoğunlukla ilköğretim iken (%48,5); MetS olmayan kadınların eğitim düzeyinin daha çok üniversite veya yüksek lisans (%41,3) olduğu gözlendi (p=0,003). Lipödemde MetS olmayan hastaların, MetS olan hastalara göre hem daha yüksek oranlarda diyet ve egzersiz yaptıkları hem de kilo vermede daha başarılı oldukları (%83,5) izlendi (p=0,001). MetS olan kadınların, MetS olmayanlara göre lipödem evrelerinin daha yüksek olduğu; MetS olmayan kadınların ise Evre 1, Evre1-2 arası ya da Evre 2 gibi çoğunlukla lipödemin erken evrelerine sahip oldukları görüldü (p=0,024). LEFS fonksiyonel skala ve LYMQOL-Bacak yaşam kalite ölçek puan ortalamalarına bakıldığında LEFS puan ortalaması; MetS olan lipödemli kadınlarda 42,8 ± 20,36 iken, MetS olmayan lipödemli kadınlarda 52,25 ± 16,7 idi (p<0,001). MetS olmayan kadınların fonksiyonel durumlarının daha iyi olduğu izlendi. LYMQOL-Bacak yaşam kalite ölçeğinin 4 ana başlıktan biri olan semptom alt başlığı altında incelenen yaşam kalitesi puanı, MetS olan grupta nispeten daha düşük idi (p=0,045). MetS tanı kriterlerinden açlık kan şekeri, serum trigliserid ve HDL kolesterol değerleri, kan basıncı, bel çevresi ile lipödem evresi, LYMQOL-Bacak yaşam kalite ve LEFS fonksiyonel durum arasında korelasyonların olduğu görülmüştür. Sonuç: Lipödemde metabolik sendromun görülme sıklığının, toplumun metabolik sendrom prevalansının altında olduğu gözlenmiştir. Pür lipödemde artan VKİ'ne rağmen normal lipid parametreleri, normal açlık kan glukozu, normal tansiyon basınç değerleri izlenmiştir. Pür lipödemin metabolik sendrom ile ilişkisi yoktur. Aksine lipödemli subkutan adipoz dokunun metabolik hastalıklara karşı koruyucu olduğu söylenebilir. Lipödemde metabolik sendromun sebebi kilo fazlalığı ve obezitedir. Pür lipödem ilerleyici değil iken, metabolik sendromun ve obezitenin eşlik ettiği lipödem progresif özellik göstermektedir. Metabolik sendromun eşlik ettiği lipödemli kadınların fonksiyonel durumu ve yaşam kalitesi olumsuz etkilenmektedir.
Özet (Çeviri)
Purpose: The aim of this study was to evaluate the prevalence of metabolic syndrome in lipedema, its effect on quality of life and functional status, and the relationship between gynecoid body fat distribution and metabolic disorders. Materials and methods: In this single-center, observational and cross-sectional study, 150 female patients aged 18 years and older with a diagnosis of lipedema who were admitted to the Ankara City Hospital outpatient clinics of Physical Medicine and Rehabilitation Hospital between November 2022 and January 2023 were included. Patients with a history of lymphedema and cancer surgery were excluded from the study. Socio-demographic and clinical data of all subjects included in the study were recorded. In this study, quality of life scale for lymphedema (LYMQOL-Leg) and lower extremity functional status scale (LEFS) were used for assessment of QOL and functional status. Their Turkish version were approved for validity and reliability. Anthropometric measurements including body weight, height, body mass index (BMI), waist-to-hip ratio (WHR), waist-to-height ratio (WHtR), bilateral extremity circumferences were done using digital scales, meters and tailor's tape measure as data collection tools, and in the office environment vital signs of all patients were recorded using a manual mercury sphygmomanometer and fingertip pulse meter. All the patients included in the study were evaluated for metabolic syndrome according to the current metabolic syndrome diagnostic criteria in the Turkish Society of Endocrinology and Metabolism (TEMD) 2019 and Obesity Diagnosis and Treatment Guidelines. According to; in the presence of diabetes mellitus or impaired glucose tolerance or insulin resistance; abdominal obesity, hypertension and dyslipidemia determined by systolic blood pressure above 130 mmHg, diastolic blood pressure above 85 mmHg or antihypertensive medicine use, serum triglyceride value above 150 mg/dl or serum HDL cholesterol value below 50 mg/dl, BMI of 30 kg/m² or waist circumference of 90 cm and above, metabolic syndrome was diagnosed in patients who met at least two of these criteria. Results: The most frequently observed type of lipedema was Type 2 and Type 4; and the stage of lipedema was mostly Stage 2. The majority (76%) of the subjects were obese and the mean BMI value was 34.65 kg/m². In this study only 41 of the 150 women with lipedema were diagnosed with metabolic syndrome. The most common comorbidities in women with lipedema patients were cardiovascular diseases, high cholesterol, HT, thyroid disorders, obesity and osteoarthritis. The metabolic syndrome prevalence was observed as 27.3% in women with lipedema. All of the women diagnosed with metabolic syndrome (MetS) were obese and had a BMI of ≥ 30 kg/m². BMI (p=0.001), WHtR (p<0.001), WHR (p<0.001), right arm circumference (p=0.001), left arm circumference (p=0.001), right thigh circumference (p=0.038) and left thigh circumference (p=0.045) measurements were observed to be higher in the group with MetS than in the group without MetS. While the education level was mostly primary education in the group with MetS (48.5%); it was observed that the education level of women without MetS was mostly (41.3%) university or master's degree (p=0.003). The lipedema patients without MetS were both dieted and exercised at higher rates and were more successful in losing weight (83.5%) than patients with MetS (p=0.001). It was determined that women with MetS had higher lipedema stages than those without MetS; women without MetS mostly had early stages of lipedema such as Stage 1, Stage 1-2 or Stage 2 (p=0.024). Considering the LEFS functional scale and LYMQOL-Leg quality of life scale mean scores; the LEFS score was 42.8 ± 20.36 lipedema women with MetS and 52.25 ± 16.7 in subjects without MetS (p<0.001). The functional status was observed to be better for women without MetS. The quality of life subtitle symptom, as one of the 4 main titles of the LYMQOL-Leg quality of life scale, was relatively lower in the MetS group (p=0.045) than in the women without MetS. There were correlations between fasting blood glucose, serum triglyceride and HDL cholesterol values, blood pressure, waist circumference and lipedema stage, LYMQOL-Leg quality of life and LEFS functional status. Conclusion: The prevalence of metabolic syndrome in lipedema was observed to be below the prevalence of metabolic syndrome in the population. Despite the increased BMI in pure lipedema, normal lipid parameters, normal fasting blood glucose, and normal blood pressure values were determined. Pure lipedema has no association with metabolic syndrome. On the contrary, it can be said that subcutaneous adipose tissue with lipedema may be protective against metabolic diseases. The causes of metabolic syndrome in lipedema are excess weight and obesity. While pure lipedema is not progressive, lipedema accompanied by obesity and metabolic syndrome shows a progressive feature. The functional status and quality of life are adversely affected for women with lipedema accompanied by metabolic syndrome.
Benzer Tezler
- İnmeli hastalarda vücut ağırlığı ve sanal gerçeklik destekli yürüme eğitiminin; yürüme hızı, denge ve günlük yaşam aktivitelerine etkisi
Rehabilitation with partial body weight support and virtual reality treadmill in stroke patients; effects on walking speed, balance and activities of daily living
BARIŞ YENEN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
Fiziksel Tıp ve RehabilitasyonSağlık Bilimleri ÜniversitesiFiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı
PROF. DR. NEŞE ÖZGİRGİN
- Karpal tünel sendromunda yüksek yoğunluklu lazer tedavisi ve düşük yoğunluklu lazer tedavisinin etkinliğinin karşılaştırılması
Comparison of the efficacy of high intensity laser therapy and low intensity laser therapy in carpal tunnel syndrome
SİDAR BURCU ATEŞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
Fiziksel Tıp ve RehabilitasyonSağlık Bilimleri ÜniversitesiFiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı
UZMAN ZUHAL ÖZİŞLER
- Romatoid artritli hastalarda otonomik disfonksiyon sıklığı ve ilişkili faktörler
Frequency of autonomic dysfunction in patients with rheumatoid arthri̇ti̇s and related factors
RABİA SÖKMEN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
Fiziksel Tıp ve RehabilitasyonSağlık BakanlığıFiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı
PROF. DR. AJDA BAL
- 18-75 yaş arası, bell paralizi (idiopatik periferik fasiyal paralizi) geçiren akut dönem, orta-ağır hastalarda PNF egzersizleri ve mime terapinin klinik izlem ve EMG çalışmasıyla etkinliklerinin karşılaştırılması
Başlık çevirisi yok
BUSE ERCAN BATI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
Fiziksel Tıp ve RehabilitasyonSağlık BakanlığıFiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ECE ÜNLÜ AKYÜZ
- Subakut dönemde hemiplejik omuz ağrısında düşük doz lazer tedavisi ile transkütanöz elektriksel sinir stimülasyonunun etkinliklerinin karşılaştırılması, tedavilerin üst ekstremite fonksiyonu ve yaşam kalitesi üzerine etkisi
Comparison of the effectiveness of low-level laser therapy and transcutaneous electrical nerve stimulation in hemiplegic shoulder pain in the subacute period, and the effect of the treatments on upper extremity function and quality of life
ALİYE AYGÜN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2026
Fiziksel Tıp ve RehabilitasyonSağlık Bilimleri ÜniversitesiFizik Tedavi ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. NİHAL TEZEL
UZMAN AYŞE NAZ KALEM ÖZGEN