Kendine zarar verme davranışı ile beyindeki nöronal bağlantı ilişkisi
The relationship between self-harming behavior and neuronal connections in the brain
- Tez No: 859843
- Danışmanlar: PROF. DR. ÖZLEM YILDIZ GÜNDOĞDU
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Psikiyatri, Psychiatry
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2023
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Kocaeli Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: 100
Özet
Giriş ve amaç: Çalışmamızda kendine zarar verme davranışı ve beyindeki nöronal bağlantı ilişkisi incelenmiştir. Yöntem: Çalışmamızda olgu grubunu Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Polikliniği'nde Mart 2023- Haziran 2023 tarihleri arasında kendine zarar verici davranışı nedeniyle takipli olan, acil olarak başvurmuş veya Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Acil Servisi tarafından konsülte edilmiş 14-18 yaş arası 26 ergen oluşturmuştur. Kontrol grubunu ise herhangi bir nedenle Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Kliniği'ne başvuran ancak kendine zarar verme davranışı olmayan olgu grubu ile yaş, cinsiyet açısından eşleştirilmiş 26 ergen oluşturmuştur. Çalışmamıza katılan ergenlere sosyodemografik veri formu, Beck Depresyon Ölçeği, İntihar Olasılığı Ölçeği, Toronto Aleksitimi Ölçeği ve kendine zarar verme davranışı olan ergenlere Kendine Zarar Verme Davranışı Değerlendirme Envanteri uygulandıktan sonra Kocaeli Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı'na yönlendirilerek katılımcılara DTG ve fMRG yapılmıştır. Bulgular: Çalışmamıza katılan ergenlerden KZVD olan ergenlerin, KZVD olmayanlara kıyasla sosyoekonomik düzeylerinin, okul başarılarının, çevre ile sorun paylaşımının daha düşük olduğu, sigara kullanımı, evden kaçma davranışı ve polis müdehalesi gerektirecek olaya karışma sayısının daha yüksek olduğu saptanmıştır. Olgu grubunda SSRI ve antipsikotik ilaç kullanımı kontrol grubuna göre yüksek olarak bulunmuştur. Olgu grubundaki ergenlerde intihar davranışı, intihar olasılığı, depresyon düzeyi ve aleksitimi düzeyi daha fazla bulunmuş olup; Beck Depresyon Ölçeği toplam puanları, İntihar Olasılığı Ölçeği toplam puanları ile tüm alt ölçek puanları ve Toronto Aleksitimi Ölçeği toplam puanları ve duyguları tanıma ile duyguları ifade etme alt ölçek puanları kontrol gruba göre yüksek olarak saptanmıştır. Çalışmamızda kendine zarar verme davranışı biçimleri ve ölçek puanları ile FA değerleri karşılaştırılmıştır. Yakma davranışı olan ergenlerde düşük singulat FA değerleri saptanmış olup, intiharı önleme amacıyla KZVD uygulayan ergenlerde ve intihar olasılığı ölçeği puanları yüksek olan ergenlerde sağ unsinat FA skorlarında düşüklük saptanmıştır. Çalışmamızda kontrol grubuna kıyasla olgu grubundaki ergenlerde sağ arkuat ve sol unsinat fasikülde FA değerleri daha düşük saptanmış olup bu düşüklük istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. Çalışmamızda olgu grubundaki ergenlerde ağrı ile çeşitli ödül/acı işleme bölgelerindan olan insular korteks ve süperior temporal kortekste kontrol grubuna göre daha fazla aktivasyon saptanmıştır. Sonuç: Çalışma sonuçlarımız, kendine zarar verme davranışı olan ergenlerde, sağ unsinat FA değerlerinin intihar olasılığını öngörerek prognoz belirteci olarak kullanılabileceğini, tedavide klinik gidişatın takibi ve tedavi etkinliğini değerlendirme aracı olarak insular korteks ve superior temporal korteks aktivasyonlarının yardımcı bir belirteç olabileceğini desteklemektedir. Bununla birlikte, daha büyük örneklem grubu ile yapılacak, neden sonuç ilişkilerinin ele alınacağı uzunlamasına takip çalışmalarına ihtiyaç duyulmaktadır.
Özet (Çeviri)
Method: In our study, the case group was followed up in Kocaeli University Faculty of Medicine, Department of Child and Adolescent Psychiatry, Department of Psychiatry, Department of Psychiatry between March 2023 and June 2023 due to self-harming behavior, applied urgently, or was consulted by Kocaeli University Faculty of Medicine Pediatric Emergency Service. It consisted of 26 adolescents aged 14-18 years. The control group consisted of the case group who applied to Kocaeli University Faculty of Medicine Child and Adolescent Psychiatry Clinic for any reason but did not have self-harming behavior and 26 adolescents matched for age and gender. After the sociodemographic data form, Beck Depression Scale, Suicide Probability Scale, Toronto Alexithymia Scale and Self-Harm Behavior Assessment Inventory were applied to the adolescents who participated in our study, they were directed to Kocaeli University Radiology Department and diffusion tensor imaging and functional magnetic resonance imaging were applied to the participants. Results: Adolescents with NSSI in our study were found to have lower socioeconomic levels, lower school success, less sharing of problems with their environment, higher rates of cigarette use, running away from home, and involvement in incidents requiring police intervention compared to non-NSSI adolescents. The use of SSRI and antipsychotic drugs was higher in the case group compared to the control group. Suicidal behavior, suicide probability, depression level, and alexithymia level were found to be higher in the case group, and Beck Depression Scale total scores, Suicide Probability Scale total scores and all subscale scores, and Toronto Alexithymia Scale total scores and emotion recognition and expression subscale scores were higher in the case group compared to the control group. In our study, self-harming behavior patterns, scale scores and FA values were compared. Low cingulate FA values were found in adolescents with burning behavior, and low right cingulate FA scores were found in adolescents who practiced NSSI for suicide prevention and in adolescents with high suicide probability scale scores. In our study, FA values in the right arcuate and left uncinate fasciculus were lower in adolescents in the case group compared to the control group, but this decrease was not statistically significant. In our study, adolescents in the case group showed more activation in the insular cortex and superior temporal cortex, which are areas associated with pain and various reward/pain processing regions, compared to the control group. Conclusions: Our study results suggest that in adolescents with self-harming behavior, right insula FA values can be used as a prognostic marker to predict the likelihood of suicide. Additionally, insular cortex and superior temporal cortex activations can serve as auxiliary markers for monitoring clinical progression and evaluating treatment effectiveness in the treatment. However, longitudinal follow-up studies with a larger sample size are needed to address causality relationships.
Benzer Tezler
- Sosyo-politik parametreler açısından van'daki siyasal temsil anlayışı: il merkezi üzerine bir araştırma
The perception of political representation in van in terms of socio-political paremeters: a study on van city center
YUNUS KOÇ
Yüksek Lisans
Türkçe
2012
Siyasal Bilimlerİnönü ÜniversitesiKamu Yönetimi Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. SELAHADDİN BAKAN
YRD. DOÇ. DR. HÜSEYİN BAL
- İnsan karşısında bir romancı olarak Tarık Buğra
The way Tarik Bugra , as a novelist, handles his characters in his novels
ERTAN YILDIRIM
Yüksek Lisans
Türkçe
2014
Türk Dili ve EdebiyatıKırıkkale ÜniversitesiTürk Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
DOÇ. OĞUZ ÖCAL
- Çocuk kalp damar cerrahisi yoğun bakım ünitesinde postoperatif kavşak kaynaklı ektopik taşikardi; sıklık ve risk faktörleri
Junctional ectopic tachycardia after pediatric cardiac surgery; incidence and outcome
NESLİHAN KIPLAPINAR
Tıpta Yan Dal Uzmanlık
Türkçe
2013
Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiSağlık BakanlığıÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ENDER ÖDEMİŞ
- İskemik serebrovasküler hastalıkta metabolik sendrom sıklığı ve karotis intima-media kalınlığı ilişkisi
The frequency of metabolic syndome in ischemic cerebrovascular disease and the relation of carotid intima-media thickness
EDA ÇOBAN