Tanısal meme biyopsilerinde Sklerozan adenozis tanısı alan hastalarda lezyonda eş zamanlı meme kanseri saptanmasını etkileyen preoperatif faktörlerin araştırılması
Investigation of preoperative factors affecting simultaneous detection of breast cancer in patients diagnosed with Sclerosing adenosis on diagnostic breast biopsies
- Tez No: 863067
- Danışmanlar: PROF. DR. EBRU MENEKŞE
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Genel Cerrahi, General Surgery
- Anahtar Kelimeler: Sklerozan Adenozis, Trucut Biyopsi, Sensitivite, Spesifite Preoperatif Faktörler, Eksizyonel Biyopsi, Sclerosing Adenosis, Trucut Biopsy, Sensitivity, Specificity, Preoperative Factors, Excisional Biopsy
- Yıl: 2024
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Ankara Bilkent Şehir Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş ve Amaç: Sklerozan adenozis (SA), genellikle premenopozal kadınları özellikle 35-50 yaş arasını etkileyen ve meme biyopsilerinin yaklaşık %12 sinde saptanan bir lezyondur. SA invaziv meme kanseri gelişiminde düşük risk oluşturmaktadır. SA radyolojik olarak meme kanseri ile karışmaktadır. Ayrıca, SA çeşitli benign hastalıkları sitolojik olarak taklit edebileceği gibi memenin malign tümörlerini de patolojik olarak taklit edebilmektedir. SA tanısı alan hastalarda lezyona atipik lezyonlar, DCIS ve invaziv karsinom da eşlik edebilmektedir. Literatürde SA tanısı alan hastalarda rutin eksizyonel biyopsi uygulaması veya takip kararının alınması konusunda net bir konsensus bulunmamaktadır. Bu çalışmanın amacı SA'ya eşlik eden premalign ve malign lezyonların oranını ve trucut biyopsideki tanı doğruluğunu değerlendirilmesi ve preoperatif SA tanısı alan hastalarda eş zamanlı meme kanseri ve meme kanseri riskini arttıran lezyonların saptanmasına yardımcı olacak preoperatif faktörlerin araştırılmasıdır. Materyal-Metot: Ankara Bilkent Şehir Hastanesine Mayıs 2019 ve Eylül 2023 yılları arasında yapılan meme biyopsilerinde, sklerozan adenozis saptanan 1150 hasta retrospektif olarak taranmıştır. Daha önceden meme kanseri tanısı almış olan hastalar, çalışma planlamasında farklı gruplara dahil edilmesi gereken patolojik lezyonları olan hastalar, filloid tümör tanısı alan hastalar ve her iki memeye yapılan biyopsilerde karşı memede meme kanseri saptanan hastalar çalışmaya dahil edilmemiştir. Bu işlemin sonrasında hastalar ilk tanı alma metotlarına ve ilk tanı aldıkları biyopside SA'ya benign/malign/atipili lezyon eşlik etme durumlarına göre gruplanmışlardır. Bu gruplardan çalışmaya dahil edilmesi planlanan ilk biyopsisi trucut biyopsi olan ve bu biyopside SA'ya eşlik eden malign/atipili lezyon olmayıp sonrasında ek eksizyonel biyopsi planlanan 126 hastalık bir grup belirlenmiştir. Bu hastalar postoperatif dönemde telefonla aranarak preoperatif risk faktörleri açısından sorgulanmıştır. 8 hastanın iletişim bilgilerine ulaşılamaması nedeniyle hasta grubu olarak 118 hasta belirlenmiştir. Bu 118 hasta final patolojisi benign ve malign/atipili olmak üzere iki gruba ayrılıp preoperatif faktörler yönünden univaryant ve multivaryant istatiksel karşılaştırılmalar yapılmıştır. İstatistiksel analizler ve hesaplamalar için IBM SPSS Statistics 21.0 (IBM Corp. Released 2012. IBM SPSS Statistics for Windows, Version 21.0. Armonk, NY: IBM Corp.) ve MS-Excel 2007 programları kullanılmıştır ve istatistiksel anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Çalışmaya katılan hastaların 98'i (%83.1) benign grubunda, 20'si (%16.9) malign/atipili grubundadır. Benign ve malign/atipili grupları arasında trucut biyopside ilk SA saptanma yaş değerleri açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık tespit edilmiştir (t=3.219 p=0.002). Benign ve malign/atipili grupları arasında boyut değerleri açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık tespit edilmiştir (z=2.527, p=0.012). Gruplara göre MRI varlığı açısından istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir (χ2=4.908, p=0.027). Kalan parametrelerde istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmamıştır (p>0.05) Sonuç: Çalışmamızda elde ettiğimiz sonuçlar göz önüne alındığında ilk olarak trucut biyopsinin SA tanısına eşlik eden malignite/atipili lezyon tanısı koymada literatürdeki meme kanseri tanısı koyma başarısı ile kıyaslandığında yetersiz kaldığı gözlenmiştir. Buradan yola çıkarak trucut biyopsinin malignite/atipili lezyon saptamadaki yanlış prediktif yüzdesinden ötürü trucut biyopsi ile izole SA tanısı veya SA'ya eşlik eden benign lezyon tanısı alan hastalarda ek eksizyonel biyopsi işlemi planlanması dikkatlice değerlendirilmelidir. Trucut biyopside ilk SA saptanma yaşı ≥37.5 üzerinde olması, tümör boyutu 1.45 santimetre (cm) üzerinde olması ve preoperatif MRI ihtiyacı olması risk faktörlerinden 2 tanesi mevcutsa %20.8, 3 tanesi mevcutsa %50.0 oranında SA'ya malignite/atipili lezyon eşlik etme riskinde artışa neden olduğu istatiksel olarak ayrı ayrı anlamlı olarak belirlenmiştir (p<0.001). Bu nedenle 2 ve üzerinde risk faktörüne sahip hastalarda eksizyonel biyopsi işlemi tarafımızca önerilmektedir.
Özet (Çeviri)
Introduction and Aim: Sclerosing adenosis (SA) is a lesion that is usually detected in approximately 12% of breast biopsies and predominantly affects premenopausal women, particularly those between 35 and 50 years old. SA poses a low risk for developing invasive breast cancer. Radiologically, SA can mimic breast cancer. Additionally, SA can mimic pathological features of malignant tumors of the breast while also mimicking various benign diseases cytologically. Atypical lesions, DCIS, and invasive carcinoma can coexist with SA diagnosis. There is no clear consensus in the literature regarding whether routine excisional biopsy or surveillance should be performed in patients diagnosed with SA. The aim of this study is to evaluate the rate of premalignant and malignant lesions accompanying SA, assess the diagnostic accuracy of trucut biopsy, and investigate preoperative factors that may aid in the simultaneous detection of breast cancer and lesions increasing the risk of breast cancer in patients diagnosed with SA preoperatively. Materials and Methods: A retrospective analysis was conducted on 1150 patients diagnosed with sclerosing adenosis on breast biopsies performed between May 2019 and September 2023 at Ankara Bilkent City Hospital. Patients previously with previous breast cancer history, those with pathological lesions that need to be included in different groups in the study planning, patients diagnosed with phyllodes tumors, and patients with breast cancer detected in the contralateral breast in biopsies performed on both breasts were not included in the study. Subsequently, patients were grouped according to their initial diagnostic methods and whether benign/malignant/atypical lesions were present with SA on their initial biopsy. A group of 126 patients was identified whose initial biopsy was trucut biopsy and did not have any accompanying malignant/atypical lesions to SA. Also, these patients had secondary excisional biopsy as a treatment plan. These patients were contacted by phone during the postoperative period and questioned regarding preoperative risk factors. A total of 118 patients were identified as the patient group due to the inability to reach the contact information of 8 patients. These 118 patients were divided into two groups according to final pathology, benign and malignant/atypical. Then univariate and multivariate statistical comparisons were made in terms of preoperative factors. IBM SPSS Statistics 21.0 (IBM Corp. Released 2012. IBM SPSS Statistics for Windows, Version 21.0. Armonk, NY: IBM Corp.) and MS-Excel 2007 programs were used for statistical analysis and calculations, and a statistical significance level of p<0.05 was accepted. Results: Out of the patients analyzed in the research, 98 (83.1%) were classified in the benign category, while 20 (16.9%) were categorized as malignant/atypical according to the final pathology result of excisional biopsy. A statistically significant difference was found between the benign and malignant/atypical groups in terms of age at the initial detection of SA on trucut biopsy (t=3.219, p=0.002). A statistically significant difference was also found between the benign and malignant/atypical groups in terms of lesion size (z=2.527, p=0.012). A statistically significant difference was found in the presence of MRI among groups (χ2=4.908, p=0.027). No statistically significant differences were found in the remaining parameters (p>0.05). Conclusion: Based on our study results, it was noted that trucut biopsy was less effective in diagnosing malignant/atypical lesions accompanying SA compared to the success rate reported in the literature for detecting malignancy. Due to the high rate of false positive results in detecting malign/atypical lesions accompanying SA in trucut biopsies, it is advisable to carefully consider performing additional excisional biopsies in patients diagnosed with isolated SA or benign lesions with SA. When two risk factors are present, such as the initial detection age of SA on trucut biopsy being ≥37.5, tumor size being ≥1.45 cm, and the necessity for preoperative MRI, there is a statistically proven 20.8% increase in the chance of malignancy or atypical lesions associated with SA. When all three risk variables are present, the percentage ascends to 50.0% (p<0.001). Hence, excisional biopsy should be advised for patients with two or more risk factors.
Benzer Tezler
- Eksizyonel meme biyopsilerinde cerrahi sınırların parafintakipli doku kesitleri ve imprint sitoloji iledeğerlendirilmesi ve karşılaştırılması
Evaluati̇on and compari̇si̇on of margi̇ns wi̇th i̇mpri̇nt cytologyand permanent secti̇ons i̇n exci̇si̇onal breast bi̇opsi̇es
EMEL DİK BOLAMAN
- Meme kitlelerinin benign ve malign ayrımının yapılmasında 3T 1H MR Spektroskopi uygulamasının tanıya katkısı
Single voxel 1H MR Spectroscopic imaging at 3T for the differentiation of benign and malignant breast lesions
ABDULLAH RAMAZAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2013
Radyoloji ve Nükleer TıpMarmara ÜniversitesiRadyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. M. ERKİN ARIBAL
- Palpabl ve nonpalpabl meme kitlelerinin araştırılmasında Tc 99m tetrofosmin sintimammografinin mammografi, ultrasonografi ve histopatoloji bulgularıyla karşılaştırmalı değeri
Başlık çevirisi yok
İNANÇ KARAPOLAT
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2004
Radyoloji ve Nükleer TıpEge ÜniversitesiNükleer Tıp Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. MURAT ARGON
- Meme MRG'de saptanan kitlesel olmayan kontrastlanmalarda T2 ağırlıklı görüntülerin doğru tanıya katkısı
The contribution of T2-weighted imaging in achieving accurate diagnosis in non-mass enhancement detected on breast mri
ECEM KORKUTER
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Radyoloji ve Nükleer TıpSağlık Bilimleri ÜniversitesiRadyoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. PELİN SEHER ÖZTEKİN
- 2006-2015 yılları arasında Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Patoloji Bölümünde yumuşak doku ve kemik tümörü tanısı alan vakaların değerlendirilmesi
Evaluation of soft tissue and bone tumors diagnosed at the department of pathology, Ondokuz Mayis University Faculty of Medicine Hospital between years 2006 and 2015
ŞULE ŞIK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2016
PatolojiOndokuz Mayıs ÜniversitesiTıbbi Patoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. YAKUP SANCAR BARIŞ