Geri Dön

TEKTAL KALINLAŞMA VE HİDROSEFALİ İLE İLİŞKİSİ

TEKTAL KALINLAŞMA VE HİDROSEFALİ İLE İLİŞKİSİ

  1. Tez No: 864456
  2. Yazar: ELİF GÖKALP GÜRSES
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. ONUR ÖZGÜRAL, DR. ÖĞR. ÜYESİ MURAT ZAİMOĞLU
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Nöroşirürji, Neurosurgery
  6. Anahtar Kelimeler: Arnold-Chiari malformasyonu, Difüzyon manyetik rezonans görüntüleme, Arnold-Chiari malformation, Diffusion magnetic resonance imaging
  7. Yıl: 2024
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ankara Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Beyin ve Sinir Cerrahisi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Nöroşirürji Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu çalışmanın amacı, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne başvuran ve tektal kalınlaşma/tektal gagalaşma tespit edilen hastaların klinik-radyolojik özelliklerini ve hidrosefali gelişimine etkisini retrospektif olarak değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya 2012-2023 yılları arasında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne başvuran 0-18 yaş arası toplam 50 pediatrik hasta dahil edilmiştir. Bu hastaların klinik verileri ve radyolojik bulguları retrospektif olarak incelenmiştir. Hastaların kranial manyetik rezonans görüntüleme (MRG) taramaları yapılmış ve tektal kalınlıkları ölçülmüştür. Bulgular: Tektal kalınlaşmanın yılda 1000 kişide 5,2 (insidansı % 0,052) olduğu görüldü. Çalışmaya dahil edilen 50 hastanın tamamında tektal kalınlaşma mevcut olup bu hastaların 44'ünde (%88) çeşitli derecelerde akuadakt stenozu mevcuttu. Hastaların %76'sında triventriküler hidrosefali tespit edilmiştir. Çalışmamızda tektal kalınlıktaki 1 mm'lik artışın hidrosefali olasılığını 2.7 kat arttırdığı görüldü (Odds oranı: 2.7, p=0.028). Ayrıca, Chiari malformasyonu ve/veya siringomiyelisi olan hastalarda tektal kalınlığın istatistiksel olarak daha fazla olduğu bulunmuştur (p=0.02). Tektal kalınlaşması olan hastalarda takip süresi boyunca (39.1 ± 38.8) malignite gelişimi saptanmamıştır. Ayrıca çalışmamızda tektal kalınlaşmada diskonjuge bakış/ nistagmus gibi okülomotor problemler sık görülmekte olup (%36,8), tektalkalınlaşma artışıyla bulguların rastlanma sıklığı/şiddeti arasında istatistiksel olarak anlamlı korelasyon saptanmamıştır. Sonuç: Çalışma, tektal kalınlaşmanın hidrosefali ve belirli diğer patolojilerle ilişkili olduğunu göstermiştir. Ancak, tektal kalınlaşmanın maligniteye ilerleme riskinin düşük olduğu ve görsel/işitsel belirtilerle ilişkilendirilmediği sonucuna varılmıştır.

Özet (Çeviri)

Aim: The aim of this study is to retrospectively evaluate the clinical and radiological characteristics of patients presenting to Ankara University Faculty of Medicine with tectal thickening/tectal beaking. Materials and Methods: Patients presenting to Ankara University Faculty of Medicine between 2012 and 2023 were included in the study. A total of 50 patients were enrolled, and their clinical data, radiological findings, biochemical data, and pathology records were retrospectively reviewed. Cranial magnetic resonance imaging (MRI) and computed tomography (CT) scans were performed for the patients, and tectal thickness was measured. Results: It was observed that tectal thickening had an incidence of 5.2 per 1000 individuals per year (0.052%). All 50 patients included in the study exhibited tectal thickening, and 44 of these patients (88%) had various degrees of aqueductal stenosis. Triventricular hydrocephalus was detected in 76% of the patients. In our study, a 1 mm increase in tectal thickness was found to increase the likelihood of hydrocephalus by 2.7 times (Odds ratio: 2.7, p=0.028). Additionally, patients with Chiari malformation and/or syringomyelia were found to have statistically significantly greater tectal thickness (p=0.02). No malignancy developed during the follow-up period (39.1 ± 38.8 months) in patients with tectal thickening. Furthermore, ocular motor problems such as disconjugate gaze/nystagmus were frequently observed (36.8%) in our study, but there was no statistically significant correlation between the increase in tectal thickness and the frequency/severity of these symptoms. Conclusion: The study demonstrates an association between tectal thickening and hydrocephalus, as well as certain other pathologies. However, it was concluded that tectal thickening has a low risk of progression to malignancy and is not associated with visual/auditory symptoms.

Benzer Tezler

  1. Türkiye Atrıplex'lerinin (Amaranthaceae) taksonomik revizyonu

    The taxonomical revision of Atriplex L. taxa (Amaranthaceae) in Turkey

    İSA BAŞKÖSE

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    BotanikAnkara Üniversitesi

    Biyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AHMET EMRE YAPRAK

  2. Hidrosefali tedavisinde endoskopik III. ventrikülostominin yeri

    Başlık çevirisi yok

    BURAK O. BORAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2002

    NöroşirürjiMarmara Üniversitesi

    Nöroşirürji Ana Bilim Dalı

  3. Endoskopik üçüncü ventrikülostomi yönteminin hidrosefali tedavisinde yeri

    Endoscopi̇c thi̇rd ventri̇culostomy i̇n the treatment of hydrocephalus

    FAHRİ REÇBER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    NöroşirürjiSelçuk Üniversitesi

    Beyin ve Sinir Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HAKAN KARABAĞLI

  4. Bilgisayar kontrollü tektel sistemi ile blok kesmede etken faktörlerin incelenmesi

    Investigation of effective parameters on computer controlled monowire block cutting system

    EMRE YILMAZKAYA

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    Maden Mühendisliği ve MadencilikHacettepe Üniversitesi

    Maden Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. YILMAZ ÖZÇELİK