Geri Dön

Tedavi naif ı̇naktif Hepatit B taşıyıcısı olan hastaların fibrozisdurumlarının non-invaziv karaciğer fibrozis skorlama sistemleri ı̇ledeğerlendirilmesi

Evaluation of fibrosis status of patients with treatment naïveinactive Hepatitis B carriers using non-invasive liver fibrosis scoring systems

  1. Tez No: 873006
  2. Yazar: OSMAN TALHA DOĞAN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ONUR KESKİN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Gastroenteroloji, Gastroenterology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2024
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Hacettepe Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Gastroenteroloji Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Hepatit B (HBV); akut enfeksiyonun ardından karaciğerde kronikleşme olasılığı bulunan, yaygın aşılama çalışmalarına rağmen küresel çapta önemli bir halk sağlığı sorunu oluşturan viral bir enfeksiyon hastalığıdır. European Association for the Study of the Liver [EASL] 2017 sınıflamasına göre 5 evreye ayrılan kronik hepatit B enfeksiyonunun evrelerinden biri“inaktif HBV taşıyıcısı”olarak da adlandırılan faz 3 evresidir. Bu evrede uluslararası kılavuzlara göre karaciğer biyopsisi ve antiviral tedavi endikasyonu bulunmamaktadır. Ancak henüz tam olarak anlaşılamayan sebeplerle bu hasta grubunda belirli derecelerde karaciğer fibrozisi gelişebilmektedir. Bu çalışmamızda bu evrede olduğu tespit edilen hastalarda karaciğer fibrozisi olup olmadığını MR elastografi (MRE) ve MRI- proton density fat fraction (PDFF) ile inceleyip mevcut non-invaziv fibrozis skorlamalarının bu evrede ne derece doğru sonuç verdiğini ortaya koymaya çalıştık. Çalışma kapsamında EASL 2017 kılavuzuna göre“HBeAg negatif kronik HBV enfeksiyonu”(doğal seyir faz 3, inaktif taşıyıcı) tanılı 79 hasta retrospektif incelenmiş olup hastaların demografik, antropometrik, radyolojik ve laboratuvar verileri kaydedilmiştir. HBV-DNA düzeyleri kalıcı olarak <2000 IU/ml olanlar“gerçek inaktif evre hasta grubu”ve en az iki değer 2000-20000 IU/ml arası değeri olanlar ise“gri zon hasta grubu”olarak gruplandırılmıştır. Bu hasta gruplarında FIB-4, NFS, APRI, GUCI, HUI, BARD, FORNS, CDS, LOK indeksi gibi non-invaziv karaciğer fibrozis skorlamaları hesaplanmıştır. Hastaların daha önce uygulanmış olan MR elastografi tetkiklerindeki karaciğer sertlik değeri olan kPA düzeylerine göre fibrozis varlığı ve yokluğu belirlenmiştir. Tüm hastaların MRI-PDFF tetkikiyle karaciğer yağlanma oranları da ayrıca kaydedilmiştir. Çalışmamızda MRE ölçümüyle kPa cinsinden karaciğer sertliği; 55 hastada (%68) <2.5 kPa (normal), 16 hastada (%20) 2.5-3.0 kPa arasında (artmış karaciğer sertliği), v 8 hastada (%9) 3.0-3.5 kPa arasında (evre 1-2 fibrozis) tespit edilmiştir. Hastaların hiçbirinde ileri fibrozis ve siroz bulgusu saptanmamıştır. Gri zon hasta grubu ile gerçek inaktifler (yani HBV DNA ölçümleri devamlı <2000 IU/ml olan hastalar) karşılaştırıldığında gerçek inaktiflerden (n:70) 51 hastada (%72) MR'da fibrozis bulgusu saptanmamıştır. Gri zondaki 9 hastadan ise sadece 4'ünde (%44) MR'da fibrozis bulgusu saptanmamıştır (p:0.12). Ortalama kPa değerlerine bakıldığında ise gri zon hasta grubunun ortalama kPa cinsinden sertlik değeri, gerçek inaktif hasta grubuna göre anlamlı ölçüde yüksek bulunmuştur (p:0.007). Analize göre gri zon hasta grubunda ortalama sertlik düzeyi 2.75±0.81 iken gerçek inaktif hasta grubunda bu değer 2.31±0.39 kPa olarak saptanmıştır. Karaciğer yağlanma oranları ise MRI-PDFF tetkikiyle 15 hastada (%19) %5.75-15.5 arasında saptanmış olup evre-1 steatoz ile uyumlu olarak değerlendirilmiştir. 2 hastada (%2.5) ise PDFF %15.5-21.34 arasında saptanmış olup bu durum evre-2 steatoza karşılık gelmektedir. 1 hastada (%1.2) ise >%21.35 sonucu elde edilmiş olup evre-3 steatoz ile uyumlu bulunmuştur. BARD skoru, NFS, TyG indeks, HUI, S-indeksi, Platelet/monosit oranı ile MRE'de ölçülen karaciğer sertlik değeri (kPA) arasında anlamlı korelasyon olduğu görülmüştür (p=0,01). Çalışmamızda, araştırma kapsamındaki noninvaziv fibrozis skorlamalarının (APRI, FIB-4, HUI, LOK, GUCI ve diğerleri) literatürde belirtilen eşik değerler kullanıldığında fibrozis yokluğunun ve erken evre fibrozisin saptanmasında beklentinin altında kaldığı belirlenmiştir. Bu testlerin ileri fibrozis ve siroz tespitinde başarılı bir şekilde kullanılabileceği daha önce yapılan çalışmalarda ortaya konsa da, bulgularımız inaktif hepatit B takibinde bu testlerin erken evre fibrozis tespitinde kullanımının uygun olmadığını göstermektedir. Bulgularımız MR elastografi ölçümlerinin gri zon hastalar ile gerçek inaktifleri ayırabileceğine işaret etmektedir fakat çalışma grubundaki gri zon hasta sayısının az olması kesin bir görüş ortaya koymayı zorlaştırmaktadır. Hasta grubumuzda eş zamanlı olarak MRI-PDFF değerlendirmesi de yapılmış olup, bulgular hastalarımızın önemli bir kısmında (%77) karaciğerde steatoz olmadığını göstermiştir.

Özet (Çeviri)

Hepatitis B (HBV) is a viral infectious disease that is likely to become chronic in the liver after acute infection and poses a major public health problem globally despite widespread vaccination efforts. One of the stages of chronic hepatitis B infection, which is divided into 5 stages according to the European Association for the Study of the Liver [EASL] 2017 classification, is phase 3, also called“inactive HBV carrier”. In this stage, there is no indication for liver biopsy and antiviral treatment according to international guidelines. However, for reasons that are not yet fully understood, certain degrees of liver fibrosis may develop in this patient group. In this study, we investigated the presence or absence of liver fibrosis in patients at this stage by MR elastography (MRE) and MRI derived proton density fat fraction (MRI-PDFF) and tried to determine the accuracy of current noninvasive fibrosis scoring at this stage. Within the scope of the study, 79 patients diagnosed with“HBeAg-negative chronic HBV infection”(natural history phase 3, inactive carrier) according to EASL 2017 guidelines were retrospectively analyzed and demographic, anthropometric, radiologic and laboratory data of the patients were recorded. Patients with HBV-DNA levels permanently <2000 IU/ml were grouped as“true inactive stage”and those with at least two values between 2000-20000 IU/ml were grouped as“gray zone”. Noninvasive liver fibrosis scores such as FIB-4, NFS, APRI, GUCI, HUI, BARD, FORNS, CDS, LOK index were calculated in these patient groups. The presence or absence of fibrosis was determined according to the kPA levels, which is the liver stiffness value in the previous MR elastography examinations of the patients. The liver steatosis ratios of all patients detected by MRI-PDFF were also recorded. In our study, liver stiffness in kPa by MRE measurement was <2.5 kPa (normal) in 55 patients (68%), between 2.5-3.0 kPa (increased liver stiffness) in 16 patients (20%), and between 3.0-3.5 kPa (stage 1-2 fibrosis) in 8 patients (9%). None of the patients vii showed signs of advanced fibrosis and cirrhosis. When the gray zone patient group was compared with true inactives (i.e. patients with HBV DNA measurements consistently <2000 IU/ml), 51 (72%) of the true inactives (n:70) had no evidence of fibrosis on MRI. Of the 9 patients in the gray zone, only 4 (44%) had no evidence of fibrosis on MRI (p:0.12). When the mean kPa values were examined, the mean stiffness value of the gray zone patient group was found to be significantly higher than true inactive patient group (p:0.007). Liver steatosis rates were evaluated by MRIPDFF examination and were found to be between 5.75-15.5% in 15 patients (19%) and consistent with grade-1 steatosis. In 2 patients (2.5%), it was found to be between 15.5-21.34%, which corresponds to grade-2 steatosis. In 1 patient (1.2%), a result of >21.35% was obtained and was found to be compatible with stage-3 steatosis. It was observed that there was a significant correlation between BARD score, NFS, TyG index, HUI, S-index, platelet/monocyte ratio and liver stiffness value (kPA) measured on MRE (p = 0.01). In our study, the noninvasive fibrosis scoring tests (APRI, FIB-4, HUI, LOK, GUCI and others) within the scope of the study were found to be below expectations in detecting the absence of fibrosis and early stage fibrosis when the threshold values specified in the literature were used. Although previous studies have shown that these tests can be used successfully in the detection of advanced fibrosis and cirrhosis, our findings suggest that these tests are not appropriate for the detection of early stage fibrosis in follow-up of inactive hepatitis B. Our findings indicate that MR elastography measurements can distinguish between gray zone patients and true inactives, but the low number of gray zone patients in the study group makes it difficult to draw a definitive opinion. MRI-PDFF evaluation was also performed simultaneously in our patient group, and the findings showed that a significant number of our patients (77%) did not have liver steatosis.

Benzer Tezler

  1. Kronik hepatit b tedavisinde kullanılan pegile interferon alfa ve oral antivirallerin hbsag geni ve polimeraz geni üzerinde yaptığı mutasyonların araştırılması

    The examination of mutations created by pegylated interferon alpha and oral antivirals used in the treatment of chronic hepatitis b on hbsag gene and polymerase gene

    ELİF SARGIN ALTUNOK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik MikrobiyolojiKocaeli Üniversitesi

    Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SILA AKHAN

  2. HBEAG negatif kronik hepatit B hastalarında asemptomatik taşıyıcılık ve aktif hastalık ayrımının yapılmasında kantitatif hbsag'nin rolü

    The role of hbsag quantification in differentiating inactive carrier from active disease in HBEAG negative chronic hepatitis B patients

    SİBEL YILDIZ KAYA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyolojiİstanbul Üniversitesi

    Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ÖMER FEHMİ TABAK

  3. Van yöresinde yaşayan kronik hepatit B hastalarındagenotip / subgenotip analizi ve pol / S geni mutasyonlarının değerlendirilmesi

    Genotype / subgenotype analyses and determining polymerase / S gene mutation in chronic hepatitis B patients and in Van region.

    ÜMİT YAKAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    MikrobiyolojiYüzüncü Yıl Üniversitesi

    Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. MAHMUT SÜNNETÇİOĞLU

  4. Tenofovir alafenamid tedavisi alan kronik hepatit B hastalarının klinik takip sonuçları

    Clinical follow UP result of chronic hepatitis b patients receiving tenofovir alafenamide treatment

    FATMA YAŞAR ERGÜL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik MikrobiyolojiRecep Tayyip Erdoğan Üniversitesi

    Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. İLKNUR ESEN YILDIZ

  5. IL-17 ve IL-23 inhibitörleri ile tedavi edilen psöriazisli hastalarda ilaç güvenlik profillerinin karşılaştırılması, QuantiFERON ve viral serolojilere etkisi: Tek merkez gerçek yaşam verileri

    Comparison of drug safety profiles in patients with psoriasis treated with IL-17 and IL-23 inhibitors, and their effects on QuantiFERON and viral serologies: Single-center real-world data

    ŞULE ULUALAN GÜL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    DermatolojiZonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ EMEL HAZİNEDAR