Türk destanlarında dağ kutsalının zaman ve mekân bağlamında değerlendirilmesi
Evaluation of the mountain sacred in Turkish epics in the context of time and space
- Tez No: 884981
- Danışmanlar: DOÇ. DR. ATİYE NAZLI
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Türk Dili ve Edebiyatı, Turkish Language and Literature
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2024
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Hitit Üniversitesi
- Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Türk Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: 219
Özet
Dağ kültü, birçok toplumda yaygın olan önemli bir kültürel ögedir. Türk kültüründe, mitolojisinde, inanç sisteminde ve anlatı geleneğinde yer kaplamış kutsallardandır. Tanrının gökyüzünde olması sebebiyle, dağlar, yükseklikleri ile ona yakın kabul edilir. İnsanlar tarafından tapınma, ritüel, korunma gibi işlevler yüklenir. Kahramanlar ve efsanevi figürler, maceralarını dağlarda yaşar. Dağları aşarak bilgelik ve güç arayışlarında ilerler ve kutsal topraklarına varmak için dağların zirvelerini hedefler. Yükseklikleri ve Tanrıya yakınlıkları açısından önemlidir. Güç, kutsallık, iye ve ata ruhunu barındıran, kahramanların yoldaşı/sığınağı olan kutsal mekânlardır. Bu özellikler dağların bir kutsal mabet olarak görüldüğünü ortaya koyarken, ata toprağı olması da zamanın döngüselliğini gösterir. Öyle ki, destanlarda karşımıza çıkan ata topraklarına olan hasret, ilksel zamana duyulan özlemden gelir. Dağlara doğru yapılan her yolculuk kahramanı ataları ile bir araya getirir. Ata ruhları ile bağdaştırılan dağların kutsal sayılarak kurban kesilmesi, dualar edilmesi ve sığınak haline gelmesi belirtilen niteliklerden ileri gelir. Aynı zamanda, önemli ritüel merkezi sayılan dağların Tanrının evi olması inancı da yaygın bir gerçektir. İnsanlar için dağlar yerin ve göğün birleşme noktasıdır. Bu birleşme toplumun kutsal ile aralarındaki mesafeyi ortadan kaldırır ve insan ile Tanrıyı dualarda, ritüellerde bir araya getirir. Kutsal/ilksel zamanda Tanrı ile birlikte yaşayan insan, dağa çıktığında o anı tekrar yaşar. Dağa yönelen kişi kendini Tanrıya yakın, Tanrıdan bir parça ve ölümsüz hisseder. Böylece dağlar kutsal mekân olarak kabul edilir ve zamanla bir“dağ kültü”oluşur. Dağdan hareketle inşa edilen mabetler; zigguratlar, obolar, kiliseler, sinagoglar ve piramitler ondan ilham alınarak şekillenir.
Özet (Çeviri)
Mountain cult is an important cultural element common in many societies. It is one of the saints in Turkish culture, mythology, belief system and narrative tradition. Since God is in the sky, mountains are considered close to him with their height. They are used by people for worship, rituals and protection. Heroes and legendary figures live their adventures in the mountains. They progress in their search for wisdom and power by crossing the mountains and aim for the peaks of the mountains to reach their sacred lands. They are important for their height and proximity to God. They are sacred places that harbour power, holiness, iye and ancestor spirit and are the companions/refuge of heroes. While these features reveal that the mountains are seen as a sacred sanctuary, the fact that they are ancestral lands shows the cyclicality of time. So much so that the longing for ancestral lands that we encounter in epics comes from the longing for primordial time. Every journey towards the mountains brings the hero together with his ancestors. The fact that the mountains, which are associated with ancestral spirits, are considered sacred, sacrificed, prayed to and become a refuge is due to the mentioned qualities. At the same time, the belief that the mountains, which are considered important ritual centres, are the home of God is also a common fact. For people, the mountains are the meeting point of heaven and earth. This unification removes the distance between society and the sacred and brings people and God together in prayers and rituals. The human being, who lives with God in the sacred/primordial time, relives that moment when he ascends the mountain. The person who turns towards the mountain feels close to God, a part of God and immortal. Thus, mountains are recognised as sacred places and a 'mountain cult' is formed over time. The temples built based on the mountain; ziggurats, oboes, churches, synagogues and pyramids are shaped with inspiration from it.
Benzer Tezler
- Oğuz Kağan ve Dede Korkut destanlarında dağ kültü
Mountain cult in Oğuz Kağan and Dede Korkut epics
SELİME İNAN
Yüksek Lisans
Türkçe
2021
TarihKahramanmaraş Sütçü İmam ÜniversitesiTarih Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. HİKMET DEMİRCİ
- Türklerde dağ kültü inancı ve Altay, Tıva ve Şor Türklerinde dağ
Mountain cult in Turkish and mountain in Altay, Tiva and Şor Turkish
SENİHA SÖNMEZ
Yüksek Lisans
Türkçe
2008
Türk Dili ve EdebiyatıBalıkesir ÜniversitesiTürk Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MEHMET AÇA
- Kırgız Türklerinde kut inancı
The beliefs of Kyrgyz's in 'kut'
ZEYNEP AKDENİZ
Yüksek Lisans
Türkçe
2010
Halk Bilimi (Folklor)Ege ÜniversitesiTürk Edebiyatı Bölümü
PROF. DR. NERİN YAYIN
- Altay, Tuva ve Hakas destanlarında tabiat kültleri
Natural cults in Altay (Altai), Tuva (Tyva) and Khakass epics
HAVVA YILDIZ
Yüksek Lisans
Türkçe
2022
Türk Dili ve EdebiyatıKırşehir Ahi Evran ÜniversitesiTürk Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SALAHADDİN BEKKİ
- Kazak Türklerinin destanlarındaki yer adları üzerine bir araştırma
An i̇nvestigation on place names i̇n Kazakh epics
HİDAYET ERGÜN
Yüksek Lisans
Türkçe
2019
DilbilimKırklareli ÜniversitesiÇağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ ERHAN AKTAŞ