Kranioservikal stabilizasyon ve kranioservikal ölçümler
Craniocervical stabilization and craniocervicalmeasurements
- Tez No: 895253
- Danışmanlar: PROF. DR. HASAN KAMİL SUCU
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Nöroşirürji, Neurosurgery
- Anahtar Kelimeler: kranioservikal bileşke, kranioservikal ölçüm metodları, kranioservikal stabilizasyon, kranioservikal sıralama, kranioservikal redüksiyon, craniocervical junction, craniocervical measurement, craniocervical stabilization, craniocervical alignment, craniocervical reduction
- Yıl: 2024
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İzmir Katip Çelebi Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Beyin ve Sinir Cerrahisi Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Farklı etiyolojilere bağlı olarak gelişen kranioservikal bileşke patolojilerini tanımak, yönetmek ve tedavi etmek bölgenin karışık anatomik yapısı ve kompleks biyomekanik dinamikleri nedeni ile oldukça zordur. Kranioservikal bileşke patolojilerini radyolojik olarak değerlendirmek için birçok farklı ölçüm metodu tanımlanmıştır. Teorik olarak kranioservikal stabilizasyon sonrası tanımlanan ölçüm değerlerinin önemli ölçüde değişmesi gerekir. Ancak bildiğimiz kadarıyla literatürde bu yönde yapılmış çalışma bulunmamaktadır. Bu çalışmadaki birincil amacımız kliniğimizde yapılan kraniyoservikal stabilizasyon vakalarını retrospektif olarak analiz ederek stabilizasyon öncesi ve stabilizasyon sonrası ölçümleri arasında önemli bir fark olan ve kolayca uygulanabilecek, güvenilir bir kraniyoservikal ölçüm olup olmadığını bulmaktı. İkincil amacımız ise, 20 yılı aşkın bir süre boyunca aynı ekiple sürdürülen cerrahi sürecin gelişimini değerlendirerek bu hasta grubunun iyi yönetilmesine katkıda bulunmaktır. Yöntem: Kliniğimizde Kasım 2000 ile Aralık 2022 tarihleri arasında opere edilen olgular retrospektif olarak incelendi. Herhangi bir kranial kemik bölümü ile herhangi bir servikal vertebranın cerrahi olarak stabilize edildiği tüm olgular çalışmaya dahil edildi. Hastalar demografik olarak yaş, cinsiyet, etiyoloji, semptomların süresi, ek hastalıklar açısından değerlendirildi. Cerrahi değerlendirme olarak tespit noktası olarak kullanılan servikal vertebra seviyeleri ve anatomik kısımları, kullanılan materyal, tespit tekniği analiz edildi. Literatürde tanımlanan mevcut kranioservikal ölçüm metotları hastaların preoperatif ve postoperatif radyolojik görüntülemelerinde uygulandı. Ayrıca kendi önerdiğimiz anterior atlantodental mesafenin kranial ve kaudal olarak ayrı ayrı ölçülmesi ve C1 anterior arkus-odontoid anterior kenarı arasındaki açının ölçülmesi de yine tüm hastaların preoperatif ve postoperatif filmlerinde uygulandı. İstatistiksel değerlendirmede bağımsız ve eşleştirilmiş örneklemli t-testleri kullanıldı. P<0,05 değerleri istatistiksel anlamlı olarak kabul edildi. Bulgular: Yirmi iki yıllık süre içinde toplam 26 hastaya kranioservikal stabilizasyon uygulanmıştı. Bu hastaların 16'sı erkek, 8'i kadındı. Yaş ortalaması 46 iken, en yaşlı hasta 75, en genç hasta 20 yaşındaydı. Özellikle eski dönemde çekilen görüntülemelerin düşük kalitede olması nedeniyle her kranioservikal ölçüm her hastada gerçekleştirilemedi. Chamberlain çizgisi, McRae çizgisi, McGregor çizgisi ile yapılan preoperatif-postoperatif ölçümler karşılaştırıldığında ölçüm yapılan 16 hastanın sonuçlarında istatistiksel olarak anlamlı fark bulundu. Literatürde daha önce tanımlanmış olan diğer ölçüm tekniklerinde preoperatif ve postoperatif değerler arasında istatistiki olarak anlamlı fark bulunmadı. Çalışmada literatürde daha önce tanımlanmamış olan, bizim önerdiğimiz anterior atlantodental mesafenin kranial ve kaudal olarak ayrı ayrı ölçülmesinde ise preoperatif ve postoperatif değerler arasında istatistiki olarak anlamlı fark olduğunu bulduk. Sonuçlar: İlk tanımlanan kranioservikal ölçümlerden olan Chamberlain, McRae ve McGregor çizgileri kranioservikal bölgedeki postoperatif değişimi göstermede halen önemini korumaktadır. Önerimiz olan anterior atlantodental mesafenin kranialden ve kaudalden ayrı ayrı ölçümü kranioservikal kifozun değerlendirilmesinde kullanılabilir.
Özet (Çeviri)
Aim: It is quite difficult to recognize, manage and treat craniocervical junction pathologies that develop due to different etiologies because of the complex anatomical structure and complex biomechanical dynamics of the region. Many different measurement methods have been defined to evaluate craniocervical junction pathologies radiologically. Theoretically, the measurement results before craniocervical stabilization should have changed significantly after stabilization. However, to our knowledge, no study has been conducted comparing craniocervical measurements in terms of results before and after craniocervical stabilization. Our primary aim in this study was to retrospectively analyze the craniocervical stabilization cases performed in our clinic and to find out whether there is a reliable craniocervical measurement that can be easily applied and has a significant difference between the pre-stabilization and post-stabilization measurements. Our secondary aim is to contribute to the good management of this patient group by evaluating the development of the surgical process carried out with the same team for more than 20 years. Methods: Patients who were operated on in our clinic between November 2000 and December 2022 were retrospectively reviewed. All cases in which any cranial bone part and any cervical vertebra were surgically stabilized were included in the study. Patients were evaluated demographically in terms of age, gender, etiology, duration of symptoms, and additional diseases. Cervical vertebra levels and anatomical parts used as fixation points, materials used, and fixation techniques were analyzed as surgical evaluations. Radiological images of these patients were calculated and compared preoperatively and postoperatively with measurement methods defined in the literature. In addition, our own recommendation of measuring the anterior atlantodental distance separately cranially and caudally and measuring the angle between the anterior edge of the C1 anterior arch and the odontoid were also applied in the preoperative and postoperative films of all patients. Independent and paired sample t-tests were used for statistical evaluation. P<0.05 was considered significant. Results: A total of 26 patients underwent craniocervical stabilization over a 22-year period. 16 were male and 8 were female of these patients. The mean age was 46, while the oldest patient who underwent surgery was 75 and the youngest patient was 20 years old. Especially due to the low quality of the images taken in the past, not every craniocervical measurement could be performed on every patient. When preoperative and postoperative measurements calculated with the Chamberlain line, McRae line, and McGregor line were compared, a statistically significant difference was found in the results of 16 patients who could be measured. No statistically significant difference was found between preoperative and postoperative values in other measurement techniques previously described in the literature. In the study, we found that there was a statistically significant difference between the preoperative and postoperative values in the separate measurement of the anterior atlantodental distance cranially and caudally, which we suggested, which has not been previously described in the literature. Conclusion: The first defined craniocervical measurements, Chamberlain, McRae and McGregor lines, still maintain their importance in showing postoperative changes in the craniocervical region. In addition, our suggestion is that the measurement of the anterior atlantodental distance from the cranial and caudal angles can be used to evaluate craniocervical kyphosis.
Benzer Tezler
- Kranio-serviko-mandibular dizilim bozukluğu olan sedanter bireylerde skapulotorasik egzersizlerin postüral stabilite, kas kuvveti, kassal endurans ve propriosepsiyon üzerine etkileri
The effects of scapulothoracic exercises on postural stability, muscle strength, muscular endurance, and proprioception in sedentary individuals with cranio-cervico-mandibular malalignment
MEHMET MİÇOOĞULLARI
Doktora
Türkçe
2024
Fizyoterapi ve RehabilitasyonDogu Akdenız Unıversıtesı-Eastern Medıterranean UnıversıtyFizyoterapi ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı
PROF. DR. İNCİ YÜKSEL
- Alt servikal vertebral pediküllerinde bilgisayarlı tomografi ile yapılan morfometrik ölçümler
Morphometric evaluation of lower servical pedicule with computerized tomography
İHSAN CANBEK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2017
NöroşirürjiAfyon Kocatepe ÜniversitesiBeyin ve Sinir Cerrahisi Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. SERHAT KORKMAZ
- Kranioservikal bölgede C1-2 anterioruna yerleşen lezyonlara uzaklateral yaklaşım ve tek taraflı stabilizasyon kriterlerinin belirlenmesi
Farlateral approach to lesions located at the anterior C1-2 level and determination of unilateral stabilization criteria
YAHYA GÜVENÇ
Doktora
Türkçe
2024
NöroşirürjiMarmara ÜniversitesiNörolojik Bilimler Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MUSTAFA İBRAHİM ZİYAL
- Subakromial sıkışma sendromlu hastalarda skapular stabilizasyon egzersizleri ve servikal stabilizasyon egzersizlerinin etkilerinin karşılaştırılması
Comparison of the effects of scapular stabilization exercises and cervical stabilization exercises in patients with subacromial impingement syndrome
TUBA ZOROĞLU
Doktora
Türkçe
2023
Fizyoterapi ve RehabilitasyonGazi ÜniversitesiFizyoterapi ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SELDA BAŞAR
- Parkinson hastalığına sahip bireylerde servikal stabilizasyon egzersizlerinin ve servikal bölgeye vibrasyon uygulamasının motor semptomlar ve duyu profili üzerindeki etkilerinin incelenmesi
Investigation of the effects of cervical stabilization exercises and vibration application to the cervical region on motor symptoms and sensory profile in individuals with Parkinson's Disease
EMİNE NUR DEMİRCAN
Doktora
Türkçe
2024
Fizyoterapi ve RehabilitasyonHacettepe ÜniversitesiNörolojik Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı
PROF. DR. NEZİRE KÖSE