Geri Dön

Kedilerde ovaryohisterektomi sonrasında ensizyon yarasında lokal olarak kullanılan kitin bazlı hidrojel veya bitkisel bazlıhidrojelin iyileşmeye etkisinin incelenmesi

Investigation of the effect of chitin-based hydrogel orplant-based hydrogel locally applied on the incisionwound in cats after ovariohysterectomy on healing

  1. Tez No: 898941
  2. Yazar: ORHUN KABASAKAL
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. NİLGÜN GÜLTİKEN
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Veteriner Hekimliği, Veterinary Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2024
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ondokuz Mayıs Üniversitesi
  10. Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Veteriner Doğum ve Jinekoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Doğum ve Jinekoloji Bilim Dalı (veteriner Hekimlik)
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bu tez çalışmasında, ovariohisterektomi (OHE) sonrası oluşan ensizyon yaralarının en hızlı şekilde iyileştirilmesi amaçlandı. Çalışmaya alınan kediler, kitin bazlı hidrojel (Chitligsan) uygulanan (Grup I, n=7), bitkisel bazlı hidrojel (Chenidine) uygulanan (Grup II, n=7) ve herhangi bir uygulama yapılmayan kontrol grubu (Grup III, n=7) olarak üç gruba ayrıldı. Postoperatif dönemde yara bölgesine 0. ile 7. günler arasında günlük olarak belirlenen hidrojeller sürüldü. Yara iyileşmesi, morfolojik olarak kanama, ödem, damarlanma, konjesyon ve dikiş hattında açılma olup olmadığına göre değerlendirildi. Aynı zamanda, serum total antioksidan kapasite (TAK) ve total oksidan durum (TOK) ölçümleri yapıldı. Bulgularda, 7. gün yara iyileşme oranı Grup II'de Grup III'e göre anlamlı bir artış gösterdi (p<0,05). Ayrıca, 3. gün TAK değeri Grup II'de Grup I'e göre anlamlı derecede azaldı (p<0,05), 7. gün TAK değeri ise Grup II'de Grup I'e göre anlamlı derecede arttığı gözlendi (p<0,05). TOK değerleri incelendiğinde, 3. gün Grup II'de Grup I ve Grup III'e göre anlamlı bir azalma gözlendi (p<0,05). Yara uzunluğu ile yara iyileşme oranı arasında güçlü negatif bir korelasyon bulundu (r=-0,717, p=0,000), bu da yara iyileşme oranı arttıkça yara uzunluğunun azaldığını göstermektedir. Yara iyileşme oranı ile TAK değerleri arasında zayıf pozitif bir korelasyon (r=0,352, p=0,022) ve yara uzunluğu ile TOK değeri arasında zayıf negatif bir korelasyon (r=-0,304, p=0,015) saptandı. Yara uzunluğu ile yaş arasında orta derecede negatif bir korelasyon (r=-0,56, p=0,010), yara iyileşme oranı ile TOK değeri arasında güçlü negatif bir korelasyon (r=-0,524, p=0,000) ve TAK değeri ile TOK değeri arasında çok güçlü negatif bir korelasyon (r=-0,906, p=0,000) bulundu. Sonuç olarak, bitkisel bazlı hidrojelin yara iyileşmesini hızlandırdığı ve oksidatif stres seviyelerini azalttığı gözlendi. Kitin bazlı hidrojelin ise iyileşme oranı veya oksidatif stres üzerinde belirgin bir etkisi olmadığı saptandı. Bu bulgular, oksidatif stres ve antioksidan kapasitenin yara iyileşme sürecindeki önemini vurgulamakta ve antioksidan tedavilerin yara iyileşmesini hızlandırma potansiyelini desteklemektedir. Gelecekte, daha geniş örneklemlerle ve farklı tedavi yöntemlerinin uzun vadeli etkilerini değerlendiren çalışmalar gerekmektedir.

Özet (Çeviri)

This thesis aimed to achieve the fastest possible healing of incision wounds following ovariohysterectomy (OHE). The study included cats divided into three groups: Group I (n=7) received chitosan-based hydrogel (Chitligsan), Group II (n=7) received plant-based hydrogel (Chenidine), and Group III (n=7) was the control group with no treatment. Hydrogels were applied daily to the wound area from day 0 to day 7 during the postoperative period. Wound healing was evaluated based on bleeding, edema, vascularization, congestion, and any dehiscence at the suture line, while serum total antioxidant capacity (TAC) and total oxidant status (TOS) measurements were also performed. Results showed that on day 7, the wound healing rate was significantly higher in Group II compared to Group III (p<0.05). On day 3, TAC values in Group II were significantly lower compared to Group I (p<0.05), whereas on day 7, TAC values in Group II were significantly higher compared to Group I (p<0.05). TOS values on day 3 were significantly lower in Group II compared to Group I and Group III (p<0.05). A strong negative correlation was found between wound length and wound healing rate (r=-0.717, p=0.000), indicating that as the wound healing rate increased, wound length decreased. Weak positive and negative correlations were observed between wound healing rate and TAC values (r=0.352, p=0.022), and between wound length and TOS values (r=- 0.304, p=0.015), respectively. Additionally, moderate negative correlations were found between wound length and age (r=-0.56, p=0.010), strong negative correlations between wound healing rate and TOS values (r=-0.524, p=0.000), and very strong negative correlations between TAC and TOS values (r=-0.906, p=0.000). In conclusion, plant-based hydrogel was found to accelerate wound healing and reduce oxidative stress levels, whereas chitosan-based hydrogel did not show a significant effect on healing rate or oxidative stress. These findings highlight the importance of oxidative stress and antioxidant capacity in the wound healing process and support the potential of antioxidant treatments to enhance healing. Future studies should involve larger sample sizes and assess the long-term effects of different treatment methods.

Benzer Tezler

  1. Ege bölgesi keçi liflerinin bazı önemli fiziksel, kimyasal özellikleri ve değerlendirme imkanları

    Başlık çevirisi yok

    NİLÜFER ERDEM

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Tekstil ve Tekstil MühendisliğiEge Üniversitesi

    Tekstil Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. GÜLSEREN YAZICIOĞLU

  2. Dual sayılar halkası ve şemsiye hareketleri üzerine

    Başlık çevirisi yok

    NURİYE KURUOĞLU

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Matematikİnönü Üniversitesi

    Matematik Ana Bilim Dalı

  3. Küçük Yamanlar tepesi örneğinde kent yakın çevresinde rekreasyon alanı düzenleme projesi

    Başlık çevirisi yok

    NİHAN BULGUN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Şehircilik ve Bölge PlanlamaEge Üniversitesi

    Peyzaj Mimarlığı Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. İLÇİN ASLANBOĞA

  4. Çukurova bölgesinde biyoklimatik veriler kullanılarak açık ve yeşil alan sistemlerinin belirlenmesi ilkeleri üzerinde bir araştırma

    A research on the determination of the principles in open and green spaces systems by using the bioclimatic data in Çukurova region

    MEHMET FARUK ALTUNKASA

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Çevre MühendisliğiÇukurova Üniversitesi

    Peyzaj Mimarlığı Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ERDOĞAN GÜLTEKİN