Geri Dön

Renal hücreli karsinomlarda m2 makrofaj ve mast hücrelerinin prognostik parametrelerle ilişkisi

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 905807
  2. Yazar: GİZEM KAT ANIL
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. SEVİNÇ KESER
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Patoloji, Pathology
  6. Anahtar Kelimeler: Renal hücreli karsinom, mast hücresi, M2 makrofaj hücresi, tümör mikroçevresi, Renal cell carcinoma, mast cell, M2 macrophage cell, tumor microenvironment
  7. Yıl: 2024
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Kartal Dr. Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Tıbbi Patoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş: Renal hücreli karsinom heterojen yapı, klinik ve tedavi yanıtına sahiptir. Tümör mikro çevresini anlamak prognozu ön görme ve yeni tedavi bulma açısından önemlidir. Bu çalışmanın amacı mast ve M2 makrofaj hücrelerinin renal hücreli karsinom vakalarında etiyolojik, klinikopatolojik parametreler ve sağ kalımla ilişkisini araştırarak prognostik bir önemi olup olmadığını değerlendirmktir. Gereç ve Yöntem: Çalışmamızda kliniğimizde Ocak 2017- Aralık 2021 tarihleri arasında renal hücreli karsinom tanısı almış radikal veya parsiyel nefrektomi yapılmış hastalar alındı. İntratümöral ve tümörün 1 mm periferi (peritümöral) alanlar değerlendirildi. ÖrneklerDE mast hücreleri için Toluidin Blue histokimyasal boyama ve M2 makrofaj hücreleri için CD163 immünhistokimyasal boyama uygulanarak görüntü analiz programı yardımıyla mast ve M2 makrofaj hücrelerinin sayısı ve bu sayıların alandaki toplam hücre sayısına %'lik oranı ve mm²'ye düşen hücre SAYSINI hesapladık. Sonuçların yaş, cinsiyet, tümör tipi, tümör boyutu, tümör lokalizasyonu, nükleer derecelendirme, büyüme paterni, mikroskopik anjiolenfatik invazyon, hiler yağlı doku invazyonu, renal ven invazyonu, nekroz, damar cerrahi sınır, üreter cerrahi sınır, yumuşak doku cerrahi sınır, parankim cerrahi sınır, metastaz, evre, etiyolojik faktörler ve genel sağkalım parametreleri ile ilişkisi olup olmadığını araştırdık. Bulgular: Çalışmaya 171 hasta dahil edildi. İntratümöral mast hücre sayısı, peritümöral alana göre anlamlı olarak daha yüksekti. Alt polde olanlara göre yaygın olanlarda intatümöral mast hücrelerinin % oranını anlamlı olarak yüksek saptandı. Tümör boyutu ≤4 cm olanlarda intratümöral mast hücrelerinin % oranı ve mm²'ye düşen mast hücrelerinin sayısı >4 olanlara göre anlamlı olarak daha yüksekti. Düşük nükleer dereceli, düşük pT evreli, tanı anı ve takip sonrası düşük TNM evreli olanlarda intratümöral mast hücrelerinin sayı ve oranları olmayanlara göre daha yüksekti. Metastatik olmayan ve kapsül invazyonu olmayan hastalarda ise olanlara göre daha düşüktü. Perinefrik yağlı doku invazyonu, hiler yağlı doku invazyonu, mikroskobik anjiolenfatik invazyonu ve renal ven invazyonu olmayanlarda hem mast hücrelerinin % oranı hem de mm²'ye düşen mast hücrelerinin sayısı anlamlı olarak yüksek saptarken sağkalımla ilgili anlamlı veri saptanmadı. İntratümöral alanda M2 makrofaj hücrelerinin sayısı peritümöral alana göre anlamlı olarak daha yüksekti. İntratümöral alanda mm²'ye düşen M2 makrofaj hücrelerinin sayısı peritümöral alana göre anlamlı olarak daha yüksekti. Tümörün bir pole sınırlı olmadığı hastalarda intratümöral ve peritümöral M2 makrofaj hücrelerinin sayısı ve oranları diğerlerine göre anlamlı olarak daha yüksekti. Yüksek nükleer dereceli, yüksek patolojik tümör evreli, tanı ve takip sırasında yüksek TNM evreli, sarkomatöz diferansasyonlu, tümör boyutu ≤4 olanlar, metastatik olanlarda, perinefrik yağlı doku invazyonu, hiler yağlı doku invazyonu, mikroskobik anjiolenfatik invazyonu, nekrozu, renal ven invazyonu ve lenfosit infiltrasyonu intratümöral ve peritümöral alanlarda M2 makrofaj hücrelerinin sayısı ve oranları olmayanlara göre daha yüksekti. Ancak böbrek kapsül invazyonu olanlarda ise olmayanlara göre M2 makrofaj hücrelerinin sayısı ve oranları daha düşüktü. Sonuçlar: İntratümöral mast hücre yüksekliği metastatik olma dışında iyi prognostik verilerle birlikteyken, intratümöral ve peritümöral M2 makrofaj hücre yüksekliği kötü prognostik verilerle birliktedir. Her iki hücre tipi ve sağ kalım arasında anlamlı veri saptanmadı.

Özet (Çeviri)

Introduction: Renal cell carcinoma has heterogeneous structure, clinic and treatment response. It is important to understand the tumor microenvironment in order to predict prognosis and to find new treatments. The aim of this study is to evaluate whether mast and M2 macrophage cells can be prognostic parameters by investigating their relation with etiological, clinicopathological parameters and survival in renal cell carcinoma cases. Material and Method: We included cases diagnosed with renal cell carcinoma who underwent radical or partial nephrectomy in our clinic between January 2017 and December 2021 in our study. Intratumoral and 1 mm peritumoral areas were evaluated. The number of cells, the percentage of the total number of cells in the area and the number of cells per mm² were calculated after applying toluidine blue histochemical staining for mast cells and CD163 immunohistochemical staining for M2 macrophage cells with the help of an image analysis program. We investigated whether there was a relation between our results and age, gender, tumor type, tumor size, tumor localization, nuclear grading, growth pattern, microscopic angiolymphatic invasion, hilar fatty tissue invasion, renal vein invasion, necrosis, vascular surgical margin, ureteral surgical margin, soft tissue surgical margin and parenchymal surgery margin, metastasis, grade, etiological factors and general survival parameters. Results: 171 patients were included in the study. We found that the percentage of intratumoral mast cells was significantly higher in the diffuse ones compared to those in the lower pole. The percentage of intratumoral mast cells and the number of mast cells per mm² were significantly higher in patients with tumor sizes <4cm. The number and ratio of intratumoral mast cells were higher in patients with low nuclear grade, low pT stage and TNM stage at the diagnosis and after follow up. It was lower in non-metastatic patients as well as those without capsule invasion. While we found that both the percentage of mast cells and the number of mast cells per mm² were significantly higher in patients without perinephric fatty tissue invasion, hilar fatty tissue invasion, microscopic angiolymphatic invasion and renal vein invasion, we did not find any significant data regarding survival. The number of M2 macrophage cells in the intratumoral area was significantly higher than in the peritumoral areas. The number of M2 macrophage cells per mm² in the intratumoral area was significantly higher than in the peritumoral areas. The number and ratio of intratumoral and peritumoral M2 macrophage cells were significantly higher in patients whose tumor was not limited to a pole. Perinephric fatty tissue invasion, hilar fatty tissue invasion, microscopic angiolymphatic invasion, necrosis, renal vein invasion, lymphocytic infiltration, the number and ratio of M2 macrophage cells in the intratumoral and peritumoral areas were significantly higher in the patients with higher nuclear grade, pathological tumor stage, TNM stage at the diagnosis and follow up, sarcomatous differentiation, tumor size ≤4mm and those with metastatic disease. However the number and ratio of M2 macrophage cells were significantly lower in patients with renal capsule invasion. Results: While higher intratumoral mast cells were associated with good prognosis except for metastatic status; higher intratumoral and peritumoral M2 macrophage cells were associated with poor prognosis. We did not find any significant data regarding survival for either cell.

Benzer Tezler

  1. Küçük hücreli dışı akciğer karsinomlarında makrofaj aktivasyonunda etkili follistatin-like protein 1, high mobility group box1, osteopontin proteinleri arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi

    Evaluation of the relationship between follistatin-like protein 1, high mobility group box1, and osteopontin proteins in macrophage activation in non-small cell lung carcinoma

    TUĞBA KARAMAN MERCAN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Tıbbi BiyolojiAkdeniz Üniversitesi

    Tıbbi Biyoloji ve Genetik Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SİBEL KARAÜZÜM

  2. Berrak hücreli renal hücreli karsinomada yağ asit metabolizması ilişkili AMPK ve miR-33a ifadelerinin klinikopatolojik parametrelerle ilişkisinin TCGA veri setinde ve hücre hatlarında moleküler düzeyde analizi

    Molecular analysis of the relationship between fatty acid metabolism related AMPK and miR-33a expressions and clinicopathological parameters in clear cell renal carcinoma in the TCGA data set and cell lines

    MUSTAFA ZAFER TEMİZ

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Ürolojiİstanbul Kültür Üniversitesi

    Moleküler Biyoloji ve Genetik Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ ÖZGE BERRAK RENCÜZOĞULLARI

  3. Çocukluk çağı kanserlerinin demografik, klinik ve sağkalım özellikleri (2013-2018)

    Demograp)hic, clinical and survival features of childhood cancers (2013-2018)

    BAHRUZ ZAMANOV

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Onkolojiİstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. TÜLİN TIRAJE CELKAN

  4. Renal hücreli karsinomlarda ışık mikroskopik prognostik etkenler

    Light microscopic prognostic factors in renal cell carcinoma

    BETÜL ÇELİK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1996

    PatolojiGazi Üniversitesi

    DOÇ.DR. M. NACİ EDALI

  5. Renal hücreli karsinomlarda proliferatif aktivite, nükleer morfometri, angiogenezin prognostik önemi

    Prognostic significance of proliferative activity, nucleer morphometry, angiogenesis in renal cell carcinomas

    ESRA ÖZKARA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1998

    PatolojiDokuz Eylül Üniversitesi

    Patoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. KUTSAL YÖRÜKOĞLU