DERMATOLOJİ POLİKLİNİĞİNE TIRNAK BATMASI ŞİKAYETİYLE BAŞVURAN HASTALARIN, AYAK BAKIMI HAKKINDAKİ BİLGİ DÜZEYLERİNİN VE KOMORBİDİTELERİNİN ARAŞTIRILMASI
INVESTIGATION OF THE LEVEL OF KNOWLEDGE ABOUT FOOT CARE AND COMORBIDITIES OF PATIENTS PRESENTING TO DERMATOLOGY OUTPATIENT CLINIC WITH INGROWN NAIL COMPLAINT
- Tez No: 905834
- Danışmanlar: PROF. DR. SELMA EMRE, DOÇ. DR. BASRİ FURKAN DAĞCIOĞLU
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Aile Hekimliği, Family Medicine
- Anahtar Kelimeler: Ingrown nail, onychocryptosis, hyperhidrosis, etiology, pincer nail, foot care
- Yıl: 2023
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
ÖZET Giriş ve Amaç: Tırnağın lateral kısmının, yumuşak doku içerisine gömülerek ağrı, enfeksiyon ve granülasyon dokusu oluşturmasına tırnak batması denir. Aile hekimlerine, ayağında bir şikayet ile başvuran kişilerin %20'sinin tırnak batması olduğu gösterilmiştir. Hastaların hekime başvurularının en önemli sebebi ağrı olup, kozmetik şikâyetler ise ağrının şiddeti nedeniyle genellikle geri planda kalmaktadır. Bu sağlık problemi doğru ayak bakımı ile gerilemesine rağmen ayak sağlığı bilgi durum eksiği nedeniyle tırnak batması insidansı artmaktadır. Doğru tırnak kesimi, ayak bakımının yapılması, sıcak su banyoları, topikal veya oral antibiyotik tedavisi, granülasyon dokusunun gümüş nitrat ile koterizasyonu ve pamuk filtrelerle tırnak köşelerinin elevasyonu en çok tercih edilen cerrahi dışı tedavi metodlarıdır. Araştırmamızın temel amacı tırnak batması olan hastaların ayak sağlığı ve bakımı ile ilgili bilgi düzeylerinin, tutumlarının, eşlik eden komorbiditelerinin ve alışkanlıklarının incelenmesidir. Bu verilerden riskli populasyonun tırnak batmasından korunması amacıyla kullanılacak bilgiler elde edilecektir. Hastanın bilinç düzeyiyle tırnak batmasının ilişkisi saptanacaktır. Hastaların ayak sağlığı ve bakımı konusundaki farkındalığını arttıracağını düşünmekteyiz. Gereç ve Yöntem: Araştırmaya Ankara Şehir Hastanesi Dermatoloji Polikliniğine 01.02.2023-01.04.2023 tarihleri arasında başvuran tırnak batması olan ve hastalardan çalışma hakkında bilgilendirilmiş ve çalışmaya katılmayı kabul etmiş 140 gönüllü hasta üzerinde kesitsel tipte bir anket çalışması gerçekleştirildi. Toplamda 140 hastada gerçekleştirilen çalışmada, 41 soruluk bir anket formu yüz yüze görüşme tekniği ile uygulandı. Araştırmacıların sosyo-demografik özelliklere dair değişkenleri (yaş, cinsiyet, medeni durum, öğrenim durumu, gelir düzeyi, beden kitle indeksi), alışkanlıklarla ilgili değişkenleri (sigara-alkol kullanımı, ayak bakımı alışkanlıkları, ayakkabı ve çorap tercihleri), hastalık durumlarına ilişkin değişkenleri (hastalık süresi, hekim tarafından tanı konan kronik hastalığının bulunma durumu, kullandığı ilaçlar) ve bilgi, tutum ve davranışlarına dair değişkenler (doktora ulaşma durumları, ayak bakımı konusunda bilgi alma durumları),daha önce aldıkları tedavi çeşitleri ve nüks durumları araştırıldı. Bulgular: Tırnak batması şikayetiyle başvuran erkek hasta sayısının daha fazla olduğu saptanmıştır. Tırnak batması lokalizasyonu incelendiğinde en sık tırnak batmasının lateral kenarda olduğu saptandı (%65,6). Hastaların %34,4'sında mediyal kenarda tırnak batması olduğu tespit edildi. Çalışmamızda %71,7 'sinde tek, %28,3'ünde çift ayak başparmağında tırnak batması vardı ve en sık lokalizasyonu %93,5 ile ayak baş parmağı olduğu saptanmıştır. Saptanan tırnak batmalarının %57,1 rekürrendi. Hastaların %35'i üçten fazla, %22,1'i ise 1-3 kez tırnak batmasının iyileştikten sonra tekrarladığını belirtmiştir. Tırnak batması olan hastaların %98,5'unda batık, ayak baş parmağına lokalizeydi. En sık oluşan tırnak batması tip I (%70,7) olarak gözlemlendi. Hastaların %70,7'si 1. evrede, %17,9'u 2. evrede ve %11,4'ü 3. evredeydi. Tırnak batması için önemli risk faktörlerinden hiperhidrozis ile ilişkisi anlamlı bulunurken sivri burunlu ayakkabı tercihi ile ilişki saptanmadı. Yuvarlak tırnak kesiminin tırnak batması oluşumunda önemli olduğu görüldü. Onikogrifozis ve subungal hiperkeratozu olanlarda tırnak batması sıklığının arttığı saptandı. Çalışmamızda tırnak batmasına eşlik eden komorbiditeler araştırıldığında en sık görülen üç hastalık hipertansiyon (%17,6), diyabet (%16,5) ve hiperlipidemi (%8,2) olarak bulundu. Hastaların kullandıkları ilaçlar sorgulandığında en sık metformin ve ACE inhibitörü kullandıkları saptandı Hastaların %55,7'si için ayakkabı ve terlik içinde geçirilen sürenin 8 saat üzeri olduğu saptandı. Tırnak batması şikayetiyle hastaların hekim dışı başvuru oranı %14 bulundu. Sonuç: Çalışmamızda tırnak batması etyolojisiyle uyumlu olarak travma hikayesi, yanlış tırnak kesimi, hiperhidrozis, tırnak yapısındaki bozukluklar (onikogrifozis, pincer nail), onikomikozis, hiperhidrozis ile ilişki saptandı. Hastalığa sahip kişilerdeki en önemli koruyucu faktörlerden biri olan ayak sağlığı ve bakımı eğitiminin oldukça yetersiz olduğu görüldü. Eğitim alanlar sadece %7,1 idi. Bu durum birinci basamak sağlık hizmetlerinde ayak sağlığı ve bakımı eğitiminin yaygınlaştırılması gerektiğini düşündürmektedir. Ayak bakım eğitimi özelleştirilmelidir. Birinci basamak sağlık hizmet ekibinin başındaki aile hekimlerinin ve yardımcı sağlık personelinin koruyucu ve önleyici sağlık davranışlarını geliştirmek için yeterliliklerini arttırması gerekmektedir. Hastaların doktor dışı başvuru oranı yüksek saptandı. Tedavi için doğru sağlık kuruluşlarına yönlendirilmesi,sağlık okuryazarlığın arrtırılması tedavi süresini ve hastalığın ilerlemesini kısaltacaktır.
Özet (Çeviri)
Objective: Ingrown nail is a condition in which the lateral part of the nail is embedded in soft tissue, causing pain, infection and granulation tissue. It has been reported that 20% of patients presenting to family physicians with a problem in their feet have ingrown toenails. The most important reason for the patients to present to the outpatient clinic is pain, and cosmetic complaints are usually in the background due to the severity of the pain. Although this health problem regresses with proper foot care, the incidence of ingrown toenails is increasing due to lack of foot health knowledge. Appropriate nail trimming, foot hygiene, hot water baths, topical or oral antibiotic treatment, cauterization of granulation tissue with silver nitrate and elimination of nail corners with cotton filters are the most commonly used nonsurgical treatment methods. The main goal of our study was to examine the level of knowledge, attitudes, comorbidities and treatment modalities of patients with ingrown toenails regarding foot health and care. These data will provide information that can be used to protect the at-risk population from ingrown toenails. The relationship between the patient's level of consciousness and ingrown toenails will be determined. We think that it will increase the awareness of patients about foot health and care. Material and Methods: A cross-sectional questionnaire study was conducted on 140 volunteer patients with ingrown toenails who applied to the Dermatology Polyclinic of Ankara City Hospital between 01.02.23-01.04.23, who were informed about the study and agreed to participate in the study. In the study conducted in 140 patients in total, a 41-question questionnaire form was applied with face-to-face interview technique. Variables related to socio-demographic characteristics (age, gender, marital status, marital status, educational status, income level, body mass index), variables related to habits (smoking-alcohol use, foot care habits, shoe and sock preferences), variables related to disease status (disease duration, presence of chronic disease diagnosed by a physician, medications used) and variables related to knowledge, attitudes and behaviors (access to a physician, information about foot care), types of treatment received before and recurrence status were investigated. Results: It was found that the number of male patients presenting with ingrown toenails was higher. When the localization of ingrown toenail was evaluated, it was observed that the most common ingrown nail was on the lateral edge (65.6%). In 34.4% of the patients, ingrown nail was detected on the medial edge. In our study, 71.7% had single and 28.3% had double ingrown toenails and the most common localization was the big toe with 93.5%. Of the ingrown toenails detected, 57.1% were recurrent. 35% of the patients reported more than three and 22.1% reported 1-3 recurrences of ingrown toenails after healing. In 98.5% of the patients with ingrown toenails, the ingrown nail was localized to the big toe. The most common type of ingrown toenail was type I (70.7%). 70.7% of the patients were in stage 1, 17.9% in stage 2 and 11.4% in stage 3. There was a significant association with hyperhidrosis, one of the important risk factors for ingrown toenails, but no association was found with the preference for pointed-toed shoes. Rounded nail cut was found to be important in ingrown nail formation. The frequency of ingrown toenails was found to be increased in patients with onychogryphosis and subungal hyperkeratosis. When the comorbidities accompanying ingrown toenails were investigated in our study, the three most common diseases were hypertension (17.6%), diabetes (16.5%) and hyperlipidemia (8.2%). When the medications used by the patients were questioned, metformin and ACE inhibitors were the most common. 55.7% of the patients spent more than 8 hours in shoes and slippers. The rate of non-physician referral of patients with ingrown toenails was 14%. Conclusions: In our study, a history of trauma, improper nail cutting, hyperhidrosis, nail structure disorders (onychogryphosis, pincer nail), onychomycosis and hyperhidrosis were found to be associated with ingrown toenail etiology. It was observed that foot health and care education, which is one of the most important protective factors in people with the disease, was quite inadequate. Only 7.1% received training. This suggests that foot health and care education should be expanded in primary health care services. Foot care education should be customized. Family physicians and allied health personnel at the head of the primary health care team need to increase their competencies to improve protective and preventive health behaviors. The rate of non-physician referral was found to be high. Directing them to the right health institutions for treatment and increasing health literacy will shorten the duration of treatment and progression of the disease.
Benzer Tezler
- Sivas ili C.Ü. hastanesinde yatmakta olan hastaların servislerine kabul edilişlerindeki uygulamalarla bu uygulamalara ilişkin duygu ve beklentilerinin saptanması
Determination of the formalities in admitting the patients hospitalized at the Cumhuriyet University of Sivas to the services and their feelings and expeetations relating to these formalities
FADİME KESKİN
Yüksek Lisans
Türkçe
1987
HastanelerCumhuriyet ÜniversitesiHemşirelik Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. MELİHA ATALAY
- Alopesia areatalı olgularda tedavi öncesi ve tedavi sonrası immünolojik özellikler
Başlık çevirisi yok
AYLA GÜLEKON
- Geçmişte, günümüzde syphilis (frengi)
Syphilis today and in the past
BELKIS ÖZDEMİR
Yüksek Lisans
Türkçe
1987
DermatolojiUludağ ÜniversitesiDeontoloji ve Tıp Tarihi Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. AYŞEGÜL DEMİRHAN ERDEMİR
- Behçet hastalığında levamisole ve colchicine tedavisi ile elde edilen sonuçlar
Başlık çevirisi yok
KIYMET MENGÜ
- Akne vulgaris'in etyolojisinde mikrobiyolojik faktörlerin değerlendirilmesi
Başlık çevirisi yok
İNCİ MEVLİTOĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1987
DermatolojiDicle ÜniversitesiDermatoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MEHMET DERİCİ