Geri Dön

Spontan subaraknoid kanama ile gelen hastaların klinik ve radyolojik açıdan retrospektif incelenmesi

A retrospective clinical and radiologic review of patients presenting with spontaneous subarachnoid hemorrhage

  1. Tez No: 906249
  2. Yazar: SEYFULLAH YILDIRIM
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ MEHMET KENAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Nöroşirürji, Neurosurgery
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2024
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Necmettin Erbakan Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Beyin-Sinir ve Omurilik Cerrahisi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Spontan subaraknoid kanamalar (SAK), beyinde veya omurilikte subaraknoid mesafeye kan sızması sonucu oluşan, ani ve hayatı tehdit eden acil bir durumdur. Bu kanamalar çoğunlukla anevrizma kaynaklı olmaktadır. Biz çalışmamızda spontan SAK ile gelen ve kliniğimizde takip edilen hastaları klinik ve radyolojik açıdan incelemeyi, sonuçlarını literatürle karşılaştırmayı hedefledik. Gereç ve Yöntem: Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Ana Bilim Dalı Yoğun Bakım Ünitesinde Ocak 2014 – Aralık 2022 tarihleri arasında takip edilmiş spontan SAK ile gelen 99 hasta retrospektif olarak klinik ve radyolojik verilerle incelendi. Çalışmamıza spontan SAK geçiren hastalar dahil edilirken, travma sonrası SAK hastaları ile kanamamış intraserebral vasküler patolojisi olan hastalar dahil edilmedi. Çalışmamıza dahil olan hastalar yaş, cinsiyet, kanamanın lokalizasyonu, kanama boyutunun çapı, FISHER skorlaması, anevrizma şekli, mortalite ve morbidite sonuçları, hastaneye geliş ve taburculuk glaskow koma skalası (GKS) sonuçları, ventriküle açılma durumu, vazospazm oranları, endovasküler girişim ve cerrahi müdahale durumları araştırıldı. Bulgular: Çalışmamızdaki tüm hastaların yaş ortalaması 55,4 ±13,1 yıldı. Her iki cinsiyet arasında yaş ortalaması, anevrizma şekli, ventriküle açılma durumu, kanama boyutunun çapı, vazospazm, FISHER skorlaması, cerrahi müdahale, defisit varlığı, mortalite, geliş ve taburculuk GKS'si açısından istatistiki olarak anlamlı fark yoktu (sırasıyla; p=0,243; p=0,154; p=0,367; p=0,152; p=0,356; p=0,600; p=0,055; p=0,755; p=0,051; p=0,053). Her iki cinsiyet arasında lokalizasyon ve endovasküler girişim açısından istatistiki olarak anlamlı fark vardır (sırasıyla p=0,040; p=0,016). Mortaliteye göre lokalizasyon, anevrizma şekli, kanama boyutunun çapı, morbidite, geliş GKS ile taburculuk GKS açısından istatistiki olarak anlamlı fark yoktu (sırasıyla; p=0,756; p=0,312; p=0,233; p=0,182; p=0,533). Mortaliteye göre yaş ortalaması, ventriküle açılma, vazospazm, FISHER skorlaması, cerrahi müdahale, endovasküler girişim açısından istatistiki olarak anlamlı fark vardır (sırasıyla; p=0,003; p=0,004; p=0,008; p=0,023; p=<0,001; p=<0,001). Sonuç: Her iki cinsiyet arasında lokalizasyon ve endovasküler girişim açısından anlamlı yüksek ilişki mevcuttur. Ventriküle açılma durumu, vazospazm varlığı, FISHER skorlaması, cerrahi müdahale, endovasküler girişim mortalite açısından değerlendirildiğinde anlamlı yüksek ilişki mevcuttur.

Özet (Çeviri)

Aim: Spontaneous subarachnoid hemorrhages (SAH) are acute, life-threatening emergencies resulting from blood leaking into the subarachnoid space in the brain or spinal cord, most commonly due to aneurysms. In our study, we aimed to evaluate patients presenting with spontaneous SAH and followed up in our clinic from clinical and radiological perspectives, and to compare the results with the literature. Materials and Methods: Ninety-nine patients with spontaneous SAH who were followed up between January 2014 and December 2022 in the Intensive Care Unit of the Department of Neurosurgery at Necmettin Erbakan University in Konya were retrospectively analyzed based on clinical and radiological data. Patients with spontaneous SAH were included, while patients with traumatic SAH or unruptured intracerebral vascular pathologies were excluded. Data collected included patient age, gender, hemorrhage location, hemorrhage size, Fisher grading, aneurysm morphology, mortality and morbidity outcomes, Glasgow Coma Scale (GCS) scores on admission and discharge, ventricular involvement, vasospasm rates, and cases of endovascular and surgical interventions. Results: The average age of all patients was 55.4 ±13.1 years. No statistically significant difference was found between genders regarding age, aneurysm morphology, ventricular involvement, hemorrhage size, vasospasm, Fisher grading, surgical intervention, deficit presence, mortality, and GCS scores at admission and discharge (p=0.243, p=0.154, p=0.367, p=0.152, p=0.356, p=0.600, p=0.055, p=0.755, p=0.051, and p=0.053, respectively). However, there was a statistically significant difference between genders regarding hemorrhage location and endovascular intervention (p=0.040 and p=0.016, respectively). There was no statistically significant difference regarding mortality based on location, aneurysm morphology, hemorrhage size, morbidity, and GCS at admission and discharge (p=0.756, p=0.312, p=0.233, p=0.182, and p=0.533, respectively). Mortality, however, showed a significant association with age, ventricular involvement, vasospasm, Fisher grading, surgical intervention, and endovascular intervention (p=0.003, p=0.004, p=0.008, p=0.023, p=<0.001, and p=<0.001, respectively). Conclusion: There was a statistically significant association between genders regarding hemorrhage location and endovascular intervention. Ventricular involvement, vasospasm presence, Fisher grading, surgical intervention, and endovascular intervention showed a significant association with mortality.

Benzer Tezler

  1. Dönemsel yayınlarımızda reklamcılık işlevi ve basının kamuoyu oluşturma görevi ile ilişkisi

    Başlık çevirisi yok

    NEYLAN GÖNLÜYÜCE

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Gazetecilikİstanbul Üniversitesi

    Gazetecilik Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. KAYIHAN İÇEL

  2. Edgewise ve Begg teknik yöntemleri ile tedavi edilen vakalarda yüzün dik yön boyutlarında görülen değişiklikler

    Başlık çevirisi yok

    HAKAN GÖGEN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Diş HekimliğiAnkara Üniversitesi

    Ortodonti Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AYŞEGÜL KÖKLÜ

  3. Bazı dopamin reseptör agonistlerinin antimuskarinik etkileri

    Başlık çevirisi yok

    İNCİ ŞAHİN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Eczacılık ve FarmakolojiHacettepe Üniversitesi

    Farmakoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MUSTAFA İLHAN

  4. Antalya yöresinde akraba evliliği sıklığı ve tıbbi sonuçları

    Başlık çevirisi yok

    KEMAL GÜZ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Tıbbi BiyolojiAkdeniz Üniversitesi

    Tıbbi Biyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. GÜVEN LÜLECİ