Geri Dön

Refrakter aşırı aktif mesane hastalarında radyofrekans ablasyon ve intravezikal onabotulinum toksin a enjeksiyonunun tedavi etkinliğinin karşılaştırılması

Comparison of treatment efficacy between radiofrequency ablation and intravesical onabotulinum toxin a injection in patients with refractory overactive bladder syndrome

  1. Tez No: 912285
  2. Yazar: SALİH ZEKİ SÖNMEZ
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. MUHAMMET MURAT DİNÇER
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Üroloji, Urology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2024
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Üroloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Aşırı aktif mesane (AAM) sendromu, altta yatan patolojik bir durum olmaksızın, genellikle gün boyunca ve/veya gece boyunca ortaya çıkan, ani idrara çıkma hissi (urgency) ile karakterize edilen bir grup semptomu ifade eder. Aşırı aktif mesane sendromu tedavileri kendi içinde çeşitli sınırlamalar içermektedir ve dirençli AAM hastaları için daha etkili, tolere edilebilir ve uygun tedavi seçeneklerine hala ihtiyaç vardır. Bu çalışmada, dirençli AAM hastalarında selektif mesane denervasyonu ile radyofrekans ablasyonunun (RFA) etkinliğini ve güvenliğini araştırılması amaçlanmıştır. Bu yeni tedavi seçeneğinin sonuçları, etkisi kanıtlanmış ve kılavuzlarda kullanımı önerilen üçüncü basamak tedavi yöntemi olan intravezikal botulinum toksin enjeksiyonu (BTA) ile karşılaştırarak değerlendirilmiştir. Gereç ve Yöntem: Şubat 2023 ve Şubat 2024 tarihleri arasında kliniğimizde AAM sendromu tanısı almış ve davranışsal tedavi ve sonrasında en az iki farklı medikal tedaviye 3 ay devam etmesine rağmen fayda görmemiş veya medikal tedaviyi tolere edememiş 18 yaş üstü semptomatik 54 kadın hasta çalışmaya dahil edilmiştir. Çalışmaya dahil edilen hastalar, RFA ile selektif mesane denervasyonu ve intravezikal Onabotulinum toksin A (BTA) enjeksiyon tedavisi uygulanacak şekilde 27 hastadan oluşan 2 gruba ayrılmıştır. Hastalar postoperatif 2. hafta – 4. hafta ve 12. haftalarda tekrar kontrol amaçlı çağırılmışlardır. Tedavi sonrası hastaların tedavi yanıtlarının değerlendirilmesi için ICQ-FLUTS, OAB-V8 ve I-QOL anketleri kullanılmıştır. Ayrıca kontrol başvurularında hastaların tam idrar tahlili, idrar kültürü, ultrason, post-miksiyonel rezidü ve kreatinin bulguları kaydedilmiştir. Bulgular: Çalışmaya toplam 54 hasta dahil edilmiştir. Hastaların ortalama yaşı 53.3 ± 14.4 (min:21 max:75) tür. BTA grubunda diabetes mellitus oranı RFA grubundan anlamlı (p<0.05) olarak daha düşüktür. BTA grubunda postop 4.hafta günlük toplam işeme sayısı düşüşü RFA grubundan anlamlı (p<0.05) olarak daha yüksek bulunmuştur. BTA grubunda preop / postop 2.hafta ve 4. hafta ani idrara çıkma isteği düşüşü RFA grubundan anlamlı (p<0.05) olarak daha yüksek bulunmuştur. BTA grubunda preop / postop 2.hafta – 4. hafta – 12. hafta sıkışma tipi idrar kaçırma sayısındaki düşüş RFA grubundan anlamlı (p<0.05) olarak daha yüksek bulunmuştur. BTA grubunda postop 2.hafta ve 4.hafta post-miksiyonel rezidü değeri RFA grubundan anlamlı (p<0.05) olarak daha yüksek bulunmuştur. RFA ve BTA grupları arasında preop, postop 2.hafta, 4.hafta, 12.hafta ICQ-FLUTS skoru ve OAB-V8 skoru anlamlı (p>0.05) farklılık göstermemiştir. BTA grubunda postop 2.hafta dizüri oranı RFA grubundan anlamlı (p<0.05) olarak daha düşük bulunmuşken, BTA grubunda postop 4.hafta kesintili işeme şikayeti oranı RFA grubundan anlamlı (p<0.05) olarak daha yüksek bulunmuştur. Sonuç: Bu çalışmada, dirençli AAM hastalarında RFA yöntemi ile selektif mesane denervasyonu ve intravezikal BTA etkinliği ve yan etki profilleri karşılaştırılmıştır. Bulgular, her iki tedavi yönteminin de AAM semptomlarını azaltmada etkili olduğunu, ancak BTA tedavisinin semptomları iyileştirme ve yaşam kalitesini artırmada daha etkili olabileceğini göstermiştir. Özellikle postoperatif dönemde, BTA grubunda günlük işeme sayısında ve ani sıkışma ataklarında daha belirgin iyileşmeler gözlenirken, RFA grubunda yan etki profili açısından daha avantajlı sonuçlar elde edilmiştir. Gelecek çalışmalar için, RFA etki mekanizması göz önüne alınarak tedavi protokolü randomize edilebilir. Her iki tedavi yöntemi de semptomları azaltmakta ve yaşam kalitesini artırmaktadır. Bu anlamda kombine tedavi potansiyel sinerjik etkiler sunabilir. İki grup arasındaki farkın daha kapsamlı bir şekilde anlaşılabilmesi için, daha büyük bir örneklem grubunu ve uzun dönem takip değerlendirmelerini içeren ileri araştırmalara ihtiyaç vardır.

Özet (Çeviri)

Aim: Overactive bladder syndrome, characterized by a sudden urge to urinate (urgency) that typically occurs throughout the day and/or night without an underlying pathological condition, encompasses a group of symptoms. Treatments for OAB syndrome have various limitations, and there remains a need for more effective, tolerable, and convenient treatment options for refractory OAB patients. This study aimed to investigate the efficacy and safety of selective bladder denervation (SBD) with radiofrequency ablation (RFA) in patients with refractory OAB. The results of this new treatment option were compared with intravesical botulinum toxin injection (BTA), a proven third-line treatment recommended in guidelines. Materials and Methods: Between February 2023 and February 2024, 54 symptomatic female patients over 18 years old, diagnosed with OAB syndrome, who did not benefit from behavioral therapy and at least two different medical treatments for three months, or who could not tolerate medical treatment, were included in the study. The patients were divided into two groups of 27, undergoing either RFA with selective bladder denervation or intravesical BTA injection. Patients were called for follow-up at postoperative weeks 2, 4, and 12. The efficacy of the treatments was assessed using ICQ-FLUTS, OAB-V8, and I-QOL questionnaires. Additionally, complete urinalysis, urine culture, ultrasound, post-void residual volume, and creatinine levels were recorded during follow-up visits. Results: A total of 54 patients were included in the study. The mean age of the patients was 53.3 ± 14.4 years (min: 21, max: 75). The incidence of diabetes mellitus (DM) in the BTA group was significantly lower than in the RFA group (p<0.05). The reduction in daily total voiding frequency at postoperative week 4 was significantly higher in the BTA group compared to the RFA group (p<0.05). The reduction in urgency episodes at postoperative weeks 2 and 4 was significantly higher in the BTA group compared to the RFA group (p<0.05). The reduction in urge incontinence episodes at postoperative weeks 2, 4, and 12 was significantly higher in the BTA group compared to the RFA group (p<0.05). The post-void residual values at postoperative weeks 2 and 4 were significantly higher in the BTA group compared to the RFA group (p<0.05). There were no significant differences between the RFA and BTA groups in preoperative and postoperative ICQ-FLUTS and OAB-V8 scores (p>0.05). Postoperative dysuria rates at week 2 were significantly lower in the BTA group compared to the RFA group (p<0.05), while the rate of intermittent voiding complaints at week 4 was significantly higher in the BTA group compared to the RFA group (p<0.05). Conclusion: This study compared the efficacy and side effect profiles of RFA with selective bladder denervation and intravesical BTA in patients with refractory OAB. The findings indicate that both treatment methods are effective in reducing OAB symptoms, but BTA treatment may be more effective in improving symptoms and quality of life. Particularly in the postoperative period, the BTA group showed more pronounced improvements in daily voiding frequency and urgency episodes, whereas the RFA group exhibited a more favorable side effect profile. Future studies should consider randomizing the treatment protocol based on the mechanism of action of RFA. Both treatment methods improve symptoms and quality of life, and combined therapy may offer potential synergistic effects. Larger sample sizes and long-term follow-up assessments are needed to comprehensively understand the differences between the two groups.

Benzer Tezler

  1. Yüksek riskli nöroblastom tanılı hastalarda kemoterapi ile birlikte dinutuksimab beta kullanımının toksisite ve sağkalım açısından tek merkez klinik deneyimi

    Toxicity and survival outcomes of dinutuximab beta combined with chemotherapy in patients with high-risk neuroblastoma: A single-center clinical experience

    AYŞE NİHAN ÖZDEMİR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıKocaeli Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. UĞUR DEMİRSOY

  2. Ankara ilindeki üç ilköğretim okulu öğrencilerinin epilepsiye yaklaşımı ve hastalık hakkındaki bilgi düzeyleri

    Knowledge of epilepsy and attitudes towards the condition among three elementary schools students in Ankara

    İKBAL OK BOZKAYA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2006

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıGazi Üniversitesi

    Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AYŞE SERDAROĞLU

  3. High-temperature pyrolysis of sewage sludge: Synergistic effects of co-pyrolysis with rice straw and composite plastic wastes

    Atık su arıtma çamurunun yüksek sıcaklık pirolizi: Çeltik sapı ve kompozit plastik atıklar ile birlikte pirolizin sinerjik etkileri

    ELİF BABAYİĞİT

    Doktora

    İngilizce

    İngilizce

    2025

    Kimya Mühendisliğiİstanbul Teknik Üniversitesi

    Çevre Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. EMİNE ÇOKGÖR

    PROF. DR. ALPER SARIOĞLAN

  4. Karaciğer sirozu hastalarında terapötik parasentezin pro-BNP ve troponin üzerine etkileri

    The effects of therapeutic paracentesis on pro-BNP and troponin in patientes with liver cirrhosis

    HAKAN BİLGEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    İç HastalıklarıNecmettin Erbakan Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MUHARREM KESKİN

  5. Carfilzomib dirençli multipl miyelom hücrelerinde kanser testis antijenlerinin ifadelerinin araştırılması

    Investigation of expression of cancer testis antigens in carfilzomib-resistant multiple myeloma cells

    YAKUPHAN BAYKAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    BiyolojiBurdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi

    Biyoloji Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ DİLARA AKÇORA YILDIZ