Geriatrik kalça kırık sonrası hemiartroplasti yapılan hastalarda dren yerinin süture edilmesinin uzamış yara drenajı üzerine etkisi
The effect of suturing the drain site on prolonged wound drainage in geriatric patients undergoing hemiarthroplasty after hip fracture
- Tez No: 913864
- Danışmanlar: DOÇ. DR. UMUT CANBEK
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Ortopedi ve Travmatoloji, Orthopedics and Traumatology
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2024
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bakanlığı
- Enstitü: Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Bu çalışmanın amacı kalça hemiartroplasti (HA) ameliyatı yapılan hastalarda dren çıkış yerinin süture edilmesinin Uzamış Yara Drenajı (UYD) insidansına etkisini belirlemektir. HA sonrası dren çıkış yerinden, renksiz, lenf sıvısı benzeri proteinden zengin drenaj sıvısının dış ortamla bağlantısının kesilmesi yanında kompresif yöntemler yöntemler uygulayarak UYD insidansının azaltılacağını düşünmekteyiz. Bunun yanında hasta, kırık ve uygulanan cerrahi tedavi ile ilişkili potansiyel risk faktörlerini araştırmak ve olası risk faktörlerinin dren yeri suture edilmesi ile beraber UYD üzerindeki etkisini karşılaştırmayı amaçladık. Materyal ve Method: HA ameliyatı olan 208 hastanın verileri, dren yeri süture edilen ve edilmeyen hastaların UYD insidansı ve risk faktörleri açısından incelendi. Dren çıkış yeri bağlanan (DYB) 99 ve dren çıkış yeri açık (DYA) 109 hasta şekilde 2 ayrı grup olarak kabul edildi. Aynı zamanda UYD olan 15 ve UYD olmayan 193 hastanın verileri uzamış drenajına etkisi açısından ayrıca incelenmiştir. Hastalara ait demografik veriler, kırık tipi, cerrahi yaklaşım, serklaj kullanımı, Eritrosit Süspansiyonu (ES) replasmanı, cerrahiye kadar geçen süre ve yatış süresi açısından karşılaştırıldı. Bunun yanında, hastaya ait laboratuvar değerleri (total protein, albümin, hemoglobin, beyaz küre, lenfosit, lenfosit yüzdesi ve preop D vitamini) preoperatif, postoperatif 1.gün, postoperatif 5.gün olarak karşılaştırıldı. Bulgular: HA sonrası UYD insidansı %7,2 olarak bulundu. DYB 99 hastadan 1 hastada UYD gelişirken, DYA 109 hastadan, 14' ünde UYD gelişti (p=0,001). HA ameliyatı sonrası UYD olan grupta vücut kitle indeksi (VKİ) yüksek bulundu (p=0.014), DYA grupta VKİ arttıkça VKİ riskinde arttığı gözlendi (p=0,002). ES replasmanı ihtiyacı DYA olan grupta (p=0,001) ve UYD olan grupta (p=0,003) yüksek bulunmuştur. UYD oluşan hastaların hastanede yatış süresi daha uzun bulundu (p<0,005). Sonuç: Dren çıkış yerinin suture edilmemesi, yüksek VKİ, artmış ES replasmanı ihtiyacı ve uzun hastanede yatış süresi UYD ile ilişkili olduğu saptanmıştır. UYD için etki eden faktörlere bakarak, geniş cerrahi alandaki kanama, oluşan hematom ve sonrası, genel dolaşıma taşınmayı aşan bir lenf sıvısı olarak düşünülmüştür. Sıvının analizinin yapıldığı önceki çalışmalarda da bunun lenf sıvısı olduğu biyolojik ve proteomik analizle saptanmıştır. Dren çıkış yeri suture edilerek proteinden zengin bu lenf sıvısının dış ortam ile bağlantısın kesilmesi, hem UYD insidansını azaltmakta hem de hastanede yatış süresini kısaltarak hasta memnuniyeti ve hastane maliyeti açısından çok önemlidir.
Özet (Çeviri)
Aim: The aim of this study is to determine the effect of suturing the drain exit site on the incidence of Prolonged Wound Drainage (PWD) in patients who underwent hip hemiarthroplasty (HA) surgery. We hypothesize that suturing the drain exit site to isolate the protein-rich drainage fluid, similar to lymph fluid, from external exposure, along with the application of compressive techniques, will reduce the incidence of PWD. Additionally, we aimed to investigate potential risk factors related to the patient, the fracture, and the surgical treatment, and to compare the effect of these possible risk factors on PWD when the drain exit site is sutured or not. Materials and Method: The data of 208 patients who underwent HA surgery were examined for the incidence of PWD and related risk factors. The patients were divided into two groups: 99 patients with a sutured drain exit site (SDES) and 109 patients with an open drain exit site (ODES). Furthermore, the data of 15 patients with PWD and 193 patients without PWD were separately analyzed for factors affecting prolonged drainage. The demographic data, fracture type, surgical approach, use of cerclage, erythrocyte suspension (ES) replacement, time to surgery, and length of hospital stay were compared. Additionally, the patients' laboratory values (total protein, albumin, hemoglobin, white blood cell count, lymphocytes, lymphocyte percentage, and preoperative vitamin D) were compared preoperatively, on postoperative day 1, and on postoperative day 5. Results: The incidence of PWD after HA was found to be 7.2%. Among the 99 patients in the SDES group, 1 patient developed PWD, whereas 14 out of 109 patients in the ODES group developed PWD (p=0.001). The body mass index (BMI) was found to be higher in the group with PWD (p=0.014), and as the BMI increased in the ODES group, the risk of PWD also increased (p=0.002). The need for ES replacement was higher in the ODES group (p=0.001) and in the group with PWD (p=0.003). The length of hospital stay was longer in patients with PWD (p<0.005). Conclusion: Failure to suture the drain exit site, a high BMI, increased need for ES replacement, and longer hospital stay were found to be associated with PWD. When considering the factors affecting PWD, it is thought to result from protein-rich lymph fluid beyond what can be absorbed into general circulation, likely due to bleeding in the surgical area and subsequent hematoma. Previous studies where fluid analysis was conducted also confirmed through biological and proteomic analysis that this fluid is lymph. Suturing the drain exit site effectively isolates this protein-rich lymph fluid from external exposure, reducing the incidence of PWD and shortening hospital stay, which is crucial for patient satisfaction and hospital cost-efficiency.
Benzer Tezler
- Sağlıklı kişilerde yaşa bağlı olarak nöromüsküler cevapların değerlendirilmesi
Başlık çevirisi yok
FATİH ERBAHÇECİ
Yüksek Lisans
Türkçe
1990
Fiziksel Tıp ve RehabilitasyonHacettepe ÜniversitesiFizik Tedavi ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. HÜLYA KAYIHAN
- Kayseri Sağlık Grup Başkanlığı'na bağlı Caferbey Sağlık Ocağı bölgesinde 65 ve üzeri yaş grubundaki populasyonun medikososyal sorunlarının değerlendirilmesi
Başlık çevirisi yok
KEMAL HOŞGEÇİN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1991
Halk SağlığıErciyes ÜniversitesiHalk Sağlığı Ana Bilim Dalı
PROF. DR. YUSUF ÖZTÜRK
- Metropolitan bir kentte huzurevlerinde mediko sosyal bir çalışma
Başlık çevirisi yok
YURDUSEV ALANKAYA
- Kaplanmış partiküler içeren süspansiyonlar üzerinde araştırmalar
Başlık çevirisi yok
FATMA ÇELİK
Yüksek Lisans
Türkçe
1991
Eczacılık ve FarmakolojiAnkara ÜniversitesiFarmasötik Teknoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. KANDEMİR CANEFE
- Deneysel olarak uyarılmış serbest radikallerin deri hücresi zar sistemlerinin ultrastrüktürel yapısına etkileri
Başlık çevirisi yok
EMİNE KIZILKANAT