Geri Dön

Akut pulmoner tromboemboli tanılı hastalarda serum oncostatin M düzeylerinin araştırılması

Examination of serum oncostatin M levels in patients diagnosed with acute pulmonary thromboemboli

  1. Tez No: 919309
  2. Yazar: ORHUN GİRGİN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. MUSTAFA BURAK SAYHAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Acil Tıp, Emergency Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Oncostatin M, Pulmoner emboli, Pulmoner tromboemboli, Tanı, Mortalite, Biyomarker, Sensitivite, Spesifite, Oncostatin M, Pulmonary embolism, Pulmonary thromboembolism, Diagnosis, Mortality, Biomarker, Sensitivity, Specificity
  7. Yıl: 2024
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Trakya Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Acil Tıp Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Pulmoner tromboemboliler dünya genelinde mortalite sebeplerinin önde gelen hastalıklarından biridir. Pulmoner tromboembolinin başvuru şikayetleri nonspesifik semptomlardan olması sebebiyle insidansı tam hesaplanamamakla birlikte 60-70/100.000'den fazla olduğu düşünülmektedir. Tüm hastane içi ölümlerin %5-15'inden sorumlu olduğu düşünülmektedir. Bu sebeple acil servislerde hastalara hızlı tanı konulmalı ve tedaviye başlanması gerekmektedir. Acil servislere başvuru kliniği basit bir atipik göğüs ağrısından ciddi bir şok ve solunum yetmezliğine kadar geniş bir yelpazededir. Ayrıcı tanılara birçok hastalığın girmesi sebebiyle tanı koymak zor olsa da mortalite ile sonuçlanabileceği için erken tanı koymak son derece önemlidir. Literatürde spesifik olarak tanı koyduruculuğu kanıtlanan bir biyomarker bulunmamaktadır. Bu sebeple iskemik hastalık durumlarında artması beklenen Oncostatin M biyomarkerının pulmoner tromboemboli hastalarında tanısal değerliliğini araştırmak istedik. Çalışmamız 3. Basamak bir üniversite hastanesinin acil servisinde prospektif ve tek merkezli olarak gerçekleştirildi. Çalışmamıza, çalışmaya dahil edilme kriterlerini karşılayan pulmoner tromboemboli kliniği olan 44 PTE pozitif hasta, 22 PTE negatif hasta ve 22 pulmoner tromboemboli kliniği olmayan kontrol grubu dahil edildi. Çalışmamızda anlamlılık düzeyi p <0,05 olarak kabul edildi. Çalışmamıza dahil edilen hastaların yaş ortalaması 64,76±16,08 olarak hesaplanmıştır. Cinsiyetlere bakıldığında 88 bireyin 52'si (%59,1) erkek, 36'sı (%40,9) kadındı. Gruplarımız arasında hastaların yaş ve cinsiyet farkı bulunmamaktaydı. Vaka grubumuzda Oncostatin M ortalaması 250,17±106,95 tespit edilirken kontrol grubumuzda 130,79±71,33 bulunmuştur. Vaka grubu kendi içinde incelendiğinde Oncostatin M ortalaması PTE pozitif hastalarda 300,89±85,97 tespit edilirken PTE negatif hastalarda 148,723±63,99 olarak bulunmuştur. İstatistiksel olarak bu sonuçlar anlamlı bulunmuştur (p<0,001). Oncostatin M düzeylerinin tanısal açıdan sensitivitesi %84.09 spesifitesi %90.91 bulunurken, kestirim değeri 225.5 olarak hesaplanmıştır. Çalışmamızdan elde ettiğimiz verilere göre, Oncostatin M biyomarkerının pulmoner tromboemboli için tanısal bir test olarak kullanılabileceği düşünülmektedir. Yine çalışmamızda Oncostatin M düzeylerinin mortaliteyi göstermede de yararlı olabileceği tespit edildi. Bu çalışma bir ön çalışma olup daha ayrıntılı çalışmaların literatüre bu konuda net bilgi sağlayacağını düşünmekteyiz.

Özet (Çeviri)

Pulmonary thromboembolisms are one of the leading causes of mortality worldwide. Although the incidence of pulmonary thromboembolism cannot be calculated exactly because the presenting complaints are nonspecific symptoms, it is thought to be more than 60-70/100,000. It is thought to be responsible for 5-15% of all in-hospital deaths. For this reason, patients must be diagnosed quickly in the emergency department and treatment must be started. Clinical presentation to emergency departments ranges from a simple atypical chest pain to severe shock and respiratory failure. Although it is difficult to make a diagnosis because many diseases are included in the differential diagnoses, it is extremely important to make an early diagnosis as it can result in mortality. There is no biomarker specifically proven to be diagnostic in the literature. For this reason, we wanted to investigate the diagnostic value of the Oncostatin M biomarker, which is expected to increase in ischemic disease situations, in patients with pulmonary thromboembolism. Our study was monocentric and conducted prospectively in the emergency department of a tertiary university hospital. Our study included 44 PTE positive patients with a pulmonary thromboembolism clinic, 22 PTE negative patients and a control group of 22 people without a pulmonary thromboembolism clinic who met the inclusion criteria. In our study, the significance level was accepted as p <0.05. The average age of the patients included in our study was calculated as 64.76±16.08. Considering gender, 52 (59.1%) of the 88 individuals were male and 36 (40.9%) were female. There was no difference in age or gender of the patients between our groups. While the mean Oncostatin M was found to be 250.17±106.95 in our case group, it was found to be 130.79±71.33 in our control group. When the case group was examined within itself, the mean Oncostatin M was found to be 300.89±85.97 in PTE-positive patients, while it was found to be 148.723±63.99 in PTE-negative patients. These results were found to be statistically significant (p<0.001). While the diagnostic sensitivity of Oncostatin M levels was found to be 84.09% and the specificity was 90.91%, the predictive value was calculated as 225.5. According to the data obtained from our study, it is thought that the Oncostatin M biomarker can be used as a diagnostic test for pulmonary thromboembolism. Again, in our study, it was determined that Oncostatin M levels may be useful in indicating mortality. This is a preliminary study and we think that more detailed studies will provide clear information to the literature on this subject.

Benzer Tezler

  1. Pulmoner emboli tanılı hastalarda serum selenoprotein P ve soluble ST2 düzeyinin tanısal ve prognostik önemi

    Diagnostic and prognostic importance of serum selenoprotein P and soluble ST2 level in patients with pulmonary emboly

    NESLİHAN BOYRACI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Göğüs HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SEDA TURAL ÖNÜR

  2. Akut pulmoner tromboembolili hastalarda serum immünglobulin E düzeylerinin seyri

    Başlık çevirisi yok

    FATMA DORU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2002

    Göğüs HastalıklarıOndokuz Mayıs Üniversitesi

    Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. M. LEVENT ERKAN

  3. Acil serviste pulmoner tromboemboli tanısı konulan hastalarda“signal peptide-cub-egf domain-containing protein-1”(SCUBE-1) ve“vascular adhesion protein-1”(VAP-1) düzeylerinin tanı, prognoz ve klinik sonuç ile ilişkisinin araştırılması

    Investigation of the relationship of“signal peptide-cub-egf domain-containing protein-1”(scube-1) and“vascular adhesion protein-1”(VAP-1) levels on diagnosis, prognosis and clinical outcome in patients with pulmonary thromboembolism diagnosis in emergency department

    İSKENDER AKSOY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    İlk ve Acil YardımOndokuz Mayıs Üniversitesi

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HIZIR UFUK AKDEMİR

  4. Akut pulmoner tromboemboli hastalarında serum CD-31 (s-PECAM 1) düzeyi

    Serum CD-31 (s-PECAM 1) level in patients with acute pulmonary thromboembolism

    NURİYE GÖKÇE ERKAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Göğüs HastalıklarıDicle Üniversitesi

    Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HADİCE SELİMOĞLU ŞEN

  5. Akut pulmoner emboli tanısı alan hastaların troponin değerlerinin prognoza etkisi

    Prognostic effect of trophonine values in acute pulmonary embolian diagnosis

    GİZEM MANGAL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    İlk ve Acil YardımSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SERKAN EMRE EROĞLU