Postmortem perikard sıvısında ölçülen hs-cTnI, BNP, sST2, Gal-3 ve NRP-1 düzeylerinin ani kardiyak ölümü saptamadaki yeri
Sudden cardiac death detectionby hs-cTnI, BNP, sST2, Gal3 and NRP-1 levelsmeasured in postmortem pericardial fluid
- Tez No: 919846
- Danışmanlar: PROF. DR. MEHMET TOKDEMİR
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Adli Tıp, Forensic Medicine
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İzmir Katip Çelebi Üniversitesi
- Enstitü: İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Adli Tıp Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Bu çalışma, postmortem perikardiyal sıvıda ölçülen hs-cTnI, BNP, sST2, Gal-3 ve NRP-1 düzeylerinin ani kardiyak ölümü (AKÖ) saptamadaki yerini belirlemeyi ve adli tıp pratiğindeki kullanım potansiyelini değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Yöntem: Adli Tıp Kurumu İzmir Grup Başkanlığı'nda 01/05/2024-01/10/2024 tarihleri arasında gerçekleştirilen 80 medikolegal otopsi vakası çalışmaya dahil edilmiştir. Olgular makroskopik değerlendirme, histopatolojik inceleme ve koroner arterlerde trombüs varlığı veya en az bir büyük koroner arter segmentinde ≥%70 darlık tespiti ile AKÖ olduğu değerlendirilen (n=40) bireyler ile kardiyak dışı nedenlerle hayatını kaybeden (n=40) kontrol grubu (asfiksi ve travmatik ölüm) olmak üzere iki gruba ayrılmış ve karşılaştırılmıştır. Postmortem perikardiyal sıvı örnekleri, enzim bağlı immünosorbent test (ELISA) yöntemiyle analiz edilmiştir. Verilerin normal dağılıma uygunluğu Shapiro-Wilk testi ile değerlendirilmiş; normallik gösteren değişkenlerde bağımsız gruplar t-testi ve ANOVA, normallik göstermeyen değişkenlerde Mann-Whitney U ve Kruskal-Wallis testleri uygulanmıştır. Post-hoc analizlerde Tukey HSD ve Bonferroni düzeltmeli Mann-Whitney U testleri kullanılmıştır. ROC analizi ile biyobelirteçlerin tanısal gücü değerlendirilmiş, AKÖ öngörüsü için lojistik regresyon analizi yapılmıştır. Bulgular: sST2 düzeyleri, AKÖ grubunda kontrol grubuna kıyasla anlamlı derecede yüksek bulunmuş (p<0.001) ve en yüksek tanısal doğruluğa sahip biyobelirteç olarak belirlenmiştir (AUC=0.685, p=0.0044). Özellikle ilk 24 saat içinde gelişen MI sonucu AKÖ olgularında, sST2 seviyelerindeki artış belirgin olup, postmortem AKÖ ve erken dönem MI tanısında önemli bir gösterge olabilir. hs-cTnI ve BNP seviyeleri de AKÖ grubunda anlamlı olarak yüksek bulunmuş (p=0.029 ve p=0.038), ancak tanısal güçleri sST2'ye kıyasla daha düşük olmuştur. NRP1 seviyeleri AKÖ grubunda artış göstermiştir (p=0.017), ancak post-hoc analizlerde istatistiksel anlamlılık sınırında kalmıştır (p=0.073). Gal-3 seviyeleri AKÖ grubunda daha yüksek bulunmuş, ancak anlamlı fark saptanmamıştır (p=0.079). Sonuçlar: Çalışmamızda, sST2, postmortem AKÖ tanısında en yüksek tanısal doğruluğa sahip biyobelirteç olarak belirlenmiş ve MI'nın akut fazında gelişen ölümleri biyokimyasal olarak ayırt etmede güçlü bir belirteç olarak öne çıkmıştır (p<0.001). Elde edilen bulgular, sST2'nin postmortem AKÖ olgularında, özellikle MI'nın erken döneminde meydana gelen ölümleri belirlemede önemli bir biyobelirteç olabileceğini göstermektedir. Öte yandan, postmortem hs-cTnI ve BNP biyobelirteçlerinin AKÖ öngörmedeki potansiyeli çeşitli çalışmalarda değerlendirilmiş olsa da, uluslararası düzeyde belirlenmiş kesme noktalarının olmaması, adli tıpta yaygın kullanımını kısıtlamaktadır. NRP1'in AKÖ ile ilişkisi ilk kez incelenmiş olup, tanısal gücünün netleştirilmesi için ileri araştırmalara ihtiyaç duyulmaktadır. Gal-3 düzeylerinde anlamlı bir fark saptanmamış olması ise bu biyobelirtecin akut kardiyak olaylardan ziyade uzun vadeli fibrozis süreçleriyle ilişkili olabileceğini düşündürmektedir.
Özet (Çeviri)
Aim: This study aims to determine the diagnostic potential of hs-cTnI, BNP, sST2, Gal-3, and NRP-1 levels measured in postmortem pericardial fluid for detecting sudden cardiac death (SCD) and to evaluate their relevance in forensic practice. Methods: A total of 80 medicolegal autopsy cases performed at the İzmir Group Presidency of the Council of Forensic Medicine between 01/05/2024 and 01/10/2024 were included in the study. The cases were classified into two groups and compared: individuals diagnosed with sudden cardiac death (SCD) (n=40) based on macroscopic evaluation, histopathological examination, and the presence of coronary artery thrombus or ≥70% stenosis in at least one major coronary artery segment, and a control group (n=40) consisting of individuals who died from non-cardiac causes (asphyxia and traumatic death). Postmortem pericardial fluid samples were analyzed using the enzyme-linked immunosorbent assay (ELISA) method. Normality of the data was assessed using the Shapiro-Wilk test. Independent samples t-test and ANOVA were used for normally distributed variables, whereas the Mann-Whitney U and Kruskal-Wallis tests were applied for non-normally distributed variables. Post-hoc analyses were conducted using Tukey's HSD test for normally distributed variables and the Bonferroni-adjusted Mann-Whitney U test for non-normally distributed variables. The diagnostic accuracy of the biomarkers in SCD was evaluated through receiver operating characteristic (ROC) analysis, and logistic regression analysis was performed to predict SCD. Results: sST2 levels were found to be significantly higher in the SCD group compared to the control group (p<0.001) and were identified as the biomarker with the highest diagnostic accuracy (AUC=0.685, p=0.0044). Notably, in cases of SCD following MI within the first 24 hours, the increase in sST2 levels was pronounced, suggesting that sST2 may serve as a crucial indicator for postmortem SCD and early-phase MI diagnosis. hs-cTnI and BNP levels were also significantly elevated in the SCD group (p=0.029 and p=0.038, respectively), but their diagnostic power was lower compared to sST2. NRP1 levels showed an increase in the SCD group (p=0.017), yet post-hoc analysis revealed that statistical significance was at the borderline (p=0.073). Gal-3 levels were higher in the SCD group than in the control group; however, this difference did not reach statistical significance (p=0.079). Conclusion: In our study, sST2 was identified as the biomarker with the highest diagnostic accuracy in postmortem SCD and emerged as a strong candidate for distinguishing deaths occurring in the acute phase of MI at the biochemical level (p<0.001). The findings suggest that sST2 may serve as a significant biomarker in postmortem SCD cases, particularly in identifying deaths occurring in the early stages of MI. On the other hand, although the potential of postmortem hs-cTnI and BNP in predicting SCD has been evaluated in various studies, the lack of internationally established cut-off values limits their widespread application in forensic medicine. The relationship between NRP1 and SCD has been examined for the first time in this study, and further research with larger sample sizes is needed to clarify its diagnostic value. The absence of a significant difference in Gal-3 levels suggests that this biomarker may be more associated with long-term fibrosis processes rather than acute cardiac events.
Benzer Tezler
- Karboksihemoglobin tayin yöntemleri
Başlık çevirisi yok
VOLKAN SÖZER
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1988
Biyokimyaİstanbul ÜniversitesiBiyokimya Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SEVİL ATASOY
- Sivas'da köpeklerde echinococcus granulosus yaygınlığı, hidatidozun epidemiyolojisi, tanısı ve tedavisi üzerinde çalışmalar
Investigation on the prevalence of echinococcus granulosus in dogs in Sivas epidemiology, diagnosis and treatment of hydatidosis
SEMRA ÖZÇELİK
Doktora
Türkçe
1988
MikrobiyolojiCumhuriyet ÜniversitesiMikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF.DR. GÜLENDAME SAYGI
- Tek doz uzun etkili bromokriptin enjeksiyonu (parlodel R-La) ile laktasyonun inhibisyonu
Inhibition of puerperal lactation by means of a single injection of long acting bromocriptine (parlodel R-La)
A.SEMA MUTGAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1989
Kadın Hastalıkları ve DoğumGazi ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
PROF. DR. Ö. KUTAY BİBEROĞLU
- KOAH olgularında bilgisayarlı akciğer tomografisi ve solunum fonksiyon testleri yardımıyla saptanan amfizem büllerinin hacminin karşılaştırılması
Başlık çevirisi yok
BİRSEN MUTLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1990
Göğüs Hastalıklarıİstanbul ÜniversitesiGöğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. FARUK YENEL
- Kokain ve metabolitlerinin kan, idrar, iç organlarda idantifikasyonu ve adli tıp açısından önemi
Başlık çevirisi yok
M.LEVENT ÜLKER