Geri Dön

Çocuk Yoğun bakım servisinde hiponatremi saptanan hastaların değerlendirilmesi

Evaluation of patients with hyponatremia in the pediatric intensive care unit

  1. Tez No: 924828
  2. Yazar: AYŞE KAHRAMAN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. MUSTAFA TAŞKESEN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Dicle Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve Amaç: Serum sodyum(Na) düzeyinin <135 mEq/L olması olarak tanımlanan hiponatremi, çocuklarda en yaygın görülen elektrolit dengesizliğidir ve genellikle hastanede gelişen bir sorun olarak karşımıza çıkar. Hastanede yatan çocukların yaklaşık %25'i bu durumdan etkilenmekte olup, çoğunlukla hipotonik intravenöz sıvı uygulaması yapılan hastalarda rastlanmaktadır. Bu çalışmada, Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Yoğun Bakım Ünitesinde hiponatremi nedeniyle yatan hastaların klinik olarak değerlendirilip altta yatan etyolojik nedenlerin araştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya 01 Ocak 2019- 30 Nisan 2024 tarihleri arasında Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Hastanesi Çocuk yoğun bakımda hiponatremi tanısı almış çocuk ve adölesan 55 erkek ve 44 kız olmak üzere toplam 99 hastanın verileri dahil edilmiştir. Hastalar sodyum düzeylerine göre gruplandırıldı ve iki grubun klinik ve laboratuvar özellikleri karşılaştırıldı. Bulgular: Hastalar sodyum düzeylerine göre Sodyum= 130-135 mEq/L olan grup Hafif Hiponatremi (n=64) ve sodyum≤129 mEq/L olan grup Önemli Hiponatremi (n=35) olarak tanımlandı. Her iki grupta da en fazla tespit edilen yatış nedenlerinin nörolojik, solunumsal ve hematolojik nedenler olduğu tespit edildi. Hafif hiponatremi grubunda ortalama sodyum değeri, yatış sırasındaki normal kan basıncı, normovolemik hasta oranı, normal idrar volümlü hasta oranı, hiponatremik dönemde normal kan basınçlı hasta oranı önemli hiponatremi grubuna göre istatistiksel olarak daha yüksek iken düşük kan basınçlı hasta oranı, hipovolemik hasta oranı, azalmış ve artmış idrar volümlü hasta oranları, hiponatremi gelişme süresi, düşük kan basıncı hasta oranı, İV alınan Na miktarı (mEq/kg/gün) ve İV alınan Na >3 mEq/kg/gün olan hasta oranları istatistiksel olarak anlamlı şekilde daha düşük olduğu tespit edildi(p<0,05). Ölen grupta yaşayan gruba göre yatış nedeninin hematolojik nedenlere bağlı olması, hiponatremi döneminde kan basıncının yüksek olması, kullanılan sıvıların %3 hipertonik mayi ile ringer laktat olması daha yüksek olması ve ortalama alınan sıvı miktarının düşük olması mortalite açısından istatistiksel anlamlı olduğu tespit edildi(p<0,05). Sonuç: Hiponatremi durumunda, sodyum düzeyi düştükçe hastalarda normovolemi, normal kan basıncı ve normal idrar volümü oranlarının azalırken; hipovolemi, düşük kan basıncı ve aşırı veya azalmış idrar volümü oranlarının arttığı, ayrıca alınan intravenöz sodyum miktarının ve hipertonik sıvı kullanımının daha belirgin hale geldiği tespit edilmiştir. Özellikle hematolojik nedenlerle yatış, yüksek kan basıncı ve azalmış sıvı alımı mortalite riskini artıran faktörler arasında bulunmuştur. Bu sonuçlar, hiponatreminin ciddiyeti arttıkça hastaların klinik durumunun daha ağırlaştığını ve uygun tedavi yaklaşımlarının önemini ortaya koymaktadır.

Özet (Çeviri)

Evaluation of patients with hyponatremia in the pediatric intensive care unit Introduction and Purpose: Hyponatraemia, defined as a serum sodium (Na) level <135 mEq/L, is the most common electrolyte imbalance in children and is usually a problem that develops in hospital. Approximately 25% of hospitalised children are affected by this condition and it is mostly encountered in patients receiving hypotonic intravenous fluid administration. In this study, it was aimed to clinically evaluate the patients hospitalised in the Pediatric Intensive Care Unit of Dicle University Faculty of Medicine due to hyponatremia and to investigate the underlying etiological causes. Materials and Methods: A total of 99 patients, including 55 boys and 44 girls, who were diagnosed with hyponatremia between 01 January 2019 and 30 April 2024 in the Pediatric Intensive Care Unit of Dicle University Faculty of Medicine, Children's Hospital, were included in the study. Patients were grouped according to sodium levels and clinical and laboratory characteristics of the two groups were compared. Results: Patients were classified into two groups based on their sodium levels: the group with sodium levels of 130–135 mEq/L was defined as Mild Hyponatremia (n=64), and the group with sodium levels ≤129 mEq/L was defined as Severe Hyponatremia (n=35). The most common reasons for hospitalization in both groups were identified as neurological, respiratory, and hematological causes. In the mild hyponatremia group, the mean sodium level, normal blood pressure at admission, the proportion of normovolemic patients, the proportion of patients with normal urine output, and the proportion of patients with normal blood pressure during the hyponatremic period were statistically significantly higher compared to the severe hyponatremia group. Conversely, the proportion of patients with low blood pressure, hypovolemia, decreased or increased urine output, the duration of hyponatremia development, the rate of patients with low blood pressure, the amount of intravenous sodium received (mEq/kg/day), and the proportion of patients receiving >3 mEq/kg/day intravenous sodium were statistically significantly lower (p<0.05). In the deceased group, compared to the surviving group, the hospitalization cause being related to hematological issues, higher blood pressure during the hyponatremic period, the use of 3% hypertonic saline and Ringer's lactate solutions, and a lower average fluid intake were found to be statistically significant factors for mortality (p<0.05). Conclusion: In cases of hyponatremia, it was observed that as sodium levels decreased, the rates of normovolemia, normal blood pressure, and normal urine output declined, while the rates of hypovolemia, low blood pressure, and either increased or decreased urine output rose. Additionally, the amount of intravenous sodium administered and the use of hypertonic saline became more pronounced. Hospitalization due to hematological causes, elevated blood pressure during the hyponatremic period, and reduced fluid intake were identified as factors that significantly increased the risk of mortality. These findings highlight that as the severity of hyponatremia increases, patients' clinical conditions deteriorate, underscoring the importance of appropriate treatment strategies.

Benzer Tezler

  1. Çocuk acil servisine suda boğulma ile başvuran hastaların demografik, klinik ve laboratuvar, özelliklerinin, retrospektif değerlendirilmesi

    Başlık çevirisi yok

    HALİL İBRAHİM AKTAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıAkdeniz Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ÖZLEM TOLU KENDİR

  2. Süt formüllerinin tüketim uygulamaları ve süt formüllerinin C vitamini içeriği ile pH değerleri

    Başlık çevirisi yok

    GÖNÜL VAROL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Besin Hijyeni ve Teknolojisiİstanbul Üniversitesi

    Çocuk Gelişimi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. TÜRKAN KUTLUAY

  3. Adolesan intihar girişimlerinin psiko-sosyal nedenleriyle ilgili araştırma

    Başlık çevirisi yok

    NAZMİYE YÜKSEL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Psikolojiİstanbul Üniversitesi

    Aile Sağlığı Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AYSEL EKŞİ

  4. Gelişim nörolojisi polikliniğine başvuran nöral tüp defektli olgularda prospektif bir inceleme

    Başlık çevirisi yok

    İLKBAHAR EMİNE GÜLTEKİN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    Aile Sağlığı Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SELÇUK APAK