Kawasaki hastalığında hemogram parametreleri ve akut faz reaktanlarının değerlendirilmesi
Evaluation of haemogram parameters and acute phase reactants in Kawasaki disease
- Tez No: 926746
- Danışmanlar: DOÇ. DR. SERKAN FAZLI ÇELİK
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
- Anahtar Kelimeler: Kawasaki Hastalığı, Ateş, Akut Faz Reaktanları, Koroner Arter Anevrizması, Kawasaki Disease, Fever, Acute Phase Reactants, Coronary Artery Aneurysm
- Yıl: 2024
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Aydın Adnan Menderes Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş ve Amaç: Kawasaki Hastalığı (KH) çocukluk çağının sık görülen vaskülitlerinden biridir. Kawasaki Hastalığında belirti ve semptomlar hastalığın ilk 10 gününde gelişir ve tedavi olmaz iseler %20-25 oranında koroner arter anevrizmaları gelişebilir. Kawasaki Hastalığının klinik özellikleri orta büyüklükteki musküler arterlerin inflamasyonu sonucu gelişir. Tanı fizik muayenedeki mukokütanöz bulgular ve sistemik inflamasyon belirteçlerine dayanmaktadır. Çalışmamızın amacı KH ile takip edilen olguların hemogram parametreleri ve akut faz reaktanlarının vücuttaki inflamasyonu göstermedeki rolünü, hastalığın parametrelerle patogenezleri arasındaki ilişkiyi, tedaviye yanıtlarını ve hastalığın progresyonunu değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Ocak 2014 – Haziran 2023 tarihleri arasında KH tanısı alarak takip edilmiş 0-18 yaş arası 38 hasta çalışmaya alındı. Kontrol grubu olarak eşlik eden kronik-sistemik hastalığı olmayan benzer cinsiyet ve yaşta 76 sağlıklı çocuk alındı. Hastaların klinik, laboratuvar özellikleri, ekokardiyografi (EKO) raporları, tedavi izlemi ve sonuçları retrospektif olarak değerlendirildi. Sağlıklı hastaların laboratuvar özellikleri ile KH tanısı almış olgular karşılaştırılarak değerlendirildi. Bulgular: Çalışmaya 38 KH tanısı alan ve 76 sağlıklı çocuk olmak üzere toplamda 114 hasta dahil edilmiştir. Yaş ortalaması Kawasaki hastalarında 55,87±28,35 ay, kontrol hastalarında 55,84±28,15 ay bulunmuştur (p=0,996). Kawasaki hastaları ve kontrol grubunun E/K oranı aynı saptandı (p=1,000). Kawasaki hastalarının E/K oranı 4,42/1 olarak saptandı. Kawasaki hastalarının %42,1'inin tanıyı kış mevsiminde, %26,3'ünün ilkbahar mevsiminde, %21,1'inde yaz mevsiminde, %10,5'inde sonbahar mevsiminde aldığı görülmüştür. Ateşten sonra en sık görülen klinik bulgu servikal lenadenopatiydi (%86,8). En az görülen klinik bulgu ekstremite değişikliği oldu (%36,8). Kawasaki hastalarının %47,4'ü inkomplet KH, %52,6'sı komplet KH olduğu saptandı. Kawasaki hastalarının tanı ve yatış anında bakılan laboratuvar verileri kontrol grubuyla karşılaştırıldı. Kawasaki hastalarının kontrol grubuna göre WBC (p<0,001), nötrofil sayısı (p<0,001), trombosit sayısı (p=0,009), NLO (p<0,001), ESH (p<0,001) ve CRP (p<0,001) değerleri anlamlı olarak daha yüksek iken Hb (p<0,001), Htc (p=0,001), lenfosit sayısı (p<0,001), MPV (p=0,011) değerleri anlamlı olarak daha düşük bulundu. Kawasaki hastaları için tanı ve yatış anında (1-2. gün), tedavi sırasında (5-15. Gün) ve iyileşme sonrasında (1-6. ay) yapılan laboratuvar ölçümleri karşılaştırıldı. İlk ve son ölçüm karşılaştırıldığında bakılan Hb (p<0,001), Htc (p<0,001) ve eritrosit (p<0,001) değerleri son ölçümde anlamlı olarak yüksek saptandı. İlk ve son ölçüm karşılaştırıldığında WBC (p=0,003), nötrofil sayısı (p=0,001), NLO (p<0,001), ESH (p<0,001) ve CRP (p<0,001) değerleri son ölçümde anlamlı olarak düşük saptandı. Trombosit sayısı ikinci ölçümün ilk ölçüme göre değeri anlamlı olarak arttığı (p<0,001), son ölçümün ikinci ölçüme göre değeri anlamlı olarak azaldığı saptandı (p<0,001). Hastaların iki tanesi IVIG dirençli KH olarak değerlendiril. İntravenöz immünglobulin dirençli olguların birine ikinci defa IVIG tedavisi, diğer olguya steroid tedavisi verildi. Sonuç: Kawasaki hastalığı için spesifik tanı testi olmaması neticesinde klinik bulgularla tanı koyulabilmesinde hekimin klinik şüphesi önemi unutulmamalıdır. Özellikle küçük çocuklarda tespit edilebilen klinik kriterlerin azlığı ve nedeni bilinmeyen ateşin olması halinde KH ayırıcı tanıda mutlaka düşünülmelidir. Kullanılan belirteçlerde kardiyak tutulum riskini saptamada etkinliği zayıf olması sebebiyle bu alanlarda prospektif çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır.
Özet (Çeviri)
Evaluatiıon Of Haemogram Parameters And Acute Phase Reactants In Kawasaki Disease Introduction and Aim: Kawasaki Disease (KD) is one of the common vasculitis of childhood. Signs and symptoms in KD develop in the first 10 days of the disease and coronary artery aneurysms may develop in 20-25% of cases without treatment. The clinical features of KD develop as a result of inflammation of medium-sized muscular arteries. The diagnosis is based on mucocutaneous findings on physical examination and and systemic inflammation markers. The aim of our study was to evaluate the role of haemogram parameters and acute phase reactants in showing inflammation in the body and the relationship between the parameters and pathogenesis of this disease in patients with KD. To evaluate the relationship between parameters and pathogenesis, response to treatment and disease progression in KD. Materials and Methods: Between January 2014 and June 2023, 38 patients aged 0-18 years with Kawasaki disease were included in the study. As a control group, 76 healthy children of similar gender and age without concomitant chronic-systemic disease were included. Clinical and laboratory characteristics, echocardiography (ECHO) results, treatment monitoring and outcomes of the patients were evaluated retrospectively. The laboratory characteristics of healthy patients were compared with those of patients diagnosed with Kawasaki disease. Results: The I/F ratios of the Kawasaki patients and the control group were found to be the same (p=1.000). The I/F ratio of Kawasaki patients was found to be 4.42/1. It was observed that 42.1% of Kawasaki patients were diagnosed in the winter season, 26.3% in the spring season, 21.1% in the summer season and 10.5% in the fall season. After fever, the most common clinical finding was cervical lenadenopathy (86.8%). The most rare clinical finding was limb changes (36.8%). It was found that 47.4% of Kawasaki patients had incomplete KD and 52.6% had complete KD. Laboratory data of Kawasaki patients at the time of diagnosis and hospitalization were compared with the control group. WBC (p<0.001), neutrophil count (p<0.001), platelet count (p=0.009), NLR (p<0.001), ESR (p<0.001) and CRP (p<0.001) values were significantly higher, while Hb (p<0.001), Htc (p=0.001), lymphocyte count (p<0.001) and MPV (p=0.011) values were significantly lower in Kawasaki patients compared to the control group. Laboratory measurements at the time of diagnosis and hospitalization (day 1-2), during the treatment (day 5-15) and after healing (month 1-6) were compared for Kawasaki patients. Hb (p<0.001), Htc (p<0.001) and erythrocyte (p<0.001) values were significantly higher in the last measurement. WBC (p=0.003), neutrophil count (p=0.001), NLR (p<0.001), ESR (p<0.001) and CRP (p<0.001) values were significantly lower in the last measurement. Platelet count was found to be significantly higher in the second measurement compared to the first measurement (p<0.001) and significantly lower in the last measurement compared to the second measurement (p<0.001). Two of the patients were evaluated as IVIG-resistant KD. One of the IVIG resistant cases was given IVIG treatment for the second time and the other patient was given steroid treatment. Conclusion: In the absence of a specific diagnostic test for KD, the importance of the physician's clinical suspicion should not be forgotten in making the diagnosis with clinical findings. Kawasaki disease should be considered in the differential diagnosis, especially in young children, in the absence of detectable clinical criteria and fever of unknown cause. Prospective studies are needed in these areas since the markers used have poor efficacy in detecting the risk of cardiac involvement.
Benzer Tezler
- Türkiye'nin ilk nokta kaynağı robotunun incelenmesi
On the first spot welding robot of Turkey and developments of welding robots
GÖKHAN KALAYLI
- Erzincan ilinde yetiştiriciliği yapılan sakı elma çeşitlerinin klon seleksiyonu yoluyla ıslahı
Breeding of sakı apple varieties by klonal selection growing in Erzincan
ADNAN DOĞAN
Yüksek Lisans
Türkçe
2001
ZiraatAtatürk ÜniversitesiBahçe Bitkileri Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MUHARREM GÜLERYÜZ
- Henoch-Schönlein purpurasında plazma endotelin-1 düzeyleri
Başlık çevirisi yok
ALİ MUSLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2001
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıOndokuz Mayıs ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ.DR. İSMAİL İŞLEK
- Toplumların sosyal ve politik davranışlarının fiziksel modelinin geliştirilmesi
Developed of physical model of social and politic behaviour of societies
MELTEM GÖNÜLOL
Yüksek Lisans
Türkçe
2006
Fizik ve Fizik MühendisliğiDokuz Eylül ÜniversitesiFizik Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. EKREM AYDINER
- Kawasaki tanılı olguların izlemlerinde ventrikül fonksiyonlarının doku doppler ekokardiyografi ile değerlendirilmesi
Evalation of ventriculer functions by tissue doppler echocardiography in patients Kawasaki Disease
MUSTAFA ORHAN BULUT
Tıpta Yan Dal Uzmanlık
Türkçe
2010
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıEge ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ARİF RUHİ ÖZYÜREK