Geri Dön

Temporomandibuler eklem kondilinin morfolojik özelliklerinin ve dejeneratif değişikliklerinin konik ışınlı bilgisayarlı tomografi ile retrospektif olarak değerlendirilmesi

Retrospective evaluation of the morphological properties and degenerative changes of the condyle of the temporomandibular joint with cone beam computed tomography

  1. Tez No: 930735
  2. Yazar: DUYGU KAYMAK
  3. Danışmanlar: PROF. DR. FÜSUN YAŞAR
  4. Tez Türü: Diş Hekimliği Uzmanlık
  5. Konular: Diş Hekimliği, Dentistry
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2024
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Selçuk Üniversitesi
  10. Enstitü: Diş Hekimliği Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Ağız, Diş ve Çene Radyolojisi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Temporomandibular eklem (TME) muayenesi esnasında, TME'ye ait rahatsızlıkların anlaşılabilmesi ve temporomandibular düzensizliklerin (TMD) tespit edilebilmesi için TME anatomisi ve morfolojisi hakkında yeterli bilgiye sahip olmak önem taşımaktadır. TME'nin görüntülenmesi ve incelenmesi ilerleyen teknoloji ile gelişmiş, TME'ye ait sert dokuların incelenmesinde konik ışınlı bilgisayarlı tomografi (KIBT) önem kazanmıştır. İki boyutlu radyografilerden farklı olarak KIBT üç boyutlu görüntüleme özelliği ile çene yüz bölgesinde ve dental alanda daha detaylı bilgi sağlar. Bu sayede TME'ye ait önemli bir anatomik yapı olan mandibular kondilin (MK) morfolojisinin tüm özellikleriyle incelenmesine olanak tanır. Bu tez çalışması, kondil şekillerini ve kondilde izlenen dejeneratif değişiklikleri tespit etmeyi ve bunların yaş ve cinsiyete göre dağılımını retrospektif olarak incelemeyi amaçlamaktadır. Çeşitli sebeplerle kliniğimize başvuran, 20-65 yaş aralığında olan, TME'ye ait herhangi bir patoloji ve travma geçmişi olmayan, kemik yapım-yıkım mekanizmasını etkileyecek herhangi bir sistemik rahatsızlığı bulunmayan, Eichner indeksine göre posterior bölgede dişli kapanışa sahip olan (A1,A2,A3,B1) 437 (253 kadın, 184 erkek) hastaya ait KIBT görüntüsü çalışmaya dâhil edildi. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistikler (ortalama, frekans, standart sapma) kullanıldı. Kategorik değişkenler Ki-kare , parametreler arasındaki ilişkiler Pearson korelasyon katsayısı testi ile değerlendirildi. Anlamlılık seviyesi p<0,05 alındı. İstatistiksel analiz için SPSS (Statistical Package for Social Sciences, versiyon 27) kullanıldı. Çalışmamızda elde edilen bulgulara göre sagittal kesitteki sol kondil şekilleri hariç, koronal ve sagittal kesitteki kondil şekillerinin dağılımı ile yaş grupları ve cinsiyetler arasında anlamlı bir farklılık gözlenmedi. Sağ ve sol kondilde izlenen dejeneratif değişiklikliklerin görülme sıklığı ile cinsiyet arasında anlamlı bir fark yokken; yaş grupları ile anlamlı bir fark bulundu. Bu bilgiler doğrultusunda; TMD'ye sebep olan etkenlerin araştırılması ve tedavisinde TME morfolojisini bilmek, karşılaşılabilecek dejeneratif değişiklikleri gözlemlemek önemlidir.

Özet (Çeviri)

During the temporomandibular joint (TMJ) examination, it's important to have sufficient knowledge about the anatomy and morphology of the TMJ in order to understand the disorders related to the TMJ and to detect temporomandibular disorders (TMD). Imaging and examination of the TMJ has improved with advancing technology, and cone beam computerized tomography (CBCT) has gained importance in the examination of the hard tissues of the TMJ. Unlike two-dimensional radiographs, CBCT provides more detailed information in the jaw-face region and dental area with its three-dimensional imaging feature. In this way, it allows the examination of the morphology of the mandibular condyle (MC), an important anatomical structure of the TMJ, with all its features. This thesis study aims to determine the condyle shapes and degenerative changes observed in the condyle and to retrospectively examine their distribution according to age and gender. CBCT images of 437 patients (253 female, 184 male) who applied to our clinic for various reasons, aged between 20-65 years, had no history of any pathology or trauma related to TMJ, had no systemic disease that would affect the bone formation-destruction mechanism, and had a toothed bite in the posterior region according to the Eichner index (A1, A2, A3, B1) were included in the study. Descriptive statistics (mean, frequency, standard deviation) were used in the evaluation of the data. Categorical variables were evaluated with Chi-Square, and the relationships between the parameters were evaluated with the Pearson correlation coefficient test. The significance level was taken as p<0,05. SPSS (Statistical Package for Social Sciences, version 27) was used for statistical analysis. According to the findings obtained in our study, no significant difference was observed between the age groups and genders in the distribution of condyle shapes in coronal and sagittal sections, except for the left condyle shapes in the sagittal section. While there was no significant difference between the frequency of degenerative changes observed in the right and left condyle and gender, a significant difference was found with age groups. In line with this information, it is important to know the TMJ morphology and observe the degenerative changes that may be encountered in the investigation and treatment of the factors causing TMD.

Benzer Tezler

  1. Entübasyon zorluğunun anatomik faktörlerle ilişkisi

    Başlık çevirisi yok

    HATİCE ECE KARACA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1990

    Anestezi ve Reanimasyonİstanbul Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. YILDIZ KÖSE

  2. Temporomandibuler eklem (TMJ) kas ağrı disfonksiyon sendromunda (TMJMPD) transkütanöz elektriksel sinir uyarımının (TENS) etkinliği

    Başlık çevirisi yok

    İLKNUR ÖZCAN DUMAN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1991

    Diş Hekimliğiİstanbul Üniversitesi

    Diş Hastalıkları ve Tedavisi Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. SEÇKİN DİNDAR