Geri Dön

İnsanlığın yazılı kaynaklarda bilinen tarihinden günümüze cezaların infaz şekilleri ile infaz kanunu bağlamında çoklu mahkûmiyetlerin yerine getirilmesinde koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik uygulamaları

Methods of sentence enforcement from early written records to the present day, and the application of conditional release and probation in the context of penal enforcement law for the execution of multiple sentences

  1. Tez No: 931276
  2. Yazar: CİHAN ERGÜN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. MUSTAFA ÖZEN
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Hukuk, Law
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2024
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Kırıkkale Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Kamu Hukuku Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Cezalandırma ve cezaların yerine getirilmesi, eski çağlardan bu yana çok çeşitli evrelerden geçmiştir. Tarih boyunca suç sayılan belirli eylemler bütün toplumlar ve inançlar tarafından yasaklanmış, yasağı ihlal edenler de cezalandırılmıştır. Bu cezalardan biri de özgürlüğü bağlayıcı ceza olan hapis cezası olmuştur. Orta çağdan günümüze kadar olan süreçte insanlığın cezaların yerine getirilmesinde, en üst aşamaya geldiği gözlemlenmektedir. Çünkü orta çağın işkence, eziyet ve acı çektirerek öldürme anlayışından vazgeçilmiştir. Özgürlüğü kısıtlayan, özgürlüğü bağlayıcı cezalandırma anlayışına doğru evrilmiştir. Bu aşamada da insan merkezli bir infaz usulü geliştirilmiş; iyileştirme ve ıslah anlayışıyla cezalar yerine getirilmeye başlanmıştır. Çağdaş anlayış öncesi dönemde cezanın odağını hükümlünün bedeni oluştururken, çağdaş dönemle birlikte hükümlünün ruhu cezalandırılmaya başlanmıştır. Nitekim özgürlüğü bağlayıcı ceza hükümlüye fiziksel olarak değil; ama manevi yönden acı verir hale gelmiştir. Çağdaş anlamda ceza, bir öç alma veya ödettirme işlevinden uzaklaşmış, bir eğitim aracı halini alarak sosyalleşme aracına dönüşmüştür. Son yıllarda insan haklarını önceleyen bir anlayışla, koşullu salıverilmeye ek olarak denetimli serbestlik uygulaması, cezaların yerine getirilmesi sistemine dahil edilmiştir. 5275 sayılı yasa ile Türkiye, tüm bu olumlu kazanımları yasalaştırmıştır. Çalışmamızın yayına hazırlandığı tarihlerde ise ileri bir adım daha atmış, altı yıla kadar özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkûm olanlara; belli koşulların varlığı halinde ceza infaz kurumunda hiç kalmadan, denetimli serbestlik birimleri aracılığı ile dış ortamda cezalarını çekme imkânı sağlamıştır. Olumlu gelişmeler, yerinde olarak yasalarla cezaların yerine getirilmesi sistemine dahil edilmiştir. Ancak Anayasa'nın 38. maddesinde idarenin, kişi özgürlüğünün kısıtlanması sonucunu doğuran bir yaptırım uygulayamayacağı hususu açıkça belirtilmiş olmasına karşın, Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği ve Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri ile Hükümlülerin Değerlendirilmesine Dair Yönetmelik gibi yönetmelikler bu anlamda Anayasa'ya açıkça aykırı hükümler içermektedir. Bu nedenle bu yönetmeliklerin kaldırılması gereklidir. Farklı bir çok yasa içine yerleştirilmiş olan koşullu salıverilmeye dair hükümlerin Koşullu Salıverilme Yasası adı altında yasalaştırılması özellikle çoklu mahkûmiyetlerin yerine getirilmesi açısından önem taşımaktadır. Öte yandan, hukuk devleti anlayışı çerçevesinde mağdur haklarının korunması ve suç mağdurlarının gördüğü maddi zararların karşılanması amacıyla Onarıcı Adalet Fonu oluşturulması gereklidir.

Özet (Çeviri)

Punishment and the execution of punishments have gone through various phases since ancient times. Throughout history, certain criminal acts have been prohibited by all societies and beliefs, and those who violated the prohibition were punished. One of these punishments has been imprisonment, which is a freedom-binding punishment. In the process from the Middle Ages to the present day, it is observed that humanity has reached the highest stage in the fulfillment of punishments. Because the medieval understanding of torture, torment and killing by inflicting pain has been abandoned. It has evolved towards an understanding of punishment that restricts freedom and binds freedom. At this stage, a human-centered execution procedure was developed; punishments started to be carried out with the understanding of improvement and rehabilitation. While the body of the convict was the focus of punishment in the period before the modern understanding, the soul of the convict started to be punished with the modern period. As a matter of fact, binding punishment has become painful to the convict not physically, but spiritually. In the modern sense, punishment has moved away from its function of revenge or retribution, and has become a tool of education and socialization. In recent years, with an understanding that prioritizes human rights, in addition to conditional release, probation has been included in the system of fulfillment of sentences. With Law No. 5275, Turkey has legalized all these positive achievements. At the time of the publication of our study, it has taken another step forward and provided the opportunity for those sentenced to a sentence of up to six years binding freedom to serve their sentences in the external environment through probation units without ever staying in the penal institution, in the presence of certain conditions. Positive developments have been appropriately incorporated into the system of fulfillment of sentences by law. However, although Article 38 of the Constitution clearly states that the administration cannot impose sanctions that result in the restriction of a person's freedom, regulations such as the Regulation on Separation to Open Penal Execution Institutions and the Regulation on Observation and Classification Centers and Evaluation of Convicts contain provisions that are clearly contrary to the Constitution in this sense. Therefore, these regulations should be abolished. Legislating the provisions on conditional release, which are embedded in many different laws, under the name of the Law on Conditional Release is especially important for the fulfillment of multiple convictions. On the other hand, it is necessary to establish a Restorative Justice Fund in order to protect the rights of victims within the framework of the rule of law and to compensate the financial damages suffered by crime victims.

Benzer Tezler

  1. Böceklerde ışık meydana getirme

    Light emitting process in insects

    HALİL DÜNDAR

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    ZoolojiEge Üniversitesi

    Bitki Koruma Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ERGUN BOZKURT

  2. Türkiye'de üretilen bazı kışlık el örgü ipliklerinin başlıca iplik ve lif özellikleri üzerinde bir araştırma

    Başlık çevirisi yok

    SEMA YÜCEBAŞ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Tekstil ve Tekstil MühendisliğiEge Üniversitesi

    Tekstil Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. GÜLSEREN YAZICIOĞLU

  3. Le Refus du reel dans la porte etroite d'Andre Gide

    Başlık çevirisi yok

    M.SERDAR ÜNAL

    Yüksek Lisans

    Fransızca

    Fransızca

    1986

    Fransız Dili ve EdebiyatıCumhuriyet Üniversitesi

    Batı Dilleri ve Edebiyatları Ana Bilim Dalı