Geri Dön

Pelvik bölgede endometriozis tanısında duyarlılık ağırlıklı görünteleme (SWI) sekansının değerlendirilmesi

Evaluating the diagnostic efficacy of susceptibility weighted imaging (SWI) in the diagnosis of pelvic endometriosis

  1. Tez No: 931746
  2. Yazar: AHMET TUĞRUL AKKUŞ
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. ELİF GÖZGEÇ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Radyoloji ve Nükleer Tıp, Radiology and Nuclear Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Endometrioma, derin pelvik endometriozis, SWI, MRG, Endometrioma, deep pelvic endometriosis, SWI, MRI
  7. Yıl: 2024
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Atatürk Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Radyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Çalışmamızda duyarlılık ağırlıklı görüntüleme (SWI) ile konvansiyonel MRG sekansları olan T1 ve T2 ağırlıklı görüntülerin pelvik bölgede endometriozis odaklarını saptamadaki duyarlılıklarının karşılaştırılması amaçlanmaktadır. Söz konusu MRG sekansları arasında yapılan karşılaştırma ile endometriozis tespitinde ve bu olguların preoperatif değerlendirilmesinde SWI sekansının eklenmesinin anlamlı katkı sağlayıp sağlayamayacağının belirlenmesi amaçlanmaktadır. Tüm olgularda bulgular altın standart olan laparaskopik bulgular ve patoloji sonucu ile karşılaştırılacaktır. Gereç ve Yöntem: Nisan 2022- Ocak 2023 tarihleri arasında endometrioma ön tanısı ile laparaskopi planlanan tüm hastalara rutin alt abdomen MRG sekanslarına ek olarak SWI sekansı eklenip değerlendirilmiştir. Laparaskopi sonrası histopatolojik tanısı endometrioma, endometriozis olan vakalar çalışmaya dahil edilmiştir. Çalışmadan dışlanma kriterlerimiz; 18 yaşından küçük olma, MR görüntülerin değerlendirilebilecek kalitede olmaması, geçirilmiş operasyon bulunmasıdır. Ocak 2023 tarihine kadar 26 hastaya laparaskopi yapılmış ve bu hastalara SWI sekansında çekim yapılmıştır. Hastaların 7sinde laparaskopi sonrası histopatolojik tanı hemorajik kist olduğundan, birisi ise yoğun hareket artefaktlı görüntü nedeniyle çalışmadan çıkarılmıştır. Toplamda çalışmaya dâhil edilen 18 hastada SWI sekansı elde olunmuştur. SWI görüntüler konvansiyonel sekanslarda tespit edilen endometriotik odaklara yönelik incelendi. SWI görüntülerde lezyon içinde duyarlılık artefaktlarını yansıtır sinyal kayıpları ve faz görüntülerde bu alanlara denk gelen sinyal artımları var/yok şeklinde not edildi. Konvansiyonel sekansta tespit edilmeyen ancak SWI görüntülerde tespit edilen duyarlılık artefaktları da not edildi. İstatistik analizi için IBM SPSS Statistics Versiyon 24.0 kullanıldı. Tanımlayıcı olarak nicel değişkenler ortalama ± standart sapma ve değer aralığı olarak verilmiştir. Nominal bağımlı değişkenlerin analizinde non-parametrik test olarak Cochran's Q testi kullanılmıştır. Post-hoc test olarak McNemar'ın testi kullanıldı. Sonuçlar Bonferroni düzeltmesi ile düzeltildi. Endometrioma lokasyonları ve sekanslar arasında ilişki Fischer's exact test ile incelendi. p<0.05 istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. Bulgular: Toplam 30 endometriotik lezyon üzerinden yapılan incelemede SWI, T1 AG ve T2 AG'lerin endometrioma tanısında birbirine tanısal üstünlüğü bulunmamaktayken T2 siyah nokta bulgusuna göre hepsinin istatistiksel olarak anlamlı farklı tanısal etkinliği bulunmuştur. Lezyonlar ovaryan ve derin pelvik endometriotik odaklar olarak ayrıldıklarında SWI sekansının tanısal etkinliği arasında istatistiksel anlamlı fark bulunmazken, T1 AG hiperintensite bulgusunun ovaryan endometrioma ve derin pelvik endometriozis saptama etkinliği arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur (sırasıyla p=1,000 ve p=0,032). Tartışma ve Sonuç: Endometrioma tanısında SWI sekansının tanısal duyarlılığı tanı kriteri olarak kabul edilen yağ baskılı T1 AG hiperintensitesi ve T2 AG hipointensitesi ile benzerdir. Derin pelvik endometriotik odak tespitinde SWI sekansının T1 AG sekansına tanısal üstünlüğü bulunmuştur. SWI sekansının rutin abdomen sekanslarına eklenmesi ve beraber değerlendirilme yapılmasının endometriotik odak tanısal duyarlılığını arttıracağı sonucuna varılmıştır.

Özet (Çeviri)

Objective: In our study, we aimed to compare the diagnostic efficacy between SWI sequence and conventional MRI sequences for ovarian endometrioma and deep pelvic endometriosis. The purpose of the study is to investigate the contribution of adding SWI sequence to conventional MRI sequences in preoperative evaluation of endometriosis patients. All findings are compared with laparoscopic findings. Material and Method: Between April 2022 and January 2023, all patients scheduled for laparoscopy with a preliminary diagnosis of endometrioma were evaluated with an SWI sequence in addition to routine lower abdomen MRI sequences. Cases with a histopathological diagnosis of endometrioma or endometriosis after laparoscopy were included in the study. Our exclusion criteria from the study were being younger than 18 years old, MRI images not being of sufficient quality to be evaluated, and having a previous operation. Laparoscopy was performed on 26 patients until January 2023, and SWI sequences were performed on these patients. Seven of the patients were excluded from the study because their histopathological diagnosis after laparoscopy was hemorrhagic cysts, and one patient was excluded because of an image had motion artifacts. A total of 18 patients were evaluated. SWI images were examined for endometriosis foci detected in conventional MR sequences. The presence of signal void areas reflecting susceptibility artifacts and signal increase in phase images within the lesion was noted as present/absent for all lesions. Susceptibility artifacts detected in SWI images but not in the conventional MR sequences were also noted. IBM SPSS Statistics Version 24.0 was used for statistical analysis. Descriptive quantitative variables are given as mean ± standard deviation and range. Cochran's Q test was used as a non-parametric test in the analysis of nominal dependent variables. McNemar's test was used as a post-hoc test. The results were corrected with Bonferroni correction. The relationship between endometrioma locations and MR sequences was examined with Fischer's exact test. p<0.05 was considered statistically significant. Findings: In the examination of a total of 30 endometriosis lesions, SWI, T1 WI and T2 WI had no diagnostic superiority over each other in the diagnosis of endometrioma, while all of them had statistically significant diagnostic efficacy compared to the T2 black dot finding. When the lesions were separated as ovarian endometrioma and deep pelvic endometriosis foci, no statistically significant difference was found between the diagnostic efficacies of the SWI sequence, while a statistically significant difference was found between the diagnostic efficacy of the T1 AG hyperintensity finding in the detection of ovarian endometrioma and deep pelvic endometriosis (p=1.000 and p=0.032, respectively). Discussion and Conclusion: The diagnostic sensitivity of the SWI sequence in the diagnosis of endometrioma is similar to the fat-suppressed T1- WI hyperintensity and T2-WI hypointensity accepted as diagnostic criteria. The diagnostic superiority of the SWI sequence over the T1-WI sequence was found in the detection of deep pelvic endometriosis foci. It was concluded that adding the SWI sequence to routine abdominal sequences and evaluating them together would increase the diagnostic efficacy for endometriosis.

Benzer Tezler

  1. Besi kuzularında süt emme süresi, cinsiyet, doğum ağırlığı ve sütten kesim ağırlığının karkas özellikleri üzerine etkileri

    Effects of suckling period, sex, birth weight and weaning weight on the carcass qualities of fattening lambs

    NAZAN GÖBÜŞ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    ZiraatAnkara Üniversitesi

    Zootekni Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AYHAN ELİÇİN

  2. Nonfonksiyone böbrekte ultrasonografi ve bilgisayarlı tomografi bulgularının değerlendirilmesi

    Başlık çevirisi yok

    HÜSEYİN SOYDAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Radyoloji ve Nükleer Tıpİstanbul Üniversitesi

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. OKTAY ÇOKYÜKSEL

  3. Mesane tümörlerinin evrelendirilmesinde komputerize tomografinin önemi

    Başlık çevirisi yok

    UĞUR KARAKAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    OnkolojiUludağ Üniversitesi

    Üroloji Ana Bilim Dalı