Geri Dön

İdiyopatik ve gestasyonel diyabete bağlı polihidramnioslu olguların perinatla sonuçlarının değerlendirilmesi

Assessment of perinatal outcomes in polyhydramnios cases associated with idiopathic and gestational diabetes mellitus

  1. Tez No: 933338
  2. Yazar: TUVANA TÜRKAY TÜDEŞ
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. MİRAÇ ÖZALP
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
  6. Anahtar Kelimeler: Polihidramnios, gestasyonel diyabet, idiyopatik polihidramnios, fetal Doppler, orta serebral arter pulsatilite indeksi, serebroplasental oran, Diabet-gebelik sırasında, Gebelik-yüksek riskli, Polyhydramnios, gestational diabetes, idiopathic polyhydramnios, fetal Doppler, middle cerebral artery pulsatility index, cerebroplacental ratio, Diabetes-gestational, Pregnancy-high-risk
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş: Polihidramnios, gebelikte anormal derecede artmış amniyotik sıvı miktarı ile tanımlanan, fetal, maternal ve plasental faktörlerin etkisiyle gelişen patolojik bir durumdur. Bu durum, erken doğum, spontan düşük, intrauterin fetal ölüm, elektif sezaryen doğum ve postpartum komplikasyonlar gibi ciddi perinatal risklerle ilişkilendirilirken, gestasyonel diyabet mellitus (GDM) da sıklıkla altta yatan etiyolojik faktörlerden biri olarak öne çıkmaktadır. Hem idiyopatik hem de GDM kaynaklı polihidramnioslu gebeliklerde perinatal sonuçların yanı sıra fetal hemodinamik adaptasyonların değerlendirilmesi, yönetim stratejilerinin belirlenmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Amaç: Bu çalışmanın temel amacı, idiyopatik ve GDM kaynaklı polihidramnioslu gebeliklerde, üçüncü trimesterde elde edilen laboratuvar parametreleri, amniyotik sıvı indeksi (AFI) ve fetal Doppler parametrelerinin (umbilikal arter pulsatilite indeksi (UA PI), orta serebral arter pulsatilite indeksi (MCA PI), serebroplasental oran (CPR)) perinatal sonuçları öngörmedeki etkinliğini değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Bu prospektif gözlemsel çalışma, 01/04/2024 ile 01/10/2024 tarihleri arasında Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi Doğumhane Acil ve Perinatoloji Polikliniği'nde yürütüldü. Çalışmaya, uygunluk kriterlerini karşılayan 88 gebe dahil edildi. Olgular, 24–28. haftalarda yapılan 75 gr OGTT sonucu doğrultusunda; GDM tanısı alan (n=37) ve tarama sonuçları normal olup idiyopatik polihidramnios tanısı alan (n=51) olmak üzere iki gruba ayrıldı. GDM tanısı alan olgular ise insülin ile tedavi olan (n=19) ve diyetle regüle olan (n=18) olmak üzere iki alt gruba ayrıldı. Demografik veriler, laboratuvar parametreleri, amnios mayi ve fetal Doppler ölçümleri gruplar arasında karşılaşırıldı. Bulgular: Demografik veriler açısından her iki grup arasında anlamlı fark bulunmadı. Laboratuvar parametreleri, maternal arter basınçları ve diğer bazı klinik bulgular açısından gruplar arasında önemli farklılık saptanmazken, yenidoğan yoğun bakım ünitesine yatış ihtiyacı GDM grubunda istatistiksel olarak daha yüksek bulundu. Fetal Doppler ultrasonografi sonuçlarında, UA PI değerlerinde gruplar arasında fark gözlenmezken; GDM grubunda MCA PI ve CPR değerleri anlamlı derecede düşük izlendi. ROC analizinde, MCA PI için belirlenen ≤1,55 cut-off değeri, GDM kaynaklı polihidramnios riskini 2,14 kat artırmakta; bu eşik değerin duyarlılığı %83,78, özgüllüğü ise %60,78 olarak bulunmuştur. Ayrıca, GDM grubunda insülin tedavisi alan hastalar ile diyetle regüle olanlar arasında; insülin tedavisi alt grubunda maternal hastaneden kalış ve yenidoğanın doğum ağırlığının daha yüksek olduğu gözlemlendi. Sonuç: Çalışmamız, polihidramnioslu gebeliklerin etiyolojisinin (GDM kaynaklı vs. idiyopatik) perinatal sonuçlar ve fetal hemodinamik adaptasyonlar üzerinde önemli etkileri olduğunu göstermiştir. GDM kaynaklı polihidramnioslu gebeliklerde MCA PI ve CPR değerlerinin düşüklüğü, fetal beyin koruyucu adaptasyon (vazodilatasyon) göstermesi ile ilişkilendirilmiş; bu durumun, yenidoğan yoğun bakım ünitesine yatış ihtiyacının artmasında etkili olabileceği düşünülmüştür. Ayrıca, MCA PI için belirlenen 1,55 cut-off değeri, GDM tanısının ayrımında ve yönetim stratejilerinin kişiselleştirilmesinde potansiyel bir belirteç olarak ön plana çıkmıştır. Erken tanı, etkin glisemik kontrol ve multidisipliner yaklaşımla antenatal takip ve müdahale stratejilerinin, hem perinatal komplikasyonları azaltmada hem de anne ve bebeğin uzun vadeli sağlığını korumada kritik olduğu vurgulanmaktadır. Gelecekte, çok merkezli ve prospektif çalışmalarla bu ilişkilerin daha detaylı incelenmesi, klinik uygulamalara yönelik stratejilerin geliştirilmesine katkı sağlayacaktır.

Özet (Çeviri)

Introduction: Polyhydramnios is a pathological condition defined by an abnormally increased amniotic fluid volume in pregnancy, resulting from fetal, maternal, and placental factors. This condition is associated with serious perinatal risks such as preterm birth, spontaneous abortion, intrauterine fetal demise, elective cesarean delivery, and postpartum complications. Gestational diabetes mellitus (GDM) frequently emerges as an underlying etiological factor. In both idiopathic and GDM-related polyhydramnios, assessing perinatal outcomes and fetal hemodynamic adaptations is critical for determining effective management strategies. Aim: The primary aim of this study was to evaluate the predictive value of third-trimester laboratory parameters, the amniotic fluid index (AFI), and fetal Doppler parameters (such as umbilical artery pulsatility index (UA PI), middle cerebral artery pulsatility index (MCA PI), and the cerebroplacental ratio (CPR)) in predicting perinatal outcomes in pregnancies complicated by polyhydramnios of either idiopathic or GDM origin. Materials and Methods: This prospective observational study was performed between April 1, 2024, and October 1, 2024, at the Emergency and Perinatology Outpatient Clinic of Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu City Hospital Obstetrics Unit. A total of 88 pregnant women meeting the inclusion criteria were enrolled. Based on the results of a 75-gram oral glucose tolerance test performed at 24–28 weeks, participants were divided into two groups: those diagnosed with GDM (n=37) and those with normal screening results but diagnosed with idiopathic polyhydramnios (n=51). The GDM group was further subdivided into patients treated with insulin (n=19) and those managed with diet (n=18). Demographic data, laboratory parameters, amniotic fluid measurements, and fetal Doppler indices were compared across these groups. Results: There were no statistically significant differences between the groups regarding demographic data. While laboratory parameters, maternal arterial blood pressures, and several other clinical findings did not differ significantly, the need for neonatal intensive care unit admission was statistically higher in the GDM group. Fetal Doppler ultrasound evaluations revealed no significant differences in UA PI values between the groups; however, the GDM group exhibited significantly lower MCA PI and CPR values. ROC analysis showed that a MCA PI cut-off value of ≤1.55 increased the risk of GDM-related polyhydramnios by 2.14-fold, with a sensitivity of 83.78% and specificity of 60.78%. Additionally, within the GDM group, patients treated with insulin had significantly longer maternal hospital stays and higher neonatal birth weights compared to those managed with diet. Conclusion: This study demonstrates that the etiology of polyhydramnios (GDM-related vs. idiopathic) significantly impacts perinatal outcomes and fetal hemodynamic adaptations. In GDM-related polyhydramnios, lower MCA PI and CPR values suggest the presence of a fetal brain-sparing adaptation (vasodilation), which may contribute to an increased need for neonatal intensive care unit admission. Furthermore, the identified MCA PI cut-off value of 1.55 appears to be a promising marker for differentiating GDM-related cases and guiding individualized management strategies. Early diagnosis, effective glycemic control, and a multidisciplinary approach are critical in reducing perinatal complications and ensuring the long-term health of both mother and child. Future multi-center, prospective studies are necessary to further clarify these associations and enhance clinical management strategies.

Benzer Tezler

  1. Değişik yaş gruplarında hipoglisemi insidansının araştırılması

    An investigation on hypoglycemia incidence in different age groups

    ERTUĞRUL YURTSEVER

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    BiyokimyaMarmara Üniversitesi

    Biyokimya Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. TURAY YARDIMCI

  2. Kronik idyopatik ürtikerli hastalarda kaşıntı eşiğinin araştırılması

    Başlık çevirisi yok

    BELMA BAYRAKTAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1989

    DermatolojiErciyes Üniversitesi

    Dermatoloji Ana Bilim Dalı

  3. Akut myokard enfarktüsünde serum karnitin düzeyleri ve diğer kardiak enzimlerle ilişkisi

    Başlık çevirisi yok

    SERDAR KÜÇÜKOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1989

    Kardiyolojiİstanbul Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. CEM DEMİROĞLU

  4. Hipoparatiroidi (39 olgunun klinik ve laboratuvar bulgularının değerlendirilmesi)

    Başlık çevirisi yok

    FARNOUCH AZAMİ BONABİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1989

    Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı