Deri ve yumuşak doku enfeksiyonlarının epidemiyolojik ve klinik özelliklerinin değerlendirilmmesi
Evaluation of epidemiological and clinical features of skin and soft tissue infections
- Tez No: 935688
- Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ GAMZE KALIN ÜNÜVAR
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji, Infectious Diseases and Clinical Microbiology
- Anahtar Kelimeler: Deri ve yumuşak doku enfeksiyonu, toplum kökenli, sağlık hizmeti ilişkili, diyabetes mellitus, komplikasyon, Skin and soft tissue infection, community acquired, healthcare associated, diabetes mellitus, complication
- Yıl: 2021
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Erciyes Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Enfeksiyon ve Klinik Mikrobiyoloji Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş ve Amaç: Deri ve yumuşak doku enfeksiyonları (DYDE) çok hafif bir klinik tablolardan hayatı tehdit eden ciddi enfeksiyonlara kadar değişkenlik gösterebilir. Önemli olan hastalığın klinik şiddetini ve tanısını doğru değerlendirip, tedaviyi uygun bir şekilde planlayabilmektir. Bu çalışmanın amacı, DYDE olan hastaların demografik ve epidemiyolojik özelliklerini, tanı yöntemlerini, cerrahi veya medikal tedavi sonuçlarını incelemektir. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi (EÜTF) Hastanesi, Enfeksiyon Hastalıkları Kliniği'nde DYDE (ektima, karbonkül, selülit, erizipel, abse, nekrotizan fasiit, piyomiyozit ve diyabetik ayak enfeksiyonu) tanısı ile yatan, 18 yaş ve üzeri erişkin hastalar dahil edildi. EÜTF Hastanesi, Enfeksiyon Hastalıkları Kliniği dışında yatan, cerrahi alan enfeksiyonu olarak değerlendirilen, 18 yaşından küçük hastalar ise çalışma dışı bırakıldı. Bulgular: Çalışmaya alınan 118 hastanın %59,3'ü erkek olmak üzere yaş ortalaması 62,2±15,0 (min-max; 19-90) di. Hastaların %36,4' ünde derin DYDE görüldü. Komplike ve non-komplike olma durumları ile erkek cinsiyet arasında anlamlı bir ilişki görüldü (p=0,04). En sık %40,7 oranı ile selülit'e rastlandı. Ayrıca selülit olan hastaların %16,7' sinde görülen lenfödem ve diyabetik ayak enfeksiyonu olan hastaların %22,6' sında görülen tinea pedis önemli risk faktörü olarak belirlendi. Lezyonları lokalizasyonları açısından değerlendirdiğimizde %78,8 ile sıklıkla alt ekstremitede olduğu tespit edildi. Hastalarda en sık görülen ek hastalık (%52,5) diyabet idi. DM derin (p=0,001) ve komplike (p=0,029) vakaların gelişiminde anlamlı olarak ilişkili bulundu. Olguların %45,8'inde ateş tesbit edildi. Sepsis hastaların %48,3' ünde mevcut iken, %4,0' ünde septik şok görüldü. Hipergliseminin (p=0,022) ve hipoalbumineminin (p=0,020) komplike vakalar ile anlamlı düzeyde ilişkili olduğu görüldü. Kültürlerde üremesi olan hastaların %66,7'si komplike olmakla birlikte sonuç istatistiksel olarak anlamlı bulundu (p=0,003). Gram pozitif bakterilerden S. aureus, gram negatif bakterilerden ise E. coli ilk sıralarda görüldü. Komplike DYDE' li hastaların %61.2' sinde komplikasyon gelişmekle birlikte anlamlı kabul edildi (p<0,05). Hastalara verilen ampirik tedaviler içinde en fazla kullanılan Ampisilin-sulbaktam (%52,5) tedavisi idi. Sonuç: DYDE gelişiminde komorbid durumların önemli risk faktörü olduğu görülmektedir. DM derin ve komplike DYDE'li vakalara eşlik etmekle beraber gelişmesinde de en sık sebeplerden biri olmaktadır. Komplike DYDE'li hastalarda tedavi değişikliği oranlarının daha fazla bulunması nedeniyle ampirik olarak kombine antibiyotik tedavisi verilmesi önerilebilmektedir
Özet (Çeviri)
Background and Aim: Skin and soft tissue infections (SSTİ) can range from a very mild clinical picture to serious life-threatening infections. The important thing is to accurately evaluate the clinical severity and diagnosis of the disease and plan the treatment appropriately. The aim of this study is to examine the demographic and epidemiological characteristics, diagnostic methods, surgical or medical treatment results of patients with SSTİ. Materials and Methods: Adult patients aged 18 years and over who were hospitalized in Erciyes University Faculty of Medicine (EÜTF) Hospital, Infectious Diseases Clinic with the diagnosis of SSTİ (ecthyma, carbuncle, cellulite, erysipelas, abscess, necrotizing fasciitis, pyomyositis and diabetic foot infection) were included in the study. Patients younger than 18 years of age who were hospitalized outside of the Infectious Diseases Clinic of the EÜTF Hospital and considered as surgical site infection were excluded from the study. Results: The mean age of 118 patients included in the study was 62.2 ± 15.0 (min-max; 19-90), 59.3% of whom were male. Deep SSTİ was observed in 36.4% of the patients. A significant relationship was observed between complicated and uncomplicated conditions and male gender (p = 0.04). Cellulite was the most common, with a rate of 40.7%. In addition, lymphedema seen in 16.7% of patients with cellulite and tinea pedis seen in 22.6% of patients with diabetic foot infection was determined as an important risk factor. When we evaluated the lesions in terms of their localization, it was found that they were mostly in the lower extremities with a rate of 78.8%. Diabetes was the most common comorbidity (52.5%). DM was found to be significantly associated with the development of deep (p = 0.001) and complicated (p = 0.029) cases. Fever was detected in 45.8% of the cases. While sepsis was present in 48.3% of the patients, septic shock was observed in 4.0%. Hyperglycemia (p = 0.022) and hypoalbuminemia (p = 0.020) were found to be significantly associated with complicated cases. Although 66.7% of the patients with growth in cultures were complicated, the result was statistically significant (p = 0.003). One of the gram-positive bacteria, S. aureus, and the gram-negative bacteria, E. coli, were seen in the first order. Although 61.2% of the patients with complicated SSTİ developed complications, it was considered significant (p <0.05). Ampicillin-sulbactam (52.5%) treatment was the most commonly used empirical treatment. Conclusion: Comorbid conditions appear to be an important risk factor in the development of SSTİ. Although DM accompanies cases with deep and complicated SSTİ, it is also one of the most common reasons for its development. Due to the higher rates of treatment change in patients with complicated SSTİ, empirically combined antibiotic therapy may be recommended.
Benzer Tezler
- Staphylococcus aureus klinik izolatlarında panton-valentine lökosidin varlığının ve klonal ilişkisinin araştırılması
Investigation of panton-valentine leukocidin presence and the clonal relationship in the clinical strains of staphylococcus aureus
YÜCEL DUMAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2012
Mikrobiyolojiİnönü ÜniversitesiTıbbi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MEHMET SAİT TEKEREKOĞLU
- Stafilokoksik kan dolaşımı infeksiyonlarının epidemiyolojisi ve metisiline dirençli staphylococcus aureus suşlarının“pulsed field”jel elektroforez ile analizi
Epidemiology of the staphylococcal bloodstream infections and the analysis of MRSA isolates with PFGE
AYŞE YÖRÜK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2002
Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik MikrobiyolojiErciyes ÜniversitesiKlinik Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ.DR. BİLGEHAN AYGEN
- Staphylococcus aureus suşlarının PFGE (pulsed field jel elektroforez) tekniğiyle moleküler ilişkilendirilmesi
Molecular association of Staphylococcus aureus strains by PFGE (pulsed field gel electrophoresis) technique
GÖKSEL TEKİNASLAN
- Deri ve yumuşak doku enfeksiyonlarında etkenlerin ve risk faktörlerinin retrospektif incelenmesi
A retrospective analysis of agent and risk factors in skin and soft tissue ınfections
EMRE HORUZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2014
Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik MikrobiyolojiBülent Ecevit ÜniversitesiEnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. HANDE AYDEMİR
- Hastane ve toplum kaynaklı Staphylococcus aureus izolatlarında çeşitli virülans faktörlerinin real-time PZR yöntemi ile araştırılması
Investigation of various virulence factors among the hospital-acquired and community-acquired Staphylococcus aureus isolates by real-time-PCR method.
SONER YILMAZ