Çift çene ortognatik cerrahi uygulanmış sınıf III olgularda kondil konumunun bilgisayarlı sefalometri ile incelenmesi
Investigation of condyle position in class III patients undergoing double jaw orthognathic surgery with computerized cephalometry
- Tez No: 936422
- Danışmanlar: PROF. DR. ZİVER ERGÜN YÜCEL
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Diş Hekimliği, Dentistry
- Anahtar Kelimeler: Ortognatik cerrahi, lateral sefalometrik radyografi, stabilite, relaps, Orthognathic surgery, Lateral cephalometric radiography, stability, relapse
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Gazi Üniversitesi
- Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Ortognatik cerrahi uygulamaları ile iskeletsel yapıların ve oklüzyonun karşılıklı olarak ilişkilerinde önemli düzeyde değişiklikler elde edilmektedir. Hastada mevcut anomalinin etkisiyle hem farklı bir çiğneme paterni hem de oklüzyon ve kas sistemlerinde büyüme ve gelişim süresince oluşmuş bireysel bir adaptasyon yapısı vardır. Bu adaptasyon sonucunda kondil-fossa ilişkisi de anatomik ve fonksiyonel olarak özgün yapısal özelikler kazanmaktadır. Ortognatik cerrahi ile sağlanan yeni okluzal ve iskeletsel değişiklikler çiğneme sisteminin biyomekanik yapısını değiştirerek kondil-fossa ilişkisini etkileyebileceği için temporomandibuler eklem üzerinde kısa ve uzun vadeli sonuçlar beklenebilir. Başarılı bir ortognatik tedavi ile estetik bir yüz yapısıyla beraber sadece statik değil aynı zamanda dinamik açıdan da sağlıklı bir oklüzyon hedeflenmelidir. Ortognatik cerrahi sonrasında kondil konumunun belirlenmesi bu nedenle çok önemlidir. Literatürde ortognatik cerrahi sonrasında kondil konumunu değerlendiren araştırmalar mevcut olsa da çelişkili bulgular dikkati çekmektedir. Araştırma hipotezimiz; a) uygulanan cerrahi teknik, b) fiksasyon prosedürü, c) işlemin tek merkezli olarak gerçekleştirilmesi ve d) sonuçların kısa sürede elde edilerek değerlendirilmesiyle sağlanacak standardizasyon ile kondil konumunda önemli bir değişiklik olmayabileceği görüşüne dayandırılmıştır. Bu araştırmada maksiller yetmezlik ve mandibular fazlalığın birlikte görüldüğü iskeletsel sınıf III anomali varlığında, maksiller ilerletme ve mandibular geri alma cerrahilerinin birlikte uygulandığı bireyler araştırma kapsamına alınmıştır. Bu bireylerin tercih edilme nedeni anomali görülme sıklığının yüksek olması nedeniyle çift çene cerrahisinin sıklıkla uygulanmasıdır. Araştırma kapsamına alınan bireyler Gazi Ünv. Dişhekimliği Fakültesi Ortodonti ve Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Anabilim Dalında tedavi görmüş; Le Fort I ve bilateral sagittal split ramus osteotomisi (BSSRO) operasyonları uygulanmış ve sonrasında semi rjid fiksasyon protokolleri tercih edilmiş; sonuçların operasyon öncesi, operasyondan hemen sonra ve 6 ay sonrasında alınan standardize lateral sefalometrik filmler üzerinde değerlendirildiği bireyler olup; lateral sefalometrik görüntüler üzerinde dijital ölçümler tercih edilmiştir. Bu şekilde çizim ve ölçümlerin güvenilirliğinin bireysel hata kontrolü de yapılarak maksimum düzeye çıkartılması hedeflenmiştir. Çalışmanın sonucunda çift çene anomalisine sahip bireylerde uygulanan ortognatik cerrahi işlemleri sonrasında kondilin sagittal ve vertikal konumunda önemli bir değişiklik olmadığı belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlar rehberliğinde kondil konumunda önemli bir değişikliğin belirlenememesinin hipotezimizi doğrular şekilde olduğu, bu araştırmada farklı araştırmalar için belirtilen faktörler açısından çeşitliliğin minimalize edilerek standardizasyonun sağlanmasına bağlayabileceğimizi düşünmekteyiz.
Özet (Çeviri)
Orthognathic surgery results in significant changes in the interrelationships of skeletal structures and occlusion. Due to the specific anomaly present in the patient, there is both a different chewing pattern and an individual adaptation structure formed during growth and development in occlusion and muscular systems. As a result of this adaptation, the condyle-fossa relationship gains specific structural features both anatomically and functionally. Since the new occlusal and skeletal changes provided by orthognathic surgery may affect the condyle- fossa relationship by changing the biomechanical structure of the masticatory system, short and long-term results on the temporomandibular joint can be expected. Successful orthognathic treatment should aim for a healthy occlusion not only in static but also in dynamic terms along with an aesthetic facial structure. Determining the condyle position after orthognathic surgery is therefore very important. Although there are studies evaluating the condyle position after orthognathic surgery in the literature, contradictory findings are noteworthy. Our research hypothesis is based on the view that there may be no significant change in the condyle position with the standardisation of a) the surgical technique, b) the fixation procedure, c) the procedure being performed in a single centre and d) the results being obtained and evaluated in a short time. In this study, individuals in whom maxillary advancement and mandibular set-back surgeries were performed together in the presence of skeletal class III anomaly with maxillary insufficiency and mandibular excess were included in the study. These individuals were preferred because double jaw surgery is frequently performed due to the high prevalence of anomalies. The individuals included in the study were treated at Gazi.Unv. Faculty of Dentistry, Departments of Orthodontics and Oral and Maxillofacial Surgery; Le Fort I and bilateral sagittal split ramus osteotomy (BSSRO) were applied; postoperative semi rijid fixation protocols were preferred; the results were evaluated on standardised lateral cephalometric films at preoperative, immediate postoperative and postoperative 6th.month periods; digital measurements on lateral cephalometric images were preferred. In this way, it was aimed to maximise the reliability of the drawings and measurements by controlling individual error. In this study, it was determined that there was no significant change in the sagittal and vertical position of the condyle as a result of orthognathic surgery procedures performed in individuals with double jaw anomalies. We think that the fact that no significant change in the condyle position could be determined in accordance with the results obtained can be attributed to the fact that the variation in terms of the factors specified for different studies in this study was minimised and standardisation was ensured, confirming our research hypothesis.
Benzer Tezler
- Dokuma kumaşlarda örgü tipinin ham kumaşın boyutları ve geometrik özellikleri üzerindeki etkilerinin araştırılması
Başlık çevirisi yok
EMEL ÖNDER
Yüksek Lisans
Türkçe
1985
Tekstil ve Tekstil MühendisliğiEge ÜniversitesiTekstil Mühendisliği Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. GÜNGÖR BAŞER
- Matris lie grupları üzerine
Başlık çevirisi yok
RIFAT GÜNEŞ
Yüksek Lisans
Türkçe
1986
Matematikİnönü ÜniversitesiMatematik Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. NURİ KURUOĞLU
- NaI (TI) dedektörleri için toplam verim ve tüm enerji pik duyarlığının Monte Carlo metodu ile elde edilmesi
Başlık çevirisi yok
N. REMZİYE ERGÜL
Yüksek Lisans
Türkçe
1987
Fizik ve Fizik MühendisliğiUludağ ÜniversitesiFizik Ana Bilim Dalı
PROF. DR. CİHAN ÖZMUTLU
- Sera domates üretiminde aşı uygulaması ile elde edilen çift kök sistemine sahip domateslerin verim ve kalite yönünden üstünlükleri üzerine bir araştırma
Başlık çevirisi yok
ALİ DİZDAROĞLU
Yüksek Lisans
Türkçe
1985
ZiraatEge ÜniversitesiBahçe Bitkileri Ana Bilim Dalı
PROF. DR. FAHRETTİN MECİT
- Regresyon analizi ve Türkiye üzerine bir deneme buğday üretiminin tahmini
Başlık çevirisi yok
MACİT MESUT ÖZMEN