J insizyonu ile yapılan karaciğer ameliyatları sonrası fasya kapamasında kullanılan iki ayrı cerrahi tekniğin insizyonel herni gelişimi üzerine etkileri
The effects of two different surgical techniques used in fascia closure after liver surgeries performed with J incision on the development of incisional hernia
- Tez No: 936568
- Danışmanlar: PROF. DR. SERDAR TOPALOĞLU
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Genel Cerrahi, General Surgery
- Anahtar Kelimeler: Karaciğer rezeksiyonu, İnsizyonel Herni, J-şeklinde sağ subkostal insizyon, Liver resection, incisional hernia, j-shaped right subcostal incision
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Karadeniz Teknik Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Karaciğer rezeksiyonu sonrasında fasyanın nasıl kapatılması gerektiğine yönelik çalışmalar sürmektedir. Bu çalışmanın amacı, karaciğer rezeksiyonu yapılan hastalarda kullanılan iki temel fasya kapatma tekniğini karşılaştırmaktır. Değerlendirilen yöntemler; katmanlar halinde sürekli dikiş (teknik-1) ve toplu (tek tabaka halinde) sürekli dikiş (teknik-2) yöntemleridir. Gereç-Yöntem: Bu çalışmada, j-şeklinde sağ subkostal insizyon ile karaciğer rezeksiyonu uygulanmış olan 263 hasta retrospektif olarak analiz edilmiştir. Katmanlar halinde kapatma polidikosanon (PDS) ve polipropilen (köşe dikişi) materyalleriyle gerçekleştirilirken (n=144, Teknik-1), toplu (tek tabaka halinde) kapatma yalnızca PDS ile yapıldı (n=119, Teknik-2). Hastaların preoperatif ve intraoperatif verileri ile birlikte postoperatif yara iyileşmesi sorunları karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiştir. Bulgular: Her iki grup yaş, cinsiyet ve vücut ağırlığı dağılımı açısından benzer özellikler göstermektedir. Teknik-2 grubunda ek hastalıkların ve malignite oranının daha yüksek olduğu gözlenmiştir. Ancak bu grupta toplam ameliyat süresi ile intraoperatif kan kaybı anlamlı düzeyde daha düşük bulunmuştur (sırasıyla p<0.001 ve p=0.004). Teknik-2 grubunda cerrahi alan enfeksiyonu oranları anlamlı şekilde yüksek bulunmuş (p=0.008), postoperatif dönem daha komplike seyretmiştir. Teknik-1 grubunda medyan 67 ay (25–147 ay), teknik-2 grubunda ise 36 ay (19–71 ay) yapılan takipte insizyonel herni (İH) gelişme oranı teknik-1 grubunda %24,3 iken, teknik-2 grubunda %15,1 olarak tespit edilmiştir (p=0.065). Malignite varlığı, İH için bağımsız bir risk faktörü olarak saptanmış ve karaciğer rezeksiyonu sonrasında İH gelişme riskini 2.03 kat artırdığı gösterilmiştir (güven aralığı %95; 1,06–3,9). Sonuç: PDS ile gerçekleştirilen toplu (tek tabaka halinde) sürekli dikiş şeklinde fasya kapama tekniği, ameliyat süresi açısından zaman kazandırmakta ve yara iyileşmesi bakımından etkili bir yöntem olarak öne çıkmaktadır.
Özet (Çeviri)
Introduction: The optimal closure of the fascia after liver resection has not been established. We aimed to compare the two fascia closure methods after liver resection: Layered (technique-1) versus mass (technique-2) running suture closure. Materials-Methods: 263 patients undergoing liver resection with j-shaped right subcostal incision were retrospectively evaluated. Layered closure was performed with polydioxanone (PDS) and polypropylene (corner suture) materials whereas mass closure was performed with PDS. The preoperative, intraoperative parameters and postoperative wound complications were compared. Results: There were 144 patients in technique-1 and 119 patients in technique-2, which was similar in age, gender and body weight distribution. Comorbid conditions and malignancy rate were high in technique-2 group whereas total operation time and intraoperative blood loss were significantly decreased (p<0.001 and p=0.004). High surgical site infection rates (p=0.008) and complicated postoperative course were remarkable in technique-2 group. The median lengths of follow-up for incisional hernia (İH) were 67 (range, 25-147) months and 36 (range, 19-71) months in the technique-1 group and technique-2 group, respectively. The incidence of İH decreased from 24.3% (technique-1) to 15.1% (technique-2) (p=0.065). Presence of malignancy was identified as an independent risk factor for İH and it was associated with 2.03-fold higher risk for development of İH after hepatic resection (95% confidence interval; 1.06 – 3.9). Conclusion: Mass running suture with PDS seemed to be more timesaving in incision closure and effective in wound healing.
Benzer Tezler
- Mercedes ve j insizyonları ile yapılan karaciğer operasyonları sonrasında insizyonel herni gelişimi üzerine etki eden faktörlerin belirlenmesi
Incisional hernia after liver surgery with mercedes and j-shape incisions
COŞKUN AYDIN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2015
Genel CerrahiKaradeniz Teknik ÜniversitesiGenel Cerrahi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MİTHAT KERİM ARSLAN
- Furosemide infüzyonu ile oluşan intraeritrositer ve serum elektrolit değişmeleri
Başlık çevirisi yok
İLYAS TEZEL
- İzmir'de bazı yolların kapatılarak yaya bölgeleri oluşturma da kent peyzajını geliştirme açısından yeniden planlanması üzerinde araştırmalar
Başlık çevirisi yok
BAHAR TÜRKYILMAZ
Yüksek Lisans
Türkçe
1985
Şehircilik ve Bölge PlanlamaEge ÜniversitesiŞehir ve Bölge Planlama Ana Bilim Dalı
- Dokuma kumaşlarda örgü tipinin ham kumaşın boyutları ve geometrik özellikleri üzerindeki etkilerinin araştırılması
Başlık çevirisi yok
EMEL ÖNDER
Yüksek Lisans
Türkçe
1985
Tekstil ve Tekstil MühendisliğiEge ÜniversitesiTekstil Mühendisliği Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. GÜNGÖR BAŞER
- Samsun ve çevresinde tarla sarmaşığı (conuolvulus arvensis L.)'na karşı biyolojik savaşa esas olacak fauna tespiti
Investigations on the insect fauna of the field binweed (Conuolvulus arvensis L.) related to its biological control in Samsun Province
YASEMİN UFUK GERMAN