Kutanöz skuamöz hücreli karsinomlarda tümör ilişkili eozinofilinin klinikopatolojik parametrelerle ve prognozla ilişkisinin araştırılması
Investigation of the relationship of tumor-associated eozsinophilia with clinicopathological parameters and prognosis in cutaneus squamous cell carcinomas
- Tez No: 938184
- Danışmanlar: PROF. DR. BANU LEBE
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Patoloji, Pathology
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2024
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Dokuz Eylül Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Tıbbi Patoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Tümör mikroçevresinin birçok kanser türünde tümör yerleşimi ve tipine özgü önemli rollere sahip olduğu bilinmektedir. Eozinofiller tümör mikroçevresinde izlenen immün elemanlardandır ve baş boyun skuamöz hücreli karsinomları başta olmak üzere birçok tümöre eşlik ettiği görülmektedir. Ancak kutanöz skuamöz hücreli karsinom ile ilişkisi net değildir. Bu çalışmanın amacı kutanöz skuamöz hücreli karsinom olgularında tümör mikroçevresinde izlenen tümör ilişkili eozinofilinin sağkalım parametreleri ve bilinen histopatolojik prognostik parametrelerle ilişkisinin araştırılmasıdır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamızın gerecini 01.01.2010 - 31.12.2020 tarihleri arasında bölümümüzde kutanöz skuamöz hücreli karsinom tanısı almış 363 olgu oluşturmaktadır. Olgulara ait arşivimizde kayıtlı hematoksilen&eozin boyalı lamlar incelenerek histopatolojik parametreler kaydedilmiş olup uygun lamların dijital kopyaları üzerinden en yoğun olduğu alanda ve 1 mm2 alanda eozinofiller sayılmıştır. Bu bulgular ve Hastane Bilgi Yönetimi Sistemi (HBYS) üzerinden elde edilen sağkalım parametreleri birbirleri ile karşılaştırırken Ki Kare Testi, Fisher Kesin Test, Mann Whitney U Testi ve Kaplan Meier Testi kullanılmış olup anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak kabul edilmiştir. Bulgular: İncelenen 363 olguda 1 mm2'deki eozinofil sayısı 1 ile 697 arasında değişmektedir. 1 mm2'de 0-29 arası eozinofil izlenen 213 (%58,7), 30-72 arası eozinofil izlenen 51 (%14), 73 ve üzeri eozinofil izlenen 99 (%27,3) olgu vardır. Literatürle uyumlu olarak yaşlı hastalarda ve yüksek tümör çapı, derin yerleşim, cerrahi sınır pozitifliği veya perinöral invazyonu olan olgularda ölüm; yüksek tümör çapı ve derin yerleşim gösteren olgularda ise lenf nodu metastazı ve uzak metastaz istatistiksel olarak anlamlı olacak şekilde daha fazla görülmektedir. Eozinofil sayısı ile tümör çapı invazyon derinliği ve histolojik yerleşim yeri arasında istatiksel olarak anlamlı ve güçlü birer ilişki olduğu (p<0,001) görülmüştür. İstatistiksel olarak desteklenmese de 65 yaş ve üzeri olgularda eozinofillerin artma eğiliminde olduğu (p=0,052), malignite öyküsü olanlarda ise eozinofil sayısının daha az olduğu (p=0,053) görülmüştür. Eozinofil sayısı ile genel ve hastalıksız sağkalım arasında ilişki izlenmemiştir. Sonuç: Kutanöz skuamöz hücreli karsinomlarda izlenen eozinofillerin bazı prognostik parametrelerle ilişkisi tanı anında klinisyene olgunun prognozu hakkında fikir verebilmektedir.
Özet (Çeviri)
Aim: The tumor microenvironment has important roles in many types of cancer. Eosinophils are seen to accompany many tumors. However, their relationship with cutaneous squamous cell carcinoma is not clear. The aim of this study is to investigate the relationship of tumor-associated eosinophilia with survival parameters and known histopathological prognostic parameters in cases of cutaneous squamous cell carcinoma. Materials and Methods: The material of our study consists of 363 cases diagnosed with cutaneous squamous cell carcinoma in our department between 01.01.2010 - 31.12.2020. The hematoxylin&eosin stained slides were examined, histopathological parameters were recorded, and eosinophils were counted in the most dense 1 mm2 area on digital copies of the slides. When comparing these findings and the survival parameters obtained through the Hospital Information Management System (HBYS), Chi Square Test, Fisher Exact Test, Mann Whitney U Test and Kaplan Meier Test were used and the significance level was accepted as p <0.05. Results: The number of eosinophils per mm2 varied between 1 and 697. There were 213 (58.7%) cases with 0-29 eosinophils, 51 (14%) with 30-72 eosinophils, and 99 (27.3%) with 73 and above eosinophils. Consistent with the literature, mortality was more common in elderly patients and in cases with large tumor diameter, deep localization, positive surgical margins, or perineural invasion and lymph node metastasis and distant metastasis were more common in cases with large tumor diameter and deep localization. There was a statistically significant relationship between the number of eosinophils and tumor diameter, depth of invasion, and histological localization (p<0.001). Although not statistically supported, eosinophils tended to increase in patients aged ≥65 (p=0.052), and the number of eosinophils was lower in those with a history of malignancy (p=0.053). No relationship was observed between eosinophil count and overall/disease-free survival. Conclusion: The relationship between eosinophils observed in cutaneous squamous cell carcinomas and some prognostic parameters can give the clinician an idea about the prognosis of the case at the time of diagnosis.
Benzer Tezler
- Behçet hastalığında klinik bulgular, cinsiyet, paterji ve HLA-B5 arasındaki ilişkiler
Başlık çevirisi yok
ENİSE SALİHİ
- Fasyokütan fleplerde klinik uygulama alanları ve geç dönem sonuçlarının değerlendirilmesi
Başlık çevirisi yok
A.CEMİL DALAY
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1990
Plastik ve Rekonstrüktif CerrahiÇukurova ÜniversitesiPlastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Ana Bilim Dalı
- Oral mukozada paterji testi uygulamasının behçet hastalığındaki yeri
Başlık çevirisi yok
MOHAMMED FAHRİZADEH
- Kutanöz leishmaniasis lezyonlarında immünohistokimyasal araştırmalar
Başlık çevirisi yok
SONER UZUN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1993
DermatolojiÇukurova ÜniversitesiDermatoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. HAMDİ R. MEMİŞOĞLU