Geri Dön

Colonialism: The German Experience in South West Africa and Reflections on History

Sömürgecilik: Güney Batı Afrika'daki Alman Tecrübesi ve Tarih Üzerine Değerlendirmeler

  1. Tez No: 939353
  2. Yazar: YEKTA KAMİL NOYAN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ALOIS MLAMBO
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Tarih, History
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2024
  8. Dil: İngilizce
  9. Üniversite: Unıversıty Of Pretorıa
  10. Enstitü: Yurtdışı Enstitü
  11. Ana Bilim Dalı: Tarih Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Tarih Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

İçerdiği acımasızlığa rağmen sömürgecilik her zaman soykırımla sonuçlanmaz. Sömürgeciliğin ekonomik mantığı, yerli iş gücü kaynaklarını yok etmesine mani olur. Örneğin, İtalya'nın Libya'daki geniş ölçekli acımasızlığı ve milliyetçi sömürüsü, genel ekonomik baskılar ve gerekçeler yüzünden, Güneybatı Afrika'daki Alman sömürgeciliği gibi aşırı bir yıkım ve yok etme politikasına dönüşmemiştir. Ancak baştan itibaren jeopolitik gerekçeleri olan, küresel hâkimiyet peşinde koşan Alman İmparatorluğu ve sonrasındaki Alman faşist rejimleri, kitlesel kıyımlara ve hatta soykırıma daha açık olmuştur. Devletin ırkçı ve ayrımcı karakterinin ve küresel hâkimiyet peşinde koşmasının ekonomik mantığın önüne geçerek böyle kötü sonuçların ortaya çıkmasına zemin hazırladığı ileri sürülebilir. Wilhelm döneminde Nazizm'in öncüllerinin mevcut olduğu ve sonrasında Nazilerin bu temellerden yola çıkarak pek çok proje arasından seçtikleri proje vasıtasıyla hedeflerine ulaşmaya çalıştıkları söylenebilir. Şiddet ve kıyım içeren sömürge politikaları ile Nazi rejiminin hedefleri arasındaki olası bağlantılar tarihçilerin çalışmalarına konu olmuştur. Bazıları Holokost ile Herero vakası arasındaki benzerliklere dikkat çekerken, böyle bir bağlantı kurmanın zorlama olduğunu ileri sürenler de olmuştur. Bu çalışma, söz konusu tartışmaya kaldığı yerden devam edip katkı sunmayı amaçlamaktadır. Bu çalışmada Alman sömürgeciliği, kaynakları, işleyiş biçimi ve sonuçları ele alınacaktır. Genel olarak sömürgeciliğin doğası incelenecek, sonrasında ise özel olarak Alman sömürgeciliğinin kaynakları, gelişimi ve sonuçları sorgulanacaktır. Çalışmada Meinig'in çerçevesi (sömürgeci bir gücün sömürge topraklarına girişi ve genişlemesi esnasında yaşanan sekiz aşama) örnek olaylar üzerinden değerlendirilecektir. İlk örnek olay, Güneybatı Afrika'daki Alman varlığıdır. Aşağıda açıklanan gerekçelerden dolayı ikinci örnek olay ise Kuzey Afrika'daki İtalyan varlığıdır. 19. yüzyıldaki sömürgecilik ve emperyalizm akımlarına İtalya da geç dönemde katılan ülkelerden olduğundan, Alman ve İtalyan tecrübelerinin karşılaştırılması yerinde olacaktır. Üçüncü ve son örnek olay ise, Güney Afrika'daki İngiliz varlığıdır. İkinci Boer Savaşı'nda (Güney Afrika Savaşı) yaşanan şiddet, gıda sevkiyatının durdurulması ve üretim kabiliyetlerinin kesintiye uğratılması, ayrıca İngilizlerin kurduğu toplama kampları, bu çalışmanın amaçları dikkate alındığında karşılaştırma yapmak için gereken kıstasları karşılamaktadır. Bu tez, rastgele soykırım eylemlerinin ve yerli toplulukların topyekûn yok edilmesinin arkasındaki temel faktörleri araştırmaktadır. Afrika'daki sömürge yönetimlerinin rastgele soykırım eylemleri gerçekleştirmesi ile yerli halkları topyekûn yok etmesi arasındaki farkın, ırk ve din faktörlerinden ileri geldiğini öne sürmektedir. Karşılaştırmadan elde edilen bulgular, ırk ve din anlamında ortak bağlar olmadığında, sömürge yönetimlerinin yerli halklara yönelik rastgele soykırım eylemleri gerçekleştirmenin ötesine geçmesinin nispeten daha kolay olduğunu göstermektedir. Bu çalışma ayrıca, Holokost ile Nazi rejiminin II. Dünya Savaşı sırasında gerçekleştirdiği diğer soykırımların farklı bir kötü niyet içerdiğine dikkat çekmektedir. Uygulanan şiddet ve katliamlar, sömürge döneminden farklı olarak, kırılma veya patlama noktasına gelindiğinde son bulmaz. Bu soykırımlar, Nazi rejiminin günah keçileri olan ezelî düşmanların topyekûn yok edilmesini amaçlar. Güneybatı Afrika'daki Alman sömürge yönetiminin soy ıslahı çalışmaları yapması, sömürge döneminde yaşanan zulümlerin Holokost'la bağlantılı olduğunu göstermez. Ancak, Wilhelm dönemindeki bu faaliyetlerin daha sonraki Alman tarihinde neden destekçilerinin olduğunun belirlenmesi için daha fazla çalışma yapılması gerekmektedir. Ayrıca, Wilhelm dönemi ile Nazi rejimi arasında soykırım eylemleri açısından doğrudan bir bağlantı kurabilmek için, İtalya'nın savaşta Afrika halklarına yönelik zulümlerinin ve iki savaş arasındaki dönemde Alman-İtalyan ilişkilerinin dikkatli ve objektif bir şekilde incelenmesi gerekir. Nazi rejiminin, Wilhelm dönemindeki sömürgeci şiddetin soykırım araçlarını taklit etmesine gerek yoktu; iki savaş arası dönemde Kuzey Afrika'da yaşanan İtalyan faşizmi tecrübesi, teknik açıdan Nazi rejimine tek başına bir şablon sağlayabilirdi. Gelecekteki çalışmalarda Almanya'nın topyekûn kıyım yapma niyetinin ve Faşist rejimler arasındaki farkların incelenmesi yerinde olacaktır.

Özet (Çeviri)

Despite its severe brutality, colonialism does not necessarily lead to genocide. The economic rationality behind colonialism prevents it from annihilating the indigenous sources of labour. For instance, despite the magnitude and the applicability of Italian brutality and nationalist manipulation in Libya, the overarching economic strains/rationale might have prevented an extreme mode of annihilation similar to the German colonial project in South West Africa. It is plausible that the Wilhelmine period contained precursors of Nazism, and, subsequently, Nazis built upon these foundations and advanced their agenda by choosing a particular project among many other competing ones. Thus, this study investigates German colonialism, its roots, its course of action and the pertinent repercussions. After examining the nature of colonialism in general, it then raises questions on the origins and development of the German colonial legacy in particular. The paper adopts a comparative approach. Its first case study will be the German presence in South West Africa. The second case study will be the Italian presence in North Africa and British experience in South Africa. The third and final case study will be the British experience in South Africa. The cruelties of the Second Anglo Boer War (South African War provide adequate comparative.

Benzer Tezler

  1. A study on Joseph Conrad's Heart of Darkness, Lord Jim and Nostromo in a new historicist perspective

    Joseph Conrad'ın Deart of darkness, Lord Jim ve Nostromo romanlarının yeni tarihselcilik bağlamında incelenmesi

    MEVLÜDE ZENGİN

    Doktora

    İngilizce

    İngilizce

    2007

    İngiliz Dili ve EdebiyatıAnkara Üniversitesi

    Batı Dilleri ve Edebiyatları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. BELGİN ELBİR

  2. Democratic capitalism with a stock market and a bargaining problem in the“nutshell”

    Başlık çevirisi yok

    MEHMET NEJAT ANBARCI

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    1985

    EkonomiBoğaziçi Üniversitesi

    PROF. DR. MURAT R. SERTEL

  3. Yenileşme sürecinde Osmanlı askeri kıyafetlerindeki dokusal aksesuarlar

    Başlık çevirisi yok

    ÖZLEM SALMAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1992

    El SanatlarıMimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi

    Geleneksel Türk El Sanatları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AYDIN UĞURLU

  4. Genel olarak ve Türkiye'de kültür sömürgeciliği ve eğitim

    Başlık çevirisi yok

    METİN İŞÇİ

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1993

    Eğitim ve Öğretimİstanbul Üniversitesi

    Sosyal Yapı - Sosyal Değişme Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AMİRAN KURTKAN BİLGİSEVEN