Geri Dön

Alkol yoksunluğu tedavisinin tiyol-disülfit homeostazisi, iskemi ile modifiye edilmiş albümin, tam kan sayımı kaynaklı inflamatuar belirteçler ve -reaktif protein üzerindeki etkisinin incelenmesi

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 941371
  2. Yazar: HEKİM ATAY
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. HÜLYA ERTEKİN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Psikiyatri, Psychiatry
  6. Anahtar Kelimeler: Alkol, yoksunluk, tedavi, oksidatif stres, inflamasyon, tiyol-disülfit, Alcohol, withdrawal, treatment, oxidative stress, inflammation, thiol-disulfide
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Alkol kullanım bozukluğu (AKB) ve buna bağlı gelişebilen alkol yoksunluğu sendromunda oksidatif stres ve inflamasyonun artması olasıdır. Bu çalışmada, AKB hastalarında ve alkol yoksunluğu tedavisinde (AYT) oksidatif stres belirteçlerinden tiyol-disülfid homeostazisi parametreleri, iskemiyle modifiye edilmiş albümin (İMA), inflamatuar belirteçlerden tam kan sayımı kaynaklı inflamatuar belirteçler (CBC-IM) ve C-reaktif protein (CRP) parametreleri kullanılarak, oksidatif stres ve inflamasyon düzeylerinin hem AKB hastaları ile sağlıklı kontroller arasında hem de AYT öncesi ve sonrası dönemlerde karşılaştırmalı olarak incelenmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Çalışma prospektif kohort çalışması ve vaka-kontrol çalışması olacak şekilde karma tasarımlı bir klinik çalışma olarak planlandı. 08.11.2023- 01.01-2025 tarihleri arasında DSM-5 kriterlerine göre AKB tanısı alan ve AYT endikasyonu olan 47 hasta ve hastalarla sosyodemografik açıdan benzer 35 sağlıklı kontrol çalışmaya dahil edilmiştir. Servis yatışı yapılan hastalar tedavi öncesi ve 10-14 günlük tedavi sonrası olmak üzere en az iki kez, sağlıklı kontroller ise bir kez değerlendirilmiştir. Değerlendirme araçları olarak tüm katılımcıların sosyodemografik bilgileri alınmış, CIWA-Ar, AUDİT, Beck Anksiyete Envanteri (BAE), Beck Depresyon Envanteri (BDE) ve SCID-I uygulanmıştır. Oksidatif stres için tiyol-disülfid homeostazisi parametreleri ve İskemiyle modifiye albümin (İMA), inflamasyon için tam kan sayımı kaynaklı belirteçler (NLR, PLR, RPR, SII ve SIRI) ve CRP ölçülmüştür. Bulgular: Çalışmamıza dahil olan hastaların, %10,6 (n=5) 'u kadın, %89,3 (n=42) 'ü erkek ve yaş ortalaması 43,68 ± 8,7 'dir. Gruplar arasında yaş ve cinsiyet açısından istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık yoktu. Hasta grubu %51,1 ile daha yüksek bekarlık, %80,9 ile daha yüksek işsizlik ve % 70,2 ile daha yüksek yalnız yaşama oranlarına sahipti (sırasıyla; p<0,01, p=0,077, p <0,001). Hasta grubu, sağlıklı kontrol grubuna kıyasla kronik hastalık görülme sıklığı, sigara içme, ek bir ruhsal hastalık görülme sıklığı bakımından anlamlı derecede daha yüksekti (sırasıyla p=0,031, p <0,001, p<0,001). Hastalar haftada ortalama 7 gün alkol tüketiyordu ve ortalama tüketim süresi ise 15,6 ± 10,3 yıl olarak hesaplandı. MCV, AST, ALT, GGT ve RDW değerlerinde hasta ile sağlıklı kontrol grubu arasında anlamlı farklılıklar bulundu (sırasıyla p<0,001, p<0,001, p=0,018, p<0,001, p=0,008). Hasta grubunda AYT sonrasında; özellikle GGT ve RDW düzeylerinde anlamlı düşüş ve PLT (trombosit) sayılarında belirgin artış gözlendi (sırasıyla p≤0.001, p=0,002, p=0,034). İnflamatuar parametrelerden RPR ve CRP hasta grubunun tedavi öncesi değerleri ile sağlıklı kontrol grubu arasında anlamlı farklılık göstermiştir (sırasıyla p=0,009, p=0,004). Tedavi öncesi ve sonrası arasında NLR, PLR, RPR, SII ve SIRI değerlerinde anlamlı bir değişim olmadığı saptanmıştır (p>0,05). Tiyol-disülfit homeostazisi parametrelerinde (Toplam tiyol, Nativ tiyol, Disülfür (µmol/L), Disülfür/Nativ Tiol %, Disülfid/Toplam Tiyol %, Nativ Tiyol/Toplam Tiyol %) tedavi öncesi ve sonrası disülfür değerlerinde anlamlı düşüş saptanmış (p=0,009) olmakla birlikte diğer tiyol disülfit homeostazisi parametrelerinde anlamlı değişim gözlenmemiştir (p>0,05). Tedavi öncesi Beck Anksiyete Envanteri, Beck Depresyon Envanteri hasta grubunda anlamlı yüksekti (p<0,001). BAE, BDE ve CIWA-Ar puanları tedaviden sonrası belirgin düşüş göstermiştir (p <0,001). CIWA-Ar ile RPR, NLR, SIRI ve CRP arasında, AUDİT ile RPR ve CRP arasında anlamlı pozitif korelasyonlar saptanmıştır (sırasıyla d=0,299 p<0,01; d=0,242 p<0,05; d=0,273 p<0,05, d=0,314 p<0,01). Sonuç: AKB'nin kronik bir ruhsal hastalık olduğu, hastalarda komorbid durumlar ve sigara kullanımının sık görüldüğü; bekar olma, yalnız yaşama ve işsizliğin AKB için risk faktörleri olduğu görülmektedir. Hastalarda şiddetli alkol kullanımı ve yoksunluk olması inflamasyonun şiddetini arttırmaktadır. Alkol kullanımının karaciğer ve hematolojik sistem üzerinde olumsuz etkilere neden olduğu görülmekle beraber tedaviyle iyileşme sağlanabilmektedir. Alkol kullanımının sistemik inflamasyonu arttırdığı ve bu açıdan RPR'nin alkol kullanımı için biyobelirteç olabileceği, tedavi ile oksidatif stres parametrelerinden disüfit değerlerinde düşüş olduğu ve bu açıdan disülfitin AYT için biyobelirteç olabileceği gösterilmiştir.

Özet (Çeviri)

Introduction: Oxidative stress and inflammation are likely to increase in alcohol use disorder (AUD) and alcohol withdrawal syndrome. In this study, we aimed to investigate the levels of oxidative stress and inflammation in AUD patients and in alcohol withdrawal treatment (AWT) by using thiol-disulfide homeostasis parameters, ischemia-modified albumin (IMA), inflammatory markers, complete blood count-derived inflammatory markers (CBC-IM) and C-reactive protein (CRP) parameters, both between AUD patients and healthy controls and before and after AWT. Metod: The study was planned as a prospective cohort study and a case-control study with a mixed design. Between 08.11.2023-01.01.2025, 47 patients who were diagnosed with AUD according to DSM-5 criteria and had an indication for AWT and 35 sociodemographically similar healthy controls were included in the study. Patients hospitalized in the ward were evaluated at least twice, before treatment and 10-14 days after treatment, and healthy controls were evaluated once. Sociodemographic information of all participants was obtained and CIWA-Ar, AUDIT, Beck Anxiety Inventory (BAI), Beck Depression Inventory (BDI) and SCID-I were administered as assessment tools. Thiol-disulfide homeostasis parameters and Ischemia-modified albumin (IMA) were measured for oxidative stress, and complete blood count-derived markers for inflammation (NLR, PLR, RPR, SII and SIRI) and CRP were measured. Results: Of the patients included in our study, 10.6% (n=5) were female, 89.3% (n=42) were male and the mean age was 43.68 ± 8.7 years. There was no statistically significant difference between the groups in terms of age and gender. The patient group had higher rates of being single with 51.1%, unemployment with 80.9% and living alone with 70.2% (p<0.01, p=0.077, p<0.001, respectively). Compared to the healthy control group, the patient group had significantly higher prevalence of chronic diseases, smoking and comorbid mental illness (p=0.031, p<0.001, p<0.001, p<0.001, respectively). Patients consumed alcohol an average of 7 days a week and the mean duration of alcohol consumption was 15.6 ± 10.3 years. Significant differences were found in MCV, AST, ALT, GGT and RDW values between patients and healthy control group (p<0.001, p<0.001, p=0.018, p<0.001, p=0.008, respectively). In the patient group, a significant decrease in GGT and RDW levels and a significant increase in PLT (platelet) counts were observed after AWT (p≤0.001, p=0.002, p=0.034, respectively). Among the inflammatory parameters, RPR and CRP showed a significant difference between the pre-treatment values of the patient group and the healthy control group (p=0.009, p=0.004, respectively). There was no significant change in NLR, PLR, RPR, SII and SIRI values before and after treatment (p>0.05). In thiol-disulfide homeostasis parameters (Total Thiol, Nativ Thiol, Disulfide (µmol/L), Disulfide/Nativ Thiol %, Disulfide/Total Thiol %, Nativ Thiol/Total Thiol %), a significant decrease was found in disulfide values before and after treatment (p=0.009), but no significant change was observed in other thiol-disulfide homeostasis parameters (p>0.05). Pre-treatment Beck Anxiety Inventory and Beck Depression Inventory were significantly higher in the patient group (p<0.001). BAI, BDI and CIWA-Ar scores showed a significant decrease after treatment (p<0.001). Significant positive correlations were found between CIWA-Ar and RPR, NLR, SIRI and CRP and between AUDIT and RPR and CRP (d=0.299 p<0.01; d=0.242 p<0.05; d=0.273 p<0.05, d=0.314 p<0.01, respectively). Conclusion: It has been observed that AUD is a chronic mental illness, with patients frequently experiencing comorbid conditions and tobacco use; being single, living alone, and unemployment are identified as risk factors for AUD. Severe alcohol use and withdrawal in patients increase the severity of inflammation. While alcohol consumption is observed to have adverse effects on the liver and hematological system, improvement can be achieved through treatment. It has been demonstrated that alcohol use increases systemic inflammation, and in this respect, RPR may serve as a biomarker for alcohol use, while treatment results in a decrease in disulfide values among oxidative stress parameters, suggesting that disulfide could potentially serve as a biomarker for AWT.

Benzer Tezler

  1. The role of oxidative stress factors in the pathophysiology of Ocular Rosacea, analysis of tears and other materials

    Oküler Rosacea patofizyolojisinde oksidatif stres faktörlerinin rolü, gözyaşı ve diğer materyallerin analizi

    NİLÜFER YEŞİLIRMAK

    Doktora

    İngilizce

    İngilizce

    2023

    BiyokimyaGazi Üniversitesi

    Tıbbi Biyokimya Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NESLİHAN BUKAN

    PROF. DR. JEAN-LOUIS BOURGES

  2. Sağlıklı genç erişkinlerde sigara ve elektronik sigara kullanımı ile depresif duygudurum arasındaki ilişkinin belirlenmesi

    Determination of traditional cigarette use's and electronic cigarette use's relationship wi̇th depressive mood in healty young adult

    SENA AKGÜN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Aile HekimliğiMaltepe Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ŞEVİN DEMİR

    DR. ÖĞR. ÜYESİ YONCA SEKİBAĞ

  3. Alkol kullanım bozukluğu tanısı ile tedavi gören kadınların yaşam deneyimlerinin fenomenolojik olarak incelenmesi

    A phenomenological investigation of lived experiences among women treated for diagnosed with alcohol use disorder

    NEBAHAT YILMAZ KAVAK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    PsikiyatriEge Üniversitesi

    Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. HAKAN COŞKUNOL

  4. Alkol kullanım bozukluğu olan hastalarda serum oksı̇tosı̇n düzeylerı̇nı̇n çocukluk çağı travmaları ve dürtüsellı̇kle ı̇lı̇şkı̇sı̇

    Association between serum oxytocin levels, childhood trauma and impulsivity in patients with alcohol use disorder

    AYLİN ÇIKLACOŞKUN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    PsikiyatriErciyes Üniversitesi

    Psikiyatri Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MUSTAFA TAYFUN TURAN

  5. Alkol kullanım bozukluğu olan hastalarda ghrelin hormon düzeyi, aşerme ve dürtüsellik ilişkileri

    Relationships between ghrelin hormone level, craving and impulsivity in patients with alcohol use disorder

    ECE AĞTAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    PsikiyatriAnkara Üniversitesi

    Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. İNCİ İLHAN