Geri Dön

Gebelik deneyiminin stres, gebeliğin kabulü ve doğuma hazır oluş düzeyi üzerine etkisi

The effect of pregnancy experience on the level of stress, acceptance of pregnancy and readiness for delivery

  1. Tez No: 945103
  2. Yazar: ŞÜHEDA ÇİFCİ
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ HABİBE BAY ÖZÇALIK
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Ebelik, Midwifery
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Selçuk Üniversitesi
  10. Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Ebelik Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bu araştırma gebelik döneminde kadınların gebelik deneyiminin stres, gebeliğin kabulü ve doğuma hazır oluş düzeyi üzerine etkisini incelemek amacıyla tanımlayıcı ve ilişki arayıcı tiptedir. Çalışmanın örneklemi 15.09.2023-15.02.2024 tarihleri arasında Konya Şehir Hastanesi Kadın Doğum Polikliniği'ne gelen 637 gebeden oluşmuştur. Veriler, sosyodemografik bilgi formu ile birlikte Gebelik Deneyimi Ölçeği (GDÖ), Prenatal Distres Ölçeği (PDÖ) ve Prenatal Kendini Değerlendirme Ölçeği (PKDÖ) aracılığıyla toplanmıştır. Çalışmada kadınların yaş ortalaması 27,82±4,72 (min=19, mak=43), eşinin yaş ortalaması 30,83±5,12 (min=22, mak=49), yaşayan çocuk sayısı ortalaması 1,49±0,73(min=1, mak=4), gebelikte alınan kilo ortalaması 8,48±3,95 (min=1, mak=20), gebelikte alınan sağlık hizmeti sayısı ortalaması 6,33±3,03 (min=1, mak=16) olarak belirlenmiştir. Kadınların GDÖ olumlu duygular sıklık 7,89±1,52, olumsuz duygular sıklık 8,28±1,66, olumlu duygular yoğunluk 1,94±0,39, olumsuz duygular yoğunluk 1,70±0,35 olarak saptanmıştır. PDÖ puan ortalaması 9,64±4,23, PKDÖ gebeliğin kabulü puan ortalaması 24,59±7,51, doğuma hazır oluş puan ortalaması 21,75±5,02 şeklinde belirlenmiştir. Çalışmada katılımcıların olumlu duygular sıklık (p=0,002) ve olumsuz duygular yoğunluk ile prenatal distres arasında anlamlı ilişki bulunmuştur (p<0,001). Çalışmada katılımcıların olumlu duygular sıklık, olumsuz duygular sıklık ve olumsuz duygular yoğunluk puanları ile prenatal distres düzeyleri arasında anlamlı pozitif ilişki belirlenmiştir (p<0,001). Olumsuz duygular sıklık (p=0,019) ve olumsuz duygular yoğunluk (p=0,003) puanları ile gebeliğin kabulü arasında pozitif; olumlu duygular yoğunluk (p= 0,006) ile gebeliğin kabulü arasında ise negatif yönde anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Olumlu duygular yoğunluk (p=0,010) puanı ile doğuma hazır oluşluk arasında negatif; olumsuz duygular yoğunluk (p=0,016) puanı ile doğuma hazır oluşluk arasında pozitif yönde ilişki vardır. Ayrıca, eğitim düzeyi, gebelik sayısı, düşük öyküsü gibi sosyodemografik değişkenlerin, olumlu duyguların sıklık ve yoğunluğu üzerinde istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar yarattığı tespit edilmiştir. Sonuç olarak, prenatal distresin gebelik deneyimini önemli ölçüde etkilediği, olumlu duygular üzerinde artışa neden olabileceği; ancak bu ilişkinin çok yönlü değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Elde edilen bulgular, bireyselleşmiş prenatal bakım hizmetlerinin planlanmasında önemli bir rehber niteliğindedir. Özellikle gebelere distres yönetimi, gebelik eğitimi ve psikososyal destek müdahalelerinin artırılması önerilmektedir.

Özet (Çeviri)

This study was conducted as a descriptive and correlational research to examine the effect of women's pregnancy experiences on stress, pregnancy acceptance, and birth preparedness during the antenatal period. The sample consisted of 637 pregnant women who attended the Obstetrics and Gynecology Outpatient Clinic of Konya City Hospital between September 15, 2023, and February 15, 2024. Data were collected using a sociodemographic information form, along with the Pregnancy Experience Scale (PES), the Prenatal Distress Questionnaire (PDQ), and the Prenatal Self-Evaluation Questionnaire (PSEQ). The mean age of the participants was 27,82±4,72 years (min = 19, max = 43), and the mean age of their spouses was 30,83±5,12 years (min = 22, max = 49). The average number of living children was 1,49±0,73 (min = 1, max = 4), the mean weight gain during pregnancy was 8,48±3,95 kg (min = 1, max = 20), and the average number of antenatal healthcare visits was 6,33±3,03 (min = 1, max = 16). The mean scores for the subdimensions of PES were as follows: frequency of positive emotions 7,89±1,52, frequency of negative emotions 8,28±1,66, intensity of positive emotions 1,94±0,39, and intensity of negative emotions 1,70±0,35. The mean PDQ score was 9,64±4,23, while the mean PSEQ scores were 24,59±7,51 for pregnancy acceptance and 21,75±5,02 for birth preparedness.A significant relationship was found between the frequency of positive emotions (p = 0.002) and the intensity of negative emotions (p < 0.001) and prenatal distress. Furthermore, significant positive correlations were identified between the frequency of positive emotions, frequency of negative emotions, and intensity of negative emotions and the levels of prenatal distress (p <0.001). A positive correlation was observed between the frequency (p = 0.019) and intensity (p = 0.003) of negative emotions and pregnancy acceptance, while a significant negative correlation was found between the intensity of positive emotions and pregnancy acceptance (p = 0.006). Additionally, the intensity of positive emotions (p = 0.010) was negatively associated with birth preparedness, whereas the intensity of negative emotions (p = 0.016) was positively associated. Sociodemographic variables such as educational level, number of pregnancies, and history of miscarriage were found to cause statistically significant differences in the frequency and intensity of positive emotions. In conclusion, prenatal distress was found to significantly affect the pregnancy experience and may lead to an increase in positive emotions; however, this relationship should be evaluated from a multidimensional perspective. The findings provide important guidance for planning individualized prenatal care services. It is recommended to enhance interventions focusing on distress management, antenatal education, and psychosocial support for pregnant women.

Benzer Tezler

  1. İlk kez gebelik yaşayan gebelerde gebelik deneyiminin annelik rolü ve gebeliğin kabulüne etkisi

    The effect of pregnancy experience of the fi̇rst pregnant women on the role of motherhood and the acceptance of pregnancy

    BİRSEN SÜSLÜOĞLU

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSivas Cumhuriyet Üniversitesi

    Ebelik Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. GÜLSEREN DAĞLAR

  2. Planlanmamış gebeliğin annenin ebeveynlik davranışı ile ilişkisi

    The relationship between unplanned pregnancy and maternal parenting behavior

    BERNA KÜÇEK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    PsikolojiÜsküdar Üniversitesi

    Aile Danışmanlığı Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ MERT AKCANBAŞ

  3. Perinatal kayıp deneyiminin sonraki gebelik üzerine etkileri

    The effect of perinatal loss experience to subsequent pregnancy

    SEMA YILMAZ

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    Hemşirelikİstanbul Üniversitesi

    Doğum ve Kadın Hastalıkları Hemşireliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NEZİHE KIZILKAYA BEJİ

  4. Progresif gevşeme egzersizi kullanılarak verilen doğuma hazırlık eğitiminin doğum şekli tercihi, doğum ağrısı ve emzirme konforuna etkisi

    The effect of childbirth preparation training using progressive relaxation exercise on mode of delivery preference, labor pain and breastfeeding comfort

    ALEYNA PEKER

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    EbelikKarabük Üniversitesi

    Ebelik Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. REYHAN AYDIN DOĞAN

  5. Sezaryen doğum yapan kadınların bireyselleştirilmiş bakım algılarının ağrı kaygısı, depresyon, anksiyete ve stres ile ilişkisi

    The relationship between perceived individualized care and pain anxiety, depression, anxiety, and stress in women undergoing cesarean section

    AYŞENUR ÜNALDI

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    EbelikSelçuk Üniversitesi

    Ebelik Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ MİNE YILMAZ KOÇAK