Antenatal hidronefroz tanılı bebeklerin değerlendirilmesi ve uzun dönem izlemi
Evaluation and long-term follow-up of infants diagnosed with antenatal hydronephrosis
- Tez No: 945225
- Danışmanlar: DOÇ. DR. BURCU BULUM AKBULUT
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Nefroloji, Child Health and Diseases, Nephrology
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2024
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Acıbadem Mehmet Ali Aydınlar Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Antenatal hidronefroz (HN), prenatal ultrasonografi (US) ile en sık saptanan genitoüriner sistem anomalisidir ve taramaların yaygınlaşması ile antenatal HN tanısı alan hasta sayısı her geçen gün artmaktadır. Bu hastaların bazıları kendiliğinden iyileşirken, bazıları altta yatan nedenlere bağlı olarak ilerlemekte ve cerrahi müdahale gerektirmektedir. Amacımız, klinik olarak önemli HN vakalarını erken tespit edip müdahale ederek olası komplikasyonları önleme ve geçici/izole HN vakalarında gereksiz tetkiklerden kaçınma açısından literatüre katkı sağlamaktır. Bu doğrultuda, ayrıca, farklı sınıflandırma sistemlerinin HN prognozunu belirlemedeki etkileri karşılaştırılmış ve hastaların klinik yönetimlerinin iyileştirilmesi de amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız, Eylül 2016 ile Eylül 2023 tarihleri arasında, Acıbadem Sağlık Grubu'na bağlı Acıbadem Mehmet Ali Aydınlar Üniversitesi Atakent Hastanesi, Acıbadem Altunizade ve Maslak Hastaneleri Çocuk Nefroloji Bilim Dalı'na antenatal HN nedeniyle başvuran ve ilk postnatal ultrasonda SFU (Society of Fetal Urology, Fetal Üroloji Derneği) sınıflandırma sistemine göre hidronefroz saptanan saptanan, düzenli ve en az altı ay süreyle takip edilen bir yaşından küçük 133 hastanın verilerini içeren retrospektif kohort çalışmasıdır. Hastaların demografik verileri, etiyolojileri, US ve ileri görüntüleme tetkiklerinin sonuçları ve son klinik durumları incelenmiş ve farklı sınıflama sistemlerinin etkinlikleri karşılaştırılmış, istatistiksel analizler için SPSS v 21.0 programı kullanılmıştır. Bulgular: Antenatal hidronefroz tanısı almış 133 hastanın 181 böbrek ünitesi incelenmiştir. Hastaların ilk US doğumdan sonra ortanca 7 gün içinde yapılmış ve SFU sınıflama sistemine göre değerlendirilmiştir. Hastaların çoğunluğu (%72) erkek olup; vakaların üçte ikisi tek taraflı, bunların da dörtte üçü sol böbrekte saptanmıştır. Böbrek ünitelerinin %38'inde parankimal değişiklikler, %14'ünde üreter dilatasyonu ve %7'sinde mesane bulguları gözlenmiştir. Hastalar ortanca 16,9 ay süresince takip edilmiş, bu süreçte ileri görüntüleme yöntemleri ile hastaların %91'inin etiyolojisi belirlenmiştir. Etiyolojisi kesinleşen bu hastaların %53'ünde“Geçici/Fizyolojik HN”, %47'sinde ise doğumsal böbrek ve üriner sistem anomalisi (DBÜSA) saptanmıştır. Altta yatan DBÜSA olan hastaların ilk US tetkiklerinde şiddetli HN olma oranları, SFU sistemine göre %45, renal pelvis AP çapına göre %42 ve üriner trakt dilatasyonu (Urinary tract dilation, UTD) sistemine göre %50 bulunmuştur. Geçici/fizyolojik HN olanlarda ilk US'de şiddetli HN olma oranları incelendiğinde; SFU sistemi için bu oran %1, AP çap derecelendirmesine göre %2 ve UTD sınıflandırma sistemine göre %7 bulunmuştur. Sonuç: Antenatal HN çoğu zaman ciddi bir klinik problem yaratmadan ve müdahale gerektirmeden kendiliğinden iyileşmektedir. Bu yüzden, yalnızca seçilmiş vakalarda ileri tetkiklerin yapılması, diğer vakaların ise mümkün olduğunca az sayıda tetkikle uzun süreli takip edilmesi önerilmektedir. Sınıflandırma sistemleri arasında yapılan karşılaştırmalı analizler değerlendirildiğinde, UTD sisteminin, özellikle şiddetli vakaların tespit edilmesinde ve ileri değerlendirme gerektiren durumların yönetiminde daha etkili olabileceği sonucuna varılmaktadır. Bu durum, erken tanı ve uygun yönetim stratejilerinin önemini vurgulamakta ve seçilmiş vakalarda ileri görüntüleme yöntemleriyle doğru sınıflandırma sistemlerinin kullanılmasının, hastaların yönetiminde kritik bir rol oynadığını ortaya koymaktadır. Ancak bu konuda daha fazla çalışmaya ihtiyaç bulunmaktadır.
Özet (Çeviri)
Objectives: Antenatal hydronephrosis (HN) is the most common genitourinary system anomaly detected during prenatal ultrasound (US) screenings, and the number of patients diagnosed with antenatal HN is rising due to the widespread use of prenatal screenings. While some of these patients spontaneously improve, others may progress due to underlying pathologies and require surgical intervention. Our aim is to contribute to the literature by early detection and intervention in clinically significant HN cases to prevent potential complications and avoid unnecessary interventions or invasive tests in cases of transient/isolated HN. In this context, the effects of different classification systems on the prognosis of HN have been compared, and the improvement of patients' clinical management has been targeted. Materials and Methods: Our study is a retrospective cohort study of 133 patients under one year of age who presented to the Pediatric Nephrology Department at Acıbadem Mehmet Ali Aydınlar University Atakent Hospital, Acıbadem Altunizade, and Maslak Hospitals, part of the Acıbadem Health Group, between September 2016 and September 2023. These patients were diagnosed with antenatal HN and had persistent HN according to the SFU classification system on their first postnatal US. They were followed regularly for at least six months. The study examined patients' demographic data, etiologies, results of US and advanced imaging tests, and their final clinical statuses. The effectiveness of different classification systems was compared, and statistical analyses were performed using SPSS v 21.0. Results: A total of 133 patients diagnosed with antenatal hydronephrosis (HN), encompassing 181 renal units, were examined. The initial ultrasound (US) was conducted within a median of 7 days after birth, and the findings were assessed b SFU classification system. The majority of patients (72%) were male; two-thirds of the cases were unilateral, with three-quarters of these occurring in the left kidney. Parenchymal changes were observed in 38% of the renal units, ureteral dilation in 14%, and bladder findings in 7%. Patients were followed for a median duration of 16.9 months. During the follow-up period, advanced diagnostic tests identified the etiology in 91% of the patients. Among these patients, 53% were diagnosed with“Transient/Physiological HN,”and 47% were found to have congenital kidney and urinary tract anomalies (CAKUT). The incidence of severe HN at the initial US examination in patients with underlying CAKUT was 45% according to the SFU system, 42% as per renal pelvis AP diameter, and 50% according to the UTD system. In cases of transient/physiological HN, the rates of severe HN at the initial US were 1% for the SFU system, 2% for AP diameter grading, and 7% for the UTD classification system. Conclusion: Antenatal HN often resolves spontaneously without causing significant clinical problems or requiring intervention. Therefore, it is recommended that advanced investigations be conducted only in selected cases, while other cases should be under a conservative follow-up with as few tests as possible for an extended period. Comparative analyses among classification systems suggest that the UTD system may be more effective in detecting severe cases and managing situations that require further evaluation. This underscores the importance of early diagnosis and appropriate management strategies, demonstrating that the use of correct classification systems with advanced imaging techniques plays a critical role in the management of selected cases. However, further research is needed in this area.
Benzer Tezler
- Antenatal hidronefroz tanısı alan olguların postnatal izlem bulgularının değerlendirilmesi
Evaluation of postnatal follow-up results in cases diagnosed as antenatal hydronephrosi̇s
FİLİZ DEMİR ŞAHİN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2016
Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİnönü ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. YILMAZ TABEL
- Yaşamın ilk bir ayında hidronefroz tanısı alan hastaların değerlendirilmesi ve takibinin retrospektif incelenmesi
Evaluation of patients diagnosed with hydronephrosis in the first month of life and retrospective investigation of follow-up
ARIN TEMİZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2017
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıBaşkent ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. KAAN SAVAŞ GÜLLEROĞLU
- İdrar yolu enfeksiyonu geçiren yenidoğan bebeklerinson 6 yıllık retrospektif değerlendirilmesi
Newborn babies with urinary tract infectionretrospective evaluation of the last 6 years
GULSHAN HUMBATOVA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıMuğla Sıtkı Koçman ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Eğitimi Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. NİLAY HAKAN
- Antenatal hidronefroz tanılı hastalarda idrar yolu enfeksiyonu sıklığı,böbrek parankim hasarı ve büyüme-gelişme ile sünnetin enfeksiyona etkisinin değerlendirilmesi
Evaluation of the frequency of urinary tract infection, kidney paranchyma damage and growth-development and the effect of circumcism on infection in patients diagnosed with antenatal hydronephrosis.
ÖZLEM TURAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2010
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık BakanlığıÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ÖNDER YAVAŞCAN
- Antenatal hidronefroz tanılı hastaların postnatal izlemi
Postnatal follow-up of patients with antenatal hydronephrosis
GONCA ŞAHAN NALBANT
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıAkdeniz ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SEMA AKMAN