Geri Dön

Acil serviste digoksin zehirlenmelerinin geriye dönük uzun dönem değerlendirilmesi

Retrospective long-term evaluation of digoxin poisoning in the emergency department

  1. Tez No: 945866
  2. Yazar: PELİN DENİZ KOCAHAN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ZEYNEP KEKEÇ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Acil Tıp, Emergency Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Acil servis, digoksin zehirlenmesi, klinik, laboratuvar, tanı, Emergency, digoxin toxicity, clinical, laboratory, diagnosis
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Çukurova Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Acil Tıp Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: 46

Özet

ÖZET Acil Serviste Digoksin Zehirlenmelerinin Geriye Dönük Uzun Dönem Değerlendirilmesi Giriş ve Amaç: Digoksin zehirlenmesi, digoksinin dar güvenlik aralığı nedeniyle özellikle yaşlı hastalarda gözden kaçabilen belirti ve bulgularla acil servise başvurabilir. Çalışmamızda Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalına başvuran ve kan digoksin düzeyi 2.0 ng/ml ve üzerinde olan 18 yaş ve üzeri hastaların acil tanı ve tedavisinde önceliklerini ve risk faktörlerini belirlemeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışmamızda acil servise 01.05.2013-31.07.2024 tarihleri arasında başvuran kan digoksin düzeyi 2.0 ng/ml ve üzerinde olan 18 yaş ve üzeri hastalar dahil edildi. Hastaların yaş, cinsiyet, eşlik eden hastalıkları, klinik belirti ve bulguları, yapılan tetkik ve sonuçları (EKG, laboratuvar bulguları; glukoz, kan üre azotu, kreatinin, sodyum, potasyum, hemogram, CK-MB, troponin) tedavi bilgileri, ekokardiyografi bulguları, kan digoksin düzeyleri, mREMS skoru kullanılarak hastalara uygulanan tedavi yöntemleri ve klinik sonlanımlarını değerlendirildi. Bulgular: Hastaların 104'ü kadın (%74.3) 36'sının ise erkek (25.7) ve yaş ortalamaları 73.6±11.2 olarak bulundu. Eşlik eden hastalıklar sırasıyla KAH %96.4, KKY %94.3, HT %78.6, DM %41.4, KBY %9.3 idi. Hastaların en sık geliş şikayetleri ise nefes darlığı (%52.9), Gİ sistem bulguları (%33.6), göğüs ağrısı (%31.4), senkop (%7.1), nörolojik (%5) idi. Hastalarda EKG'de normal ventrikül yanıtlı atrial fibrilasyon (%47.1) en sık karşımıza çıkarken ikinci sırada yavaş ventrikül yanıtlı atriyal fibrilasyon (%32.1) olduğu görüldü. Digoksin seviyesi ile bakıldığında, K, üre, Cr ve hemoglobin bakımından aynı yönlü bir ilişki var iken lökosit ile ters yönlü bir ilişki bulundu. Hastaların başvuru anında %97.9'unun (n=137) mREMS skorunun 13 olduğu belirlendi. Acil servis de ölen hastaların mREMS skorunun da >13 olduğu görüldü. Hastalara uygulanan tedaviler değerlendirildiğinde hastaların %92.1'ine (n= 129) eşlik eden hastalıklar ve metabolik durumlara yönelik medikal tedavi uygulanmış olup, %5'inde (n=7) sadece ilacın kesildiği ve takip yapıldığı, hastaların %2.9'unda (n=4) tedavi verilmediği görüldü. Hastaların AS'deki klinik gidişleri incelendiğinde %25.7'sinin (n=36) acil servisten taburcu olduğu, %18.6'sının (n=26) kardiyoloji servise yattığı, %50'sinin (n=70) koroner yoğun bakıma yattığı, %2.1'inin (n=3) acil serviste öldüğü belirlendi. Sonuç: Digoksin zehirlenmesi yaşlı, kadın ve KAH ve KKY olan hastalarda daha sık görüldüğü bulundu. Yaptığımız bu çalışmada digoksin kullanan ve bu kriterleri taşıyan hastalar özellikle acil servise nefes darlığı, bulantı-kusma gibi şikayetlerle başvurduğunda triyaj anında mREMS skoru ile değerlendirilmesi önemlidir. Potasyum, üre, kreatin ve hemoglobin değeri yüksekliği olup serum digoksin düzeyi 2 ng/mL'nin üzerindeyse digoksin zehirlenmesi düşünülmeli, hasta kırmızı alanda tetkik edilip tedavisine başlanmalıdır.

Özet (Çeviri)

ABSTRACT Retrospective Long-Term Evaluation of Digoxin Poisoning in the Emergency Department Introduction and Objective: Digoxin toxicity can present to the emergency department with subtle signs and symptoms, particularly in elderly patients, due to the drug's narrow therapeutic window. The aim of our study is to identify the priorities in emergency diagnosis and treatment, as well as the risk factors, in patients aged 18 and over who presented to the Emergency Medicine Department of Çukurova University Faculty of Medicine with serum digoxin levels of 2.0 ng/mL or higher. Materials and Methods: In our study, we aimed to evaluate the demographic characteristics (age, sex), comorbidities, clinical signs and symptoms, diagnostic tests and their results (ECG, laboratory findings including glucose, blood urea nitrogen, creatinine, sodium, potassium, complete blood count, CK-MB, troponin), treatment details, echocardiographic findings, serum digoxin levels, treatment methods applied, and clinical outcomes of patients aged 18 years and older who presented to the emergency department between May 1, 2013, and July 31, 2024, with serum digoxin levels of 2.0 ng/mL or higher, using the mREMS score. Findings: Out of the patients, 104 were female (74.3%) and 36 were male (25.7%), with a mean age of 73.6±11.2 years. The most common comorbidities were coronary artery disease (CAD) in 96.4%, heart failure (HF) in 94.3%, hypertension (HT) in 78.6%, diabetes mellitus (DM) in 41.4%, and chronic kidney disease (CKD) in 9.3%. The most frequent presenting complaints were dyspnea (52.9%), gastrointestinal symptoms (33.6%), chest pain (31.4%), syncope (7.1%), and neurological findings (5%). On electrocardiography (ECG), the most common finding was atrial fibrillation with normal ventricular response (47.1%), followed by atrial fibrillation with slow ventricular response (32.1%). When evaluating digoxin levels, a positive correlation was observed with potassium, urea, creatinine, and hemoglobin, whereas a negative correlation was found with leukocyte count. At presentation, 97.9% of the patients (n=137) had a modified Rapid Emergency Medicine Score (mREMS) of 13. Among those who died in the emergency department, the mREMS score was found to be >13. Regarding treatments administered, 92.1% of the patients (n=129) received medical treatment targeting comorbidities and metabolic conditions, while in 5% (n=7), only drug discontinuation and observation were performed. No treatment was administered in 2.9% (n=4) of the patients. When evaluating the clinical course in the emergency department (ED), 25.7% (n=36) of the patients were discharged, 18.6% (n=26) were admitted to the cardiology service, 50% (n=70) were admitted to the coronary intensive care unit, and 2.1% (n=3) died in the ED. Results: Digoxin toxicity is more frequently observed in elderly patients, women, and individuals with coronary artery disease (CAD) or congestive heart failure (CHF). In our study, we emphasize the importance of evaluating such patients-especially those presenting to the emergency department with symptoms like dyspnea, nausea, or vomiting—using the Modified Rapid Emergency Medicine Score (mREMS) during triage. If laboratory findings reveal elevated potassium, urea, creatinine, and hemoglobin levels, and the serum digoxin concentration exceeds 2 ng/mL, digoxin toxicity should be strongly suspected. These patients should be promptly assessed and treated in the red zone of the emergency department.

Benzer Tezler

  1. Acil serviste el yıkama davranışının özellikleri ve etkileyen faktörler

    Başlık çevirisi yok

    MUSTAFA KEŞAPLI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2002

    İlk ve Acil YardımAkdeniz Üniversitesi

    İlk ve Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. YILDIRAY ÇETE

  2. Miad aşımı gebeliklerin değerlendirilmesinde kardiotokografi, mekonyum varlığı, amniotik sıvı indeksi, apgar skorlarının, umblikal arter kan gazı ve ve umblikal venöz eritropoetinin önemi

    The role of cardiotocography,presence of meconium, amnitotic fluid index, apgar score , umblical cord arterial blood gases and umblical cord venous erythropoeitin levels in evaluating fetal well being in postterm pregnancy.

    AYŞE SEYHAN ATA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2006

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bakanlığı

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DR. BİLHAN SİDAL

  3. Vardiyalı çalışan hemşirelerde diyabet riskinin belirlenmesi

    Determination of diabetes risk of nurses working in shifts

    SERPİL TÜRKER ÇEKİNMEZ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    HemşirelikAcıbadem Üniversitesi

    Dahiliye Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NERMİN OLGUN

  4. Çocukluk çağı dadı dirseği olgularında redüksiyon için uygulanan hiperpronasyon ve supinasyon – fleksiyon manevralarının başarı ve ağrı düzeylerinin karşılaştırılması

    Comparison of success and pain levels of supination-flexion and hyperpronation maneuvers in childhood nursemaid's elbow cases

    YAHYA KEMAL GÜNAYDIN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    Ortopedi ve TravmatolojiSağlık Bakanlığı

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FİGEN ÇOŞKUN

  5. Kliniğimizde koledok taşı nedeniyle uygulanan cerrahi yöntemler ve sonuçlarımız

    Surgical procedures performed due to common bile duct stones and their outcomes

    CEM TUĞMEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1999

    Genel CerrahiSağlık Bakanlığı

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. RAGIP KAYAR