Geri Dön

Süt dişlerinde travma öyküsü olan çocuklarda daimi diş komplikasyonlarının değerlendirilmesi

Evaluation of complications in permanent teeth of children with a history of trauma in primary teeth

  1. Tez No: 946431
  2. Yazar: ÖZGE KAMAŞAK GÜLSEVER
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. ZEYNEP ASLI ÖZKAYA
  4. Tez Türü: Diş Hekimliği Uzmanlık
  5. Konular: Diş Hekimliği, Dentistry
  6. Anahtar Kelimeler: daimi diş, komplikasyon, mine hipoplazisi, süt dişi, sekel, travma, Complication, enamel hypoplasia, gender, primary teeth, trauma
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Erciyes Üniversitesi
  10. Enstitü: Diş Hekimliği Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Diş Hekimliği Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Çocuk Diş Hekimliği Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bu retrospektif çalışmada, süt dişi travmatik diş yaralanmaları sonrasında daimi dişlerde görülen sekellerin incelenmesi ve bu sekellerin travma yaşı, cinsiyet, yaralanma tipi, süt dişine uygulanan tedaviler gibi faktörler ile ilişkilerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. 2018-2022 yılları arasında Erciyes Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Çocuk Diş Hekimliği Anabilim Dalı'na süt dişi travması sebebiyle başvuran 137 hastanın 275 dişinin travma kayıtları incelenmiş olup 184 diş travma grubu (TG) olarak çalışmamıza dahil edilmiştir. Kontrol grubu (KG) ise, 52 çocuktan elde edilen toplam 203 diş üzerinde oluşturulmuştur. Cinsiyet, travma tipi, travma anındaki yaş vb. veriler, travma kayıtlarından incelenmiştir. Süt dişi travmaları sonrasında daimi dişlerde görülen komplikasyonlar şunlardır: beyaz, sarı, kahverengi mine renklenmesi, mine hipoplazisi, kron dilaserasyonları, odontoma benzeri malformasyon, kök angulasyon ve dilaserasyonu, kök duplikasyonu, kök oluşumunun durması, ektopik erüpsiyon ve gecikmiş erüpsiyon. Mine hipoplazilerinin, minede renk değişikliğine sebep olabilecek beyaz nokta lezyonları, molar- keser hipomineralizasyonu, florozis renklenmesi, tetrasiklin renklenmesi, amelogenezis imperfecta gibi durumlarla ayırıcı tanısı yapılmıştır. TG hastalarının kontrol zamanı, süt dişlerinin altındaki daimi dişlerin ortalama sürme yaşına göre belirlenmiştir. Radyografik değerlendirmede periapikal veya panoramik radyografilerden yararlanılmıştır. Hastaların ağız içi fotoğrafı ayna, dudak ekartörü, Nikon D800E DSLR Fotoğraf Makinesi kullanılarak çekilip dijital ortama aktarılmıştır. Daimi dişlerdeki komplikasyonlar, önceden eğitim verilmiş 2 uzmanlık öğrencisi tarafından değerlendirilmiştir. İstatistiksel analiz için Ki-kare testi, Yates düzeltmesi, Fisher's Exact testi ve Fisher-Freeman-Halton testi kullanılmıştır. Çalışmamızda hastalara ait veriler incelendiğinde; KG hastalarının %51,9'unun, TG hastalarının %64,4'ünün erkek olduğu, travmaların %45,7'sinin ev ortamında görüldüğü, ev ortamında en sık 0-24 ay ve 25-48 ay grubundaki çocuklarda travma görüldüğü, okul ortamında ise en sık 73-96 ay grubundaki çocuklarda travma görüldüğü bulunmuştur. Daimi dişler incelendiğinde ise, TG ve KG gruplarında en sık görülen sekelin mine hipoplazisi olduğu belirlenmiştir (p<0,001). KG dişlerinin %9,4'ünde, TG dişlerinin %22,3'ünde mine hipoplazisi görülmüştür. Daimi dişlerdeki komplikasyonlar en sık 0-24 ay grubundaki çocuklarda (%37,5) görülmüştür. Sekellerin %46,2'sinin ekstrüzyon yaralanması sonrası görüldüğü, %33,3'ünün kanal tedavisiyle tedavi sonucunda oluştuğu görülmüştür. Bu çalışmanın klinik önemi, daimi dişlerde meydana gelebilecek komplikasyonların tipi, şiddeti ve sıklığını belirleyerek uygun zamanda yönetimini sağlamaktır. Düzenli takiplerin önemi konusunda hasta ve ebeveynleri bilgilendirilerek oluşabilecek ileri düzeydeki komplikasyonların önüne geçilip, erken dönemde gerekli tedavilere başlanabilmektedir. Tezin sonucuna göre hastalar ve ebeveynleri doğru yönlendirilebilecektir.

Özet (Çeviri)

This retrospective study aimed to examine the sequelae observed in permanent teeth following traumatic injuries to primary teeth and to evaluate the relationships between these sequelae and factors such as the age at the time of trauma, gender, type of injury, and treatments applied to the primary teeth. The trauma records of 275 teeth from 137 patients who presented to the Department of Pediatric Dentistry, Faculty of Dentistry, Erciyes University, due to primary teeth trauma between 2018 and 2022 were reviewed, and 184 teeth were included in the study as the trauma group (TG). The control group (KG) consisted of a total of 203 teeth obtained from 52 different patients. Data such as gender, type of trauma, and age at the time of trauma were extracted from the trauma records. The follow-up period for TG patients was determined based on the average eruption ages of the corresponding permanent teeth. Radiographic evaluations were conducted using periapical or panoramic radiographs. Intraoral photographs were taken using a mirror, lip retractor, and a Nikon D800E DSLR camera and were subsequently digitized. Complications in the permanent teeth were assessed by two trained postgraduate students. For statistical analysis, Chi-square test, Yates correction, Fisher's Exact test, and Fisher-Freeman-Halton test were used. The significance level was set at p < 0.05. In our study, an analysis of patient data revealed that 51.9% of KG patients and 64.4% of TG patients were male. It was found that 45.7% of traumas occurred in the home environment, with the highest incidence observed in children aged 0–24 months and 25–48 months. In contrast, traumas occurring in the school environment were most frequently observed in children aged 73–96 months. An analysis of permanent teeth revealed that enamel hypoplasia was the most common sequela in both the TG and KG groups (p<0.001). Enamel hypoplasia was observed in 9.4% of KG teeth and 22.3% of TG teeth. Complications in permanent teeth were most frequently observed in children aged 0–24 months (37.5%). Among the sequelae, 46.2% occurred following extrusion injuries, while 33.3% were associated with treatment outcomes involving root canal treatment. The clinical significance of this study lies in identifying the type, severity, and frequency of potential complications in permanent teeth, thereby enabling their timely management. By informing patients and parents about the importance of regular follow-ups, advanced complications can be prevented, and necessary treatments can be initiated at an early stage. Based on the findings of this study, patients and their parents can be appropriately guided for optimal care.

Benzer Tezler

  1. Süt formüllerinin tüketim uygulamaları ve süt formüllerinin C vitamini içeriği ile pH değerleri

    Başlık çevirisi yok

    GÖNÜL VAROL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Besin Hijyeni ve Teknolojisiİstanbul Üniversitesi

    Çocuk Gelişimi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. TÜRKAN KUTLUAY

  2. Ege bölgesi keçi liflerinin bazı önemli fiziksel, kimyasal özellikleri ve değerlendirme imkanları

    Başlık çevirisi yok

    NİLÜFER ERDEM

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Tekstil ve Tekstil MühendisliğiEge Üniversitesi

    Tekstil Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. GÜLSEREN YAZICIOĞLU

  3. Manisa yöresinde domateste anlaşmalı tarım ve karşılaşılan sorunlar

    Başlık çevirisi yok

    OSMAN MURAT KOÇTÜRK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Gıda MühendisliğiEge Üniversitesi

    Tarım Ekonomisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. METİN TALİM

  4. Antep fıstığı çeşitlerinin morfolojik özelliklerinin araştırılması

    Başlık çevirisi yok

    İBRAHİM DUMAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    ZiraatEge Üniversitesi

    Bahçe Bitkileri Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. RUHİNAZ GÜLCAN