Peri-implantitis tedavisinde konvansiyonel ve elektrolitik yüzey temizliği yöntemlerinin erken dönem yara iyileşmesinde klinik parametreler ve biyokimyasal belirteçler üzerine etkileri
The effects of conventional and electrolytic surface decontamination methods on early wound healing in terms of clinical parameters and biochemical markers in the treatment of peri-implantitis
- Tez No: 946500
- Danışmanlar: PROF. DR. NİLGÜN ÖZLEM ALPTEKİN
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Diş Hekimliği, Dentistry
- Anahtar Kelimeler: Peri-implantitis, Elektroliz, Rejenerasyon, Biyolojik Belirteçler, Biyobelirteçler, Kemik rejenerasyonu, Yara iyileşmesi, Peri-Implantitis, Electrolysis, Regeneration, Biological Markers, Biomarkers, Bone regeneration, Wound healing
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Başkent Üniversitesi
- Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Periodontoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Periodontoloji Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Peri-implantitis implant etrafındaki destekleyici dokularının enflamatuvar durumuyla birlikte destekleyici kemiğin ilerleyici kaybını içeren bir hastalıktır. Peri- implantitiste, implant çevresi alveoler kemiğin enflamatuvar yıkımıyla birlikte klinik olarak 6 mm'den daha derin sondlanabilir cep derinliği, sondlamada kanama ve/veya süpürasyonun eşlik ettiği klinik tablodur. Peri-implantitis günümüzde implant tedavisi görmüş hastaların büyük çoğunluğunu etkileyen bir hastalıktır. Son zamanlarda, yapılan klinik çalışmalar ve tedavi yöntemleri peri-implantitisi tam olarak tedavi etmekte yetersiz kalmaktadır. Yapılan çalışmalar, implant yüzeyinin çeşitli tedavi yöntemleriyle dekontaminasyonunun hiçbir tedavi yöntemi ile tam olarak elde edilemediğini göstermiştir. Ancak yakın zamanda yapılan çalışmalar elektrolik yüzey temizliği ile implant yüzey dekontaminasyonunun tam olarak sağlanabildiğini göstermiştir. Elektrolitik yüzey temizliği peri-implantitis tedavisinde erken dönemde tam bir yüzey dekontaminasyonu sağladığı için yara iyileşmesini hızlandıracağı ve erken dönem rekolonizasyonunun daha uzun süreceği düşünülmektedir. Bu çalışmanın amacı, elektrolitik yüzey temizliği ile peri-implantitis tedavisinin erken dönem yara iyileşmesinde klinik parametreler ve biyokimyasal belirteçler (uPA ve PAİ-1) üzerine etkisini araştırmak ve, günümüzde peri-implantitis tedavisinde rutin kullanılan implant yüzeyinin mekanik dekontaminasyonu ve yüzey dekontaminasyon işlemleri ile kıyaslamaktır. Gereç ve Yöntem: Peri-implantitis teşhisi konulmuş ve cerrahisiz tedavisi tamamlanmış hastalardan başlangıç klinik parametreleriyle birlikte panoramik görüntüler ve periapikal radyograflar alınmıştır. Ayrıca, hastalardan klinik parametreler ölçülecek ve peri-implant sulkuler sıvı (PİSS) örnekleri alınmıştır. Daha sonra flep cerrahisi yapılarak kontrol grubuna konvansiyonel cerrahi işlemdeki ultrasonik aletlerle implant yüzey temizliği işlemi yapılmış, deney grubuna flep cerrahisi ile birlikte elektrolit yüzey temizliği işlemi uygulanmıştır. Yara bölgesi 5/0 prolen sütur ile kapatılmıştır. Daha sonra, cerrahiden sonraki 6. gün, 9. gün, 30. gün ve 90. gün PİSS örnekleri toplanmıştır. Klinik ölçümler 30. ve 90. günde tekrarlanmıştır. Toplanan PİSS örneklerindeki plazminojen aktivatör (uPA) ve plazminajen aktivatör inhibitör (PİA-1) düzeyleri ELISA yöntemi ile analiz edilmiştir. Bulgular: Çalışmaya katılan hastaların ortalama yaşı 48,3'tür. Katılımcıların %50'si kadın (s=10), %50'si erkektir (s=10). 20 hastadan 10'u, kontrol 10'u test grubuna dahil edilmiştir. Toplam 32 adet implant 16 kontrol ve 16 test grubu olmak üzere tedavi edilmiştir. Cerrahi tedaviler sonrasında elde edilen klinik parametrelerde ve biyokimyasal belirteçlerde gruplar arası anlamlı farklılık gözlemlenmemiştir (p>0,05). Kontrol grubunda sondlanabilir cep derinliği (SCD) 6,7 mm'den 3,0 mm'e, test grubunda ise 6,7 mm'den 3,3 mm'ye gerilemiştir. SCD için gruplar arası istatistiksel anlamlı farklılık gözlemlenmemesine rağmen grupların kendi içinde başlangıç zamanına göre anlamlı farklılık gözlemlenmiştir (p<0,001). PİSS hacmi peri-implant cerrahi sonrası iyileşmede artış göstermektedir (p<0,001), ancak gruplar arası anlamlılığa yakın farklılık gözlemlenmiştir (p=0,055). iii PİSS'de uPA'nın total miktarı ölçüm zamanları açısından gruplar arasında farklılık göstermemiştir (p=0,346). Ancak ölçüm zamanları arasında cerrahiden sonraki 6. ve 9. gün ölçümleri başlangıç, 30. ve 90. gün ölçümlerine kıyasla grup içi anlamlı farklılık göstermiştir (p=0,015). PİSS'de PAİ-1'in total miktarı ölçüm zamanları açısından gruplar arasında farklılık göstermemiştir (p=0,846). Ancak ölçüm zamanları arasında cerrahiden sonraki 6. ve 9. gün ölçümleri başlangıç, 30. ve 90. gün ölçümlerine kıyasla iki grup için de anlamlı farklılık göstermiştir(p=0,018). Sonuç: Peri-implantitisin cerrahi tedavisi uygulanan cerrahi yöntem fark etmeksizin klinik parametrelerde anlamlı iyileşmeler sağlamıştır. Elektrolitik yüzey temizliği yöntemi günümüzde kullanılan peri-implantitisin mekanik yüzey temizliği uygulamasına klinik ek fayda göstermemiştir. uPA ve PAİ-1 biyokimyasal belirteçleri iyileşme süreciyle uyumlu şekilde değişim gösterdiği için hastalığın tedavisinin takibinde kullanılabilecek biyokimyasal belirteç olma potansiyeline sahiptir.
Özet (Çeviri)
Objective: Peri-implantitis is a disease that involves the progressive loss of supporting bone together with an inflammatory condition of the supporting tissues around the implant. Clinically, peri-implantitis is characterized by a probing pocket depth greater than 6 mm, accompanied by bleeding on probing and/or suppuration, along with inflammatory destruction of the surrounding alveolar bone. Peri-implantitis currently affects the majority of patients who have received implant therapy. In recent times, clinical studies and treatment approaches have remained insufficient in fully treating peri-implantitis. Studies have shown that decontamination of the implant surface using various treatment methods cannot be achieved completely with any single method. However, recent studies have demonstrated that complete implant surface decontamination can be achieved through electrolytic surface cleaning. Since electrolytic surface cleaning provides complete surface decontamination in the early stages of peri-implantitis treatment, it is thought to accelerate wound healing and prolong early recolonization. The aim of this study is to investigate the effects of peri- implantitis treatment using electrolytic surface cleaning on early wound healing in terms of clinical parameters and biochemical markers (uPA and PAI-1), and to compare it with conventional mechanical decontamination methods currently used in peri-implantitis treatment. Materials and Methods: Panoramic and periapical radiographs were taken along with baseline clinical parameters from patients diagnosed with peri-implantitis and who had completed non-surgical treatment. In addition, clinical parameters were measured and peri- implant sulcular fluid (PISS) samples were collected from the patients. Subsequently, flap surgery was performed. In the control group, implant surface decontamination was carried out using ultrasonic instruments during the conventional surgical procedure, whereas in the test group, electrolytic surface cleaning was performed in combination with flap surgery. The surgical site was closed using 5/0 prolene sutures. PISS samples were then collected on postoperative days 6, 9, 30, and 90. Clinical measurements were repeated on days 30 and 90. The levels of plasminogen activator (uPA) and plasminogen activator inhibitor (PAI-1) in the collected PISS samples were analyzed using the ELISA method. Results: The mean age of the participants was 48.3 years. Fifty percent of the participants were female (n=10), and fifty percent were male (n=10). Among the 20 patients included in the study, 10 were allocated to the control group and 10 to the test group. A total of 32 implants were treated, 16 in the control group and 16 in the test group. No statistically significant differences were observed between groups regarding clinical parameters and biochemical markers obtained following surgical treatments (p>0,05). In the control group, v the SCD value decreased from 6.7 mm to 3.0 mm, and in the test group, it decreased from 6.7 mm to 3.3 mm. Although no statistically significant intergroup differences were observed for SCD, there were significant intragroup differences compared to baseline (p<0.001). The volume of PISS increased during healing following peri-implant surgery (p<0.001), while the intergroup difference approached statistical significance (p=0.055). The total amount of uPA in PISS did not differ significantly between groups across the measurement time points (p=0.346). However, there were significant intragroup differences between measurements taken on days 6 and 9 compared to those taken at baseline, and on days 30 and 90 (p=0.015). The total amount of PAI-1 in PISS also did not differ significantly between groups (p=0.846). However, measurements taken on days 6 and 9 showed statistically significant differences compared to baseline, and to days 30 and 90 in both groups (p=0.018). Conclusion: Surgical treatment of peri-implantitis resulted in significant clinical improvements regardless of the surgical method applied. The electrolytic surface cleaning method did not provide an additional clinical benefit compared to the mechanical surface cleaning method currently used in peri-implantitis treatment. Since the biochemical markers uPA and PAI-1 showed changes consistent with the healing process, they have the potential to be used as biochemical indicators for monitoring the treatment of the disease.
Benzer Tezler
- Peri-implantitis tedavisinde diyod lazer kullanımının etkinliğinin konvansiyonel yöntemle karşılaştırılması
Comparison of effectiveness of diode laser and conventional treatment methods in non- surgical treatment of peri-implantitis: a randomized controlled clinical study.
SELAHATTİN VOLKAN ARICI
Doktora
Türkçe
2011
Diş Hekimliğiİstanbul ÜniversitesiOral İmplantoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ZİHNİ CÜNEYT KARABUDA
- Peri-implantitis tedavisinde mekanik tedavi, lazer terapi ve kombine uygulamaların klinik parametreler ve peri-implant sulkus sıvısındaki S100A8 seviyesine etkisi
Effects of mechanical therapy, laser therapy, and combined applications on clinical parameters and S100A8 levels in the peri-implant sulcus fluid in the treatment of peri-implantitis
AKİF NALBANT
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
Diş HekimliğiKırıkkale ÜniversitesiPeriodontoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. HATİCE EBRU OLGUN
- Peri-implantitis tedavisinde farklı yüzey dekontaminasyon yöntemlerinin in vitro olarak karşılaştırılması
İn vitro evaluation of different decontamination method for treatment of peri-implantitis
KEREM ÇAĞLAR GÜMÜŞ
Diş Hekimliği Uzmanlık
Türkçe
2019
Diş HekimliğiAbant İzzet Baysal ÜniversitesiPeriodontoloji Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ GÜLBAHAR USTAOĞLU
- Peri-implantitis tedavisinde uygulanan lazerlerin termodinamik etkilerinin değerlendirilmesi
Evaluation of the thermodynamic effects of lasers used in the treatmeant of peri-implantitis
FATMA ÇELİK
Diş Hekimliği Uzmanlık
Türkçe
2021
Diş HekimliğiGaziantep ÜniversitesiPeriodontoloji Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ HASAN GÜNDOĞAR
- Peri-implantitis tedavisinde kullanılan mekanik-kimyasal mikrobiyal plak kontrol yöntemlerinin, yeni plak oluşumu üzerinde etkisinin değerlendirilmesi
Evaluation of the effect of mechanical-chemical microbial plaque control methods used in the treatment of peri-implantitis treatment for dental plaque formation
SELEN SAKALLI ŞENER
Diş Hekimliği Uzmanlık
Türkçe
2023
Diş Hekimliğiİzmir Katip Çelebi ÜniversitesiPeriodontoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ABDULLAH SEÇKİN ERTUĞRUL