Duktal karsinoma in Situ olgularında mamografik ve ultrasonografik görüntüleme bulguları ile moleküler subtiplerin ilişkisi
Correlation of mammographic and ultrasonographic features with molecular subtypes in ductal carcinoma in Situ
- Tez No: 947595
- Danışmanlar: PROF. DR. SELMA GÜL İÇTEN
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Radyoloji ve Nükleer Tıp, Radiology and Nuclear Medicine
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Acıbadem Mehmet Ali Aydınlar Üniversitesi
- Enstitü: Senoloji Araştırma Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Genel Senoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Bu çalışmanın amacı, duktal karsinoma in situ (DKİS) olgularında mamografi ve ultrasonografi (USG) bulgularının reseptör durumu ve moleküler alt tiplere göre farklılık gösterip göstermediğini belirlemek ve bu bulguların histopatolojik prognostik faktörlerle olası ilişkilerini değerlendirmektir. Bu retrospektif çalışmaya pür DKİS veya pür DKİS+mikroinvazyon (≤1 mm invaziv odak) tanısı almış toplam 119 DKİS olgusu dahil edilmiştir. Tümör boyutu, cerrahi sınırlar, nükleer grade, komedo nekroz ve hormon reseptör (ER, PR) ile HER-2 reseptör durumu gibi klinik ve histopatolojik veriler kaydedilmiştir. Lezyonlar reseptör durumuna göre 4 moleküler alt tipe ayrılmıştır. Mamografi ve USG görüntüleri BI-RADS 5. baskıya göre yeniden değerlendirilmiştir. USG'de lezyonlar kitle veya kitlesel olmayan olarak sınıflandırılmıştır. Radyolojik ve histopatolojik bulgular SPSS 27 ile karşılaştırılmıştır. HER2-pozitif lezyonlar USG'de daha sık izlenmiştir(p=0.024). USG'de kalsifikasyon varlığı, HER2-pozitif (%54) ve PR-negatif (%51) lezyonlarda daha sık izlenmiştir (p<0.05). USG'de kitle şeklinde (p=0.003) ve BI-RADS 1 (p<0.001) olarak değerlendirilen lezyonlar daha fazlaydı. Lezyon boyutu USG'de daha küçüktü (p<0.001). Yüksek nükleer dereceli DKİS'lerde mamografide daha sık kalsifikasyon izlenmiştir (p=0.015). Komedo nekroz olanlarda ince pleomorfik kalsifikasyon (p=0.005) ve daha büyük boyut (p=0.029) izlenmiştir. Tarama ile saptanan olgularda mamografik kalsifikasyonlarda grup dağılımı (%54 vs %39; p=0.042) ve semptomatik hastalarda asimetrik lezyonlar (p=0.002) daha sıktı. Tarama ile saptanan lezyonlar her iki modalitede de daha küçüktü (p<0.001). Cerrahi sınıra 2 mm'den yakın tümörler büyük boyut, kalsifikasyon varlığı, segmental kalsifikasyon dağılımı ve genç yaş ile ilişkili idi (p<0.05). DKİS'te mamografik ve ultrasonografik özellikler moleküler alt tipler ve prognostik faktörlerle anlamlı ilişki göstermektedir.
Özet (Çeviri)
This retrospective study aimed to determine whether mammographic and ultrasonographic (US) findings in ductal carcinoma in situ (DCIS) differ according to receptor status and molecular subtypes, and to evaluate their relationship with histopathological prognostic factors. A total of 119 DCIS cases (with or without microinvasion ≤1 mm) were analyzed. Data included tumor size, margins, grade, necrosis, and receptor status (ER, PR, HER2). Lesions were classified into four molecular subtypes. Imaging was re-evaluated per BI-RADS 5th edition. Lesions were categorized as mass or nonmass on US. HER2-positive lesions were more frequently visualized on US (p=0.024). On US, calcifications were more common in HER2-positive (54%) and PR-negative lesions (51%) (p=0.015 and p=0.046, respectively). Masses (18.8% vs 7.9%; p=0.003) and BI-RADS 1 categorization (p<0.001) were more frequent on US than mammography. Median lesion size was smaller on US (15 mm vs 26 mm; p<0.001). On mammography, high-grade lesions had more calcifications (p=0.015). Comedo necrosis was associated with fine pleomorphic calcifications (51%; p=0.005) and larger lesions (24 mm vs 16 mm; p=0.029). Grouped calcifications were more frequent in screen-detected cases (p=0.042), while asymmetric density was more common in symptomatic patients (p=0.002). Screen-detected lesions were smaller than symptomatic ones on both modalities (p<0.001). Lesions ≤2 mm surgical margin were associated with larger size, presence of calcification, segmental calcifications, and younger age (p<0.05). In conclusion, mammography and US findings in DCIS correlate significantly with molecular subtype and may have prognostic implications.
Benzer Tezler
- Patolojik meme başı akıntılarında duktoskopinin yeri
Feasibility of mammary ductoscopy in management of pathologic nipple discharge
VUSAL ALIYEV
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2014
Genel Cerrahiİstanbul ÜniversitesiGenel Cerrahi Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. NESLİHAN CABIOĞLU
- Patolojik meme akıntılarında cerrahi eksizyon yöntemlerinin tanısal rolü
Diagnostic role of surgical excision methods in pathological breast discharge
BATUHAN ATA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
Genel CerrahiÇanakkale Onsekiz Mart ÜniversitesiGenel Cerrahi Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. KENAN ÇETİN
- Pik demiri ve karbon çeliğinin sulu çözeltiler içindeki korozyon hızının tayini
Determination of the rate of corrosion of the cast iran and carbon steel in the aqueous solutions
EMİNE NAZAN ÜNAL
Yüksek Lisans
Türkçe
1985
Kimya MühendisliğiGazi ÜniversitesiKimya Mühendisliği Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. HAYRİ YALÇIN
- Patolojik meme başı akıntılarında galaktografik tetkikin tanıya katkısı
Başlık çevirisi yok
ŞERAFETTİN ARKUN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1987
Onkolojiİstanbul ÜniversitesiRadyodiagnostik Ana Bilim Dalı
PROF. DR. İLHAN KILIÇÖZLÜ
- Birinci tür uç değer dağılımı, parametrelerinin tahmin yöntemleri ve bir uygulama
Başlık çevirisi yok
ÜLKER ÇALPALA
Yüksek Lisans
Türkçe
1989
İstatistikHacettepe Üniversitesiİstatistik Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ÖMER ESENSOY