Hastanede yatarak antibiyotik kullanan yoğun bakım dışı ve yoğun bakım hastalarında antibiyotik spektrum indeksi (ASİ) temelli de-eskalasyon/eskalasyon pratikleri ve bu pratiklerin mortalite, direnç ve antibiyotik ilişkili yan etki gelişimi üzerine etkilerinin değerlendirilmesi
Evaluation of Antibiotic Spectrum Index (ASI)-based de-escalation/escalation practices and their impact on mortality, resistance, and antibiotic-related adverse events in hospitalized patients receiving antibiotics in non-intensive care and intensive care units
- Tez No: 950049
- Danışmanlar: PROF. DR. FÜGEN YÖRÜK
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji, Infectious Diseases and Clinical Microbiology
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ankara Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Enfeksiyon ve Klinik Mikrobiyoloji Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Antimikrobiyal direnç, küresel bir sağlık sorunu olup, bu sorunun yönetiminde antimikrobiyal yönetişim kritik öneme sahiptir. Antimikrobiyal de-eskalasyon, tedavi etkinliğini korurken gereksiz geniş spektrumlu antibiyotik kullanımını azaltmayı hedefleyen antimikrobiyal yönetişim uygulamalarının temel bileşenlerinden biridir. Bu çalışmada, servis ve yoğun bakım hastalarında de-eskalasyon uygulamalarının yaygınlığı, belirleyicileri ve klinik sonuçları ile antimikrobiyal direnç gelişimi üzerindeki etkileri değerlendirilmiştir. Gereç ve Yöntem: Bu prospektif gözlemsel çalışma, Ocak–Aralık 2024 tarihleri arasında Ankara Üniversitesi İbni Sina Hastanesi'nde enfeksiyon şüphesiyle ampirik intravenöz antibiyoterapi başlanan erişkin hastalarda yürütülmüştür. Hastalar servis ve yoğun bakım hastaları olmak üzere iki kohorta incelenmiş; tedavi sürecine göre ise de-eskalasyon, değişiklik yok ve eskalasyon olmak üzere üç gruba ayrılmıştır. Birincil sonlanım noktaları; antimikrobiyal direnç gelişimi, antibiyotik ilişkili yan etki ve akut böbrek hasarı ile 90 günlük mortalite üzerindeki etkilerin değerlendirilmesidir. İkincil sonlanım noktaları ise de-eskalasyonu etkileyen faktörler ile de-eskalasyonun yatış ve tedavi süresine etkisinin incelenmesidir. Antibiyotik spektrumları, merkez laboratuvarı duyarlılık verileri referans alınarak modifiye edilen Antibiyotik Spektrum İndeks (ASİ) skoru ile değerlendirilmiştir. Veriler IBM SPSS (sürüm 30.0) ve R (sürüm 4.5.0) ile analiz edilmiş; uygun istatistiksel testlerin yanı sıra lojistik regresyon, Cox regresyon ve Fine & Gray analizleri kullanılmıştır. Bulgular: Çalışmaya 468 servis ve 110 yoğun bakım hastası dâhil edilmiştir; de-eskalasyon oranı sırasıyla %27,8 ve %18,2 olarak bulunmuştur. Medyan de-eskalasyon günü 5 (IQR: 4–7) olarak saptanmıştır. Servis hastalarında de-eskalasyon yapılan grupta hastane yatış süresi anlamlı düzeyde daha kısa bulunmuştur (p<0,001), ancak yoğun bakım hastalarında bu fark istatistiksel olarak anlamlı değildir. Servis hastalarında de-eskalasyonu artıran faktörler arasında ampirik tedavide kombine terapi, üriner sistem enfeksiyonu ve kültürde çoklu ilaca dirençli patojen ürememesi yer alırken; erkek cinsiyet, son 3 ayda yoğun bakım yatışı ve septik şok varlığı de-eskalasyonu azaltan faktörler olarak belirlenmiştir. De-eskalasyon, servis hastalarında antibiyotik ilişkili yan etki, akut böbrek hasarı ve 90 günlük mortalite açısından bağımsız koruyucu faktör olarak saptanmıştır; yoğun bakım hastalarında ise bu etkiler açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark gösterilememiştir. Her iki hasta grubunda da de-eskalasyon veya diğer tedavi stratejilerinin yeni antimikrobiyal direnç gelişimi üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etkisi saptanmamıştır. Sonuç: Antimikrobiyal de-eskalasyon, servis hastalarında olumlu klinik sonuçlar sağlamıştır. Yoğun bakım hastalarında ise mortalite ve antiyotik ilişkili yan etkileri olumsuz etkilemeyen bir yaklaşım olarak değerlendirilmiştir. Ancak, de-eskalasyonun direnç gelişimi üzerindeki etkisi iki kohortta da gösterilememiş olup, bu konuda geniş ölçekli, çok merkezli ve randomize kontrollü çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır.
Özet (Çeviri)
Background: Antimicrobial resistance is a global health problem, and antimicrobial stewardship plays a critical role in its management. Antimicrobial de-escalation is one of the core components of stewardship programs, aiming to reduce unnecessary use of broad-spectrum antibiotics while maintaining treatment efficacy. This study aims to evaluate the prevalence, determinants, and clinical outcomes of de-escalation practices, as well as their impact on antimicrobial resistance development, in both medical ward and intensive care unit patients. Materials and Methods: This prospective observational study was conducted between January and December 2024 at Ankara University İbni Sina Hospital among adult inpatients who were started on empirical intravenous antibiotic therapy due to suspected infection. Patients were evaluated in two cohorts as medical ward and ICU patients, and further categorized into three groups according to treatment strategy: de-escalation, no change, and escalation. Primary outcomes included the impact of de-escalation on antimicrobial resistance development, antibiotic-related adverse effects/acute kidney injury and 90-day mortality. Secondary outcomes were to identify factors associated with de-escalation and to evaluate its effect on length of hospital stay and duration of antibiotic therapy. Antibiotic spectrums were assessed using the modified Antibiotic Spectrum Index (ASI), adapted to local susceptibility data. Data were analyzed using IBM SPSS (version 30.0) and R (version 4.5.0); appropriate statistical tests as well as logistic regression, Cox regression, and Fine & Gray regression analyses were applied. Results: A total of 468 non-ICU and 110 ICU patients were included in the study; the de-escalation rate was 27.8% and 18.2%, respectively. The median day of de-escalation was 5 (IQR: 4–7). In non-ICU patients, hospital stay was significantly shorter in the de-escalation group (p<0.001), while no statistically significant difference was observed in ICU patients. Factors associated with increased likelihood of de-escalation in non-ICU patients included combination therapy, urinary tract infection, and absence of multidrug-resistant pathogens in cultures. Conversely, male gender, recent ICU admission within the past 3 months, and the presence of septic shock were identified as factors independently associated with a lower likelihood of de-escalation. In non-ICU patients, de-escalation was identified as an independent protective factor for antibiotic-related adverse effects, acute kidney injury, and 90-day mortality. However, in ICU patients, no statistically significant effect was observed for these outcomes. In both patient groups, de-escalation or other treatment strategies showed no statistically significant impact on the development of new antimicrobial resistance. Conclusion: Antimicrobial de-escalation has been associated with favorable clinical outcomes in medical ward patients. In intensive care unit patients, it has been considered an approach that does not negatively impact mortality or antibiotic-related adverse effects. However, the effect of de-escalation on the development of resistance could not be demonstrated in either cohort, highlighting the need for large-scale, multicenter, randomized controlled trials on this subject.
Benzer Tezler
- Kandida türlerine bağlı üriner sistem infeksiyonlarında risk faktörleri ve antifungal duyarlılık araştırılması
Urinary tract infections due to candida species to investigate the risk factors and antifungal susceptibility
SİNAN KARAKADIOĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2013
Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik MikrobiyolojiCelal Bayar ÜniversitesiEnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ÇİĞDEM BANU ÇETİN
- Türkiye'de aile planlaması çalışmalarında erkeklerin önemi, hastane personeli ile fabrika işçilerinin doğum kontrol yöntemlerine karşı tutum ve davranranışlarında farklılığın araştırılması
Başlık çevirisi yok
KAMİL MALKOÇLU
Yüksek Lisans
Türkçe
1987
Demografiİstanbul ÜniversitesiAile Sağlığı Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. DERİN KÖSEBAY
- Türkiye'de serebral hareket bozukluklarının etiyolojisi epidemiyolojisi ve bazı klinik özellikleri
Başlık çevirisi yok
AŞER BENSUSAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1986
Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Mikrobiyoloji laboratuvarlarında kaza nedeni oluşan enfeksiyonlar
Başlık çevirisi yok
ŞENAY TÜRE
Yüksek Lisans
Türkçe
1986
MikrobiyolojiGazi ÜniversitesiKazaların Çevresel ve Teknik Araştırması Ana Bilim Dalı (disiplinlerarası)
PROF. DR. KAZIM KURTAR
- 1985 yılında acil yardım ve trafik hastanesine kaza nedeniyle başvuranların incelenmesi
Başlık çevirisi yok
GÜLAY BALCI
Yüksek Lisans
Türkçe
1987
UlaşımGazi ÜniversitesiKazaların Çevresel ve Teknik Araştırması Ana Bilim Dalı (disiplinlerarası)
DOÇ. DR. MEHMET ALİ BUMİN