Geri Dön

Bir göç politikası olarak Martin Heidegger'in sorge anlayışı

Martin Heidegger's concept of sorge as a migration policy

  1. Tez No: 950304
  2. Yazar: MEHMET AYDAŞ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. SENEM KURTAR
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Felsefe, Philosophy
  6. Anahtar Kelimeler: Heidegger, Sorge, Göç, Varoluşsal kaygı, Feminist teori, Heidegger, Sorge, Migration, Existential anxiety, Feminist theory
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Gaziantep Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Felsefe Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Felsefe Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bu çalışma, Martin Heidegger'in varoluşsal felsefesindeki“Sorge”(kaygı) kavramını göç deneyimleriyle ilişkilendirerek özgün bir perspektif sunmaktadır. Heidegger'in“Dasein”anlayışı, insanın dünyada var olma biçimini ifade ederken, göçmen bireyler için bu varoluş özellikle karmaşık bir hal almaktadır.“Dünya-içinde-olma”kavramı, göçmenlerin yeni coğrafyalarda kendilerini konumlandırma sürecindeki ontolojik zorluklarını açıklamada kritik bir çerçeve oluşturmaktadır.Göç süreci, bireylerin varoluşsal temellerini sarsan derin bir deneyimdir. Tanıdık çevreden uzaklaşma, yeni kültürel kodlarla karşılaşma ve aidiyet duygusunun kaybolması, Heidegger'in tanımladığı anlamda otantik bir kaygı durumu yaratmaktadır. Bu kaygı, yıkıcı olmaktan ziyade, bireyleri kendi özgünlüklerini keşfetmeye yönlendiren yapıcı bir güç olarak işlev görmektedir. Heidegger'e göre kaygı, Dasein'ın en temel varoluş kiplerinden biridir ve göçmen deneyiminde bu durum en çıplak haliyle ortaya çıkmaktadır.Feminist ve postkolonyal teorilerin entegrasyonu, özellikle göçmen kadınların deneyimlerinin çok katmanlı analizini mümkün kılmaktadır. Cinsiyet, etnik köken, sınıf ve göçmen statüsünün kesiştiği noktada ortaya çıkan ayrımcılık biçimleri, varoluşsal kaygının toplumsal boyutlarını görünür kılmaktadır. Göçmen kadınlar, hem patriarkal yapıların hem de ırkçı sistemlerin baskısı altında kimliklerini yeniden inşa etme mücadelesi vermektedir.Araştırma boyunca, göç deneyiminin tetiklediği varoluşsal kaygının, bireyleri pasif kurbanlar olmaktan çıkarıp aktif özne konumuna taşıdığını göstermek amaçlanmıştır. Bu süreç, kimlik inşasının dinamik ve sürekli bir süreç olduğunu, göçmenlerin kendi otantikliklerini arayışlarında yaratıcı stratejiler geliştirdiklerini ortaya koymaktadır.

Özet (Çeviri)

This study presents an original perspective by connecting Martin Heidegger's concept of“Sorge”(anxiety) in existential philosophy with migration experiences. While Heidegger's understanding of“Dasein”expresses the mode of human existence in the world, this existence becomes particularly complex for migrant individuals. The concept of“Being-in-the-world”forms a critical framework for explaining the ontological difficulties in the process of migrants positioning themselves in new geographies.The migration process is a profound experience that shakes the existential foundations of individuals. Moving away from familiar environments, encountering new cultural codes, and the loss of belonging create an authentic state of anxiety in the sense defined by Heidegger. Rather than being destructive, this anxiety functions as a constructive force that directs individuals toward discovering their own authenticity. According to Heidegger, anxiety is one of the most fundamental modes of existence of Dasein, and in the migrant experience, this condition emerges in its most naked form.The integration of feminist and postcolonial theories enables a multi-layered analysis of migrant women's experiences in particular. The forms of discrimination that emerge at the intersection of gender, ethnicity, class, and migrant status make visible the social dimensions of existential anxiety. Migrant women struggle to reconstruct their identities under the pressure of both patriarchal structures and racist systems.Research findings demonstrate that existential anxiety triggered by the migration experience transforms individuals from passive victims into active subjects. This process reveals that identity construction is a dynamic and continuous process, showing that migrants develop creative strategies in their search for their own authenticity. The migration experience thus becomes not merely a geographical displacement but a profound ontological transformation that challenges and reshapes the very foundations of being and belonging in the world. A significant role in individuals' pursuit of authentic identity.

Benzer Tezler

  1. Ovulasyon indüksiyonu tedavisinde folliküler gelişimin ultrasonografik takibi

    Başlık çevirisi yok

    MERİH BAYRAM

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Kadın Hastalıkları ve DoğumGazi Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MÜLAZIM YILDIRIM

  2. Bir ilaç fabrikasında personel gereksinmesinin belirmesi seçilmesi ve elde tutulmasına yönelik bir uygulama çalışması

    Başlık çevirisi yok

    EMİNE BOZBAĞ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1989

    İşletmeİstanbul Üniversitesi

    Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. TUĞRAY KAYNAK

  3. Atherosklerotik kalp hastalıklarında risk faktörleri

    Risk factors in the coronary artery disease

    MURAT SUHER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    KardiyolojiGazi Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

  4. Diesel motorları yakıt püskürtme sistemlerinin dinamik simülasyonu

    Başlık çevirisi yok

    İRFAN KARAGÖZ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Makine MühendisliğiUludağ Üniversitesi

    Makine Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. OĞUZ BORAT