Hanbelîliğin kelâm anlayışı ve dönüşümü: Necmeddin et-Tûfî örneği
The transformation and perception of Hanbalī kalām: The case of Najm al-Dīn al-Tūfī
- Tez No: 951607
- Danışmanlar: DOÇ. DR. FİKRET SOYAL
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Din, Religion
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Temel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
İnanç esaslarının tespiti, delillendirilmesi ve savunulmasını kendine gaye edinen kelâm ilmine karşı farklı tavırlar sergilenmiştir. Bir grup Hz. Peygamber'in tüm konuları açık bir şekilde beyan ettiğini, itikadî konularda tartışılan hususlarla ilgili Hz. Peygamber ve ilk nesillerden herhangi bir rivayetin aktarılmadığını belirterek inanç alanında yapılan tartışmaların bid'at olduğunu söylemişler ve kelâm ilmine karşı menfi tutum takınmışlardır. Diğer bir grup ise hem ele aldığı konular itibariyle hem de gerçekleştirmek istediği gaye açısından kelâm ilminin son derece önemli ve vazgeçilmez bir ilim olduğunu savunarak onu diğer ilimlerden üstün tutmuşlardır. Tarih boyunca kelâm ilmine karşı takınılan menfi tavrın en önemli temsilcileri Hanbelî âlimler olmuştur. Kelâma yönelik bu olumsuz tutumu her asırda devam ettirenler olmakla birlikte bu tavır bazı dönemlerde yumuşama eğilimi de göstermiştir. Özellikle Ferrâ ile başlayan ilgili tavır daha sonraki dönemlerde farklı isimler tarafından da devam ettirilmeye çalışılmıştır. VIII. yüzyıla gelindiğinde ise bu eğilimin en önemli temsilcisi olarak karşımıza Necmeddin et-Tûfî çıkmaktadır. O, kelâmın zemmedilmesine karşı çıkarak rivayetlerde yer alan olumsuz ifadelerin sadece bazı hâl ve durumlar için geçerli olduğunu söylemiş, onun meşrû ve şerefli bir ilim olduğunu savunmuştur. Çeşitli nasları da görüşüne delil olarak getiren Tûfî, bu tavrını pratiğe de dökerek Allah'ın varlığı, birliği ve delilleri, zât-sıfat ilişkisi, haberî sıfatların te'vili, ef'âl-i ibâd, hüsün-kubuh, salah-aslah gibi birçok konuda bağlı bulunduğu düşünce sisteminden ayrışarak bid'at kabul edilen meseleler hakkında görüş belirtmiştir. Bu anlamda o, yazmış olduğu eserler ve görüşleriyle Hanbelî düşünce içerisinde kelâm algısının dönüşümüne önemli katkıda bulunmuştur.
Özet (Çeviri)
The science of Kalām, which aims to determine, substantiate, and defend matters of faith, has been met with various attitudes.. One group has argued that the Prophet Muhammad clearly stated all matters and that no narrations from the Prophet or the first generations have been transmitted regarding issues debated in matters of faith, thereby declaring such debates to be innovations (bid'ah) and adopting a negative stance toward the science of kalam. Another group, on the other hand, defended the science of kalam as an extremely important and indispensable science, both in terms of the topics it addresses and the goals it seeks to achieve, and considered that it is superior to other sciences. Throughout history, the most prominent representatives of the negative attitude towards the science of kalam have been the Hanbali scholars. Although there have always been those who maintained this critical stance in every era, a tendency toward softening this position also emerged during certain periods. The attitude that began with Ferra was continued by different names in later periods. By the eighth century, the most important representative of this trend was Necmeddin et-Tûfî. He objected to the condemnation of Kalām, arguing that the negative expressions found in reports only applied under certain conditions. He asserted that Kalām is a legitimate and honorable science. Citing various scriptural evidences to support his view, al-Ṭūfī also put his approach into practice. He diverged from the traditional views of his school on many controversial issues—such as the existence and unity of God and their proofs, the relationship between God's essence and attributes, the interpretation (taʾwīl) of ambiguous attributes (ṣifāt khabariyya), human acts (afʿāl al-ʿibād), moral good and evil (ḥusn–qubḥ), and the concept of ṣalāḥ–aṣlaḥ. In this regard, through his writings and ideas, al-Ṭūfī made significant contributions to the transformation of the perception of Kalām within the Ḥanbalī tradition.
Benzer Tezler
- George Makdisi ve islam araştırmalarındaki yeri
George Makdisi and his place in islamic studies
AYŞE TAŞPINAR
Yüksek Lisans
Türkçe
2008
DinAnkara ÜniversitesiTemel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MEHMET EMİN ÖZAFŞAR
- İbn Teymiyye'nin iman konusunda mezheplere bakışı
The view of Ibn Taymiyyah towards the schools of thought in the matter of faith
İSMAİL AKKOYUNLU
Yüksek Lisans
Türkçe
2011
DinAnkara ÜniversitesiTemel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı
PROF. DR. HASAN ONAT
- Et-Tenbîh Alâ Müşkilâti'l- Hidâye adlı eser çerçevesinde Hanefî fıkhında el-Hidâye metnine yönelik eleştiriler
Text criticism of the hanafi jurisprudence book called as al-Hidāyah in the frame of the work at at-Tanbīh ʻAlā Muškilāt al-Hidāyah
AYHAN ŞEN
Yüksek Lisans
Türkçe
2014
DinSakarya ÜniversitesiTemel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. SONER DUMAN
- Siyasi-itikadi bir mezhep olarak Hanbeliliğin teşekkül süreci
The formative period of Hanbalism as a political-theological madhhab
MUHYETTİN İĞDE
Doktora
Türkçe
2014
DinAtatürk ÜniversitesiTemel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MEHMET ZEKİ İŞCAN
- Sadrüşşeria es-Sâni'nin hukukçuluğu (Et-Tavzîh fi Halli Ğavâmizi't Tenkîh adlı eseri bağlamında)
Sadr al-Shariah es-Sâni, his being the jurist (Within the context of his work entitled“Et-Tavzîh fi Halli Ğavâmizi't-Tenkîh”)
SEZAYİ BEKDEMİR
Doktora
Türkçe
2016
DinCumhuriyet ÜniversitesiTemel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı
PROF. DR. HAKKI AYDIN
- Hanbelî fıkıh geleneğinde İbâha-i Asliyye prensibi
The principle of İbaha Asliyya (Permissibility) in the Hanbali fiqh tradition
AHMET SELMAN BAKTI
Doktora
Türkçe
2018
DinSakarya ÜniversitesiTemel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı
PROF. DR. HACI MEHMET GÜNAY