SST2 ile hemodiyaliz hastalarında hipervolemi teşhisi: Geleneksel ve alternatif biyobelirteçlerle karşılaştırmalı analiz
Diagnosis of hypervolemia in hemodialysis patients with SST2: A comparative analysis using conventional and alternative biomarkers
- Tez No: 952813
- Danışmanlar: DOÇ. DR. SAMİ UZUN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Nefroloji, İç Hastalıkları, Nephrology, Internal diseases
- Anahtar Kelimeler: Biyobelirteçler, Biyobelirteçler-farmakolojik, Diyaliz hastaları, Ekokardiyografi, Hemodiyaliz, Hipertrofi-sol ventrikül, Hipervolemi, Kalp yetmezliği-konjestif, Renal replasman tedavisi, Üremi, Biomarkers, Biomarkers-pharmacological, Dialysis patients, Echocardiography, Hypertrophy-left ventricular, Hypervolemia, Heart failure-congestive, Renal replacement therapy, Uremia
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: İstanbul Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: İç Hastalıkları Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Kronik hemodiyaliz (HD) tedavisi gören hastalarda kronik volüm yüklenmesi, yüksek kardiyovasküler morbidite ve mortalitenin en önemli değiştirilebilir nedenlerinden biridir. Ancak,“kuru ağırlığın”doğru tespiti ve hipervoleminin tanısı, mevcut klinik ve teknolojik yöntemlerin kısıtlılıkları nedeniyle zordur. Bu çalışmanın amacı, kronik HD hastalarında, klinisyen değerlendirmesi ile tanımlanan hipervoleminin saptanmasında, miyokardiyal stres/fibrozisi yansıtan“soluble suppression of tumorigenicity 2”nin (sST2) tanısal performansını karşılaştırmalı olarak değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Tek merkezli, kesitsel ve gözlemsel bu çalışmaya, Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nefroloji Kliniği'nde kronik HD tedavisi gören 80 yetişkin hasta dahil edildi. Tüm hastaların volüm durumu, deneyimli bir nefrolog tarafından yapılan kapsamlı bir klinik değerlendirme ile“övolemik”(n=45) ve“hipervolemik”(n=35) olarak sınıflandırıldı. Bu klinik değerlendirme, tanısal performans analizleri için referans standart olarak kabul edildi. Tüm hastalardan diyaliz öncesi kan örnekleri alınarak rutin takip göstergeleriyle birlikte plazma“B-type natriuretic peptide”(BNP) ve sST2 düzeyleri ölçüldü. Ayrıca, volüm durumunu değerlendirmek için biyoempedans spektroskopisi (BIS), ekokardiyografi (EKO) ve posteroanterior akciğer grafisi (PA AG) gibi objektif yöntemler kullanıldı. Biyobelirteçlerin tanısal performansı,“Receiver operating characteristic”(ROC) eğrisi analizi ile değerlendirildi. Bulgular: Hipervolemik olarak sınıflandırılan hastalar, övolemik gruba kıyasla anlamlı derecede daha yüksek diyaliz öncesi ve sonrası kan basıncına, daha fazla interdiyalitik kilo alımına, daha yüksek ultrafiltrasyon (UF) hacmine, daha büyük sol ventrikül kütle indeksine (SVKİ) ve sol atriyum genişliğine (SAG) sahipti (tümü p<0.05). Medyan BNP düzeyleri hipervolemik grupta (595 ng/L) övolemik gruba (204 ng/L) göre anlamlı olarak daha yüksek bulundu (p=0.028). Buna karşın, medyan sST2 düzeyleri iki grup arasında benzerdi (hipervolemik grupta 465 pg/mL vs. övolemik grupta 452 pg/mL; p=0.880). ROC analizi sonucunda, BNP'nin klinik hipervolemiyi saptamada istatistiksel olarak anlamlı fakat ılımlı bir tanısal performans sergilediği (“Area under the curve”[AUC]: 0.645, %95 Güven Aralığı [GA]: 0.523–0.767; p=0.027), sST2'nin ise hiçbir tanısal ayrım gücü göstermediği saptandı (AUC: 0.490, %95 GA: 0.360–0.620; p=0.881). İlginç olarak; fibrinojen/albümin oranı (FAR) ile başta sol ventrikül kütlesi olmak üzere (p<0.000), sol atryium çapı, total vücut suyu (TVS), UF hızı, seans başına çekilen sıvı miktarı, interdiyalitik kilo artışı (İDKA) ve postdiyaliz sistolik kan basıncı (SKB) ile de anlamlı korelasyon saptandı. FAR birçok hipervolemi parametresi ile güçlü korelasyona sahip tek laboratuvar parametresiydi. Sonuç: İdame HD hastalarında tek bir zaman noktasında ölçülen sST2 düzeyleri, klinik hipervoleminin saptanmasında faydalı bir belirteç değildir. BNP düzeyleri hipervolemi ile ilişkili olsa da, tek başına güvenilir bir volüm durumu göstergesi olarak kullanılabilecek güçlü korelasyona sahip değildi. Bu hasta popülasyonunda tek başına hipervolemiyi ön gördürecek bir biyobelirteç halen bulunmamaktadır. HD hastalarında doğru volüm yönetimi, klinik değerlendirme ile EKO, BIS ve akciğer ultrasonografisi (“Lung ultrasound”[LUS]) gibi objektif yöntemlerin entegre edildiği çok modlu bir yaklaşım gerektirmektedir.
Özet (Çeviri)
Aim: Chronic volume overload is among the most important modifiable drivers of cardiovascular morbidity and mortality in patients receiving chronic hemodialysis (HD). However, accurate determination of“dry weight”and the diagnosis of hypervolemia are challenging due to the limitations of current clinical and technological methods. This study aimed to comparatively evaluate the diagnostic performance of soluble suppression of tumorigenicity 2 (sST2) — a biomarker reflecting myocardial stress/fibrosis—in detecting clinician-defined hypervolemia among chronic HD patients. Materials and Methods: In this single-center, cross-sectional, observational study, 80 adult patients undergoing chronic HD at the Haseki Training and Research Hospital Nephrology Clinic were included. Based on a comprehensive clinical assessment performed by an experienced nephrologist, all patients were classified as euvolemic (n=45) or hypervolemic (n=35). This clinical assessment served as the reference standard for diagnostic performance analyses. Predialysis blood samples were obtained from all patients to measure routine follow-up parameters together with plasma B-type natriuretic peptide (BNP) and sST2 levels. Objective methods used to assess volume status included bioimpedance spectroscopy (BIS), echocardiography (ECHO), and posteroanterior chest X-ray (PA CXR). The diagnostic performance of the biomarkers was evaluated using receiver operating characteristic (ROC) curve analysis. Results: Compared with the euvolemic group, patients classified as hypervolemic had significantly higher pre- and post-dialysis blood pressures, greater interdialytic weight gain (IDWG), higher ultrafiltration (UF) volume, and larger left ventricular mass index (LVMI) and left atrial diameter (LAD) (all p<0.05). Median BNP levels were significantly higher in the hypervolemic group (595 ng/L) than in the euvolemic group (204 ng/L) (p=0.028). In contrast, median sST2 levels were similar between groups (465 pg/mL vs. 452 pg/mL; p=0.880). ROC analysis showed that BNP detected clinical hypervolemia with statistically significant but modest discrimination (area under the curve [AUC]: 0.645, 95% confidence interval [CI]: 0.523–0.767; p=0.027), whereas sST2 exhibited no discriminative ability (AUC: 0.490, 95% CI: 0.360–0.620; p=0.881). Interestingly, the fibrinogen-to-albumin ratio (FAR) showed significant correlations with left ventricular mass (p<0.000), left atrial diameter, total body water (TBW), UF rate, UF volume per session, IDWG, and post-dialysis systolic blood pressure (SBP). FAR was the only laboratory parameter demonstrating strong correlations with multiple hypervolemia metrics. Conclusion: Single time-point sST2 levels are not useful for detecting clinical hypervolemia in maintenance HD patients. Although BNP is associated with hypervolemia, it does not display sufficiently strong correlations to serve as a stand-alone indicator of volume status. A single biomarker that reliably predicts hypervolemia in this population is still lacking. Optimal volume management in HD requires a multimodal approach that integrates careful clinical assessment with objective tools such as ECHO, BIS, and lung ultrasonography (LUS)
Benzer Tezler
- Bacillus sphaericusun sivrisineklere etkisi üzerinde bir araştırma
An Investigation on the effect of bacillus sphaericus on mosquitoes
CUMHUR ÇÖKMÜŞ
- Trabzon yöresi sarıçam (Pinus sylvestris L. ) popülasyonlarında yükseltiye bağlı genetik varyasyonların morfolojik olarak belirlenmesi
Morphological determination of the altitudinal genetic variation in Pinus sylvestris L. populations in Trabzon
DENİZ GÜNEY
Yüksek Lisans
Türkçe
2003
Ormancılık ve Orman MühendisliğiKaradeniz Teknik ÜniversitesiOrman Mühendisliği Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. İBRAHİM TURNA
- Standart süreli maksimum yağışlar için genelleştirilmiş şiddet-süre-tekerrür modelleri
Generalized intensity-duration-frequency models for extreme rainfalls with standard durations
ÖMER LEVEND AŞIKOĞLU
Doktora
Türkçe
2005
İnşaat MühendisliğiEge Üniversitesiİnşaat Mühendisliği Ana Bilim Dalı
PROF.DR. ERTUĞRUL BENZEDEN
- Eğrisel yüzeyler üzerindeki akışlarda Reynolds ve Prandtl sayılarının nusselt sayısına etkisinin incelenmesi
Investigation of the effect of Reynolds and Prandtl numbers on nusselt number in the flow around curved surfaces
ÖMER FARUK CAN
Doktora
Türkçe
2011
Makine MühendisliğiFırat ÜniversitesiMakine Mühendisliği Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. İHSAN DAĞTEKİN
- Reynolds-averaged Navier-Stokes computations of jet flows emanating from turbofan exhausts
Turbofan egzoz çıkışı jet akışının Reynolds-averaged Navier-Stokes ile hesaplanması
SERPİL KAYA
Yüksek Lisans
İngilizce
2008
Havacılık ve Uzay MühendisliğiOrta Doğu Teknik ÜniversitesiHavacılık ve Uzay Mühendisliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. YUSUF ÖZYÖRÜK