Kemik iliği stimülasyonu yapılmış talus osteokondral lezyonlarında (TOL) lokasyonun ve derinliğin klinik sonuçlar üzerine etkisi
The impact of lesion location and depth on clinical outcomes in talar osteochondral lesions (TOL) treated with bone marrow stimulation
- Tez No: 952814
- Danışmanlar: DOÇ. DR. MEHMET ERSİN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Ortopedi ve Travmatoloji, Orthopedics and Traumatology
- Anahtar Kelimeler: Talus Osteokondral Lezyon, Derinlik, Kemik İliği Stimülasyonu, Lokasyon, Osteokondroz, Talus, Tarsal eklem, Tarsal kemikler, Talar Osteochondral Lesion, Depth, Bone Marrow Stimulation, Location, Osteochondrosis, Talus, Tarsal joint, Tarsal bones
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Hamidiye Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Bu çalışmanın amacı, kemik iliği stimülasyonu (KİS) ile tedavi edilen talus osteokondral lezyonlarında (TOL) lezyon derinliği ve lokalizasyonunun klinik sonuçlar üzerine etkisini değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Ocak 2014 – Mayıs 2023 tarihleri arasında kliniğimizde TOL tanısıyla artroskopik KİS uygulanan, 18–65 yaş arası toplam 59 hasta retrospektif olarak incelendi. Tüm hastalar polikliniğe çağrılarak güncel fizik muayeneleri yapıldı, klinik skorlamaları dolduruldu. Preoperatif dönemde direkt grafi, BT ve MRG ile lezyon boyutları değerlendirildi, kontrol vizitlerinde görüntülemeler tekrar edilerek lezyonların ilerleme veya iyileşme durumları gözlendi. Klinik değerlendirmeler en az 10 yıllık deneyime sahip bir ayak-ayak bileği cerrahı ve bir kıdemli asistan tarafından gerçekleştirildi. Bulgular: Ortalama takip süresi 36,6 ± 16,3 ay (24–84 ay) idi. Yaş, cinsiyet, önceki enjeksiyon öyküsü ve preoperatif bekleme süresinin klinik sonuçlar üzerine anlamlı etkisi bulunmadı. Lezyon lokalizasyonu açısından en sık 4. zon saptanmış olup, prognoz üzerinde tek başına anlamlı bir etkisi gözlenmedi. Başarılı sonuç elde edilen grupta (AOFAS ≥90), preoperatif ve postoperatif lezyon alanı başarısız gruptan anlamlı derecede daha küçüktü (p<0.05). Her iki grupta da postoperatif dönemde lezyon alanında anlamlı küçülme izlendi (p<0.05), ancak başarılı gruptaki küçülme başarısız gruptan anlamlı olarak daha fazlaydı (p<0.05). Başarılı grupta preop ve postop lezyon derinliği de başarısız gruba kıyasla anlamlı olarak daha düşüktü (p<0.05). ROC analizi, lezyon derinliğinin operasyon başarısını ayırt etmede anlamlı bir prediktör olduğunu gösterdi [EAA: 0.876 (0.771–0.981)]. Lezyon derinliği için 6.85 mm eşik değerinde duyarlılık %100, özgüllük %73.9, pozitif kestirim değeri %85.7 ve negatif kestirim değeri %100 olarak bulundu. Sonuç: TOL'da lezyon lokalizasyonu tek başına prognostik belirleyici değildir; klinik sonuçlar üzerinde etkili olabilmesi için diğer faktörlerle birlikte değerlendirilmelidir. Özellikle 1.5 cm²'nin altındaki lezyonlarda KİS ile başarılı sonuçlar elde edilebilmesi için hem lezyon alanı hem de derinliğinin birlikte dikkate alınması gereklidir. Lezyon derinliği 6.85 mm'nin üzerinde olan olgularda ise ek cerrahi prosedürlerin uygulanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Özet (Çeviri)
Objective: The aim of this study was to evaluate the impact of lesion depth and localization on clinical outcomes in patients with talar osteochondral lesions (TOL) treated with bone marrow stimulation (BMS). Materials and Methods: A total of 59 patients aged 18–65 years who underwent arthroscopic BMS for TOL between January 2014 and May 2023 were retrospectively reviewed. Patients were invited for follow-up, underwent physical examination, and completed clinical scoring forms. Lesion dimensions were assessed preoperatively using plain radiographs, CT, and MRI, and re-evaluated postoperatively during outpatient visits to monitor progression or healing. Clinical assessments were performed by a foot and ankle surgeon with over 10 years of experience and a senior resident. Results: The mean follow-up period was 36.6 ± 16.3 months (range, 24–84 months). Age, sex, previous injection history, and preoperative waiting time had no significant effect on clinical outcomes. The most common lesion site was zone 4, which showed no prognostic value when considered alone. In the successful outcome group (AOFAS ≥90), both preoperative and postoperative lesion areas were significantly smaller than in the unsuccessful group (p<0.05). While both groups demonstrated significant postoperative reduction in lesion size (p<0.05), the reduction was significantly greater in the successful group (p<0.05). Pre- and postoperative lesion depth was also significantly lower in the successful group (p<0.05). ROC analysis demonstrated that lesion depth was a significant predictor of surgical success [AUC: 0.876 (0.771–0.981)]. A threshold lesion depth of 6.85 mm yielded a sensitivity of 100%, specificity of 73.9%, positive predictive value of 85.7%, and negative predictive value of 100% for distinguishing successful from unsuccessful outcomes. Conclusion: Lesion localization alone does not appear to be a prognostic factor in TOL; instead, it should be considered in conjunction with other parameters. For lesions smaller than 1.5 cm², favorable outcomes with BMS depend on combined evaluation of lesion area and depth. In particular, lesions deeper than 6.85 mm may require additional surgical procedures to achieve satisfactory results.
Benzer Tezler
- Doğuştan kalça çıkıklı hastalarda kalça patolojilerinin bilgisayarlı tomografi ile değerlendirilmesi
Başlık çevirisi yok
NECDET ŞÜKRÜ ALTUN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1987
Ortopedi ve TravmatolojiGazi ÜniversitesiOrtopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
PROF.DR. ORHAN ASLANOĞLU
- Gazi tipi eksternal fiksatörlerle yapılan uygulamalarda kırık hattındaki kompresyonun biyomekanik olarak“strain gage”lerle tayini
Başlık çevirisi yok
HÜSEYİN ŞENGÜL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1987
Ortopedi ve TravmatolojiGazi ÜniversitesiOrtopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ORHAN ASLANOĞLU
- New algorithms and techniques for microprocessor-controlled PWM induction drives
Başlık çevirisi yok
OSMAN KÜKRER
Doktora
İngilizce
1987
Elektrik ve Elektronik MühendisliğiOrta Doğu Teknik ÜniversitesiElektrik-Elektronik Mühendisliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. H. BÜLENT ERTAN
- Wistar tipi erkek farelerin gastrointestinal kanal duvarında yaygın apud hücrelerinin türleriyle dağılımlarının modifiye gümüşleme metodlarıyla ışık mikroskobu düzeyinde incelenmesi
Başlık çevirisi yok
MEVLÜT ASAR
Doktora
Türkçe
1986
MorfolojiAkdeniz ÜniversitesiHistoloji ve Embriyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MERAL TEKELİOĞLU
- Bazı baharat ve ekstraktlarının gıda zehirlenmesi yapan bakteriler üzerine antimikrobiyal etkileri
Başlık çevirisi yok
ŞAHİKA AKTUĞ
Yüksek Lisans
Türkçe
1986
Gıda MühendisliğiEge ÜniversitesiGıda Bilimi ve Teknolojisi Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. MEHMET KARAPINAR