Geri Dön

İnvaziv meme kanserlerinde tru-cut biyopsi ve mastektomi materyallerine rutin uygulanan histomorfolojik ve immünohistokimyasal analiz sonuçlarının karşılaştırması

Comparison of histomorphological and immunohistochemical analysis results routinely applied to tru-cut biopsy and mastectomy materials in invasive breast cancer

  1. Tez No: 955105
  2. Yazar: HİLAL ÇALIŞKAN ERGÜN
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ SÜLEYMAN ÖZDEMİR
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Patoloji, Pathology
  6. Anahtar Kelimeler: Core-Needle Biyopsi, Cerrahi Eksizyon, Histomorfolojik Uyum, İmmünohistokimyasal Belirteçler, Meme Kanseri, Neoadjuvan Tedavi, Tru Cut Biyopsi, Core-Needle Biopsy, Surgical Excision, Histomorphological Concordance, Immunohistochemical Markers, Breast Cancer, Neoadjuvant Therapy, Tru-Cut Biopsy
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Tıbbi Patoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Meme kanseri, tüm dünyada ve Türkiye'de kadınlarda en sık görülen malignite olup kansere bağlı ölümlerin başlıca nedenlerinden biridir. Tanı sürecinde sıklıkla başvurulan ultrasonografi eşliğinde yapılan tru-cut biyopsi, minimal invaziv bir yöntem olarak tümörün histopatolojik ve immünohistokimyasal özelliklerinin belirlenmesinde önemli rol oynamaktadır. Ancak tru-cut biyopsinin sınırlı doku alanı içermesi ve tümör heterojenitesi nedeniyle tru-cut biyopsi ile elde edilen bulgular cerrahi eksizyon materyaliyle tam olarak örtüşmeyebilir. Bu çalışmada, invaziv meme kanseri tanısı almış olgularda tru-cut biyopsi ve cerrahi eksizyon materyalleri arasında histomorfolojik (tümör tipi, histolojik grade, Nottingham parametreleri) ve immünohistokimyasal (ER, PR, HER, Ki67) parametreler açısından uyum değerlendirilmiş; ayrıca neoadjuvan tedavi uygulanmış ve uygulanmamış hastalarda bu uyumun farklılaşıp farklılaşmadığı incelenmiştir. Yöntem: Retrospektif ve kesitsel nitelikte olan bu çalışmada, 2017-2023 yılları arasında invaziv meme kanseri tanısı almış ve hem tru-cut biyopsi hem de cerrahi eksizyon materyalleri bulunan 206 olgu değerlendirilmiştir. Tüm olguların histolojik tümör tipi, histolojik grade, Nottingham skorlama sistemi parametreleri (tubül formasyonu, nükleer pleomorfizm, mitotik indeks) ve immünohistokimyasal belirteçleri (ER, PR, HER2, Ki67) her iki örnekten elde edilen veriler ile karşılaştırılmıştır. Ayrıca elde edilen veriler doğrultusunda hastaların moleküler alt tip sınıflamaları yapılmış ve biyopsi-eksizyon materyalleri arasındaki uyum kappa (κ) değeri ile değerlendirilmiştir. Alt grup analizlerinde tümör boyutu ve tümör fokalitesi gibi klinik parametrelerin yanı sıra neoadjuvan tedavi alımı da dikkate alınarak analizler yapılmıştır. Bulgular: Çalışmaya toplam 206 invaziv meme kanseri olgusu dahil edilmiştir. Tru-cut biyopsi ve cerrahi eksizyon materyalleri arasında histolojik tümör tipi ve histolojik grade açısından sırasıyla κ=0,74 ve κ=0,21 düzeyinde uyum saptanmıştır. Neoadjuvan tedavi alan hastalarda bu kappa değerleri sırasıyla κ=0,47 ve κ=0,13'e düşmüştür. Nottingham skorlama sistemin ait parametrelerden tubül/gland formasyonu ve nükleer pleomorfizm için sırasıyla κ=0,39 ve κ=0,14 kappa değerleri elde edilmiştir. Mitotik indeks için hesaplanan κ=0,04 değeri ise istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. İmmünohistokimyasal belirteçlerin pozitiflik-negatiflik iv durumu esas alınarak yapılan değerlendirmede; östrojen reseptörü (ER), progesteron reseptörü (PR) ve CerbB2 (HER2) için sırasıyla (κ =0,82), (κ=0,66) ve (κ=0,53) (κ=0,31) kappa değerleri elde edilmiştir. Neoadjuvan tedavi alan hastalarda bu değerler ER için (κ=0,75), PR için (κ=0,59) ve CerbB2 (HER2) için (κ=0,43) olarak hesaplanmıştır. Ki67'nin düşük/yüksek sınıflamasına göre yapılan değerlendirmede genel kappa değeri κ=0,31 olup, neoadjuvan tedavi uygulanan hastalarda bu değer κ=0,22'ye düşmüş ve istatiksel olarak anlamlı kabul edilmemiştir. Moleküler alt tip sınıflamasında genel uyum (κ=0,47) olarak bulunmuş, neoadjuvan tedavi alan grupta bu değer κ=0,39'a gerilemiştir. Ayrıca tümör fokalitesinin ve tru-cut biyopsi örneklerinde izlenen invaziv tümör boyutunun bazı histomorfolojik ve immünohistokimyasal parametrelerin uyum düzeylerinde anlamlı farklılıklara yol açtığı gözlemlenmiştir. Sonuç: Bu çalışmada, tru-cut biyopsi ile cerrahi eksizyon materyalleri arasında histomorfolojik ve immünohistokimyasal parametreler açısından değişen düzeylerde uyum saptanmıştır. Histolojik tümör tipi ve östrojen reseptörü (ER) değerlendirmesi yüksek düzeyde uyum gösterirken; progesteron reseptörü, CerbB2(HER2) durumu ve moleküler alt tip sınıflamasında orta düzeyde uyum, histolojik grade, Nottingham bileşenleri (tubül formasyonu, nükleer pleomorfizm, mitotik indeks) ve Ki67 değerlendirmesinde ise düşük düzeyde uyum saptanmıştır. Neoadjuvan tedavi alan olgularda bu uyum oranlarının belirgin şekilde azalması, tedavinin tümör biyolojisini etkilediğini ortaya koymuştur. Ayrıca tümör fokalitesinin ve biyopsi örneğindeki tümör boyutunun uyum üzerinde belirleyici etkileri olduğu görülmüştür. Bu bulgular doğrultusunda, tru-cut biyopsi preoperatif tanısal süreçte önemli bir araç olmakla birlikte, özellikle neoadjuvan tedavi sonrası ve sınırlı biyopsi temsiliyetinin olduğu durumlarda eksizyon materyallerinin tekrar değerlendirilmesi klinik kararların doğruluğu açısından kritik öneme sahiptir.

Özet (Çeviri)

Aim: Breast cancer is the most frequently diagnosed malignancy in women worldwide and in Turkey and is one of the leading causes of cancer-related mortality. Tru-cut biopsy performed under ultrasonographic guidance plays a crucial role in identifying the histopathological and immunohistochemical characteristics of the tumor as a minimally invasive diagnostic method. However, due to the limited tissue sample and tumor heterogeneity, findings obtained from tru-cut biopsy may not always correspond completely with those from the surgical excision specimen. This study aimed to evaluate the concordance between tru-cut biopsy and surgical excision specimens in patients diagnosed with invasive breast cancer, in terms of histomorphological (tumor type, histological grade, Nottingham parameters) and immunohistochemical (ER, PR, HER2, Ki67) features. Additionally, the study examined whether this concordance differed between patients who received neoadjuvant therapy and those who did not. Methods: This retrospective and cross-sectional study included 206 cases diagnosed with invasive breast cancer between 2017 and 2023, who had both tru-cut biopsy and surgical excision specimens available. Tumor type, histological grade, Nottingham grading system parameters (tubule formation, nuclear pleomorphism, mitotic index), and immunohistochemical markers (ER, PR, HER2, Ki67) were compared between the two specimen types. Based on the immunoprofile, molecular subtyping was also performed, and concordance between the biopsy and excision was assessed using Cohen's kappa (κ) statistic. Subgroup analyses included clinical factors such as tumor size and focality as well as neoadjuvant treatment status. Results: A total of 206 invasive breast cancer cases were included. Concordance between tru-cut biopsy and surgical excision was κ=0.74 for tumor type and κ=0.21 for histological grade. In patients receiving neoadjuvant therapy, these values decreased to κ=0.47 and κ=0.13, respectively. For Nottingham parameters, kappa values were κ=0.39 for tubule formation and κ=0.14 for nuclear pleomorphism. The kappa value for mitotic index was κ=0.04 and was not statistically significant. For immunohistochemical markers based on positivity/negativity, kappa values were κ=0.82 for ER, κ=0.66 for PR, and κ=0.53 for HER2. In the neoadjuvant therapy group, these values declined to κ=0.75, κ=0.59, and κ=0.43, respectively. For the Ki67 vi low/high classification, the general kappa value was κ=0.31, decreasing to κ=0.22 in the neoadjuvant group, and was not statistically significant. Concordance for molecular subtype classification was moderate (κ=0.47) and decreased in the neoadjuvant group (κ=0.39). Additionally, tumor focality and the size of the invasive tumor observed in the tru-cut biopsy specimens were found to significantly affect concordance for certain histomorphological and immunohistochemical parameters. Conclusion: This study revealed varying levels of concordance between tru cut biopsy and surgical excision specimens for histomorphological and immunohistochemical parameters. While high concordance was observed for tumor type and estrogen receptor (ER), moderate concordance was found for progesterone receptor (PR), HER2 status, and molecular subtype classification. Lower concordance was observed for histological grade, Nottingham parameters (tubule formation, nuclear pleomorphism, mitotic index), and Ki67. In cases with neoadjuvant therapy, the concordance was notably reduced, indicating the impact of treatment on tumor biology. Tumor focality and the size of the tumor in the biopsy specimen also influenced the level of concordance. These findings suggest that while tru-cut biopsy is a valuable tool in the preoperative diagnostic process, reassessment with surgical excision material is crucial, especially after neoadjuvant therapy or when biopsy representation is limited, to ensure accurate clinical decision-making.

Benzer Tezler

  1. Meme kanserinin inisyal evrelemesinde FDG PET/BT'nin uzak metastaz saptamasındaki yeri

    Role of FDG PET/CT in detection of distant metastasis in the initial staging of breast cancer

    ANAR ALİYEV

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    Radyoloji ve Nükleer Tıpİstanbul Üniversitesi

    Nükleer Tıp Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. METİN HALAÇ

  2. Erken evre meme kanserli hastalarda PET/BT nin rolünün değerlendirilmesi

    Evaluation of the role of PET/CT in patients with early stage breast cancer

    NESRİN AYDIN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    Radyoloji ve Nükleer TıpUludağ Üniversitesi

    Nükleer Tıp Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. A.TAYYAR AKPINAR

  3. Lokal ileri meme kanserlerinde moleküler alt tiplere göre neoadjuvant kemoterapi yanıtını öngörmede ADC değerleri ile diğer MRG parametrelerinin katkısının ve radyolojik-patolojik korelasyonunun değerlendirilmesi

    Evaluation of the contribution of ADC values and other MRI parameters in predicting the response to neoadjuvant chemotherapy according to molecular subtypes in locally advanced breast cancer and the radiologic-pathologic correlation

    HASAN JAMAMMADOV

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Radyoloji ve Nükleer Tıpİstanbul Medeniyet Üniversitesi

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. GÜLNUR ERDEM

  4. Meme kanseri tanısı alan hastalarda preoperatif MRG bulguları ve senkron lezyonların tespitinde difüzyon MRG'nin etkinliği

    The efficacy of diffusion MRİ in detecting synchronous lesions and preoperative Rİ findings in patients diagnosed with breast cancer

    CANBERK ORUNDAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Radyoloji ve Nükleer Tıpİstanbul Medeniyet Üniversitesi

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. GÜLNUR ERDEM

  5. Üçlü negatif meme karsinomlarında pdl-1 immünekspresyonunun ve egfr amplifikasyonunun klinikopatolojik özelliklerle ilişkileri

    The relations of pdl-1 immünexpression and egfr amplification with clinicopathological features in triple-negatif breast carcinoma

    MERVE BOZKURT

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    PatolojiPamukkale Üniversitesi

    Patoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. YELİZ ARMAN KARAKAYA